8. bölüm · Aynı Gök Yüzü Altında
Bölüm 8
BALIKÇI
Balıkçı restoranı göle bakıyordu.
Kanada’da deniz yoktu ama
insanlar yine de balık yemeyi özler gibiydi.
Nazlı cam kenarına oturdu.
Dışarıda su sakindi.
İçinde de bir şeyler sakinleşmişti.
— Burası iyiymiş, dedi.
— Tesadüfen buldum, dedi Emir.
— Hayatımın çoğu öyle zaten.
Menüler geldi.
İkisi de uzun uzun bakmadı.
— Somon alıyorum, dedi Nazlı.
— Ben de, dedi Emir.
— Uyumlu seçim.
Nazlı güldü.
Bu gülüş eskisinden daha rahattı.
Yemek gelene kadar konuşma aktı.
— Hiç ciddi bir ilişkin oldu mu? diye sordu Emir.
Soru hafifti.
Zorlamıyordu.
Nazlı omuz silkti.
— Oldu…
— Ama ciddi derken kime göre?
— Bir tane vardı. Üniversiteden.
Gülümsedi.
— Ben çok sevmiştim. O daha çok alışmıştı.
— Klasik, dedi Emir.
— Benimki de tam tersi.
— O benden daha cesurdu.
— Ben “biraz daha bekleyelim” derken,
— o hayatına devam etti.
Nazlı başını salladı.
— Beklemek bazen kaçmak oluyor.
— Evet, dedi Emir.
— O zamanlar anlamamıştım.
Yemekler geldi.
Sıcak.
Ev gibi.
— Çocukluk aşkın var mıydı? diye sordu Nazlı bu kez.
— Herkesin vardır, dedi Emir.
— Benimki komşu kızıydı.
— Adı Elif’ti.
Güldü.
— Üç gün boyunca konuşmamıştık çünkü bana bakmamıştı.
Nazlı kahkaha attı.
— Benimki de ilkokulda.
— Adı Murat.
— Bana silgi vermişti.
— O gün evlenmeye karar vermiştik.
— Ne oldu peki?
— Taşındılar.
— İlk terk edilişim.
İkisi de güldü.
Bu gülüşlerde hüzün yoktu.
Sadece hatıra.
— Garip, dedi Emir.
— İnsan geçmişi anlatırken hafifliyor.
Nazlı başını salladı.
— Çünkü artık acıtmıyor.
— Sadece biz yapıyor.
Yemek bitince hesap geldi.
Emir uzandı.
Nazlı itiraz etmedi.
— Bir dahaki sefere ben, dedi.
Emir ona baktı.
— Bir dahaki sefer var yani.
Nazlı gülümsedi.
— Evet. Var.
Restorandan çıktıklarında hava serinlemişti.
Yan yana yürüdüler.
Bu kez aralarında mesafe yoktu.
El ele tutuşmadılar.
Ama gerek de yoktu.
Bazı bağlar
dokunmadan da hissedilirdi.
