30. bölüm · Aynı Gök Yüzü Altında
Bölüm 30
Ev yavaş yavaş sessizleşti.
Aileler odalarına çekilmişti.
Salonda yalnızca loş bir lambanın sarı ışığı vardı.
Nazlı, pencerenin önünde duruyordu.
Elindeki yüzüğe bakıyor, sanki gerçek mi değil mi anlamaya çalışıyordu.
Emir yavaşça yanına geldi. Aralarında bir adım mesafe vardı ama kalpleri neredeyse çarpışıyordu.
“Korkuyor musun?” diye sordu Emir, sesi fısıltı gibiydi.
Nazlı başını salladı.
“Korkmuyorum…”
“Ama çok derin hissediyorum.
İnsan bu kadar sevilince ürküyor.”
Emir gülümsedi ama gözlerinde başka bir şey vardı.
Yorgunluk.
Saklanan bir gerçek.
Nazlı bunu fark etti.
“Benden bir şey saklıyorsun,” dedi.
“Ama kaçmıyorsun.
O yüzden susuyorum.”
Emir derin bir nefes aldı.
Pencereye baktı. Kar yağıyordu.
“Bir gün,” dedi,
“her şeyi anlatacağım.
Ama o gün gelene kadar…
beni bugünümle sev.”
Nazlı döndü.
Göz göze geldiler.
“Ben seni yarınların için seçmedim,” dedi Nazlı.
“Bugününle geldin, kalbime oturdun.”
Emir’in gözleri doldu.
İlk kez güçlü görünmeye çalışmadı.
“İyileşemezsem?” dedi kısık sesle.
Nazlı bir adım attı, ellerini tuttu.
“O zaman da kalırım,” dedi.
“Gitmek kolay.
Kalmak… aşktır.”
Sessizlik oldu.
Uzun ama huzurlu.
Emir başını Nazlı’nın alnına yasladı.
“Bana hayatı tekrar sevdirdin,” dedi.
“Ben bunu borç bilirim.”
Nazlı gülümsedi, gözyaşlarını sildi.
“Borç değil,” dedi,
“biz artık bir hikâyeyiz.”
Ve o gece…
İlk kez gelecek, korkutmuyordu.
