19. bölüm / 43
Abimin arkadaşı19
Bölümler 43Şu an: 19
- 1 11.024 kelime
- 2 2921 kelime
- 3 3974 kelime
- 4 41.348 kelime
- 5 51.858 kelime
- 6 62.177 kelime
- 7 71.482 kelime
- 8 81.367 kelime
- 9 92.654 kelime
- 10 102.416 kelime
- 11 111.967 kelime
- 12 122.531 kelime
- 13 132.306 kelime
- 14 141.506 kelime
- 15 152.199 kelime
- 16 162.059 kelime
- 17 171.717 kelime
- 18 182.116 kelime
- 19 192.455 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 202.377 kelime
- 21 212.273 kelime
- 22 222.110 kelime
- 23 232.093 kelime
- 24 242.024 kelime
- 25 251.127 kelime
- 26 262.262 kelime
- 27 271.782 kelime
- 28 282.086 kelime
- 29 292.092 kelime
- 30 301.552 kelime
- 31 312.051 kelime
- 32 321.964 kelime
- 33 331.601 kelime
- 34 341.739 kelime
- 35 351.850 kelime
- 36 361.737 kelime
- 37 371.368 kelime
- 38 381.144 kelime
- 39 391.075 kelime
- 40 401.090 kelime
- 41 41962 kelime
- 42 42958 kelime
- 43 öneriii26 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Boranın ileri gitmesinden korkuyordum. O an boranın kendini kaybetmesinden korkuyorum. Bunu açıkca boraya söylemeli miyim bilmiyorum ama borayıda üzmek istemiyordum. Bence sadece uyarmalıyım. Evet evet en iyisi bu. “Aşkım ileri gitmekten korkuyorum. İleri gitmek yok tamam mı?” Dediğimde bora sıcacık gülümsemesiyle bana baktı. O zaman içim sıcacık oldu ve boraya güvenmiştim. “Aşkım sen istemedikçe ben asla ileri gitmem merak etme, sadece seni çok özlüyorum.” Dediğinde bir elimi boranın yanağına götürüp ovalamıştım ve “aşkımm çok seviyorum senii” dedim ve borayı geri öpmüştüm. Bora yine çekilmeme izin vermeden öpmeye devam etmişti.
Boradan ayrılıp “hadi artık yeter cidden uyuyalım” dediğimde bora sırıtarak bana bakıyordu. Of bu çocuğun sırıtmaları beni benden alıyor, açıkcası çok etkileyici. Bora “tamam hadi yatalım.” Demişti ve ben kendine çakip belimden sarılarak yatmıştı. Bende kafamı boranın göğüsüne yaslayıp uyumuştum.
Sabah kalktığımda ayağımın hala ağrıdığını fark ettim. Sanırım cidden hastaneye gitmeliyim. Ama tatilim daha bitmedi? Off bilmiyorum belki aksam giderim, büyük ihtimalle. Boraya baktığımda hala uyuyordu ayı. Ama tatlı ayı. Yüzümü yıkamak için kalkıcaktım ve borayı uyandırmamak için yavaşça yerimden doğrulmuştum. Off gide gide birde sağ bileğim burkuldu ya. Üstüne biraz basmayı denedim ama cidden acıyordu belki destek alarak yürüye bilirdim. Sol ayağıma yükümğ vererek kalktım ve tutunarak yürümeye çalışmıştım. Evet 2 adık yürüdüm ama ayağım çok kötü sızlamaya başladığı için hemen geri yatağa oturmuştum. Borayı uyandırıcaktım. Borayı elimle ittirip “bora kalk.” Demiştim. Ama boranın ruhu bile duymadı. Pis öküz. Biraz daha ittirdim ama yok uyanmıyor. Yanağına birazcık vurdum ama acıtmayacak bir şekilde. Bora gözlerini aralayıp bana bakmıştı ve “ne oluyor ya?” Dediğinde gülümsemiştim ve “günaydın aşkımm” diyerek gülmeye başlamıştım. Bora muhtemelen ne olduğunu anlamamıştı. “Aşkım beni lavaboya götürsene ayağımın üstüne basamıyorum.” Dediğimde bora yataktan doğrulup ayağa kalmıştı ve beni kucağına alıp lavaboya götürmüştü. Lavaboya geldiğimizde boraya bakıp “aşkkm yavaşça bırak tamam mı? Ben burdan destek alırım.” Dediğimde bora dediğim gibi yavaşça beni bırakmıştı ve kafamdan öpüp “hastaneye gidelim işte bak basamıyorsun.” Dediğinde biraz düşünmüştüm ve kafa sallayarak “tamam akşam gidelim.” Dediğinde tekrar kafamdan öpüp “tamam güzelim. İşini halledince seslenirsin.” Demişti. Kafamı tamam anlamı da sallamıştım ve bora lavabodan çıkıp kapıyıda kapatmıştı.
Yüzümü güzelce yıkadım ve dişlerimi fırçalamıştım, daha sonra yüzüne nemlendirici kremimi sürüp işimi bitirmiştim. Yabaşça kapıya gidip kapıyı açmıştım ve bora beni görünce yanıma gelmişti. Boraya elimi bekle diye gösterip “aşkım dur gel şuraya sana tutunarak yürücem.” Dediğimde bora yanıma gelip elini belime atarak yürümeme yardım etmişti evet az çok yürümüştüm ama ayağım çok açımaya ve ağrımaya başlamıştı, hatta bileğim biraz şişmişti. Yatağa oturduğumde bileğimi ovalamaya başlamıştım çünkü ağrı artmaya başlamıştı. Bora yanıma otururmuştu ve “geriye yaslan ayağınıda uzat şöyle.” Diyerek yavaşça bacaklarımı dizine koydu ve çok yavaş bir şekilde ovalamaya başladı. İnanılmaz derecede acıyordu. Gözlerim dolmuştu çünkü canım çok yanıyordu ve bunu boraya çaktırmamaya çalışıyordum yüzümü ellerimin arasına almıştım ve kendimi sıkıyordum yoksa çığlık atıcaktım.
Ellerimi yüzümden çekip boraya bakmıştım ve sesim hafiften titremişti. “Bora tamam yeter çok acıyor” demiştim. Bora yanıma gelip kolunu omzuma atıp yanağımdan öpmüştü ve “hadi hastaneye gidiyoruz.” Demişti. Kafamı sallamıştım ve küçük bir çocuk gibi “akşam gidelim.” Dediğimde bora hayır anlamında kaşlarını kaldırmıştı. “Lütfen.” Dediğimde bora elimi tutup “hayatım neden gitmek istemiyorsun?” Demişti. Of sabah sabah hastaneler hiç çekilmiyor en iyisi akşamdı. “Aşkım sabahları hastaneyi sevmiyorum. Akşam gidelim lütfen.” Dediğimde bora saçlarımı öpüp. “Tamam, sen nasıl rahat hissedersen o zaman gidelim. Ama hadi hazırlan kahvaltı edelim.” Dediğinde saate bakmıştım ve saat baya geçti. 15.28 “aşkım bu saate ne kahvaltısı? Zaten ben aç değilim.” Dediğimde bora bana dik dik bakıp “hayır yiceksiniz miray hanım.” Demişti ve yatağın yanındaki masanın üzerinden otelin telefonunu kullanarak birini aramıştı.
Bora
Merhaba …. Odasına 2 tane tost alabilir miyiz?
…
Bora
Tamamdır teşekkürler.
Bora telefonu kapatıp kendini yatağa bırakmıştı ve bende yanına uzanmıştım “aşkım hala uykum var.” Demiştim. Bora bana bakmıştı ve “aşkım yemeğini ye sonra uyursun kalkıncada hastaneye gideriz.” Dediğinde kafa sallamıştım ve gözlerimi kapatıp öylece duruyordum.
Bir süre sonra kafı çalmıştı ve bora açtığında kadın sesi duymuştum. Hemen gözlerimi açıp kapıya diktiğimde sadece borayı görüyordum ama sesleri duyuyordum.
Kadın
Siparişleriniz efendim, afiyet olsun.
Bora
Teşekkürler.
Bora elinde tostlarla gelmişti ve tostları balkondaki masaya koymuştu benide kucağına alıp sandalyeye oturtmuştu ve sonra kendide kariıma geçmişti. Borayla tostlarımı yerken uyumak üzereydim gözlerim gidiyordu. Tostumdan az bi parça bırakıp boraya dönmüştüm ve “aşkım devamını yiyemeyeceğim ben yatıcam.” Demiştim ve ayağa kalkıcakken yine acıyla inlemiştim çünkü ayağımın burkuk olduğunu umutmuştum. “Ahh!”. Bora hemen yerinden kalkıp beni kucağına almıştı ve “yavrum neden öyle hemen kalkıyorsun ben alıcam zaten seni.” Dediğinde boraya bakmıştım ve yüzünde endişeli bir hal vardı. Benim için endişeleniyordu yerimm. “Aşkım unuttum.” Dediğimde bora saçlarımdan öpüp “bebeğim dikkat et.” Demişti ve yatağa koymuştu. Boraya bakıp sadece “hıhı” demiştim ve hemen yatağa yerleşmiştim. Ve son hatırladığım sadece yatakta yattığımdı çünkü direk uyumuştum.
Güzel uykumdan uyndırılmıştım. Ne kadar rahatsuz edici bir olay. Biri saçımdan seviyordu ve “miray…” diye ses gelmişti. Gözlerimi aralayıp açtığımda yatağa oturmuş olan dorayı görmüştüm. Gözlerimi açtığımı görünce gülümeyerek konuşmuştu. “Güzelim kalk hadi bora gönderi beni hastaneye gidicekmişiniz.” Ahh doğru hastaneye gidicektik. Of nefret ediyorum hastaneden. Hep hastayken yada canım sıkkınken veya en ufacık bir ağrıda bile bütün gün uyurum. Yataktan yavaşça doğruldum ve ayağamı oynattığımda biraz ağrımıştı. Yüzümü buruşturmuştım. Dora bana meraklı gözlerle bakarak “açıyor mu?” Dediğinde kafa sallayıp “hıhım evet.” Demiştim. Telefonumu alıp saate baktığımda 20.27 geçiyordu. Oha! Bütün gün uyumuştum,aslında alışkın olduğum bir olaydı ama yinede şaşırdım. Doraya bakıp “aşkım kıyafetlerimi getirir misin?” Dediğimde dora ayağa kalkıp kıyafetlerimin yanına gitmişti ve “ne istiyorsun balım?” Demişti. Şuan hiç kıyafet seçicek halim yok. “Aşkım kafana göre, rahat olsun yeter.” Dediğimde dora kafa sallayıo eline bol şort ve beyaz bol bir üst alıp bana getirmişti ve odadan çıkıcakken “boraya yaz hazır oluncaa” demişti ve odadan çıkmıştı.
Hazırlandığımda boraya yazmak için telefonu elime almıştım.
Miray
Bora
Bora
Efendim güzelim
Miray
Hazırım ben
Bora
Tamam geliyorum.
Miray
Tamam
Sohbetten çıkıp boraya beklemeye başlamıştım. İnstagrama girmiştim ve baya bi istek gelmişti. Tabii ki de kabul etmedim. Ama dm kutupda biri vardı ve yabancı gelmiyordu. Alperen. Ananı satim alperen ne alaka?! Eskiden hoslandığım çocuk? Off ne alaka? Hemen merakla sohbete girmiştim.
Alperen
Naber fıstık?
Fıstık ne ya? Of aptal şey. Artık tabii ki de ondan hoşlanmıyordum çünkü mükemmel ötesi bir sevgilim vardı sade bir şekilde yazmıştım.
Miray
İyi
Tam sohbetten çıkıcakken hemen cevap gelmişti.
Alperen
Bende iyiyim sormadın ama neyse
Miray
Tamam
Alperen
Ee nasılsın uzun zaman oldu?
Miray
İyi iste
Alperen
Neden bu kadar soğuksun miray? Eskiden benden hoşlanan sendin şimdi ne oldu?
Of mal mı bu? Sanane ne olduysa oldu birde hesap mı vericektim? Hayır.
Miray
Ne var alperen ne icin yazmıştın uzatma.
Alperen
Oo küçük sakin ol ne bu sinir?
Miray
Düzgün konuşamıyor musun sen? Küçük müçük ne aq
Alperen
Yavrum sakin ol ne bu sinir? Sadece yazdım öylesine.
Miray
Yazma alperen. Yavrumda deme sevgilimden başkasına katlanamam.
Alperen
Ooo demek sevgilin var. Kim bu şanslı kişi? Tanıyor muyuz?
Miray
Bora.
Alperen
Hangi bora mahalleden olan mı abinin arkadaşı?
Miray
Evet o bora.
Alperen
Ananı sikim. Siz ne alaka? O çok soğuk biri aq siz nasıl sevgili oldunuz o çocuk seni uzer miray.
Miray
Ne diyorsun alperen bora herkesten çok beni mutlu ediyor ve sevgilimin hakkında böyle konuşamazsın. Bora görmesin bunları cidden iyi olmaz.
Alperen
Ayrılırsanız haber et.
Miray
Siktir git amk niye ayrılalım mal mısın?
Alperen
Görücez
(Görüldü)
Bok görür orospu çocuğu. Kapının açılmasıyla telefonu kapatmıştım ve borayı görünce gülümsemiştim. Yanıma gelip oturduğunda boraya sarılmıştım ve bora yanağımdan öpüp “hava kararıcak ama günaydin bitanem.” Diyerek gülmüştü kafamı boranın göğsüne yaslayıp bende kıkırdamıştım ve gözlerimi kapatmıştım. Hala uykum var. Bora yavaşça beni alıp kucağına oturtmuştu ve “hazır mısın?” Dediğinde kafamı sallayıp “hazırım. Ama uykum var.” Dediğimde bora saçlarımdan öpüp yanağımı okşamıştı ve “arabada uyursun güzelim” dediğinde kafamı sallamıştım. Bora beni tutup kalmıştı. Yere bakıp daha sınra boraya bakıp “aşkım yürümeyi denesek?” Dediğimde “yavrum üstüne basma bak dahada kötü olmasın.” Dediğinde boraya masum masum bakıp “lütfen.” Dediğimde iç çekip yavaşça beni yere bıraktı ve elini belime koyup yürümeyi denemiştik. Biraz yürümüştük ama bora dayanamayı geri kucağına almıştı. Kollarımı boranın boynuna dolamıştım ve odadan çıkmıştık.
Aşağıya indiğimizde abimleri görmüştük ve abim yanımıza gelmişti. “Hay amına koyim alışamıyorum senin sevgilin olmasına. Arada boraya dalasım feliyor.” Demişti ve bora gülmeye başlamıştı. Bora abimle uğraşmaya başlamıştı. “Çok yakışmıyor muyuz? KARDEŞine fazla aşığım arda haberin olsun. İleride karım yapıcam.” Dediğimde abim burnundan soluyordu ve elini yumruk yaparak “oğlum seni var ya!” Dediğinde abimin kafasına vurup “sus bulaşma kocama” demiştim. Aslında kocam demezdim şuanlık itici yani daha evlenmemiştik. Tek amacım abimi sinir etmekti. Bora bana ayak uydurarak abimi sinir etmeye devam etmişti. “Karımı duydun arda. Ağzına kocam lafı çok yakışmıyor mu?” Dediğimde abim sinirden kızarmış bir şekilde “oğlum dua et kucağında şu kız var yoksa yakana yapışmıştım. Evlenemezsiniz lan vermiyorum.” Dediğinde bora hiç düşünmeden cevabını ortaya koymuştu. “Kaçırırım.” Dediğimde abim boraya laf edicekken “susun ya sonra edin kavganızı hadi gidelim şu hastaneyede kurtulayım.” Dediğimde bora kafa sallayıp “tamam yavrum gidelim.” Demişti ve bunu derken abimin gözlerinin içine bakıyordu abimin konuşmasına izin vermeden gitmiştik.
Bora arka koltuğa beni oturttu ve ayaklarımıda koltukta uzattırdı ve kapımı kapatıp şoför koltuğuna oturmuştu. Yola çıktığımızda koltuğa yaslanıp uyumuştum.
Koltuktan beni çeken elleri hissedince uyanmıştım ve borayı görünce geri gözlerimi kapatmıştım. Bora beni kucağına aldığında “yavrum uyan hadi hastaneye geldik.” Demesiyle gözlerimi açmıştım.
Hastaneye girdiğimizde kayıt yerine gitmiştik ve ordaki adam borayla beni süzüp “neyiniz vardı?” Dediğinde bora soğuk bir tanda “ayağını burktu, üstüne basamıyor.” Demişti ve adam bir kağıt alıp bir şeyler yazmaya başlamıştı. Adam bana tc mi sorduğunda söylemiştim. “***********” dediğimde adam bir şey çıkartıp kağıda yapıştırmıştı ve kağıdı boraya uzatıp “burdan sağa dönün koridora ulaştığınızda sola dönün 4. Kapı.” Dediğinde bora “tamam.” Diyerek yürümeye başlamıştı.
Bora yürürken sızlanmaya başlamıştım. “Of ya tamda tatil zamanı oldu.” Dediğimde bora yumuşacık sesiyle konuşmaya başlamıştı. “Yavrum şuan senin sağlığın önemli tatile tekrar geliriz bir şey olmaz.” Dediğinde dudağımı büzüp “olsun.” Demiştim ve geliceğümiz yere gelmiştik. Bora kapıyı tıklattığında içeriden “girebilirsiniz.” Diye yumuşak sesli bir kadın sesi gelmişti. İçeri girdiğimizde çok tatlı bir kız vardı ve bizi görünce gülümsemişti ve “buydun? Neyiniz vardı?” Dediğinde bora kağıdı uzatmıştı ve bende “ayağımı burkmuştum ve bir kaç gündür üstüne basamıyorum.” Dediğimde kadın boraya bakmadan konuşmuştu “söyle alalım sizi” demişti ve bıra yatak gibi bir yere beni koymuştu. Ayağımı uzatmıştım ve kadın gülümsedi ve bana sakin ve tatlı bir tonda “hangi bileğin güzelim?” Dediğinde sağ bileğimi göstererek “sağ bileğim.” Demiştim aynı samimiyette. Kadın bileğime yavaşça dokunmaya başladığında yüzümü buruşturmuştum. Bora elimi tutmuştu. Kadın bana baktığında “acıyor herhalde?” Dediğinde kafamı sallayıp “biraz…” demiştim. Kadın masasına geçip kağıda bir şeyler yazdı ve kağıdı bize geri verip “ film çekilecek. Soldan gidin en sondaki oda.” Demişti. Kadına “tamamdır teşekkürler.” Demiştim ve bora beni kucağına alıp odadan çıkmıştık. Boraya bakıp “indir beni yürümeye çalısıcam.” Demiştim ve bora ikna olmayacak gibi bakınca “lütfen.” Demiştim ve bora yavaşça beni indirip belimden tutarak yürümeye başlamıştık.
Kapıya geldiğimizde kapıyı taklattık ve içeriden “gir.” Diye ses geldi. İçeri girdiğimizde bir adam bize bakmıştı ve kafa sallayıp “ne vardı?” Demişti. Ne kadar ters biri sinir bozucu. Bora elindeki kağıdı adama verip “film çekilecek.” Dediğinde adam boraya ters ters bakıp kağıdı incelemişti ve bana “şuraya otur ayağını uzat.” Demişti. Dediği gibi yapmıştım ve makineyi indirerek işini yapmıştı.
Odadan çıkıcakken adam “yarım saate çıkar. Geldiğiniz yere gidin.” Dediğinde bora bir şey demeden bana yardımcı olarak odadan çıkmıştık. Odadan çıktığımızda boraya bakıp “sinir oldum.” Dediğimde borada aynı şekilde “bende dalıcaktım piç’e.” Dediğinde gülmüştüm. Boraya bakarak “kantine gidelim mi yarım saat beklememiz gerekiyor sonuçta.” Dediğimde bora saçlarımdan öpüp “tamam gidelim.” Demişti.
Kantine geldiğimiz boş bir masaya oturmuştuk. Kafamı masaya koyup öylece yatmıştım. Uykum vardı ne kadar uyusamda hep uyukum vardı. Bora saçımla oynamaya başlamıştı ve “saçların çok güzel.” Demişti. Boranın bunu demesi gülümsememe neden olmuştu. Boraya bakıp “teşekkür ederiimm” dedim ve kafamı kaldırıp boranın yanağından öpmüştüm. Bora sırıtmaya başlamıştı. Çok yakışıklıydı fazlasıyla. sanırım tekrar aşık oldum. Kafamı geri masaya koyup boraya bakmaya başlamıştım. Herşeyi çok kusursuzdu. Aklıma biran alperen gelmişti acaba boraya söylesem mi? Ama kavga etmesini istemiyorum. Ama bu bizim kavga etmemize neden olur mu? sanmam ya neyse of bunu düşünmek istemiyorum.
Saat baya geçmişti hatta yarım saatide geçirmiştik boraya bakıp “hadi gidelim.” Demiştim ve bora kafa sallayıp “tamam gidelim.” Demişti ve ayağa kalkıp benim kalkmama yardım edip yavaşça yürümüştük.
Sonunda odaya geldiğimizde kapıyı çalmıştık ve tekrardan o sıcacık ses gelmişti “geliinn” içeri girdiğimizde ordaki kız bize gülümsemişti ve “bende sizi bekliyordum.” Dedi ve gülümsemiştim doktor kız tekrardan konuşmuştu. “İsmin neydi acaba?” Dediğinde samimi bir şekilde “miray” demiştim ve kız ayağa kalkarak “evet miraycım ayağın sadece incilmiş üstüne basamaman normal çünkü biraz kötü incilmiş. 1 haftaya eskisi gibi olursun ama masaj yapmanı öneririm birde ağrın vardır diye ağrı kesici krem öneririm.” Dediğinde gülümseyerek “teşekkürler.” Demiştim. Kız “iyi günlerr.” Demişti ve odadan çıkmıştık. Yavaşça arabaya gitmeye başlamıştık.
Sonunda arabaya gelmiştik ve borayla yola çıkmıştık. Yolda giderken telefonum çalmaya başlamıştı. Arıyan kisiye baktığımda abimi görmüştüm. Ve hoparlöre almıştım.
Arda
Alo
Miray
Efendim abi
Arda
Neresiniz?
Miray
Arabadayız dönüyoruz
Arda
Bora itiyle değil mi?
Boraya bakarak gülmeye başladım.
Miray
Evet abi ne oldu?
Arda
Neyin varmış?
Miray
İnciltmişim.
Arda
Biliyorum kızım ben seni abartıyorsun bok varda boranın kucağına çıktın.
Miray
Abi ne alaka mal mısın?
Arda
Tabi öyle sırf bora kucağına alsın seni diye.
Miray
He abi sırf bora beni kucaklasın diye. Ama benim numara yapmama gerek yok ben istesem bora zaten kucaklayıp götürürdü.
Arda
Oğlum sizi var ya!
Miray
Bizde seni seviyoruz abicim. Hadi kapat işimiz var.
Arda
Ne işi lan arabada?!
Miray
Abi eczaneden krem alı-
Bora
Arda aile işlerine karışma kardeşim.
Arda
LAN OĞLUM SİZ NAPIYORSUNUZ!
Bora
Hadi kardeşim görüşürüz.
Arda
BORA BELANI Sİ-
Bora telefonu kapatmıştı ve elimle yüzümğ kapatıp konuşmuştum. “Bora! Yanlış anladı!” Dediğimde bora arabayı durdurmuştu çünkü krem alıcaktı. “Ben olsam bende yanlış anlardım.” Demişti. Bir saniye ben bu anı hatırlıyorum. Biz daha sevgili değilken mutfakta emrenin bizi basması sonucunda bora tekrardan böyle demişti. Off o günleri özledim. Ellerimi biran yüzümden çekip boranın bacağına vurup “BORA!” “Yavrum?” Of şu çocuğun böyle yapmadından rahatça kızamıyorum. Boraya söylenmeye başlamıştım. “Yapma şöyle! Rahatça kızamıyorum.” Bora bana yaklaşıp “hmm ne yapıyormuşum?” Demişti. Amacını anlamıştım ama izin vermemiştim. “Hadi bora. Zaten uykum var.” Dediğimde bora bana bakıp “bebeğim senin hep uykun var.” Diyerek arabadan inmişti.
Bora arabaya geldiğinde elinde bir foşet ve çikolata vardı. Çikolatayı bana uzatmıştı. Hemen çikolatayı alıp “aşkıımm yerim senii” dedim ve boranın yanağından öpmüştüm. Bora sırıtarak “ohh, sen hep böyle mutlu olup beni öpersen ben sana saniye başı çikolata alırım güzelim.” Dediğinde boraya gülüp sonra ters ters bakmıştım. Aslında şaka amaçlı yapıyorsum. “Ne yani ben seni sadece çikolata alınca mı öpüyorum?” Dediğimde bora derince iç çekip konuşmuştu. “Hayır güzelim sadece şuanlık dedim.” Bora eliyle çanemi tutup kendine yaklaştırıp yanağımdan öpmüştü ve arabayı çalıştırmıştı. Hemen çikolatamı alıp yemeye başlamıştım ve borayada uzatıp “sende ye.” Demiştim. Bora kafa sallayıp “yavrum çikolatayla pek aram yok.” Demişti. Bir dakika ney? Çikolatayla nasıl arası yok? Oha. “Nasıl? Nasıl aran yok? Çikolata sevilmez mi?” Demiştim. Merak ediyordum nasıl sevmiyordu? “Güzelim çok sevmiyorum şekerli şeyleri.” Dediğinde anlamamıştım ama anlamış gibi yapıp “haa” demiştim.
Bölüm etkileşimi
