36. bölüm / 43
Abimin arkadaşı36
Bölümler 43Şu an: 36
- 1 11.024 kelime
- 2 2921 kelime
- 3 3974 kelime
- 4 41.348 kelime
- 5 51.858 kelime
- 6 62.177 kelime
- 7 71.482 kelime
- 8 81.367 kelime
- 9 92.654 kelime
- 10 102.416 kelime
- 11 111.967 kelime
- 12 122.531 kelime
- 13 132.306 kelime
- 14 141.506 kelime
- 15 152.199 kelime
- 16 162.059 kelime
- 17 171.717 kelime
- 18 182.116 kelime
- 19 192.455 kelime
- 20 202.377 kelime
- 21 212.273 kelime
- 22 222.110 kelime
- 23 232.093 kelime
- 24 242.024 kelime
- 25 251.127 kelime
- 26 262.262 kelime
- 27 271.782 kelime
- 28 282.086 kelime
- 29 292.092 kelime
- 30 301.552 kelime
- 31 312.051 kelime
- 32 321.964 kelime
- 33 331.601 kelime
- 34 341.739 kelime
- 35 351.850 kelime
- 36 361.737 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 371.368 kelime
- 38 381.144 kelime
- 39 391.075 kelime
- 40 401.090 kelime
- 41 41962 kelime
- 42 42958 kelime
- 43 öneriii26 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Arda oğlum lütfen dinle beni. Çok pişmanım sizleri çok özledim çocuklarım.” Demişti. Oğlum? Çocuklarım? Yoksa bu kadın…benim annem mi? Abim hayatımda hiç görmediğim bir şekilde konuşuyordu. Çok sert ve buz gibi. “Kes sesini! Sen kimsinde bize çocuklarım diyorsun?! Defol git burdan!” Dediğinde dizlerimle birlikte ellerimde titremeye hatta vücudumda titreme başladı. Kadın bana doğru döndü ve gülümseyerek konuştu. “Ne kadarda bana benziyorsun…sanki gençlik halimsin kızım…” dediğinde bende fark etmiştim bana ne kadar benzediğini. Ağzımdan sadece “anne?” Kelimesi çıkmıştı. Kadın bana yaklaşmıştı ve konuşuyordu. “Evet ben senin annenim…” gözlerim kararmıştı, dizlerim daha fazla bedenimi kaldıramamıştı… sadece tek hatırladığım şey abimin Bora’ya bağırdıydı.
…
Miray abicim aç gözlerini…
…
Miray kızım uyan…
…
Kes sesini ona kızım deme!
…
Arda oğlum…
…
Kes sesini dedim!
Yavaşça gözlerimi açtım ve etrafıma bakındım. Abim hemen elimi tutup konuştu. “Abicim iyi misin?” Sadece kafa salladım ve beni yatırdıkları koltuktan kalkıp oturup pozisyonu almıştım. Yanımda oturan Bora eliyle çenemden tutup kendine çevirmişti ve konuşmuştu. “Bebeğim iyi misin? Hastaneye gidelim mi?” Dediğinde sadece “hayır iyiyim.” Dedim ve bora beni kendine çekerek göğsüne yaslayıp sarılmıştı ve saçlarımdan öpmüştü. Ordaki kadın gülümseyerek konuştu. “Siz sevgili misiniz?” Dediğinde hiç bir şey demeden sadece ters ters bakmıştım. Şuan bu olanlar şaka gibi geliyor sanki rüyadayım. Bora buz gibi bir sesle “evet.” Demişti. Kadın sadece “maşallah çok yakışıyorsunuz.” Demişti. Yanındaki kız sadece gülecek gibi olmuştu ve “aynen baya yakışıyorlar.” Demişti. Abim kıza döndü ve “kes sesini!” Demişti. Kız hemen susmuştu ve abim kadına dönüp “kardeşim uyandığına göre defolup gidebilirsiniz evimden!” Demişti. Kadın tam abime bir şey söyleyecekken ben araya girmiştim. “Neden terk ettin bizi?” Demiştim. Kadın bana baktı ve zarzor yutkundu. Sadece “Miray kızım…” demişti. Gözlerim dolarak konuştum. “Daha çok küçüktük neden bizi annesiz bıraktın neden?! Hiç mi vicdanın sızlamadı? Babamı hiç mi düşünmedin?!” Dediğimde kadının yanağından bir damla yaş süzülmüştü. Kadının yanındaki o gıcık kız “anne bırak şunları hadi gidelim.” Demişti. Birde yanında kızını getirmiş, oysa bana bile bakmamış biriydi. Gözlerim dolarak konuştum. “Şaka gibi ya! Birde utanmadan yanında kızını getirmiş! Bize bakmaya tahammül edemeyen kadın bizi terk edip çocuk yapmış! İğreniyorum senden!” Kadının gözünden yaşlar süzülürken yanındaki kız bağırarak konuştu. “Annemle düzgün konuş! Sana bakmak zorunda değil aptal! Bir daha anneme bağırırsan öldürürüm seni!” Dediğinde ayağa kalktım. Kıza sert bir tokat attım ve konuştum. “Benim evimde bana bağıramazsın! Seni doğduğuna pişman ederim anladın mı!” Dediğimde kız kolundan tutmuştu ve sıkmıştı. “Seni küçük orospu.” Dediği anda bora araya girmişti. “Bana bak ergen. Boyundan büyük laflar etme pişman ederim seni.” Dediğinde kız gülmeye başlamıştı. Kız kolumu daha fazla sıkmıştı. Can acısıyla kavrandım ve kızın kolunu tutup ters çevirdim. Kızın yüzündeki şaşkınlık her anlamda belli oluyordu, sinirle daha fazla çevirdim kolunu ve yüzünü buruşturmuştu. “Ben senin gibilerle çok uğraştım sen bana vız gelirsin anladın mı seni aptal! Defol git evimden yoksa o iğrenç yüzü dağıtırım!” Dedim ve kolunu ittirdim. Eliyle kolunu tuttu ve tam bir şey söyleyecekti ki bora kızın kolundan tutup odadan çıkartmıştı. Daha sonra kızın “ne yapıyorsun be?!” Sesini duymuştum. Bora buz gibi sesiyle cevap verdi. “Sevgilimi senin gibi bir ergenden kurtarıyorum ufaklık.” Dedi ve dış kapının kapanma sesi geldi. Şaşkınlıkla bize bakan annem olacak kadına döndüm ve konuştum. “Sende git artık o varoş kızının yanında. İyi ki terk etmişsin bizi yoksa bunun gibi iğrenç bir şey olabilirim, neyseki babam büyüttü bizi.” Dediğimde kadın ağlamaya başladı. Hıçkırıklarının arasından konuştu. “Ben Fatmayı hiçbir zaman istemedim, onun iğrenç babası aklım başımda değilken yaptı herşeyi bende bunu öğrendikten sonra babanızın öğrenmesinden korktum çünkü ne desem de bana eskisi gibi bakmazdı, ben bunun acısıyla yaşayamazdım o yüzden kaçtım.” Dediğinde abim sinirle cevap verdi. “O adama kaçtın evet! En azından Miray küçüktü onunla görüşüp anne sevgisi verseydin keşke ama sen o adamın kızını büyüttün!” Dediğinde bu lafları içimi acıtmıştı. Bora arkadan bize bakıyordu. Ona baktığımda göz göze geldik. Bora yanıma geldi ve bana sarılıp sessizce konuştu. “Merak etme bunlarıda atlatacağız.” Demişti. Yanımda Borayı hissetmek bana iyi gelmişti. Bir şey demedim ve sadece sessiz kaldım. Ama annem olacak kadın abime cevap verdi. “Hayır oğlum. Ben kaçtım ama kimsenin bulamayacağı bir yere. Ama o adam beni buldu ve tehdit etti. Doğuracaksın yoksa seni ve o aileni öldürürüm dedi, yapacak bir şeyim yoktu. Birgün kaçmayı denedim, kapınızın önüne geldim artık sizinle görüşüp eskisi gibi olmak istiyordum. Tekrardan bir aile. Ama o adam beni son anda yakalayıp arabaya bindirmişti ve bana sadece ‘seni uyarmıştım.’ Dedi. Daha sonra…” dedi ve sustu gözlerinden yaşlar süzülmeye devam etti. Sadece cılız sesimle cevap verdim. “Daha sonra ne?” Dedim. Kadın konuşmaya devam etti. “Sizin yanınıza gelmeye çalıştığım için hepimizi cezalandırdı.” Demişti. Abim biraz daha yumuşak bir sesle cevap verdi. “Ne cezalandırması düzgünce söyle artık.” Dediğinde kadın derince nefes aldı ve cevapladı. “Babanızı öldürdü.” Demişti. Boğazım düğümlenmişti, nefes almakta zorluk çekmiştim ve sadece ağzından “ne…” kelimesi çıkmıştı. Abimin sinirden gözü dönmüştü ve elleriyle başını tutup daha sonra sehpaları tekmelemeye başlamıştı. Bora hemen beni bırak abimi tutmuştu. Abimi ilk defa böyle görüyordum. Abimin yanına gittim ve onu tutarak “abi dur!” Dememle abim durmuştu. Sonra hemen o kadına dönüp konuştu. “Nerde o adam?! öldüreceğim onu!” Dediğimde kadın konuşmuştu. “Babanızın ölümüyle ilgisi olduğunu kanıtlarıyla birlikte polislere verdim ve o gece polisler evi basıp onu tutukladı. Benim olduğumu bilmiyordu yoksa beni öldürürdü. O hapise girdi ve çok sayıda düşmanı olduğu için içeri adam sokup onu öldürmüşler. Bende o sayede sizin yanınıza geldim.” Demişti. Şuan ne yapacağıma karar veremiyordum. Sadece ağlayacağımı anladığım için “ben doralarda kalacağım.” Diyerek odama çıkmıştım.
Odama geldiğimde hemen sırt çantamı aldım ve içine pijamalarımı ve dışarıda giyebileceğim kiyafetlerimi daha sonra makyaj malzemeleri koyup çantamı kapatmıştım. Kapı çaldığında sadece “gel” demiştim. O sırada dolabımdan kıyafet bakıyordum. Arkamdan boranın sesini duymuştum. “İyi misin?” Hayır anlamında kafa salladım ve “nasıl iyi olabilirim Bora?” Dedim. Elime gri bol şortumu ve beyaz bir tişört almıştım. Bora yanıma gelip dolabımı kapatmıştı ve bir eliyle yüzümden tutup kendi yüzüne çevirmişti. “Hepsi geçecek merak etme.” Dediğinde gözlerim tekrardan dolmuştu. “Nasıl geçecek Bora? Bizi terk eden kadın şuan aşağıda ve utanmadan yanında o iğrenç kızınıda getirmiş!” Dediğimde boranında ne diyeceğini bilemediğini anlamıştım. Lavaboya doğru gittim ve kapıyı kapatıp giyinmeye başladım. Üstümden çıkarttıklarımı makineye atmıştım ve lavabodan çıkmıştım. Bora yatağıma oturmuş beni bekliyordu. Boranın arkasını işaret ederek konuştum. “Şarj aletimi verir misin?” Dedim ve bora arkasını dönüp şarj aletimi bana uzatıp “al yavrum” demişti. Sahte bir gülümsemeyle şarj aletimi alıp çantama koymuştum. Boraya döndüm ve “ben çıkıyorum.” Dedim. Bora ayağa kalkmıştı ve tam kapıya gidiyordum ki Boraya soğuk yaptığımı fark ettim. Geriye döndüm ve boraya doğru gidip ona sarılmıştım. Borada sarılmama karşılık vermişti ve saçlarımdan öpmüştü. “Ben bırakayım seni.” Demişti. Hayır anlamında kafa salladım ve cevap verdim. “Yok teşekkür ederim ama motorla gitmek istiyorum.” Dediğimde bora yüzümü inceliyordu. Boranın yanağından öptüm ve “görüşürüz.” Diyerek aşağıya inmiştim. Borada arkamdan iniyordu. Aşağıdan anahtarımı aldım ve abime haber vermek için salona girmiştim. O kadın hala buradaydı. Abimle konuşuyordu ama abimin yüzündeki o soğukluk gayet ortadaydı. Abime baktım ve “ben çıkıyorum.” Dedim. Abim kafasını sallayıp “tamam abicim.” Demişti. Kapıdan çıkarken Bora arkamdan gelip “gidince yaz bana.” Demişti. “Tamam.” Dedim ve ayakkabılarımı giyip evden çıkmıştım.
Garaja geldiğimde kumandasıyla garajı açmıştım ve içeri girmiştim. Kaskımı aldım ve motora binip garajdan çıkartmıştım. Garajın kapısını kapatıp motoru çalıştırmıştım ve tam gidiyordum ki önümde duran o aptal kızı görmüştüm. Bana dik dik bakıyordu. Kafa salladım ve “ne var? Ne bakıyorsun?” Dememle koz yüzümü buruşturup “cidden motor mu? Ah kızım cidden orospusun.” Dediğinde motordan indim ve kaskımı çıkartıp motorun üstüne koydum. Kızın üstüne gittim ve tek hamleyle saçının arkasından tutup yere çekmiştim. Kız yere düştüğünde üstüne çıktım ve “ne dedin bir daha söyle?!” Dedim. Kız çığlık atmaya başlamıştı ve “kalk üstünden sürtük!” Demişti. Bunu demesiyle sinirden gözün dönmüştü resmen. Kafasını yere vurdum tokat attım. “Benimle düzgün konuşacaksın anladın mı?!” Dedim ve çığlıklar atmaya başlamıştı. Arkamdan abimin sesini duymuştum. “Miray!” Dedi ve daha sonra biri beni karnımdan tutarak geri çekmişti. Tabii ki de abimdi. Kız hemen ayağa kalktı ve anne olacak kadının yanına koşmuştu. “Ah anne bu sürtük beni öldürüyordu!” Dediğinde abimden kurtulup kızın üstüne gittim. “Benimle düzgün konuşacaksın demedim mi ben sana?!” Abim beni tekrardan tutmuştu. O kadın kıza döndü ve “terbiyesiz! Düzgün konuş kızımla!” Diyerek beni savunmuştu. Gözümü boyamaya çalışıyordu ama yemezler. Bora yanıma geldi ve kolunu omzuma atarak kulağına fısıldadı. “Sinirliyken ayrı bi çekicisin bebeğim.” Dediğinde boranın karnına vurmuştum. Bora erkeksi sesiyle gülmüştü ve elinde bir telefon vardı ve bana uzattu. “Telefonunu unutmuşsun güzelim.” Demişti. Telefonumu elinden alıp “teşekkür ederim, artık gitmem gerek.” Diyerek Boradan uzaklaşıp motora atlamıştım. Kaskımı taktım ve son kez o kıza buz gibi bakıp motoru sürmeye başlamıştım.
Motorumu doraların bahçesine koydum ve kapıyı çalmıştım. Bir kaç saniye sonra kapı açılmıştı ve beni gören Dora hemen bana sarılmıştı. “Ohh çok özlemişim.” Dediğinde gülmüştüm. Sarılmasına karşılık verdim ve “bende.” Dedim sadece. Dora geri çekildi ve “hadi geç içeri.” Demişti. Ve ayakkabılarımı çıkartıp içeri geçmiştim. Dorayı takip ederek salona geçtiğimde baranda ordaydı. Beni görünce gülümseyerek konuştu. “hoşgeldin yenge.” Dediğinde yalandan bir tebessümle “hoşbuldum.” Demiştim ve kendimi koltuğun birine atmıştım. Dora yanıma oturduğunda gözlerini kısmış bana bakıyordu. Ne oldu anlamında kafa salladım ve dora “ne oldu bakalım sana dökül.” Demişti. Baranda doraya hak vererek konuştu. “Cidden yenge ne bu hal?” Demişti. Aslında kızlar gelince anlatıcaktım herşeyi ama şuan özet geçsem bir şey olmaz. Ah ondan önce Boraya mesaj atmayı unutmayayım.
Miray
Aşkım geldim ben.
Bora
Tamam yavrum
Mesajı beğenip sohbetten çıkmıştım ve doralara dönmüştüm.
Olayları anlatmıştım ve dorayla baran şok içinde bana bakıyordu. Dora ellerini saçına daldırıp hırsla konuştu. “Ben o kızı öldürürüm! Saçını başını yolarım ya yelloza bak sen!” Dediğinde baranda dorayı sinir ederek konuştu. “Evet ya kim benim aşkımı sinir edermiş gidip yolalım onu kızlar.” Dediğinde dora baranın koluna bir tane geçirmişti. “Sus baran yoksa seni yolarım!” Dediğinde baran hemen susmuştu. Dora bana döndü ve konuştu. “Şimdi ne yapacaksın? Anneni affedecek misin?” Demişti. O benim annem değil. “Hayır sanmıyorum. O söylediklerinin doğru oldunu nerden bileceğim?” Dedmiştim. Doranın aklından neler geçtiğini tahmin edebiliyordum. Baran bana laf atmıştı. “Ya doğruysa? O zaman affeder misin?” Demişti. Aslında bunu hiç düşünmemiştim? Belki ama o samimiyet asla olmaz gibime geliyor. “Bilmiyorum. Hem onu affetsem o kızda hep yenında sinirlerimi bozar yani.” Dediğimde Dora alt dudağını dişlemişti ve kaşlarını çatarak konuştu. “Evet ya gıcık şey. Elimde kalıcak vallahi.” Demişti. Böylece konuşurken akşam olmuştu ve dora baranı evden kızlar geliyor kızlarla takılıcaz diyerek kovalamıştı.
Duruyla yaren gelmişti ve dora herkesi pijamalarını giymeye yollamıştı. Lavaboda pijamamı giyip salona geçmiştim ve o sıra Dora koltukları açıyordu. Yastık çarşaf falan getirmişti. Yarenle duru ortada yoktu o yüzden doranın yanına gidip yardım etmeye başlamıştım. Yataklar hazırdı. Atıştırmalıklarıda hazırladığımızda yataklara geçmiştik. Duruyla ben yatıyordum doraylada yaren. Güzel bir film açmıştım ve izlemeye başlamıştık.
Bölüm etkileşimi
