49. bölüm · Aynı Gök Yüzü Altında
Bölüm 49
KARANLIK DÜŞÜNCELER
Geceydi.
Ev sessiz, soğuk ve anlamsızdı.
Nazlı oturuyordu; elleri dizlerinin üzerinde, gözleri boşluğa dalmıştı.
Rüyasında gördüğü Ali ve Emir’in el ele tuttuğu an sürekli zihninde dönüyordu.
“Onlar orada… beni bekliyorlar…”
Düşüncesi aklında yankılandı.
“Eğer onlara katılsam… artık acım da bitmiş olurdu…”
Her nefes, her düşünce onu biraz daha karanlığa çekiyordu.
Kendi kendine fısıldıyordu:
“Belki gerçekten… onlara kavuşabilirim.
Belki artık yalnız değilim… artık birlikteyiz…”
Ama aynı anda bir parçacık aklı, bir fısıltı direniyordu:
“Hayır… Ali ve Emir seni burada, yaşayan olarak istiyor.
Onlar senin ölmeni istemez.”
Nazlı kafasında çarpışan iki ses arasında gidip geliyordu.
Kendi eliyle kendini kurtarmak mı, yoksa rüyadaki huzuru hayal ederek son adımı atmak mı…
Bütün dünyası bir seçim noktasında sıkışmıştı.
Gözyaşları akıyordu; sessiz, boğuk ve tarifsiz.
“Sizi özledim… her şey çok ağır… ama ben dayanmalı mıyım?”
Kendi sesini duydu, ama cevap rüyadaki Ali ve Emir’in sessiz gülümsemesi oldu.
Nazlı artık bir noktada durdu.
Rüyadaki elleri, sıcak bakışları ve sevgileri…
Bütün acıyı hatırlatıyor, ama aynı zamanda bir umut kırıntısı veriyordu:
“Belki yaşamalıyım… belki onları kalbimde taşımaya devam etmeliyim…”
Ama bu düşünce bile her an yıkılacakmış gibi kırılgandı.
Nazlı için hayat artık bir savaş, bir karanlık ve ışık arasında gidip gelen bir ip cambazlığıydı.
