25. bölüm / 43
Abimin arkadaşı25
Bölümler 43Şu an: 25
- 1 11.024 kelime
- 2 2921 kelime
- 3 3974 kelime
- 4 41.348 kelime
- 5 51.858 kelime
- 6 62.177 kelime
- 7 71.482 kelime
- 8 81.367 kelime
- 9 92.654 kelime
- 10 102.416 kelime
- 11 111.967 kelime
- 12 122.531 kelime
- 13 132.306 kelime
- 14 141.506 kelime
- 15 152.199 kelime
- 16 162.059 kelime
- 17 171.717 kelime
- 18 182.116 kelime
- 19 192.455 kelime
- 20 202.377 kelime
- 21 212.273 kelime
- 22 222.110 kelime
- 23 232.093 kelime
- 24 242.024 kelime
- 25 251.127 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 262.262 kelime
- 27 271.782 kelime
- 28 282.086 kelime
- 29 292.092 kelime
- 30 301.552 kelime
- 31 312.051 kelime
- 32 321.964 kelime
- 33 331.601 kelime
- 34 341.739 kelime
- 35 351.850 kelime
- 36 361.737 kelime
- 37 371.368 kelime
- 38 381.144 kelime
- 39 391.075 kelime
- 40 401.090 kelime
- 41 41962 kelime
- 42 42958 kelime
- 43 öneriii26 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kahvaltılıklar geldiğinde yemeye başlamıştık. Cidden çok acıkmıştım. Ama yumurta yemiyorum o yüzden yumurtamı alıp abimin tabağına koydum. Abim yumurtamı alıp ısırmıştı artık o kadar alışmıştı, önceden olsa neden yemiyorsun? Ye şunu gibi şeyler söylerdi. Biraz sosis yemiştim çok güzeldi, tabağımdakileri yemiştim, geriye sadece zeytin kalmıştı onlarıda yemiyordum. Herkesin yemeğini yemesini bekliyordum pardon bekliyordum sadece kızlar olarak ama erkekler hala yemek yiyor. Dora sıkılmış bir şekilde konuşmaya başladı. “Hadi artık sizi mi bekleyeceğiz?” Demişti. Sanırım gerçekten onları bekleyeceğiz. Emre ağzına salatalık atıp “dur lan açız.” Demişti. Pis boğazlılar bütün günümüz burda geçti ya. Erkeklere bakarak “bütün ayıları toplamışız ne bekliyorduk ki?” Demiştim. Kızlar gülmeye başladığında baran ağzındaki ekmek parçasıyla “hahaha çok komik. Bekleyin lan.” Demişti. Dora derince iç çekip baranın ağzından taşan ekmeği eliyle iyice baranın ağzına sokup “kalk baran.” Demişti. Baran hayır anlamında kafa sallayıp ağzındaki yemekle zarzor konuşarak “hayor beklo” dediğinde dora dayanamayıp ayağa kalktı ve baranın kolunu çekiştirmeye başladı.
Yarenle göz göze geldim ve hadı anlamında kafa yapmıştı, ben bunun anlamını biliyorum. Tamam anlamında kafamı salladım ve yarenle birlikte ayağa kalkıp abimle Borayı zarzor kaldırmıştık, sonunda.
Erkekler kasaya gittiğinde bizde dışarı çıkmıştık ve arabalara doğru gitmiştik. Sonunda evime gidicektim özledim ya, yatağımı daha çok özledim ama gittiğim gibi yatıcaktım, ama ilk duşa girmem lazımdı. Güzelce duş alıp o yumuşak yatağımda uyurum evet evet uyurum, uyumak istiyorum. Abimlerin sesleri gelmeye başlamıştı, arkamızı döndüğümüzde gülerek bize doğru geliyorlardı. Abim işaret yaparak “hadi arabalara.” Demişti. Bora yanıma gelip arabayı açtığında arabaya binmiştim ve boranında binmesini bekliyordum çünkü baran ve emreyle dedikodu yapıyordu. Cidden dedikodu yapıyorlardı karşıdaki adamın donunu yargılıyorlardı. Dora cama çıkıp barana bağırmaya başlamıştı. “Ya baran hadi karı gibi dedikodu yapmaktan gidemedik bi!” Demişti. Baran hemen Borayla Emreye birşeyler söyleyip gitmişti ve baranın gitmesiyle herkes dağılmıştı. Bora arabaya bindiğinde hemen klimayı çalıştırmıştı ve yola çıkmıştık. Evet ben yine yatış pozisyonuna geçmiştim, sanırım yatmayı fazla seviyorum Hele ki uyumayı.
Tam gözlerimi kapatmıştım ve o rahat anı yakalamışken boranın sesiyle irkilmiştim. “Yola ne zaman çıkalım?” Demişti. Bence şimdi otele gidince hazırlanalım sonra zaten çıkarız, biz gidene kadarda akşam olur. “ Birkaç saate çıkalım.” Demiştim bora kafa sallayıp “tamamdır.” Demişti. Gözlerimi kapatıp öylece uyumayı bekliyordum. Sanırım uyuyamayacağım, o yüzden Tiktok izleyeceğim.
Sonunda gelmiştik cidden telefona bakmaktan midem bulanmıştı. Arabadan inmiştim ve bora arabayı kilitleyip yanıma gelmişti ve elimi tutup öyle yürümeye başlamıştık. Sanırım abimle yaren gelmişti çünkü bizim araba buradaydı ama duru ve dora yoktu, onlarda şimdi gelir. Otele girdiğimde herşey daha canlanmıştı çünkü dışarısı o kadar sıcaktı ki neyse otelin içi çok iyidi. Borayla asansöre yürümüştük. Asansöre bindiğimizde aklıma motorum gelmişti, eve gidince kesinlikle motoruma binicektim hem belki de borada gelir beraber süreriz, bence gelir diye düşünüyorum. Bunu boraya soracaktım. “Bora?” Demiştim meraklı ve sevecen bir tonda. Bora her zamanki haliyle gözlerimin içine bakarak “efendim yavrum.” Demişti. Şu çocuğun yavrum demesi… Of Miray kendine gel. “Eve gidince motor sürelim mi?” Demiştim. Bora biraz düşünüp tam cevap verecekken asansör açılmıştı. Asansörden çıktığımızda Bora kolunu omzuma attı ve “yavrum bence yarın binelim çünkü o kadar yol gidicez yorgun oluruz zaten.” Demişti. Aslında haklıydı kendisi daha yorgun olacaktı çünkü o kadar yol uyumadan hep direksiyon başında olacaktı. Boraya bakıp “hiç öyle düşünmemiştim. Evet aşkım haklısın yarın bineriz o zamann” demiştim ve bora omzumda olan koluyla beni kendine çekip yanağımdan öpmüştü.
Odaların önüne geldiğimizde boraya bakıp “hazır olunca mı çıkarız yoksa biraz durur muyuz?” Demiştim. Bora biraz düşünüp “hazır olunca çıkalım.” Demişti. Kafa sallayıp “tamam.” Diyerek odama girmiştim. Kendimi yatağa atıp biraz öyle durmuştum. Yatak sevdamı kimse sorgulayamaz bu bir aşktır. Biraz böyle duracaktım çünkü çok rahattı.
Yataktan kalkmam gerekiyordu çünkü hazırlanmam gerekiyor. Odanın kapısının açılmasıyla yataktan doğrulup bakmıştım ve duru gelmişti. Duru gülümsedi ve “aşkım siz ne zaman çıkacaksınız?” Demişti. Duruya bakıp “hazır olunca” demiştim. Duru biraz durdu ve düşündü daha sonra kafa sallayıp “bizde emreyle o zaman çıkarız artık.” Demişti. Bunlarda emreyle birbirine aşıklar ama hala itiraf edemiyorlar. Aa bir saniye ben evde tek kalacağım ve duruda neden benimle kalmasın? Duruya dönüp. “Kanka bizde kalsana?” Demiştim. Duru pek ikna değil gibi bakınca hemen “lütfen bak çok eğleniriz.” Demiştim. Duru biraz daha düşünüp “iyi peki, ama ilk eve giderim akşam gelirim.” Demişti. Tamam oda kabul. Kafa sallayıp “Tamamdırr” demiştim.
Artık hazırlanma zamanı, eşyalarımın yanına gittim ve her şeyimi bavuluma koymaya başladım. İlk kıyafetlerimi güzelce koymuştum sonra bakım malzemelerimi ve geri kalan herşeyimi koymuştum. Bavulumu kapının yanına koyup saçımı at kuyruğu yapmıştım. Duruya dönüp “hazır mısın? Birlikte çıkalım.” Demiştim. Duru bavulunu kapatmaya çalışıyordu. “Hazırım, hazırım ama şunu kapatamadım.” Demişti. Hemen durunun yanına gidip bavulunu bastırmıştım ve duruda fermuarını çekmişti, artık kapalıydı. Duru bavulunu kaldırıp telefonunu eline alıp “Emreyi arayayım.” Demişti kafa sallamıştım.
Duru emreyle konuşmuştu ve emreyle bora çıkıyordu. Bizde kapıdan çıkıyorduk. Koridorda karşılaşmıştık ve bavulları asansöre yerleştirip bizde binmiştik.
Bavulları arabaya yüklemiştik ve durularda kendi arabalarına yüklemişlerdi. Bu sıcaktan kurtulup arabada klima eşliğinde güzel ve huzurlu bir yol çekeceğim için mutluydum. Bu saçta daha fazla durmamak için arabaya bindim, bora sonunda arabaya binmişti ve kapısını kapatıp anahtarı arabaya takıp çalıştırmıştı. Bora bana bakıp sonraki zoraki bir gülümsemeyle “bir şeyini unutmadın değil mi?” Demişti. Unutmadım…unutmadım ama boraya ne olmuştu? Bir sorunu mu vardı? Boranın elini tutup “neyin var senin?” Demiştim. Bora gözlerimin içine bakarak düşünceli halinden kurtulmaya çalışırcasına kendini düzeltip “bir şeyim yok.” Demişti. İnandım mı? Tabii ki de hayır. Elimi boranın yanağına koyup yüzünü kendime çevirmiştim ve “aşkım neyin var? Bir şeyim yok diyerek geçiştiriyorsun bunu anlamadım sanma. Bana her zaman herşeyini anlatabilirsin.” Bora belli olmayan yeşil gözlerini gözlerimin derinliklerine bakarcasına bakıyordu. Biran kendine gelip dudaklarımı narince öpüp “önemli bir şey değil bebeğim. Boş ver.” Dediğinde anladım ki anlatmak istemiyordu.
Bora arabayı sürmeye başladığında aklıma çok takılmıştı, neyi vardı? Neden bu kadar huzursuzdu ve düşünceliydi? Anlatmak istemediği şey neydi? Şuan onu zorlamak istemiyorum çünkü üstüne gitmekte istemiyorum. Belki sorarım ama şuan değil.
Bora ana baktığımı fark etmiş olacaktı ki bir eli direksiyondayken diğer eliyle elimi tutup dudaklarına götürmüştü ve küçük bir öpücük bırakmıştı. “Bebeğim bakma bana öyle.” Meraklı bir şekilde “nasıl bakıyormuşum?” Dedim. Bora yola bakarak cevap vermişti. “Meraklı ve fazlasıyla rahatsız edici.” Demişti dalga geçerek. Yalandan alınmış gibi yaparak konuşmuştum. “Ne yani bakışlarımdan rahatsız mı oluyorsun?” Boranın elini bırakmaya çalıştım ama bora izin vermemişti. “Hayır bebeğim senden rahatsız olmam tabii ki de. Sadece fazla meraklı bakıyorsun.” Aslında haklıydı çünkü çok merak ediyorum, sorunu neydi? “Bu merakım kötü bir şey mi sence?” Diyerek boranın düşüncelerini öğrenmek istemiştim. Böylece nasıl davranacağımı anlardım. Bora sakin bir şekilde gözlerini yoldan ayırıp gözlerime dikmişti ve meraklı bakışlarım gözlerine kilitlenmişti. “Hayır, değil. Merak etmekte haklısın ama şuan konuşmasak olur mu?” Dediğinde anlayışla karşılamıştım. “Peki.” Dedim ve önüme dönmüştüm. Bora biran yanağımdan öpmüştü. Bu çocuk cidden tehlikeli haraketler yapıyor. Dikkati dağılsa biran bir şey olsa kaza yapacağız. Off neyse ben boraya güveniyorum. Sadece boraya bakıp gülümsedim.
(Arkadaşlar bölüm istiyorsunuz ama tatildeyiz yani bende tatile gidiyorum bütün zamanımı ayıramam ki zaman buldukça yazmaya çalışıyorum. Kitap için önerileriniz varsa yazabilirsiniz:)
Bölüm etkileşimi
