45. bölüm · Aynı Gök Yüzü Altında
Bölüm 45
3 YIL SONRA – KARANLIK DÖNEM
Üç yıl geçmişti.
Kelkit’te hayat sessiz akıyordu, ama Emir için zaman durmuş gibiydi.
Sabahları baş ağrısı, mide bulantısı ve karaciğerindeki yanma ile uyanıyordu.
Alkol artık onun en yakın arkadaşı olmuş, ama aynı zamanda en büyük düşmanıydı.
Gözlerini açtığında her şey griydi; yaşamın neşesi, huzuru artık onun için bir hayalden ibaretti.
AİLE MÜDAHALESİ
Nazlı ve ailesi, Emir’in dayısı…
Hepsi bir araya geldi, onu durdurmaya çalışıyordu.
Ama Emir sert bir duvar örmüştü:
“Bırakın! Ben kendim hallederim,” dedi, sesi kırık ve inançsız.
Dayısı sessizce yanına oturdu.
Gözleri acı dolu, ama kararlılık doluydu:
“Emir,” dedi alçak bir sesle,
“Bu şekilde devam edersen, kendini kaybedeceksin.
Hayat sana ikinci bir şans verdi… bunu harcama.”
Emir başını salladı, gözleri bulanık:
“Biliyorum… ama her şey çok ağır… ben dayanamazdım.”
KAN SERİ KRİZ
Tahliller geldiğinde…
Karaciğer neredeyse iflas etmişti.
Doktorlar sert konuştu:
“Durmazsan, birkaç ay içinde…”
Emir başını öne eğdi.
“Ama ben… ben bunu kendim halledebilirim,” dedi ama sesi inançsız ve kırılgındı.
Nazlı gözyaşlarını tutamıyordu:
“Emir! Kendini kaybetme, seni seviyoruz!”
DAYI VE DESTEK
Dayısı, Emir’in yanından bir an olsun ayrılmadı.
Gece-gündüz, hastane koridorlarında, evde…
Her nefes alışında Emir’in karanlığıyla birlikte nefes aldı.
“Sen güçlüsün,” diyordu.
“Ama bu sefer yalnız değilsin.”
Emir, dayısının yanında, Nazlı’nın sevgisiyle birleşince küçük bir umut hissetmeye başladı.
Ama kanser tekrar onu yakalamıştı, alkol bağımlılığı vücudunu çökertecek noktadaydı.
Her nefes, bir savaş…
Her an, bir sınav…
Her yudum, hem hayatı hem ölümü hatırlatan bir acıydı.
