34. bölüm / 43
Abimin arkadaşı34
Bölümler 43Şu an: 34
- 1 11.024 kelime
- 2 2921 kelime
- 3 3974 kelime
- 4 41.348 kelime
- 5 51.858 kelime
- 6 62.177 kelime
- 7 71.482 kelime
- 8 81.367 kelime
- 9 92.654 kelime
- 10 102.416 kelime
- 11 111.967 kelime
- 12 122.531 kelime
- 13 132.306 kelime
- 14 141.506 kelime
- 15 152.199 kelime
- 16 162.059 kelime
- 17 171.717 kelime
- 18 182.116 kelime
- 19 192.455 kelime
- 20 202.377 kelime
- 21 212.273 kelime
- 22 222.110 kelime
- 23 232.093 kelime
- 24 242.024 kelime
- 25 251.127 kelime
- 26 262.262 kelime
- 27 271.782 kelime
- 28 282.086 kelime
- 29 292.092 kelime
- 30 301.552 kelime
- 31 312.051 kelime
- 32 321.964 kelime
- 33 331.601 kelime
- 34 341.739 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 351.850 kelime
- 36 361.737 kelime
- 37 371.368 kelime
- 38 381.144 kelime
- 39 391.075 kelime
- 40 401.090 kelime
- 41 41962 kelime
- 42 42958 kelime
- 43 öneriii26 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Eve vardığımızda bora beni geçirmişti ve gitmişti. Eve girdiğim gibi abimi aramıştım ve salonda bir şeyler izlerken bulmuştum. Abimin yanına fırlamıştım ve “Abii!” Diye başırmıştım. Abim korkuyla konuştu. “Ne oluyor Miray?” Dediğinde hemen karşısına oturdum ve “boranın annesi nasıl biri? Acil anlat? Sence beni sever mi?” Dememle abim olayı anlamaya çalışıyordu. Şaşkın bir ifadeyle konuştu. “Neden soruyorsun?” Demişti. Of abi anlamadın mı cidden? “Ya abi yarın annesi benimle tanışmak istemiş.” Dediğimde abim kahkaha atmıştı. Bu kötü bir şey miydi? Bilmiyorum. Abimin bacağına vurdum ve “gülme! Anlat.” Dedim ve abim kafasını yukarı ve aşağıya sallamıştı. “Asya teyze. Çok iyi bir kadın kesinlikle seni sever ve seninle çok iyi anlaşır. Hiç gerilmene heyecan yapmana gerek yok gidince anlarsın zaten.” Dediğinde biraz rahatlamıştım. “Tamam abi sağol.” Dedim ve tam kalkıyordum ki abim kolumdan tutup geri oturttu. “Dur bakalım Miray hanım konuşmamız lazım.” Demişti. Hayır bu ses tonunu hiç beğenmemiştim. Zorlukla yutkundum ve abimin gözlerinin içine bakıyordum. “Ama işim var.” Dediğimde abim kaşlarını yukarı kaldırıp konuştu. “Olabilir. Otur şuraya konuşacağız.” Dediğinde gözlerimi kaçırarak kafa sallamıştım. “Tamam.” Demiştim. Abim manalı manalı konuşmaya başlamıştı. “O kapıdaki olay hakkında konuşacağız. Bak abicim seviyorsunuz tamam bir şey demedim ama abartmayın. İleride pişman olmayın. Borayada güveniyorum sanada güveniyorum ama bir kız abisi olarak bunu hoş karşılayamam.” Dediğinde hiç bir şey söyleyemedim ama kendimi savunurcasına konuştum. “Abi sen yareni öpmedin mi hiç?” Yani öpmüştür. Bana bunu demesi çok saçma çünkü yareninde abisi vardı. Onuda anlamak lazım. Abim boğazını temizleyerek konuştu. “Senle ben bir miyim Miray?” Demişti. Abim olmaya bilir ama yaren birdi. “sen olmaya bilirsin abi ama yaren bir. Onunda abisi var.” Dediğimde susup kalmıştı. Haklıydım bence. “Olsun Miray ben istemiyorum. Kardeşimin yakın arkadaşımla öpüşmesini istemiyorum.” Dediğinde yanaklarımın çayır çayır yandığını hissettim. Of abi ya. Olabilir öyle şeyler. “Tamam abi gidiyorum ben. Duşa girmem gerek.” Dedim ve hızlıca odama çıkmıştım.
Dolabimden güzel rahat pijamalarımı seçtim ve yatağımın kenarına koymuştum. Bornozumu alıp duşa girmiştim.
Duştan çıktığımda çok rahatlamıştım ama büyük bir sorunumuz vardı. Regl olmuştum. Ağlamak üzereyim. Tam günü buldu cidden başka gün olmaz mıydı? Pijamalarımı giydim ve gereken işlerimi yapmıştım. Yarın bakımlı olmam için yüzüme maske yapmıştım ve biraz krem sürerek işlerimi bitirmiştim. Saçımı kendi kurumasına bırakmıştım sabah düzleştirirdim ama tabii ki de yatmadan önce saçıma bir kaç bir şeyler sıkıp taramıştım. Yatağıma geçtim ve ışığımı kapatarak yatmıştım.
Yanımdan gelen sesle yavaşça gözlerimi açmıştım. Ah telefonum çalıyordu. Kimin aradığına bakmadan açmıştım.
Miray
…efendim?
Bora
Yavrum uyuyor musun?
Miray
Evet.
Bora
Güzelim biraz daha uyursan annemle tanışamayacaksın.
Miray
AH KAFAM! BEN ONU UNUTTUM! BORA ÇOK KÖTÜSÜN İNSAN UYANDIRIR KAPAT OYALAMA BENİ!
Telefonu hızlıca kapatıp yerimden fırlamıştım ve lavaboya gitmiştim. Yüzümü yıkadım ve dişlerimi fırçaladıktan sonra işlerimi halledip lavabodan çıkmıştım. Saçlarımı güzelce taradım ve hemen düzleştirmeye geçtim. Saçlarım arada dalgalı oluyordu çok tatlı ama genellikle biraz kabarık. Saçlarımı düzleştirmeye başlamıştım.
Sonunda saçlarım bitmişti. Cidden çok güzel olmuştu. Şimdi sıra makyajda. Yüzüme nemlendirici sürdüm ve iyice yedirdim. Göz altlarıma kapatıcı sürdüm ve dağıtmaya başladım. O sırada Borayı aramıştım.
Bora
Efendim?
Miray
Aşkım nerdesin?
Bora
Aşağıdayım güzelim.
Miray
Kapının önünde misin?
Bora
Hayır. Salondayım.
Miray
Aşkım acil odama gel.
Bora
Tamam güzelim geliyorum.
Telefonu kapatmıştım ve göz altlarımı dağıttığıma göre sabitleme kısmındaydık. Göz aldırma pudra geçtim ve biraz allık sürmüştüm. Kirpiklerimi kıvırırken kapım çalmıştı. Muhtemelen Boraydı. “Gell” diye başırdım ve kapı açılmıştı. Evet Boraydı. Yanıma geldi ve beni inceledikten sonra konuştu. “Bebeğim yüzünü niye boyuyorsun?” Demişti. Bunu demesi beni güldürmüştü. “Aşkım hafif bir makyaj sadece.” Dedim ve rimelimi sürmeye başladım. Bora meraklıca bana bakarak konuştu. “Gözüne neden onu sürüyorsun?” Dediğinde öteki gözüme sürmeye başlamıştım. “Gözümü daha güzel gösteriyor.” Dememle bora yargılarcasına bana bakmıştı. “Gözlerin zaten güzel. Bu boyayı sürmene gerek yok.” Demişti. Boraya gülmeye devam etmiştim ve bir şey söylemeden çilekli nemlendiricimi sürmüştüm. Renk versin diye. İşim bittikten sonra hemen dolabıma gitmiştim ve gözüme çarpan beyaz eteğimi elime almıştım. Boraya döndüm ve “bunu giysem annen bir şey der mi?” Dedim ve bora ciddi bir ifadeyle eteğimi süzüyordu. Sanırım annesi sorun ediyordu. Bora derince nefes aldı ve konuştu. “Demez çünkü kendiside giyiyor. Ve bu neden bu kadar kısa?” Demişti. Boraya dik dik baktım ve “etek olduğu için olabilir mi?” Demiştim. Ayy annesi demek ki açık ve oda etek giyiyormuş. Bunu öğrendiğim iyi oldu. Üstüme toz pembe bedenime yapışan bir kısa kollu aldım ve birazcık göbeği açıktı. Boraya döndüm ve “hadi bakalım siz aşağıya.” Dedim ve Borayı kavalamıştım.
Kıyafetlerimi giyinmiştim ve takılarımı takıp bolca parfüm sıkarak işimi halletmiştim. Yanıma küçük bir çanta almıştım. Nemlendiricimi,parfümümü ve cüzdanımı alıp çantamı kapatıp aşağıya inmiştim.
Aşağıda abimle Borayı kahkaha atarken bulmuştum. Hemen yanlarına gittim ve neye güldüklerine bakmaya çalışmıştım ama abim hemen saklamıştı. Neden sakladı ki? “Neye gülüyorsunuz?” Dememle abim telefonu kapatıp cebine koymuştu. “Sanane çocuk gidin hadi alla alla.” Dediğinde abime ciddi ciddi bakıp alıngan bir şekilde konuştum. “Ne dedim ben şimdi abi? Salak salak davranıyorsun, tamam gösterme. Hadi kalk bora gidelim anca gülüyorsunuz zaten.” Demiştim. Abimin böyle yapması modelimi bozmuştu. Kapıya doğru giderken abim elimden tutup yanına çekmişti ve sarılmıştı. “Sen büyüdünde sinir mi oluyorsun?” Demişti. Dalga geçiyordu. İttirmeye çalıştım ama olmadı. Yanağımdan öpmeye başlamıştı ama zar zor kurtulmuştum. “Mal mısın nesin ya bırak! Git neyi saklıyorsan onunla uğraş.” Dedim ve koltuktan kalkıyordum ki abim izin vermemişti. “Alınırmış birdee ya sen ne ara bu kadar büyüdün? Daha dün abiş diye bağırıyordun.” Demesiyle eskiler aklıma gelmişti. Küçükken hep abiş diye sesleniyordum. Abimden zarzor kurtuldum ve “git ne gizliyorsan onlara yap tatlılığını.” Dedim ve kapıya doğru gittim. Ayakkabılarımı giyinmiştim. Beyaz spor ayakkabı. Bora çoktan giymişti. Sanırım benim ayakkabım biraz zor giyiliyor.
Arabaya bindik ve Boralara gitmeye başlamıştık. Beni baya bi stres sarmıştı. Ya annesi beni sevmezse? Ama neden sevmesin ki kötü biri değilim. Of daraldım cidden.
Bora arabayı durdurmuştu. Etrafa bakındım ve gelmiştik sanırım. Kalp atışlarım dışarıdan bile belli oluyordu. Bora bana döndü ve “geldik.” Demişti. Boraya baktım ve “ağlıcam.” Demiştim. İstemsizce demiştim aslında. Ağzımdan bir anda Ağlıcam diye çıkmıştı. Bora arabadan inip yanıma gelmişti ve kapıyı açmıştı. Dışarı çıktım ve bora kapıyı kapatıp elimi tutmuştu. “Heyecan yapacak bir şey yok güzelim.” Demişti. Aynen ya yok. Boraya ters ters baktım ve “baya yok.” Demiştim. Bora gülmeye başlamıştı. Evin bahçesine girdiğimde beden durmak istese bile ayaklarım ileri gidiyordu. Kapının önündeydik. Bora zili çalmıştı. Sanırım ölmek üzereyim. Kalbim küt küt atıyordu bayılırsam şaşırmam. Boranın elini sıkıca tutmuştum ve bora bana dönüp saçlarımdan öpmüştü. Kapı açılmıştı! Sanırım bayılıcam!
Kapıyı güler yüzlü tatlı orta boyda şık giyimli bir kadın açmıştı. Hemen bana bakmıştı. Zoraki bir şekilde yutkunmuştum. Kalbim deli gibi çarparlen kadın bana içtenlikle gülümsedi ve “hoşgeldin kızım.” Demişti. Hemen hızlıca cevap vermiştim. “Hoşbuldum.” Boranın elini dahada sıkı tutmuştum. Bora annesine baktı ve gülerek konuştu. “Baya heyecanlı.” Demişti ve gülmüştü. Şuan Boraya bir tane geçirmek isterdim ama annesi vardı o yüzden elini sıkmıştım. Annesi bize gülerek baktı ve “aa heyecan yapacak bir şey yok kızım. Hadi geçin bakalım içeri.” Demişti. Ayakkabılarımızı çıkartıp içeri geçmiştik ve Borayı takıp etmeye başlamıştım. Geniş bir salona gelmiştim. Herşey beyazdı. Bahçeye açılan bir balkon vardı çok güzel. Bora koltukların birine oturmuştu ve bende hemen yanına oturmuştum. Boranın annesi karşımıza oturmuştu ve gülerek bize bakıyordu. “Rahat ol kızım gerilmene hiç gerek yok.” Demişti. Kadın anlıyordu gerildiğimi. Gülümsedim ve kafa sallamıştım. Bora annesine bakarak konuşmuştu. “Ee anne bu Miray. Miray Buda annem Asya.” Demişti. Gülümsedim ve “isminiz çok güzel.” Demiştim. Annesinin o rahat ve içten gülümsemesi yüzüne yerleşmişti. “Teşekkürler kızım seninde ismin çok güzel. Aslında kızımızın kendiside çok güzel maşallah çokta yakışıyorsunuz.” Dediğinde yüzüme gülümseme gelmişti. Bora elini belime koymuştu. “Ee anne tabii ki de yakışıyoruz gelinindeki şu güzelliğe baksana.” Demişti. Kahretsin çok utanmıştım! Bora yüzünden kızarmaya başlamıştım. Sadece gülüyordum. Boranın annesi boraya bakarak gülüyordu ve “utandırma gelinimi.” Demişti. Oha gelinim dedi! Oha şaka mı? Bu beni sevdi anlamına mı geliyordu? Sanırım evet! Bora hala konuşmaya devam ediyordu. “Yalan mı?” Dediğinde annesi kaşlarını yukarı kaldırıp “yok değil. Maşallah çok güzel gelinim.” Dediğinde dahada utanmıştım. Asya teyzeye bakarak konuştum. “Teşekkür ederim.” Dedim.
Bir kaç saat geçmişti ve Asya teyzeyle çok iyi anlaşmıştık çok kafa dengi bir kadındı. Bora arada sırada bana sataşıyordu ama annesi hemen beni koruyordu. Bora tekrardan o iğneleyici bakışları ve sesiyle konuşmuştu. “Anne işte mirayda ilk başta gelmeye çok çekindi zor ikna ettim.” Dediğinde alttan Borayı cimciklemiştim. Boranın acılı inlemesiyle uyarımı verdiğimi anlamıştım. Asya teyze kaşlarını çatarak konuştu. “Bora! Utanmıştır kız normal bir şey. Sende onun ailesiyle tanışacaksı-“ derken aniden sustu ve dudağını ısırarak bana bakmıştı. Daha sonra “özür dilerim kızım bir anda boşluğuma geldi.” Demişti. Bunu demesinin nedeni benim ailem yoktu. Aile kastı anne ve babaydı ama benim annem ve babam yoktu. Annem ben 2 yaşındayken bizi terk etmişti ve babamla kalmıştık. Babam,abim ve ben hayatımıza devam ediyorduk. Babamın durumu ciddi anlamda çok iyidi ve şirketinde çok sevilen biriydi, tabii ki düşmanlarıda vardı. Babamın ölümüne yol açan düşmanları. Bir iş çıkışı babam gece eve geç saate döneceği sırada yolda arabasının üstüne son hızda bir araba gelip çarpmış ve o kazanın ardından babama 3 el ateş edilmişti. Babam orada öyle acı bir şekilde vefat etmişti. Boğazıma sanki bir taş oturmuştu. Zorla gülümsedim ve Asya teyzeye baktım. “Sorun değil. Boşluğunuza geldiği için öyle dediniz, anlıyorum sizi.” Dedim ve Asya teyze zarzor gülümsedi. Ortamı değiştirmek için başka konu açmıştı. “Ay bu boranın çok önceden bir kız arkadaşı vardı. Kız kapıya dayanıyordu annenle tanışacağım diye. Deli mi neydi ya. Neyse içeri aldık artık yapacak bir şey yok. Gelmiş anne, anne diyor. Dedim ne annesi düzgün konuş. Ama nasıl serseri bir şey görmen lazım kızım, İlk defa birinden nefret ettim. Daha sonra dayanamadım kovdum evden. Terbiyesiz şey.” Demişti. Boranın kız arkadaşı demek. Boraya baktım ve bora hemen aceleyle konuştu. “Aa annecim şimdi ne alaka? Kapatalım o konuyu kız zaten aptal bir şeydi.” Dediğinde annesi boraya gülmeye başladı. “Anladım anladım. Kızım seni çok sevdim ben. İlk defa oğlumun kız arkadaşıyla tanışmak istedim, çünkü bora seni öyle bir anlatıyor ki ben bile görmeden çok sevdim seni. Tabii ki şuan daha çok sevdim. Kendi kızım olsa bu kadar severdim.” Demişti. Demek bora beni anlatıyordu annesine. Bu beni biraz utandırsada çok hoşuma gitmişti hele ki annesinin böyle konuşması beni dahada mutlu etmişti. Beni sevdiğini anlamıştım. “Bende sizi çok sevdim. Ee çok özür dilerim ama size abla mı diyeyim yoksa teyze mi? Siz nasıl isterseniz.” Dediğimde gülümsemişti ve içten bir şekilde “istediğini de kızım hatta anne de bana seni çok sevdim ben. Hem bizim ardanın kardeşiymişsin hiç bilmiyordum.” Demişti. Oha anne de demişti bana! Çok garip hissettim. Abiyede aşk olsun hiç anlatmamış beni. “Ee tamam o zaman Asya annecim. Peki abim beni hiç anlatmamış mıydı?” Dediğimde tebessüm ederek cevap verdi. “Anlattı kızımda hiç göstermedi seni eşek sıpası.” Dediğinde “hmm anladım.” Dedim ve gülümsemiştim.
Böylece konuşmaya devam etmiştik…
Bölüm etkileşimi
