33. bölüm / 43
Abimin arkadaşı33
Bölümler 43Şu an: 33
- 1 11.024 kelime
- 2 2921 kelime
- 3 3974 kelime
- 4 41.348 kelime
- 5 51.858 kelime
- 6 62.177 kelime
- 7 71.482 kelime
- 8 81.367 kelime
- 9 92.654 kelime
- 10 102.416 kelime
- 11 111.967 kelime
- 12 122.531 kelime
- 13 132.306 kelime
- 14 141.506 kelime
- 15 152.199 kelime
- 16 162.059 kelime
- 17 171.717 kelime
- 18 182.116 kelime
- 19 192.455 kelime
- 20 202.377 kelime
- 21 212.273 kelime
- 22 222.110 kelime
- 23 232.093 kelime
- 24 242.024 kelime
- 25 251.127 kelime
- 26 262.262 kelime
- 27 271.782 kelime
- 28 282.086 kelime
- 29 292.092 kelime
- 30 301.552 kelime
- 31 312.051 kelime
- 32 321.964 kelime
- 33 331.601 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 341.739 kelime
- 35 351.850 kelime
- 36 361.737 kelime
- 37 371.368 kelime
- 38 381.144 kelime
- 39 391.075 kelime
- 40 401.090 kelime
- 41 41962 kelime
- 42 42958 kelime
- 43 öneriii26 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odama geldiğimde hemen klimayı açmıştım ve yatağa oturmuştum. Saçlarımı dağınık topuz yapmıştım çünkü yanıyordum resmen. Telefonumdan saate baktım ve saat 7 olmuştu. Kapının çalmasıyla kapıya baktım ve “gel.” Diye bağırdım. Abimin elinde bavulla içeri girmesi bir olmuştu. Bana ölümcül bakışlarını atarken yanaklarımın yandığını hissettim çünkü utanmıştım. Abim bavulumu kenara koyduğunda arkama dönmüştüm ve bir şeyler arıyormuş gibi yaparak “teşekkürler.” Demiştim. Abim şüpheli bir ses tonuyla konuşmuştu. “Ne arıyorsun? Odaya girince telaş yaptın.” Dediğinde aklıma gelen tek şey gözlüktü. Raftaki gözlüğümü elime alarak abime dönmüştüm, koşa bir göz atmasından sonra konuştum. “Ee şey gözlüğüm evet gözlüğüm üzün zamandır takmıyordumda.” Demiştim. Of Miray yine saçmalamaya başladın. Abim kafa salladı ve “tamam. Tak gözlüğünü göz numaran daha fazla ilerlemesin.” Demişti. Dediği gibi hemen gözlüğün kutusundan çıkarttım ve taktım. Abim odadan çıkmıştı ve derince bir oh çekmiştim. Hemen bavulumu açtım ve eşyalarımı yerleştirmeye başladım. Eşyalarımı yerleştirdim ve kendimede kombin yapmıştım. Siyah yırtık kot şort ve beyaz bedenime yapışan kısa kollu göbeği açık bir crop. Yaptığım kombini giyinmiştim ve makyaj yapmaya başlamıştım. Gözlüğümü çıkarttım ve kapatıcı sürdüm birazda allık ve bolca rimel sürmüştüm. Dudaklarımı çerçeveledim ve içine çilekli nemlendiricimi sürmüştüm. Bunların ikisi cidden çok güzel duruyordu. Makyajım bittiğine göre gold takılarımı takma zamanı. Bilekliklerimi taktım ve parfümü üstüme boşalttım. Evet işim bitmişti. Sadece saatin gelmesini beklemek kalmıştı. Gözlüğümü takmayı unutmasam iyi olur çünkü göz numaramın ilerlemesini istemiyorum. Gözlüğümü taktım ve telefonumu alıp aşağıya inmeye karar vermiştim. Odamdan çıktım ve salona gelmiştim. Bir saniye Bora salonda abimle oyun oynuyordu? Bora gitmemiş miydi? Kahretsin beni bu halimle görecekti! Gözlüğümü hemen çıkartmıştım ama sanırım çok geçti. Boranın bakışları beni süzerken ağzı aralanmıştı. “Gözlük yakışmıştı neden çıkarttın?” Hayır ya görmüştü! Hemen kendimi koltuğa attım ve mırıldanmaya başladım. “Ee gözlüğümü unuttum. Yani gözümde unuttum normalde takmayacaktım.” Boranın ağzından erkeksi bir kahkaha çıkmıştı ve “yavrum yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun.” Demişti. Fena yakalamıştı. Abim dalga geçerek konuşmuştu. “Gözleri bozuk ama yakışmıyor diye takmıyor. Fena takık şu gözlük muhabbetine kimseye göstermiyor.” Dediğimde abime yanımdaki yastığı fırlattım ve “ya sussana sen!” Demiştim. Abim gıcık bir şekilde gülmeye başlamıştı. Kendimi haklı çıkarmaya çalışarak konuştum. “Yalan atıyor yok öyle bir şey. Süs bu.” Dediğimde boranında benimle uğraşmak istediğini anlamıştım. “O yüzden mi çıkarttın?” Dediğinde net bir şekilde “evet.” Dedim çünkü başka diyebileceğim bir şey yoktu.
Bora abimi bir farkla yenmişti ve bağırarak hatta anırarak ayağa fırlamıştı. Abim dertlenirken Bora anırıyordu. Bora koltuğa yani yanıma biranda atladı ve yanağımdan öpmüştü. hemen abime baktı ve o delici bakışları bizdeydi. Bora kolunu omzuma attığında bende kendimi ona yaslamıştım ve telefona bakmaya başlamıştım. Boraya yasladığım başıma Bora kafasını yaslamıştı ve benimle birlikte video izlemeye başlamıştı.
Video izlerken karşıma üstü çıplak kaslarını gösteren adam çıkmıştı. Bora hemen videoyu geçmişti ama ben geri açmıştım. Sadece Borayı kudurtmak istiyordum. Bora tekrardan geçmişti ve bende geri açmıştım. “Ya bora bırak. Çok yakışıklı.” Dememle bora başını kaldırıp bana bakmaya başlamıştı. “Hayırdır yakışıklı falan?” Dediğinde yüzündeki ciddiyet beni eğlendiriyordu. “Bir şey yok sadece yakışıklı.” Demiştim. Bora telefonumu almıştı ve uygulamayı kapatmıştı daha sonra telefonunu yanına koymuştu. “Farkında mısın şuan yanında ben varım yani sevgilin.” Demişti. Borayı dahada sinir etmek için umursamazca konuştum. “Olabilir.” Bora benden uzaklaştı ve kaşlarını çatarak “nasıl olabilir Miray?” Demişti. Of Miray demesini sevmiyorum. Acayıp soğuk geliyor bana çünkü o güzel sözleriyle beni kendine alıştırmıştı. Hayır Miray demesi beni korkutmuştu bu şaka burda bitmeli. Elimi boranın yanağına koydum ve öteki yanağından öpmüştüm. “Aşkım şaka yaptım. Ben senden başkasını yakışıklı bulur muyum?” Dedim ve abim uyarıcı bir şekilde boğazını temizlemişti. Onu aldırış etmeden boraya odaklanmıştım. Gözlerini kaçırarak konuşmuştu. “Bilemiyorum artık Miray.” Demişti. Hayır Miray demesini istemiyorum. Cidden içim bir garip oluyor bu bu benim hiç hoşuma gitmiyor. “Bora bana Miray deme. Aramızda mesafeler varmış gibi hissettiriyor.” Bora gözlerini gözlerime dikmişti ve “ne dememi istiyorsun?” Diye sormuştu. Sürekli dediği şeyleri istiyordum yeterki bora bana Miray demesin. “Her zamanki gibi, güzelim falan birşeyler söyle ama Miray deme.” Dediğimde bora hala gözlerimin içine bakıyordu, bu beni heyecanlandırırken oda konuşmuştu. “Sende bora deme o zaman.” Dediğinde kafa salladım ve “anlaştık.” Diyerek boraya sıkıca sarılmıştım. Bora kollarıyla kafamı sarıp sarılmıştı ve saçlarımı okşamaya başlamıştı. İçimden gelen ani duygusallıkla Boradan özür dilemek istemiştim çünkü bunu bana yapsa baya bi trip yerdi. Boraya sarılmaya devam ederek konuşmuştum. “Özür dilerim.” Dememle bora saçlarımdan öpmüştü ve “sorun değil bebeğim.” Demişti. İşte istediğim konuşma. Sanırım barışmıştık. Boranın telefonundan saate bakmıştım ve saat 20.46 geçiyordu. Boraya baktım ve “çıkalım mı?” Demiştim. Abimin sesini duymamla ona dönmüştüm. “Nereye?” Demişti. Bora söylememişti sanırım. “Defne ve emirle buluşacağız.” Dediğimde abimin yüzü ciddileşmişti ve ciddi bir şekilde konuşmuştu. “O piçi çağırdıysa gidemezsin Miray.” Demişti. Ah Kenan’dan bahsediyordu. Yılış bir şeydi önceden benden hoşlanıyordu ve bana yanaşıyordu. Emirin arkadaşıydı ve her fırsatta yanımda bitiyor. “Ne bileyim abi var mı yok mu?” Dediğimd ebora kaşlarını çatarak ardaya bakmıştı. “Arda kimden bahsediyorsun?” Dediğinde abim konuşmaya başlamıştı. “Emirin bir arkadaşı var. Miraya aşıktı her fırsatta yavşıyordu it.” Dediğinde boraya bakmıştım. Yüz hatları gerilirken bana bakmıştı. “Aşkım ben bir şey yapmadım. O yanaşıyordu ama ben mesafemi koruyordum.” Dediğimde bora bora araya kalkmıştı ve “tamam bende geliyorum.” Demişti. Benlik bir sorun yoktu. Sevdiğim adamın yanımda olması beni anca mutlu ederdi. Kafamı salladım ve “süper olurr.” Demiştim. Koltuktan telefonumu aldım ve kapıya doğru gittim. Ayakkabılarımı giydikten sonra arabaya geçmiştik.
Bora arabayı sürerken ciddi bir ifadeyle sürüyordu. Elimi boranın koluna koydum ve “aşkım iyi misin?” Diye sormuştum. Bora bana baktı ve daha sonra yola bakmıştı. Elini bacağıma koymuştu, bu hareketi içimdeki kelebekleri ayağa kaldırmıştı. “İyiyim bebeğim.” Dediğinde sadece gülümsemiştim. Telefonumun çalmasıyla ekrana bakmıştım ve defnenin aradığını fark etmiştim. Telefonu açmıştım.
Miray
Efendim defnem
Defne
Kuzi nerdesin?
Miray
Geliyoruz.
Defne
Geliyoruz mu? Kiminle?
Miray
Borayla geliyoruz? Kenan orda mı?
Defne
Maalesef evet.
Miray
Bıktım şundan. Neyse Borayı görsün birde.
Defne
Çok fenasınn
Miray
Ne yapayım belki rahat bırakır.
Defne
Olabilir. Neyse biz geldik bekliyoruz her zamanki yerde.
Miray
Tamam bizde geldik sayılır. Hadi görüşürüz.
Defne
Tamam aşkım görüşürüz.
Telefonu kapattığımda bora ciddiyetle konuştu. “Orada mıymış o piç?” Kafa salladım ve “evet aşkım ordaymış.” Dememle bora dahada ciddi bir hal almıştı. Boraya baktım ve “aşkım burası.” Dememle bora arabayı park etmişti.
Arabadan indiğimizde bora yanıma gelmişti ve elimi tutarak yürümeye başlamıştık. Bizimkileri görmüştük ve yanlarına gelmiştik bile. Ben defnenin yanına otururken borada öteki yanıma oturmuştu ve onun yanındada Kenan vardı. Defne sıcacık sesiyle “hoşgeldinizz” demişti ve bende aynı içtenlikle konuştum. “Hoşbulduk güzelim.” Demiştim. Kenan Borayı süzmüştü ve konuşmuştu. “Güzelim bu arkadaşın kim?” Demişti. Güzelim mi? Kahretsin bilerek yapıyordu el ele geldiğimizi görmüştü ve bilerek yapıyordu. Bora kenana ölümcül bakışlar atarken o sert buz gibi üsrlütücü sesiyle konuşmuştu. “Ne güzelimi lan! Sikerim senin ağzını anladın mı?! Sevgilime bir yan gözle bak seni buraya gömerim!” Demesiyle Kenan susmuştu ve mırıldanmıştı. “Sevgilin mi?” Kenan’a gıcık bir şekilde konuşmuştum. “Evet sevgilim Kenan.” Demiştim. Ve Kenan bir şey söyleyememişti. Defne hemen ortamı düzeltmek için konuşmuştu. “Ee nasıl gidiyor hayat?” Dediğinde Kenan net bir şekilde konuştu. “Kötü gidiyor. Kimse beni sevmiyor.” Dediğinde gülmemek için kendimi zor tuttum. Bora Kenan’a dönmüştü ve dalga geçerek konuşmuştu. “Prenses misin oğlum sen?” Dediğinde emirle bora gülmeye başlamıştı. Kenan emire dönmüştü ve “emir? Komik mi?” Dediğinde emir kafa sallayıp “evet?” Demişti. Bu konuşmalar defneyle benide güldürmüştü. Kenan acayip bozulmuştu sinirle ayağa kalkmıştı. “Bu çocuk bizim düzenimizi bozdu! Geldiği gibi mirayı benden soğuttu ve aynı şekilde emirinde!” Dediğinde sinir olmuştum. Ben hiç bir zaman ona sıcak değildim zaten. “Kenan kes sesini. Düzen var mıydı da bozulsun? Yavşağın tekisin senin yüzünden gelmek istemiyordum zaten birde sevgilime laf söyleyemezsin. Ayrıca ben sana karşı her zaman soğuktum.” Dediğimde Kenan boraya bakmıştı ve boranın yüzündeki o zevki ifadeyi görünce arkasını dönüp hızlıca gitmişti. Bora kahkaha atmaya başladığında emirde Boraya katılmıştı. Elimle saçımı arkaya ittirdim ve oh çekmiştim. “Sonunda gitti ya!” Dememle defnede “cidden ya.” Demişti. Onunda Kenan’dan rahatsız olduğu belliydi.
Baya zamandır sohbet ediyorduk ve emirle bora baya iyi anlaşmışlardı zaten benimde istediğim buydu. Defneler gelirken çekirdek getirmişlerdi ve onu yemiştik. Bora kolunu omzuma atmıştı ve bende kafamı boranın göğsüne yaslamıştım öylece sohbet ediyorduk. Bora bir şey hatırlamış gibi oldu ve bana dönüp “güzelim sana bir şey söylicem.” Demişti. Korkmam gerekiyor muydu bilmiyorum ama sanırım hayır. Meraklı gözlerim boranın gözlerini bulduğunda “söyle aşkım.” Demiştim ve bora sırıtarak konuşmuştu. “Annem yarın seninle tanışmak istiyor.” Demişti. Ne?! Annesi benimle mi tanışmak istiyor? Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu kendimden geçmiştim resmen. Boraya bakarak heyecanla konuştum. “Ne? Nasıl benimle tanışmak istiyor? Olmaz!” Dediğimde bora laflarını kaldırarak bana bakmıştı ve “nedenmiş o?” Demişti. Nedeni mi var ya beni sevmezse? Gerilerek konuşmuştum. “Aşkım ya beni sevmezse? O zaman ne yapacağız?” Dediğinde bora gülmeye başlamıştı. Saçlarımdan öpmüştü ve rahatça konuşmuştu. “Merak etme güzelim annem öyle biri değil. Rahat ve çok sevecen biridir. Eve gidince ardaya sor annemi o anlatsın.” Dediğinde şaşırmıştım. Abim neden anlatıyordu? Bir olay mı vardı? “Abim mi? Neden?” Bora gülmeye başlamıştı ve konuşmuştu. “Çünkü annemi benden sonra en iyi o tanır. Annemin 2. Çocuğudur kendini.” Dediğinde biraz rahatlamıştım. Abimi sevdiyse benide sever bence? Ama sevgilisiyim diye belkide sevmez?! Of Miray saçmala çocuk sevecen biri dedi. Çok heyecanlandım ben. Boraya baktım ve “eve gidelim mi?” Dediğimde emir kafa sallamıştı ve “olur ya altıma yapacağım şimdi.” Dediğinde herkes gülmeye başlamıştı.
Sahilden kalkmıştık ve borayla arabaya gidiyorduk. O an ne kadar fark ettirmemeye çalışsamda bora gerildiğimi fark etmişti. Bora durdu ve bende durduğumuzu fark etince boraya bakmıştım. Bakışlarıyla beni süzüyordu. “Neden durduk?” Demiştim. Boranın yumuşak bakışlarıyla buluştuğumda sakince konuşmuştu “yavrum sen neden bu kadar gerildin?” Demişti. Neden olabilirdi? Kafamı kaldırdım ve boranın gözlerinin içine bakarak konuştum. “Aşkım korkuyorum.” Demiştim sadece. Cidden korkuyordum annesi beni sevmezse ne olur? Bilmiyorum. Bora omuzlarımdan sarılıp kafamı kendine yaslamıştı ve bende onun beline sarılmıştım. “Bebeğim inan ki tanışınca bu korkularının çok gereksiz olduğunu anlayacaksın.” Demişti kendinden emin bir şekilde. “Peki” diye mırıldandım ve geri çekilmiştim. Bora elimi tutmuştu ve yürümeye başlamıştık.
Arabaya binmiştik ve eve doğru gitmeye başlamıştık.
Bölüm etkileşimi
