Abimin arkadaşı kitap kapağı

17. bölüm / 43

Abimin arkadaşı

17

Vaveyla Yazarı: User .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 17

Sonunda kıyafetimi bulmuştum. Altıma beyaz bir etek ve üstüme lacivert bir polo yaka evet kesinlikle buydu. Hemen telefonumu elime alıp hızlıca borayı aramıştım. Hadi bora aç şunu.
Sonunda açmıştı.

Miray
Aşkıımm

Bora
Efendim yavrum?

Miray
Seninle çift kombini yapıcaz tamam mı? Sen şimdi altına beyaz bir şey giy ve üzerine lacivert bir polo yaka tamam mı?

Bora
Tamam bebeğim.

Miray
Hadi görüşürüz bitanem

Bora
Görüşürüz güzelim

Telefonu kapatıp hemen kıyafetlerimi giymiştim. Of çok güzel durmuştu kollarımı bir sürü takı takmıştım ve kombinimi daha güzel göstermişti. Bir saniye doraları davet etmeyi unutmuştuk. Telefonumu elime alıp doraya yazmıştım.

Miray
Doraa

Dora
Efendim balım

Miray
Biz dışarı çıkıyoruz hadi sizde gelinn

Dora
Yok güzelim ya biz baranla yemek yiyiyoruz zaten

Miray
Tamam o zaman hayatım

Telefonu kapatıp durunun yanına gitmiştim. Duru üzerine beyaz bir crop altına siyah bir şort giymişti. Duruya samimi ve içten bir şekilde “çok güzel olmuşsunn” dedim ve duru gülerek beni süzüp aynı içtenlikle “teşekkür ederim aşkım sende çok güzelsinn” dediğinde tebessüm edip etrafa bakınmaya başlamıştım. Makyaj çantam nerede? Duru fark etmiş olacaktı ki merakla bana bakıp kaşlarını çatmıştı. “Ne oldu? neden bakınıyorsun?” Demişti. Etrafa bakınarak “makyaj çantam nerede? Biliyor musun?” Demiştim. Duru yatağın kenarından makyaj çantamı uzatarak “al.” Demişti. Makyaj çantamı durunun elinden alarak “ah teşekkürler.” Dedim ve makyaj masasına geçmiştim. Yüzüme nemlendirici sürüp güzelce yaymıştım çünkü arada cildim kuru ve pütür pütür duruyordu ve bunu istemiyorum o yüzden nemlendirici sürdüm. Nemlendiricimi iyice yedirdikten sonra göz altlarıma biraz kapatıcı sürüp dağıtmıştım ve güzelce pudralamıştım. Yanağıma ve burnumun üstüne allık sürmüştüm. Size saçma gelebilir ama ben birazda çenemede aürüyorum çok doğal ve güzel duruyor. Bolca rimel sürerek gözlerimi daha ön planda göstermiştim. Dudaklarımı çerçeveleyip glos sürerek makyajımı sonlandırmıştım. Makyaj masamdan kalkıp bolca parfümümü sıkıp çantamı koluma takmıştım. Kol çantamın fermuarını açıp içine dudak kalemimi ve glosumu içine atmış ve kesinlikle yanımda olması gerek şeyi parfümümü içine atıp çantamı kapatmıştım. Duruya baktığımda oda hazırdı ve yatakta oturup telefona bakıyordu. Duruya seslenmiştim. “Hadi çıkalım.” Dediğimde duru kafasını telefondan kaldırıp bana bakmıştı ve olumlu anlamda kafasını sallıyarak yataktan kalkmıştı. Ve odadan çıkmıştık.

Odanın karşısında borayla emre vardı. Boranın yanında gittiğimde bora belimden tutup kendine çekerek “obaa yavrum bu ne güzellik?” Dediğinde kıkırdamıştım ve boranın yanağından öpüp “teşekkür ederiimm sende çok yakışıklı olmuşsunn.” Demiştim ve bora önüme gelen saçı arkaya atarak “hmm öyle mi?” Dediğinde kafamı sallıyarak net bir şekilde “öyle.” Demiştim. Bora çekici bir şekilde “bak senn.” Demişti ve yüzüme yaklaşmıştı.

Emrenin sesiyle emreye dönmüştük. “Öhöm Romantiziminiz bittiyse gidelim?” Dediğinde bora emreye ölümcül bir bakış atarak “yok bitmedi.” Demişti ve bana geri dönmüştü. Boradan ayrılıp elini tutmuştum. “Ee hadi gidelim?” Demiştim.

Arabaya geldiğimizde bora sürücü koltuğuna geçtiğinden biran emreyle göz göze gelmiştik. Ben bunun anlamını biliyordum. Sağ ön koltuk benim demekti. Hemen emreyle arabaya koşturup kapıyı açmaya çalıştık. Emre elimi ittirip tam binicekken elini tutup ısırmıştım. Evet emre ani refleks ile elini çektiğinde hemen kapıyı açıp öne oturup kapıyıda kilitlemiştim. Emre oflayarak arkaya oturmuştu. Boraya dönüp “emre salağı yerine canın sevgilin oturdu yanınaa” dediğimde bora gülmeye başlamıştı ve bana yaklaşıp yanağımdan öperek “daha iyi oldu bebeğim.” Dediğinde kıkırdayarak emreye bakmıştım ve yerinden memnun gibiydi nedeni çok belli. Duru yanındaydı. Bora arabayı çalıştırmıştı ve yola koyulmuştuk. Evet yine şarkı açmıştım ve aöylemeye başlamıştım. Emrenin isyanlarına kulak vermeyerek yolumuza devam etmiştik.

Sonunda gelmiştik ve bora arabayı durdurduğunda emre hemen inerek “oh be” demişti duru gülmeye başladığında emrenin bana laf çarpıttığını fark etmiştim ve emreye dikdik bakıp kafamı umursamazca çevirmiştim. Arabadan inen bora yanına gelip elimi tutmuştu ve diğer eliyle arabanın kumandasıyla arabayı kilitlemişti.

Çarşı gibi bir yerde yürümeye başlamıştık. Bakınarak yürüyorduk ve duru yanıma gelip bir takıcı dükkanını göstererek “aşkım girelim mii?” Dediğinde hemen heyecanla kafa sallayıp “olurr, hadii” dedim ve dükkana koşturarak girmiştik. Borayla emre arkamızdan gelmişlerdi. duru ileride kolye bakarken bende bleklik bakıyordum. Bora yanımda belirdiğinde ona dönüp bakmıştım ve elimde tuttuğum gold bilekliği boraya gösterip “aşkım bu nasıl?” Dediğimde bora eline alıp bilekliği incelediğinde gözlerimin içine bakarak “güzelmiş bebeğim, yakışır sana.” Dediğinde gülümseyip elimdeki küçük sepetin içine koyarken “tamam o zaman alıyorum.” Demiştim.

Bilekliklere bakmaya devam ediyordum ve sanırım baya bi bileklik almıştım. Bora meraklı bir sesle bana seslenmişti. “Aşkım?” Dediğinde boraya bakıp kafamı sallamıştım ve “efendim aşkım?” Demiştim. Bora kafasını hafifçe eğerek konuşmaya başlamıştı. “Yavrum sen neden sadece bileklik bakıyorsun kolye falan baksana?” Demişti. Yerim ben bu çocuğu ama benim alerjim var. Kolye takınca vücudum kızarıp kabarıyordu ve cidden kaşınıyordu o yüzdende yayılıyordu. Boraya gülümseyerek baktım ve “aşkım benim alerjim var.” Dediğimde bora ilk baş şaşırıp sonra kaşlarını çatarak “yavrum nasıl alerjin var ne oluyor olunca?” Dediğinde elime yüzük alıp bakmaya başlamıştım. “Aşkım boynum kızarıyor ve kaşıntı yapıyor,kabarıyor falan işte.” Dediğimde dudağını ısırarak “hıı” demişti. Bilekliklerimin yanına birazda yüzük eklemiştim ve evet bunları alıcaktım. Boranın sorusuyla boraya bakmıştım. Meraklı çocuğum benim. “Güzelim kolyeyi takamıyorsun tamamda bileklikle yüzüğü basıl takıyorsun peki?” demişti. Aslında orasını bende bilmiyordum sadece kolye takınca oluyor. Omuz silkip “bilmiyorum ki sadece kolyede oluyor.” Dediğimde bora düşünceli bir şekilde kafa sallamıştı. Boraya bilekliklerimi ve yüzüklerimi gösterip “aşkım nasıl alıyorum bunları.” Dediğimde bora ilgili bir şekilde “güzelmiş aşkım.” Demişti ve elimdeki sepeti alıp kasaya doğru giderken boraya doğru laf atmıştım. “Bora nereye?” Dediğimde bora yürümeye devam ederken “yavrum ödeme nereye olcak.” Dediğind ehemen yanına giderek “hayır aşkım ver şunu ben ödeyeceğim.” Demiştim. Bora umursamadan sepeti uzaklaştırıp “hayır. Bekle geliyorum.” Dediğinde boranın elini tutup “bora ver işte.” Demiştim. Bora umursamadan net bir şekilde “miray bekle beni.” Demişti. Duruların yanına gitmiştim ve duru çoktan alacağını almıştı. Hemen poşetini açıp “aşkım bak çok güzell.” Dediğinde poşetine bakmıştım ve cidden çok güzellerdi. İçtenlikle duruya bakarak “ay evet çok güzellerr” demiştim. Duru poşetin içinden bir kolye çıkartıp bana göstermişti ve içten,samimi bir şekilde “aslında bundan sanada alıcaktım aynı takalım diye,ama alerjin olduğu için alamadım.” Dediğinde durunun kolunu tutup “güzelim yaa, olsun bir şey olmaz.” Dediğimde duru gülümsemişti.

Boranyanımıza geldiğinde “hadi şimdi nereye?” Dediğinde herkes birbirine bakmıştı çünkü kimse nereye gideceğimizi bilmiyordu. Boranın elini tutup “ee yürüyelim o zaman. Yolda illa buluruz.” Dediğimde herkes kafa sallamıştı ve yürümeye başlamıştık. Etrafa bakına bakına yürüyorduk ama kimse ne yapacağımızı bilmiyordu. Acaba kafeye mi otursak? Aslında olabilirdi ama bilmiyorum. Durunun bir dükkanın önünde çantalara bakmasıyla durmuştuk ve öyle çantalara bakıyorduk, aslında hoşuma giden bir çanta yoktu. Cebimdeki telefonumun çalmasıyla çıkartmıştım ve abimin aradığını görmüştüm. Bora bana bakarak kafa dallamıştı ve “kim arıyor güzelim?” Dediğinde telefonumu gösterip “abim” demiştim ve telefonu açmıştım.

Miray
Efendim abi

Arda
Miray nerdesiniz siz?

Miray
Dışarıdayız abi ne oldu?

Arda
Abiye soruldu mu?

Miray
Abi yuh

Arda
Ne yuh kızım.

Telefonla konuşmama devam ederken borayla emre bize bekleyin diyerek yanımızdan ayrılmışlardı.

Arda
Abiye soruldu mu sorulmadı.

Miray
Abi yuh ya tatildeyiz sal beni hem ben kaç yaşındayım?

Arda
Ne bilim ben senin yaşını 16 falansındır?

Miray
ABİ YA!

Arda
Ne var kızım kaçsın sen?

Miray
19 abi 19

Arda
Oha sen o kadar büyüdün mü?

Miray
Abi kapat telefonu!

Arda
Ne var gerizekalı senin yaşınımı hesaplıyorum ben? Hem kimlesiniz siz?

Miray
Bora,emre ve duru oldu mu?

Arda
Neyse bir şey demicem yarene dua et.
“Arda!”
miray bak yengen kızıyor senin yüzünden.

Miray
Ben ne yaptım be sana kızıyor o. Abi hadi kapaya uğraşmak için mi aradın?

Arda
Evet.

Miray
Gıcık!

Telefonu abimin yüzüne kapatmıştım ve duruya baktığımda hala çanta bakıyordu. Metaklı bakıilarla etrafa bakınmıştım ama boralar yoktu. Duruya bakarak “boralar nerde?” Dediğimde duruda etrafa bakınmıştı ve “bilmiyorum ki emre bir şere gidiyoruz bekleyin dedi ve gittiler.” Dediğinde dahada merak ettim. Nerdeydi bunlar? KIZ FALAN MI GÖRDÜLER YOKSA?! Yok ya bora yapmaz canım sevgilim yapmaz öyle birşey. Biraz etrafa bakınmaya başlamıştım ve arkamdan iki tane el gözlerimi kapatmıştı. Ne oluyor ya?! Tam bağırmak üzereyken arkamı döndüğümde gözümün üstüneki eller çekilmişti ve karşımda bora vardı. “Aşkım ne yapıyorsun ya?” Dediğimde bora arkasından kalpli balon ve çiçek çıkartmıştı ve bana uzatmıştı. Şok geçirmiştim resmen. Aşığım bu çocuğa çok seviyorum. Heryerde beni mutlu etmeyi başarıyor. İçtenlikle ve samimi bir şekilde “ayy aşkımm bunlar neee?” Dediğimde bora yanağımdan öperek çiçekle kalpli balonu elime vermişti ve tek eliyle belimden tutup “bebeğim sen istersinde ben almaz mıyım?” Dediğinde boranın yanağına elimi koyup öpmüştüm ve “aşkımm, yerim senii” dediğimde bora sırıtarak “bu lafını odaya saklıyorum güzelim” diyerek göz kırpmıştı ve utanarak “ayıp ayıp”. Demiştim ve enre yanımızda “öhöm kardeşim miray benimde kardeşim sayılır almayayım seni ayağımın altına.” Dediğinde herkes gülmeye başlamıştı. Emre duruyada kalpli balon ve çiçek almıştı. Tek açıklaması “güzelim bende sana alayım dedim.” Buydu. Emre ne kadar romantiksin ya(!)

Yürümeye başladığınızda bora ortaya konuşarak “kafeye oturalım mı?” Dediğinde kafa sallamıştım çünkü oturmak istiyordum ama tek sorun nereye gidicektik? “Olur ama nereye oturacağız?” Dediğimde emre boraya bakarak “birader geçen aylarda geldiğimiz yere gidelim mi?” Dediğinde bora biraz düşünmüştü sanırım hatırlamamıştı derken hemen aydınlanma yaşamıştı. “Olur lan çok güzeldi orası.” Demişti. Emre hemen kafa sallayıp “ee oraya gidiyoruz o zaman.” Dediğinde kafamı kaldırıp boraya dik dik bakmaya başlamıştım. Bora hemen fark edip bana bakıp “yavrum ne oldu neden öyle bakıyorsun?” Demişti. Kimle gitmişlerdi? Ne zaman gitmişlerdi? Neden gitmişlerdi ve neresi güzeldi? Kızlarla gittiler kesin! “Bora kiminle ve ne zaman gittiniz o ÇOK güzel olan yere?” Dediğimde bora hemen emreye bakıp daha sonra bana bakmıştı. Kesin birşeyler karıştırdılar. “Aşkım emre ve ben gitmiştik, ve eee çok oldu senle daha tanışmamıştık.” Dediğinde boranın belimde olan elini çekip “tamam bora anladım ben.” Demiştim ve durunun yanına gitmiştim. Birbirlerine bakmışlardı ve eee diyerek konuşmuştu. Bu ne demek oluyor bir işler karıştırdık demek oluyor. Bora yanıma gelip elimi tutmaya çalıştı ama izin vermemiştim. “Bitanem ne oldu şimdi ya?” Dediğinde boraya bakmadan sert bir şekilde “yok bir şey bora.” Demiştim. Bora kolunu omzuma atıp eliyle yüzümü yüzüne çevirip “hayatım ne olduğunu söyler misin?” Demişti. Kolunu omzumdan itmeye çalıştım ama bora itmeme izin vermemişti ve ısrarla ne olduğunu sormaya devam etmişti. “Yavrum ne oldu söylesene? Bir şey mi yaptım?” Dediğinde bir anlık sinirle boraya dönüp sert bir şekilde konuşmuştum. “O kafede ne oldu bora? Kızlarla buluştunuz değil mi?” Dediğim gibi duru emreye dönüp “emre?” Demişti ve emre hemen inkar etmeye başlamıştı. “Ne? Hayır ne alak? Yok öyle bir şey.” Demişti. Emreye bakıp yüzümğ buruşturup “hıhı aynen neden o zaman birbirinize baktınız? Neden eee diyerek konuştu bora?” Demiştim ve boraya dönüp “neden çok beğendiniz o kafeyi?” Dediğimde bora konuşmaya başlamıştı. “Mirayım cidden düşündüğün gibi değil” demişti. Nasıldı o zaman bora? Boranın yüzüne bile bakmıyordum artık. Duruya bakıp “duru sahile gidelim mi? gece gece güzel olur.” Dediğimde duru emreye sert bir bakış atıp “olur.” Demişti ve duru koluma girerek sahile doğru yürümeye başlamıştık. Borayla emre arkamızdan geliyorlardı ama umursamıyorduk.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.280okunma 45beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.