Abimin arkadaşı kitap kapağı

5. bölüm / 43

Abimin arkadaşı

5

Vaveyla Yazarı: User .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 5

Kapıyı açarken duru konuşmuştu

Duru
Aşkım kim geldi?

Miray
Aşkım abimin arkadaşı geldi.

Bora biran kaşlarını çatarak bana baktı ve içeri geçmişti bende arkasından kapıyı kapatmıştım.

Duru
Ha şu bora mıdır nedir o mu?

Miray
Evet aşkım o

Bora bana bakıp “kim o?” Demişti uf cidden çok meraklı. Bilmese ölür zaten. “Arkadaşım” bora inanmamış olacaktı ki bana dikdik bakmaya devam etti.

Duru
Bebeğim ben kapatıyorum hadi öptümm.

Miray
Tamam aşkım öptüm hadi görüşürüz.

Telefonu kapattığımda bora çatık kaşlarını kaldırmış bana bakıyordu. Of ne dik dik bakıyordu bu? “Ne oldu?” Bora hemen o sorusunu sormuştu. “Sevgilin mi?” Biran kaşlarım çatılıp şaşırmış bir şekilde “hayır, arkadaşım.” Bora hala tatmin olmamış olacaktı ki bana değişik bir şekilde bakıyordu. “Kız mı erkek mi?” Ya ne yapıcak valla şimdi erkek dicemde görcek. Görende borayı abim sanar. “Aha düştüm elime, çok mu merak ettin bora bey?” Bana yaşattığını ona yaşatmıştım, işte karma yaşatıyorum ona. Boranın bakışları yumuşayıp “evet. Çok merak ettim miray hanım.” İstemsizce gülümsemiştim ve benim gülümsemem boranın sırıtmasına neden olmuştu. Of şöyle bakınca için bi garip oluyor. Bora tekrardan konuşmuştu. “Sorumun cevabını alabilir miyim acaba?” Boranın bu sorusu karşısında “kız tabii ki de” bora gözlerimin içine içine bakarken çok utanmıştım ve hemen göz temasından kaçmıştım. Bora “tamam o zaman” demişti ve bende onu kudurtmak için manalı manalı bir şekilde “ne oldu bora bey? Kıskandınız mı?” Bora biraz bana eğilip sırıtarak “kıskandım miray hanım. Ne yapsak acaba?” Ay ölmek üzereyim çok yakın. Of yanaklarım alev alev,hissediyorum. Hemen boradan kaçıp “kıskanmaya devam et o zaman.” Diyip gülerek ona bi bakış fırlatmıştım ve salona girmiştim. Oda arkamdan gelip poşeti bana uzatarak “valla annemi aradım o söyledi ne almam gerektiğini. 50 tane şey var hangisini alıcağımı bilemedim.” Bora böyle dediğinde gülmeye başlamıştım çünkü çok masum gelmişti gözüme. Boranın elinden poşeti alıp “teşekkür ederim,sanada zahmet oldu.” Bora bana bakmaya devam ederken “yok ne zahmeti. Bir şeyin olursa ara beni bak.” Demiş bende kafamı sallayıp “tamaam.” Demiştim ve bora kapıya doğru gitmeye başladığı için bende arkasından gitmiştim. Bora ayakkabılarını giydikten sonra bana bakıp sırıtmaya başlamıştı ve “iyi geceler cüce.” Demişti. Neden sırıttığını şimdi anlamıştım,gıcık. “sensin cüce.” Bora dahada sırıtmaya başlamıştı. Of bakma şöyle cidden içim kıpır kıpır oluyor. “Bora. Bak elimde kalcan şimdi bakıp durma şöyle.” Bora bana doğru eğilip “nasıl bakıyor muşum?” Dediğinde nedensizce heyecanlanmıştım ve onun duruşunu taklit edip “böyle durup sırıtma. Off sen niye sırıtıyorsun?” Bora bana bakıp sırıtmaya devam ederken omuzlarını silkip “bilmem,hoşuma gidiyor.” Boraya gülerek göz devirip “iyi peki. Sen öyle sırıtmaya devam et boracık. İyi geceler hadii.” Borada bana iyi geceler dediğinde kapıyı kapatıp salona geçmiştim. Poşeti elime alıp koltuğa yavaşça oturup poşete bakmıştım. Baya bi ped almıştı. Zaten anneme sordum demişti,ayy annesine sormuşş. Ölürümüm ya çok tatlı. Poşette baya bi abur cubur vardı. Nedense çok mutlu olmuştum ve biraz utanmıştım, duşunup çikolatalar alması falan ne bilim çok tatlı. Bir kaç çikolata alıp yerime geçmiştim ve dizime devam etmiştim. Saat baya geç olmuştu o yüzden odama çıkıcaktım. Battaniyemi ve sıcak su torbamı aldım ve merdivenlerden çıkarken duru mesaj atmıştı. Ne alaka? Saat çok geçti acaba bir şey mi olmuştu? Odama çıkınca hemen sıcaksu torbamla beraber yatağa girmiştim ve durunun mesajına bakmıştım.

Duru
Miroşş

Miray
Efendiim

Duru
Yarın bizim tayfayla buluşcaz. Sende geliyorsun itiraz istemiyoruzz.

Miray
Olabilir aslında. Saat kaçta ve nerde?

Duru
Saat 2 de bizim denizin orda.

Miray
Tamamdırr

Duru
Tamam aşkım iyi gecelerr

Miray
İyi gecelerr

Telefonu kapatıp yatağımın yanında olan prizdeki şarjaletimi telefonuma takıp telefonu masama koymuştum ve sıcak su torbamı kardıma iyice hizalayıp battaniyeme sarılıp gözlerimi kapatmıştım. Yarın hangi kombini yapsam acaba? Koyu mavi yırtık kot şortumu giyerim,üzerimede beyaz crop ve onun üstünede beyaz bir gömek. Ay muhteşem oldu,ama bu sefer gumuş takılarımı değilde altın renkteki takılarımı takıcam,çünkü daha güzel olur gibime geldi,evet evet daha güzel olur. Bence artık uyumalıyım çünkü biraz daha uyumazsam bayılıcaktım.

Sabah uyandığımda eve yayılmış olan mükemmel yemek kokuları karnımın guruldamasına neden olmuştu. Sanırım acıkmıştım. Hemen yatağımdan doğrulup lavaboya gitmiştim ve elimi yüzümü yıkadım ve daha sonra dişlerimi fırçalayıp lavabodan çıkmıştım. Odamdan çıkıp aşağı inerken abimin şarkı söylemesiyle gülmemi tutamamıştım. Mutfağa geldiğimde abime hayret ve şok içinde bakıyordum çünkü ilk defa kahvaltı hazırlamıştı. Abime bakmaya başladım ama beni fark etmemişti,kendimi belli etmek için konuşmuştum. “Oo birileri ilk defa kahvaltı hazırlıyormuş. Bunu neye borçluyuz?” Abim salata tabağını bana uzatmıştı bende elinden alıp masaya koymuştum. Abim “yaren bugün bize gelicek.” Ne alaka ya. Of gıcık oluyorum şu kıza. Abime bir şey söylemeden geri odama çıkmıştım ve telefonumu alıp odamın köşesindeki koltuğa oturup telefonumu açtığımda saate bakmıştım,saat 12.57 geçiyordu, daha vaktim vardı bence. Dün kafamda kurduğum kombinimi yapmıştım ve acayip şık durmuştu. Bir kaç kolye,bileklik,küpe takıp makyajıma geçmiştim. Göz altım varla yok arasıydı o yüzden biraz kapatıcı sürüp güzelce yaydırdıktan sonra pudra ile sabitleyip allığa geçmiştim. Allığımı sürdükten sonra burnumun ucuna ve yanaklarıma biraz highlighter sürüp, rimele geçmiştim. Rimelimi güzelce sürüp makyajımı bitirmiştim. Abimin o ayı sesini duymuştum. “Gerizekalı nereye gittin? Gel şuraya bak ilk defa kahvaltı hazırladım zaten.” Of abi bi dur ya. Buda ayrı bi kafa cidden ya. Beyaz kol çantamın içine ne olur ne olmaz diye 1 tane ped koymuştum. Daha sonra tabii ki de parfümümü koymuştum,cüzdanımı,rujumu ve anahtarımı koyup çantamı kapatırken abim yine bağırınıyordu. “Lan gel şuraya bak şimdi kafana halıyı fırlatıcam görüceksin!” Off öküz ya! Telefonumu alıp odamdan çıkıp mutfağa indiğimde abim beni süzüp kaşlarını kaldırmıştı ve “nereye?” Demişti. Abime boş boş bakıp masaya oturmuştum ve “bizimkilerle buluşucaz.” Diyip salatadan alıp ağzıma atmıştım. Abim kafasını olumlu anlamda sallayıp masaya oturmuştu. Kahvaltımı ettikten sonra. Telefonumu elime alıp saate bakmıştım,saat 13.37 geçiyordu. Telefonumun kamerasından yardım alarak rujumu sürmüştüm ve mutfaktan çıkıp dış kapıya doğru giderken abime “ben çıktım.” Demiştim ve abimde mutfaktan bağırarak “tamam.” Demişti. Kapıyı kapatıp kapının önünde beyaz ayakkabılarımı giyip motorumun yanına gitmiştim. Çantamdan anahtarı çıkartıp motora taktım ve motoru çalıştırıp yola çıkmıştım. Buluşma yerine yakın bir yere motoru park edip motırdan inmiştim. Etrafıma bakındım ama kimse yoktu. Hemen telefonumu cebimden çıkartıp duruyu aradım.

Duru aranıyor…

Duru telefonunu açmamıştı,tekrar aradım.

Duru aranıyor…

Yine açmamıştı. Of duruya neden açmıyorsun ki telefonunu duruya mesaj atmaya karar vermiştim.

Miray
Duru nerdesiniz?

Miray
Açsana telefonu

Miray
Duru

Miray
Of duru of yine mi sessizde telefonun?

Yok duru ne mesaja bakıyordu nede telefona. Başka kimi arayabilirdim? aha buldum,tabii ki de egeyi. Egeyi çaldırmaya başladım.

Ege aranıyor…

Ege
Alo

Miray
Oh şükür ya. Nerdesiniz Allah aşkına iki saattir duruyu arıyorum burda.

Ege
Lan duru miray seni arıyormuş ya? Kanka durunun telefon sessizde yine. Nerdesin sen?

Miray
Kanka ali abinin ordayımda sizi göremedim.

Ege
Bekle geliyorum.

Miray
Tamam.

Telefonu kapatmıştım ve egeyi beklemeye başlamıştım. Off ege iki saattir gelmiyorsun ya valla bu çocuk beni öldürcek. Egeyi görmüştüm uzaktan gülerek geliyordu şebek. Egeye doğru yürümeye başladım ve egenin yanına geldiğimde hemen lafımı çarpıtmıştım. “Biraz daha gelmeseydin köklenmeye başlamıştım.” Ege hemen gülerek kolunu omzuma atmıştı ve “ne yapayım geç kaldım biraz.” Egeye gülmüştüm ve omzumda olan koluyla beni kendine çekip saçlarımdan öpmüştü. “Özlemişim lan bücür seni. Bayadır görüşemiyoruz ha.” Egenin beni kendine çekmesi karşısında bende beline sarılmıştım ve yürümeye devam ediyorduk “harbi ya bir türlü buluşamadık. Herkesin işi vardı,sonunda buluştuk.” Egede bana hak vererek “cidden.” Demişti. Egeyle öyle sohbet ederek yürüyorduk. Bizimkilerin yanına geldiğimizde hepsiyle sarılmıştım. Kumlara oturduğumuz anda eren kafama vurarak “lan bücür kız arkadaşın var mı?” Off eren yine başlamıştı. Şu çocuğa kız bulmaktan gınah geldi yemin ederim ki. Erene iç çekip kolunu cimciklemiştim. “Dur lan yeni oturdum daha.” Demiştim ve duru hemen lafa atlayıp bana hak vermişti. “Yeminle ya eren bi dur kız daha yeni oturdu. Kanka banada iki saattir kız var mı? Kız var mı? Yok artık tükendi. Birde ciddi ilişki yapsa.” Durunun söyledikleri karşılık kafamı yana yatırıp haklısın anlamında sallamıştım. Berk erene bulaşmadan yapamazdı ve yine bulaşmıştı. “Türkiyede kız bırakmadı piç. Edanın bütün arkadaşlarıyla konuşmuş pezevenk.” Dediği anda herkes gülerek “yuh” demişti ve kahkaha patlatmıştık. Eren cidden herkesle konuşmultur. Bi bize yan gözle bakmamıştır. Zaten bu gurupla ilk okuldan beri arkadaştık. İlk okulda hocanın bizi dışarı çıkartmasıyla arkadaş olmuştuk ve şaka gibi hala arkadaştık,kardeşten öteydik resmen. Bir kız daha vardı cansu… ama o öteki arkadaşlarını tercih ettiği için bizi hayatından çıkartmıştı. Neyse zaten çok önemli biri değildi,erkeklerin evine gidip ne yaptığını herkes biliyordu. Biraz sohbet ettikten sonra etrafa bakınmaya başladım. Yiyecek bir şey var mı diye ama yoktu. Ortaya laf atmıştım. “Ya çekirdek falan yok mu?” Herkes birbirine bakınıp “yok” dediği anda hemen ayakladım ve duruyu çekiştirmeye başladım. “Kanka kalk markete gidelim.” Demiştim ve duruda hemen ayaklanmıştı. Herkese bakıp “bir şey istiyor musunuz?” Demiştim ama kimseden çıt çıkmamıştı. Eren kartını uzatıp “kanka burdan alın.” Demişti erene hayır anlamında kaşlarımı kaldırıp “hayır. Biz alırız,kimse bir şey istemiyorsa gidiyoruz.” Dedim ama kimseden yine ses çıkmayınca duruyla yürümeye başlamıştık. Market zaten yakındı. Markete yürürken duruyla eren için kız düşünmeye başlamıştık ama şöyle bir sorun vardı ki eren bütün arkadaşlarımızla konuşmuştu. Cidden ereni düzelticek biri lazım. Ciddi ilişkisi olması lazım,ama tek sorun kız kalmadı. Marketin önünde geldiğimizde “kanka kız falan yok ama başka bir arkadaşıma sorucam.” Duru kafasını sallayıp “neyse boş ver yaa” dediğinde kafamı olumlu bir şekilde sallayıp markete girmiştik. Büyük bir tuzlu çekirdek almıştık. Ve kola almak için dolabın oraya doğru giderken biran duruo duruya baktık ve “kanka plastik bardak almamız lazım. Sen bardakları al gel ben kolayı alayım.” Dedim ve duru hemen kafasını sallayıp “tamam.” Demişti ve yanımdan ayrılmıştı. Dolabın oraya geldiğimde 2L kola almıştım ve duruya bakınıyordum. Duru elindeki plastik bardağı sallayarak bana doğru geliyordu. Bu kızın neşesi çok iyidi yaa. Duru yanıma gelip bardakları bana uzatıp “al bakalımm.” Demişti ve bende elinden bardakları alıp kasaya gidiyorduk. Kasanın önüne geldiğimizde karşımdaki kişiyle şok geçirmiştim. Bora? Ve yanında ki kız? Ne alaka ya. Neden bu kadar yakınlar? Aptal çocuk birde sevgilim yok diyordu. Boranın hemen arkasındaydık ama fark etmemişti. Neden? Çünkü yanındaki o aptal kızla gülüşmekten,pislik ya. Neyse banane beni ilgilendirmiyor. Telefonumun çalmasıyla telefona bakmıştım ve berk arıyordu. Telefonu açmıştım.

Berk
Alo?

Miray
efendim.

Berke cevap verdiğim anda bora bana dönmüştü ve o an göz göze gelmiştik. Hemen gözlerimi kaçırıp borayı görmezden gelerek konuşmaya devam etmiştim.

Berk
Kanka bana sigara alsana.

Miray
Tamam kanka hangisini istiyorsun?

Berk
…. Olsun.

Miray
Tamamdırr.

Berk
Eyvallah kardeşim.

Miray
Tamam biraderim.

Berkle böyle dalgasına konuşuyorduk,ve gülüşüp telefonu kapatmıştım. Duru bana dönüp “kim? Berk demi?” Diyip gülmüştü bende gülüp “tabii ki berkti başka kim olabilir?” Diyip gülüşümüzü arttırmıştık. Bora yanındaki kızla gülüşmeyi kesmişti ve öylece duruyordu. Aldıklarımızı ödeyip marketten çıkmıştık ve duruyla öyle konuşarak yürüyorduk ve duru biran bana bakıp konuşmaya başlamıştı. “Kanka şu kasada önümüzdeki çocuk var ya” dediği anda bütün dikkatimi duruya vermiştim. Acaba ne diyecekti? Duruya bakıp “evet?” Demiştim ve duru biran bana gülerek bakmaya başlamıştı. “O çocuk habire sana bakıp duruyordu. Sen berkle konuşurken fark etmedin herhalde?” Dediği anda şok olmuştum. Cidden fark etmemiştim. Neyse bakarsa baksın banane o yanındaki kızla gülüşsün. Duruya bakmaya devam ederek ona gerçeği söylemeye karar verdim. “Kanka hani ben dün sana söylemiştim ya abimin arkadaşı diye.” Dediğinde duru kafasını sallayıp “evet. Ne olmuş?” Dediğinde biraz durup duruya baktım ve “işte önümüzdeki çocuk oydu.” Durunun ağızı açılmıştı ve şok içinde bana bakıyordu. “Kızım o zaman bu çocuk seni kıskandı. Sana nasıl baktı anlatamam.” Duru bunu söylediğinde içimde bir şeyler hareket ediyor gibi hissetmiştim. “Abartma.” Duruyla bora hakkında konuşarak yürümeye devam ediyorduk. Bizimkilerin yanına geldiğimizde cebimden sigarayı çıkartıp berke atmıştım ve berkte tutmuştu. “Off aslan kardeşim bee.” Dediğinde berke göz kırpıp “tabi oğlumm” diyip gülüşmüştük.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2.060okunma 68beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.