23. bölüm / 38
Akışına Bırak2.3 Ses
Bölümler 38Şu an: 2.3 Ses
- 1 0.1 Yalnızlık1.129 kelime
- 2 0.2 Tepetaklak1.098 kelime
- 3 0.3 Değişen Düzen1.311 kelime
- 4 0.4 Yenilikler722 kelime
- 5 0.5 Bir Adım489 kelime
- 6 0.6 Küçük Prens1.409 kelime
- 7 0.7 Bir Film Meselesi1.558 kelime
- 8 0.8 Anı1.808 kelime
- 9 0.9 Hayat Kabusken1.370 kelime
- 10 1.0 Doktor3.381 kelime
- 11 1.1 Güven1.757 kelime
- 12 1.2 Sıcak1.484 kelime
- 13 1.3 Bir Yapboz Meselesi2.103 kelime
- 14 1.4 Alışmak5.348 kelime
- 15 1.5 Yağmur2.143 kelime
- 16 1.6 Kabus1.692 kelime
- 17 1.7 Okey3.626 kelime
- 18 1.8 Gece Kuşu ve Ayısı1.847 kelime
- 19 1.9 Sarhoş4.156 kelime
- 20 2.0 Cüce2.473 kelime
- 21 2.1 Bilinmezlik2.148 kelime
- 22 2.2 Sıcak1.484 kelime
- 23 2.3 Ses1.198 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 2.4 Tüy Yumağı1.757 kelime
- 25 2.5 Tahin1.473 kelime
- 26 2.6 Çiftlik1.540 kelime
- 27 2.7 Kabul3.891 kelime
- 28 2.8 Yaşamak1.815 kelime
- 29 2.9 Araf1.425 kelime
- 30 3.0 Yeniden Tanımak3.142 kelime
- 31 3.1 Gerçek6.516 kelime
- 32 3.2 Pembe Kabus2.654 kelime
- 33 3.3 Ölüm Yanı Başında2.802 kelime
- 34 3.4 Cellat3.336 kelime
- 35 3.5 Ölüm1.844 kelime
- 36 3.6 Ölü Çiçek3.743 kelime
- 37 3.7 Asıl Şeytan2.510 kelime
- 38 3.8 Elli İki3.781 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
:)
Merhabaaaa
Yeni bölüme hoşgeldiniz ve umarım hoş gidersiniz. Giderken oy ve yorumlarınızla benide hoş tutmayı unutmayın lütfen.
🤍🩶🖤
Medya: Küçük Baran ve Küçük Deniz
Kutay beyin kitaplarını uzun uzun incelerken farklı dildeki eserlere de bakıyordum. İngilizceden farklı olarak bir çok dilde eser vardı. Donanımlı adamdı vesselam.
Kapının aniden açılmasıyla Baran içeri daldı. Olduğum yerde sıçrarken korkmadan edemedim. Ben bu adama utangaç falan demiştim önceden dimi? Geri alıyorum. Meriç abimden sonraki en enerjik kişiydi. Gökalpi bile geçiyordu yani.
"Korkma cüce. Benden başka kim böyle girebilir?"
'Sağol, sen böyle dedin ya acayip tatmin oldum.'
"Neyse, boşver onu bunuda gel."
'Nereye?'
"Yav gel işte."
Anlam veremeden yanına ilerlerken herzamanki gibi kolunun altına aldı beni. Kafamı kaldırarak yüzüne baktığımda üstten üstten bana baktı.
'Ne yapacağız?'
"Acıktım, seni yemeyi düşünüyorum. Yanınada tatlı olarak yanaklarını ayırmayı planladım. Nası plan?"
Ne dediğini idrak etmeye çalışırken boş boş suratına baktım. Kızaracağını bildiğim yanaklarım yine yanmaya başlarken bu durumu yok saydım.
'Hiç gerçekçi değil.'
"Allah Allah öylemi olmuş? Gerçeğini de yerim o zaman."
Yanağıma dişlerini geçirdiğinde canım acımamıştı ama şokla açılan gözlerim yerinden çıkacak zannettim.
Geri çekildi yavaşça. Isırdığı yanağıma elimi koyarken daha da kızardım hatta morarmış bile olabilirdim.
'Ne yaptın sen?'
Şaşkınca sorduğum soruya güldü.
"Isırdım. Bidaha ısırayım mı?"
Hâla şaşkınca suratına bakarken iki elimle yanaklarımı siper ettim.
'Hayır!'
Kahkahası tüm koridorda yankılanırken tekrardan dibime gelip koluyla sarmaladı.
Mutfağa girdiğimizde ne yapacağımızı anlamamış bi şekilde etrafa baktım.
'Ne yapacağız cidden?'
"Sıkılmadın mı odanda?"
'Yani pek değil, kitap okuyordum.' dediğimden tip tip suratıma baktı.
"Hiç anlamıyorum o kadar kitaptan ne anladığınızı."
'Film izlemek gibi aslında ama okuyorsun. Yani bir nevi kendi filmini çekiyorsun kafanda.'
"Hazırı varken neden kendim çekeyim ki?"
Dedikleriyle göz devirmeden edemedim. Elimi geçiştirir gibi sallarken tezgahın önüne gelmiştik çoktan.
"Sen seversin diye kajulu granola yapalım birlikte diyecektim ama sıkılırsın sen benimle şimdi, istemiyorsan git kitaplarına."
Astığı suratıyla söylediklerine karşı şokla baktım.
'Yok ondan değil, yapalım tabi. Niye sıkılayım?'
Anında yüzü gülerken malzemeleri almak için dolapları açmaya başladı. Kandırmıştı dimi? Evet, kesinlikle o astığı suratı ve büyüttüğü mavi gözleriyle kandırmıştı.
"Muz çıkarır mısın dolaptan abim?"
Mırıltımla onaylarken buzdolabına ilerledim. Gerekli malzemelerin hepsini tezgaha koyarken siyah bir fırın tepsisi çıkarmıştı.
"Geçen gün Doruk abimin makarna aldığı dolaptan pişirme kağıdı ve tahin getirir misin?"
Diğer istediklerinide getirirken beni izliyordu. Tezgaha yaslanmış, ben dolaptan söylediği malzemeleri ararken bana baktı.
Elimdeki malzemelerle yanına gittiğimde eğilerek saçlarıma sert öpücükler koydu.
"Sen böyle her dediğimi yapacak mısın?"
Kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda parlayan mavi gözlerle karşılaşmayı beklemiyordum.
'Neden yapmayayım ki?'
Onaylamazca cıkcıklarken kafasını iki yana salladı.
"Uymuyorsun ki benim her dediğime."
Kaşlarım çatılırken ne dediğinde uymadığımı düşündüm.
'Ne dedin de uymadım?'
" 'abi' de diyorum ama yapmıyorsun. Hiç sözümü dinlemiyorsun cüce, hiç!"
Omuz silkerken buldum kendimi. Şu konuyu alttan alttan yürütse başına taş yağar, incileri dökülürdü zaten.
'Hadi, napıyoruz?'
Konuyu değiştirme çabama kafasını sallayarak cevap verdi.
"Ver bakalım" dediğinde eline verdiğim pişirme kağıdını tepsiye serdi. Yanındaki malzemelerden koyarken ezdiğimiz muzdanda ekledi.
Eli kajuya gittiğinde 'biraz fazla koyar mısın?' dememe o şaşırmadı ama tüm paketi döktüğünde ben şaşırdım.
'Naptın?!'
"Ne yaptım?"
'Tüm paket konur mu?'
"Konur konur, çokta güzel olur."
Boş paketi elime tutuşturum çöpü gösterdiğinde tepsiyide ısıttığı fırına atmıştı. Biz mutfağı toparlerken Aylin abla girdi içeri.
"Yavrum, çağırsaydınız ya ben yapardım size ne istiyorsanız."
Baran abim Aylin ablayı farkederken bir taraftan kalan malzemeleri yerine kaldırıyordu.
"Yok ablam, benim at yemlerinden yapıyorduk."
Baran abimin gülerek söylediği şeyle bende güldüm. Aylin abla yediğimiz yulafı at yemi diye tabir ettiğinden pek hoşnut bakmıyordu duruma.
"Çocuğum nasıl doyuyorsunuz onla bir anlasam."
"Doyuyoruz doyuyoruz, hem daha tok tutuyor."
Aylin abla sizden adam olmaz der gibi kafa sallarken fırından çıkardığımız 'bol' kajulu granolayı soğuması için tezgaha koyduk.
Çalan telefonumun sesi Kutay beyin odasından gelirken o tarafa ilerledim. Elime aldığım telefonun ekranında gördüğüm 'Bilinmeyen Numara' yazısıyla şaşırdım.
Telefonu açıp kulağıma koyduğumda karşı taraftan bir ses gelmesini bekledim ama gelmedi.
'Alo? Alo, orda kimse var mı?'
Hiç bir ses gelmediğinde telefonu kapatıp cebime attım. Koridora çıktığımda karşıdan gelen Baranla oyun odasına ilerledik.
Meriç abim boş zamanlarında genelde ya burda takılıyordu ya da yanıma geliyordu. Yanıma geldiği esnalar çok farklı zaman dilimleri olsada aniden sarılmalarına alışmıştım.
İçeri girdiğimizde her zamanki yerinde, büyük televizyonun tam karşısındaki koltuğa yayılmıştı.
Elindeki oyun kolunda parmakları hızla hareket ederken hala ismini bilmediğim futbol oyununu oynuyordu.
Yanına ilerleyip kendimi koltuğa attığımda maçını izlemeye başladım. Kolunu kaldırarak yanına gelmemi sessizce belirttiğinde ona uydum. Baran abimde Armut koltuklardan birine kendini attığında çizim tabletini eline almıştı.
..(Yorum yapmayı ve yıldızı unutma lütfen)..
Aradan ne kadar zaman geçtiği bilinmez yaslandığım Meriç abimin yanında uyuya kalmıştım. Kafamı kaldırmaya çalıştığımda kulağıma dolan huysuz mırıltıyla onunda uyuduğunu anladım. Televizyon kapanmış, üzerime ince bi battaniye örtülmüştü. Diğer koltuğa uzanmış uyuyan Baran abimle hepimizin uyuduğunu anladım.
Etrafıma sarılı kolların sıkılaşıp kendine dahada çekmesiyle gözlerim uykuya tekrardan yenik düştü.
Uyku ve uyanıklık arasında gidip gelirken açılan kapı sesiyle hareketlendim. Meriç abimin sesi kulağıma geldi.
"Bir dur maviş."
Beline sardığım kollarımı bende sıkılaştırıp yüzümü tamamen gömdüğümde adım sesleri geldi.
Karan ve Ateş abimlerdi. İkisininde adımları sağlamdı ama Karan abim daha sakin yürürken Ateş abim 'ben geliyorum' der gibi basıyordu.
Saçımı okşayan eli ayırt edemezken koltuğun diğer ucuna oturan kesinlikle Ateşti. Çünkü koltuğa oturmuyor kendini serbest bırakıyordu. Ağırlığıyla tüm koltuk sallanırken Baran abimin seslerden kaynaklı homurtusu geldi.
"Ateş!" diyen uyarı dolu fısıltı Karan abimindi.
"Ooo, herkes burd-"
"Şşş"
Doruk abimin yorgun ama alayvari sesine karşı gelen uyarıda gene Karan abimdi. İki kişinin daha adım sesleri gelirken diğerleri olduğunu anladım.
Saçımdaki eller hâla yerini korurken dahada mayıştım. Biraz zaman geçtiğinde ortam gene sessizliğe büründü. Karanlığa doğru çekilirken evin içinde yankılanan kırılma sesiyle anında gözlerimi açıp oturdum.
Şaşkın gözlerim etrafı tararken herkes oturduğu-yattığı yerden doğruldu. Gözleri kapalı tek kişi Ateş abimken hala rahattı.
Herkesin odada olduğunu farkettiğimde olduğum yerde dahada kasıldım. Meriçte sesle birlikte uyanmış, şaşkındı.
Ani gelen sesten dolayı uzandığı yerden düşen Baran'ın kısık sesli küfürleri ve belini ovmasına gülecek gibi oldum ama gülmedim.
Karan abim ayağa kalkıp kapıya yöneldiğinde bunu gören, Demir'in üzerinde yatan Doruk tekrardan kafasını koydu.
İkizini üzerinden kaldırmaya çalışan Demir abimse çoktan kaybettiği bir savaş içerisindeydi.
Karan abimin bakacağını anlayıp rahatlayan diğerleri aksine ayağa kalkıp peşinden gittiğimde arkamdan oflama sesleriyle adım sesleri aynı anda geldi.
Salona doğru ilerleyen Karan abimin peşinden ilerlerken yetişip kazağının ucunu tuttum.
'Nolmuş?'
"Gel bakalım ne olmuş."
Kazağından tutan elimi avucuna hapsettiğinde artık yanındaydım.
'Belki Aylin abla bir şey kırmıştır.'
Sunduğum fikre karşı olumsuzca salladı başını.
"Akşam yemeğini hazırlayıp müştemilata geçti. Bizden başka kimse yok evde."
Dahada meraklanırken sesin geldiği odaya yani salona girdik. Duvardaki raflardan birinde olan biblolardan melek figürü yeri boylamış, tamamen parçalanmıştı.
Arkamızdan gelen adım seslerinden bir öfleme daha geldi.
"Ben toplamam bunu"
Doruk abimden gelen sesle Karan abimin ters bakışları onu buldu. Salonda biraz bakındığında Ateş abime kafasıyla yukarıyı işaret etti. Dorukla Demire mutfağın ve yemek odasının bulunduğu koridoru, Meriçe çalışma odalarının olduğu tarafı gösterdiğinde Baran abim yanımızda kalmıştı. Hepsinin yüzüne inen ciddiyet ilk defa bu kadar büyüktü.
Evde başkasının olma ihtimaline karşı -ki evin çevresinde yığınla adam vardı- dikkatliydiler.
Karan abim beni dahada kendine çekip elimi sıkıca tuttuğunda garip bir şekilde rahattım.
Rahattım çünkü evin içinde bir adım sesi olsaydı duyardım. Ama hiç bir adım sesi gelmemişti.
Koltuğun altından gelen küçük sesle bakışlarım orayı buldu.
....
Bölüm sonu.
Umarım sevmişsinizdir.
Hızlı bölüm istediğiniz için kısada olsa atmak istedim.
Yorum yapmayı ve yıldıza basmayı unutmayın.
Görüşürüüüüz...
🤍🩶🖤
Bölüm etkileşimi
