26. bölüm · Aynı Gök Yüzü Altında
Bölüm 26
KANADA’YA GELİŞ
Nazlı, havaalanının camlarına bakarken kalbi hızlı atıyordu. Bu kez bekleyen oydu.
Kapıdan çıkan kalabalığın içinde önce annesini gördü. Ardından babasını. Yorgundular ama gözleri canlıydı.
Annesi Nazlı’yı gördüğü an yürümeyi unuttu.
Sarılışları uzun sürdü. Kelkit kokusu, anne kokusu… hepsi bir anda Kanada’nın ortasında belirdi.
“Nasıl o?” diye sordu annesi fısıltıyla.
Nazlı başını salladı.
“Daha iyi… ama zamana ihtiyacı var.”
Aynı gün Emir’in dayısı da yanlarındaydı. Resmiydi, mesafeliydi ama gözleri sürekli Nazlı’nın ailesine kayıyordu. İçinde büyük bir minnet vardı.
Hastane odasına girdiklerinde Emir yarı oturur haldeydi. Kapı açıldığında ilk olarak Nazlı’nın annesiyle göz göze geldi.
Ayağa kalkmaya çalıştı.
Annesi hemen yaklaştı.
“Dur evladım,” dedi.
“Sen zaten ayağa kalkmışsın… kalbimizde.”
O cümle Emir’i ağlattı.
İlk kez, hastalığın sadece acı değil, birleştirici olduğunu hissetti.
Nazlı’nın babası Emir’in omzuna elini koydu.
“Güçlü adamsın,” dedi kısa ve net.
“Güçlü olanlar yardım istemeyi de bilir.”
Emir başını eğdi.
“Öğreniyorum,” dedi.
AYNI MASA
Birkaç gün sonra Emir taburcu edildi. Evde küçük bir masa kuruldu. Büyük yemekler yoktu. Hafif çorbalar, zeytinyağlılar… ama sofranın ağırlığı başkaydı.
Nazlı’nın annesi mutfakta Emir’in durumuna göre yemek hazırladı.
Dayı sofrada sessizdi ama her lokmada Emir’e bakıyordu.
Bir ara annesi Nazlı’ya döndü.
“Bu kızım,” dedi Emir’e bakarak,
“çok susarak sever.”
Emir Nazlı’ya baktı.
“Ben de çok saklayarak yaşamışım,” dedi.
İlk kez açıkça.
O masada kimse büyük sözler etmedi.
Ama herkes şunu biliyordu:
Bu bağ artık geçici değildi.
GECE
O gece Nazlı annesiyle aynı odada kaldı. Annesi ışığı kapatmadan önce kızına baktı.
“Kolay bir yol seçmedin,” dedi.
Nazlı gülümsedi.
“Doğru olanı seçtim.”
Annesi başını salladı.
“Kalbin yorulursa, bize gel. Ama kaçma.”
Nazlı o gece derin uyudu.
Emir salonda tek başına otururken Kanada’nın sessizliğine baktı.
Hayat ona sert davranmıştı.
Ama ilk kez, karşısında bir aile vardı.
Ve bu kez…
tutunacak dalı fazlaydı.
