Abimin arkadaşı kitap kapağı

27. bölüm / 43

Abimin arkadaşı

27

Vaveyla Yazarı: User .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 27

Evin önüne geldiğimizde borayla yol boyunca hiç konuşmadığımızı fark ettim ve boraya dönüp “sen orda ne yapıyordun Bora?” Demiştim ve bora ifadesiz bir suratla gözlerimin içine bakıyordu. “Dolaşıyordum.” Ne yani mahalle aralarında ıssız sokaklarda mı? Hiç inandırıcı değil. “Tekin olmayan sokaklarda mı Bora?” Demiştim inanmayan bir sesle, çünkü inanmadım. Bora açık ve net bir şekilde “evet.” Demişti. Of neden soğuk yapıyor? Ben bir şey mi yaptım? Hayır ama yapmadım. Boraya bakıp kırgın bir şekilde bakıp “neden bana karşı soğksun Bora?” Demiştim. Boranın bakışları yumuşar gibi olmuştu ama tekrar o umursamaz buz gibi bakışlar yerini almıştı. “Abartma miray. Eve git artık.” Dediğinde hem şok olmuştum hemde çok kırılmıştım. Bildiğin beni yanında istemediğin açıkça belli ediyor, beni kovuyor. Son kez boraya kırgın bir bakış atıp arkamı dönüp hızlıca eve gitmiştim. Adımlarımın her birinde gözlerimin bulanıklaştığını hissettim. Hayır ağlamayacağım. Boraya o kadar sinirli,öfkeli ve kızgındım ki. Bir şey yapmamama rağmen bana nasıl davranıyordu. Daha sabah iyiydik arabada, kapının önünde. Şimdi ne değişti. Önceden 1 dakika görmesem özlüyorum diyen bora şimdi “eve git artık.” Diyordu.

Kapıdan girdiğimde anahtarı masaya atıp salona girmiştim ve duru beni görünce hemen yanıma geldi ve “Miray nerdesin sen! Ne kadar zaman geçti aklım çıktı!” Sadece yüzüne öyle bakmaya başladım ve duru bir anda duraksadı ve “ne oldu sana?” Demişti. Gözlerim yavaşça dolmaya başlamıştı ve sadece yalnız kalmak istediğim için bahane uydurmuştum. “Ben yatsam iyi olur.” Demiştim. Zaten duru çarşafların yerini falan herşeyi biliyor. Tam arkamı dönüp gidiyordum ki duru bileğimden tutup “Miray ne oldu? Ne bu halin?” Demişti. Anlatmakta kararsız kalmıştım ama o benim en yakın arkadaşımdı anlatabilirim bence. “Oturalım mı?” Demiştim. Duru kafa sallayıp “gel balkona oturalım.” Demişti. Kafamı sallayıp yürümeye başlamıştık.

Balkona oturduğumuzda duru meraklı bir şekilde “anlat artık.” Demişti kafa salladım ve derince iç çekip anlatmaya başlamıştım.

Herşeyi anlatmıştım ve duru şok içinde bana bakıyordu. “Oha kanka bu bora olamaz. Bu çocuk sana aşıktı, şimdi ne oldu?” İçimde hissettiğim kırgınlık dahada büyüyordu. “Bilmiyorum kanka ama cidden çok kırıldım. “Eve git artık.” Ne demek. Önceden olsa “eve geç güzelim ben seni bekliyorum.” Der ama kanka onu demeyi bırak kapıya kadar bile bırakmadı.” Demiştim. Duruda hem şok içerisindeydi hem de sinirliydi. Bıraz düşündü ve “KANKA EMREYE SORALIM.” Demişti hemen heyecanla “ara Emreyi çabuk çabuk.” Dedim ve duru kafa sallayıp telefonunu çıkartıp Emreyi aramıştı. Hemen açtı.

Emre
Efendim duru’m

Duru
Emre sana bir şey soracağız

Emre
Sor gülüm de kiminle?

Duru
Mirayla birlikte.

Emre
….tabii sorun.

Duru
Boranın bir sorunu mu var?

Emre
….yok bir şeyi.

Duru
Emre emin misin? Neden sustun bir anda?

Emre
Evet.

Miray
Ya Emre yalan söyleme. Lütfen anlat neyi var biliyorsun sen.

Emre
Miray kurcalamayın.

Miray
Emre lütfen. Bana artık eskisi gibi davranmıyor, ne olduğunu bilmek istiyorum.

Emre
Biraz zaman ver herşey düzelecek.

Miray
Emre anlat işte.

Emre
Miray kapatmam lazım görüşürüz.

Telefon kapanmıştı. Kahretsin! Sinirlerim bozuldu. Neden anlatmıyor? Duruyla birbirimize baktık ve “ben yatmaya gidiyorum.” Diyerek durunun yanından ayrılıp odama doğru gitmeye başladım.

Odama geldiğimde kapımı kapatıp kendimi yatağa atmıştım ve klimayı açıp uyumaya çalışıyordum. Pek mümkün değildi ama bir süre sonra uyumaya başlamıştım.

Yavaşça gözlerimi araladım ve yatağımın kenarında oturup saçlarımı seven Borayı görmüştüm. Hemen yerimden kalktım ve “bora?” Demiştim. Bora o sıcacık bakışıyla bana baktı ve “söyle güzelim.” Demişti. Sonunda bana soğuk yapmıyor sonunda. “Ne yapıyorsun burda?” Demiştim. Bora gözlerimin içine bakmaya devam ederken “seni özledim.” Demişti. Gözlerim dolarken boraya sarıldım ve “bende seni özledim.” Dedim ve hemen ardından “neden bana öyle davrandın Bora?” Demiştim. Boranın bir an sesi değişti ve “öyle gerekti Miray.” Demişti. Hayır hayır tekrar olmaz. Tekrar bana böyle davranmamaz. Miray demesinden hiç hoşlanmıyorum. “Neden bora neden? Nedenini söyle sadece bana. Öyle gerekti deme.” Dedim ve bora sanadece bana dikdik baktı ve “yakında öğreneceksin. Dikkat et.” Demişti ve yok olmuştu. O korkuyla bağırmaya başlamıştım çünkü bora yok olmuştu. Yatakta kendimi köşeye çektim ve delirmek üzereydim. Bora yok oldu! Bora gitti! Kayboldu! Bu nasıl olabilir?! Gözlerimi kapattım ve dizlerimi kendime çekerek kafamı kollarımın arasına gömmüştüm.

“Miray…Miray…Miray uyan.” Korkuyla gözlerimi açtım ve etrafa bakındım. Bora nerdeydi?! Bora yerine duru gelmiş? Bu nasıl olabilir?! Telaşla “Bora? Bora nerede?!” Demiştim. Ama bir saniye ben yatakta yatıyorum? Hemen yerinden doğruldum ve duruya bakmaya başladım. Duru saçlarımı okşayıp “güzelim kabus görüyordun. Yan odadan geldim sesine.” Demişti. Derince nefes alıp ellerimi anlıma koydum ve “kabus mu?” Dedim. Duru sıcacık gülümsemesiyle “evet balım kabus, geçti artık.” Demişti. O kadar etkilenmiştim ki. Duruya döndüm ve rüyamı söylemiştim. “Borayı gördüm. Ona seslendim ve bana “söyle güzelim.” Dedi sonra “ne yapıyorsun burda” dedim. Bana dedi ki “seni özledim.” Ona sadece “bende seni özledim ve bana neden böyle davrandın?” Diye sordum. Hemen eski o soğuk halini aldı ve bana “öyle gerekti miray.” Dedi. Israrla “neden bora neden?” Dedim bana sadece ne dedi biliyor musun?” Dedim ve duru meraklı ve düşünceli bir şekilde “ne dedi?” Demişti “yakında öğreneceksin. Dikkat et. Dedi.” Demiştim. Durunun bakışları bir anda değişti ve “yakında öğreneceksin. Dikkat et… bu ne demek?” Demişti. Off düşünemiyorum bile omuzlarımı düşürdüm ve kafa sallayıp “bilmiyorum…ama neden böyle bir şey gördüm?” Duru kafa anlamsızca bana bakıp kafa salladı ve düşünceli bir şekilde konuştu. “Bilmiyorum…ama rüyalara dikkat etmeliyiz miray çıkabiliyorlar. Belkide cidden dikkat etmelisin.” Dediğinde içim ürpermişti. Belkide cidden dikkat etmeliydim ama kime? İşte burası cevapsız. Telefonumu elime alıp saate bakmıştım ve saat 07.36 geçiyordu. Sabah olmuştu bile. Belki uyursam devamını görebilirim. Ama bora ortandan kaybolmuştu. Yinede denemekten zarar gelmez diye düşünüyorum. Duruya bakıp “olabilir. Neyse uyuyalım.” Dedim ve duru kafasıyla onaylayıp odamdan çıkmıştı. Geri yatmıştım. İyi ki uykucu bir kızdım hemen uykuma geri dalmıştım.

Gözlerimi açtığımda odamdaydım. Rüya mı gerçek mi? Anlamanın tek bir yolu vardı, canımı acıtmak. Kolumu cimcikledim ve acımıştı. Ah olamaz rüyada değilim. Telefonumu elime alıp saate bakmıştım ve saat “14.23” geçiyordu. Mesajlarımı kontrol ettim ama bora yazmamıştı. Normalde yazardı veya aradı. O yazmıyorsa ben yazarım.

Miray
Bora

Mesajıma bakmamıştı. Of bakar miray abartma. Aşağıya inip kahvaltı yapmam lazım çünkü acıkmıştım. Odamdan çıkıp yan odaya misafir odasına gittim ve içeride duru yoktu. Yatak toplanmıştı. Aşağıya indiğimde mutfaktan şarkı sesleri geliyordu. Mutfağa girdim ve duru enerjik bir şekilde kahvaltı hazırlıyordu. Elindeki salatalık olan tabağı masaya bırakıp “günaydın kuzum, hadi otur kahvaltı edelim.” Demişti. Gülümsedim ve mahcup bir şekilde “günaydın. Kahvaltı mı hazırladın birde? Neden uyandırmadın birlikte hazırlardık.” Demiştim ve duru omuzlarımdan tutup sandalyeye oturtup kendine yanıma oturmuştu ve “hadii bunları mı konuşacağız? Kahvaltı edelim.” Demişti. Kafa salladım ve kahvaltı etmeye başlamıştık.

Kahvaltı bitmişti ve duru kalanları dolaba yerleştirirken bende makineyi yerleştiriyordum. Duru işini bitirince bana yardım etmişti ve makineyi kapatıp salona geçmiştik. Salonda oturduğumuz sırada bildirim gelmişti. Telefonu elime aldığımda Boradan olduğunu fark ettim ve hemen mesaja girdim.

Bora
Ne oldu miray?

Miray
Ne oldu miray mı?

Bora
Evet ne oldu?

Miray
Bora sen iyi misin?

Bora
Miray uzatma söyle ne var?

Miray
Bora ne biçim konuşuyorsun sen?

Bora
Ne istiyorsun?

Miray
Sadece konuşmak istemiştim

Bora
Tamam.

Miray
Bora neler oluyor? Neden bana böyle davranıyorsun?

Miray
Başka biri mi var?

Bora
Saçmalama miray.

Miray
Ne o zaman bora açıkla neden bana böyle davranıyorsun?! İstemiyorsan söyle bitirelim ama bana böyle davranma.

Bora
Hayır bitirmeyeceğiz.

Miray
Bora ne yapmaya çalışıyorsun?! Cidden aklım almıyor hem beni istemiyorsun hemde bitirmekte istemiyorsun? Dengesizce davranıyorsun farkında mısın?

Bora
Miray yakında öğreneceksin. Sadece dikkat et. Akşam sokağa çıkma. Hatta tek dışarı çıkma.

Miray
Bora ne diyorsun anlamıyorum.

Bora
Yavrum dediklerimi yap.

Miray
Bora bana soğuk sıcak yapma. Aklımı karıştırmaktan başka bir şey yapmıyorsun. Lütfen neler oluyor anlat. Bana neden böyle davranıyorsun? Neden tek dışarı çıkmamı istemiyorsun?

Bora
Miray kendi iyiliğin için daha fazla soru sorma.

Miray
Hayır soracağım. Bana anlatmazsan seni heryerden engellerim bir dahada yüzüne bakmam Bora. Dışarı çıkmamda o zaman seni alakadar etmez.

Bora
Kahretsin miray! Neden her şeyi bu kadar zorlaştırıyorsun?!

Miray
Anlatıyor musun?

Bora
Şuan olmaz Miray.

Boraya görüldü atmıştım ve engellemiştim. Bana böyle davranmasına daha fazla katlanamazdım. Ona aşığım ve bana böyle davranması acı veriyor en azından mesaj atmamı yada atmasına engel olmuştum. Rüyamdaki gibi bana “yakında öğreneceksin. Dikkat et.” Demişti. Olamaz cidden bu rüya bana bir şey anlatmıştı. Duruya bakıp aceleye yanıma gelmesi için işaret yapmıştım. “Duru çabuk yanıma gel.” Dedim ve duru hemen yanıma gelip korku ve merak içerisinde “ne oldu?!” Demişti. Telefonumu eline verip “al oku.” Demiştim. Duru mesajları okumaya başlamıştı.

Mesajları okumayı bitirmişti ve bana bakıp endişeli bir şekilde “yakında öğreneceksin. Dikkat et….” Diye fısıldamıştı. İkimizinde rengi atmıştı ve korku içinde “neler oluyor?!” Demişti. Kafa salladım ve omuz silkip “bilmiyorum ama içim daraldı.” Demiştim. Aklıma Bora gelmişti. Artık eskisi gibi olamayacağız sanırım. Ne kadar sinir olsamda engellesemde içim paramparça. Onu şimdiden özlemiştim ve engellemenin pişmanlığını yaşıyordum. Ama engelli açmayacağım. Abimi arama kararı almıştım. Duruya baktım ve “abimi arayacağım.” Demiştim ve bana “ara.” Demişti. Abimi aramaya başlamıştım. Çalıyor…çalıyor…açtı.

Miray
Alo abi.

Arda
Söyle küçük cadım

Miray
Nerdesin?

Arda
Oteldeyiz?

Miray
Ne zaman geliyorsunuz?

Arda
Daha buradayız ne oldu?

Miray
Yok bir şey tamam. Hadi görüşürüz.

Arda
Görüşürüz?

Telefonu kapattım ve duruya aktığında merakla bana bakıyordu. “Abimler daha otelde kalıcaklarmış off.” Dedim ve duru kolumu sıvazlayıp “merak etme kuzum ben yanında kalırım. Hatta egelerde gelsinler kalabalık olalım.” Dediğinde çok mantıklı gelmişti. Resmen gözlerimin içi parıldamıştı. “Evet evet sen konuş egeyle olayları falan anlat bizde kalın.” Demiştim. Duru başını onaylarcasına sallayıp telefonunu eline alıp birşeyler yapmaya başladı. Sanırım egeye yazıyor.

Bir kaç dakika geçti ve duru telefonu koltuğa bırakıp “tamam egeler akşama gelmiş olurlar. 1-2 saate geliriz dedi.” Demişti. Cidden böyle arkadaşlarım olduğu için çok şanslıyım. “Tamam.” Dedim. Duruya bakıp. “Sizi çok seviyorum. Teşekkür ederim, her zaman yanımdasınız.” Dedim ve duruya sıkıca sarılmıştım. Duruda bana sıkıca sarılıp “biz kardeştende öteyiz balım tabii ki de her zaman yanında olacağız.” Dediğinde yanağından öpmüştüm. Aklıma yine bora gelmişti. Keşke şuan onunla olabilsem veya konuşabilsem. Ama o beni istemiyor. İstemsizce gözlerim dolmuştu ve duruda bunu fark etmişti. “Miray’ım ne oldu şimdi?” Dediğinde cevap verememiştim. Ama duru hemen anlamıştı. “Hayır bora için sakın üzülmüyorsun. İzin vermiyorum. Bak çok kızarım Miray.” Demişti. Elimde olan bir şey değil. Kim olsa bu duruma üzülür. Gözümden bir damla yaş süzülmüştü kendime engel olamamıştım. “Neden bana böyle davrandı? Başka birisi var kesin…” dememle duru göz yaşımı silip bana sarılmıştı ve “hayır hayır. Bak oda başka biri yok demiş.” Ne fark eder ki bana ben değilmişim gibi davranıyordu zaten. “Duru bana başka biri gibi davranıyor.” Dedim ve hıçkırıklarım kendini tutamayıp ağzımdan kaçmayı başarmıştı. Duru üzgün bir seste “ağla içinde tutma. Bak ben yanındayım üzülmene değmez birtanem.” Dediğinde sadece hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.

Duruyla koltukta öylece oturup hiç konuşmadan etrafa bakıyorduk. Ama hala sessiz sessiz ağlıyordum. Bir an kapı çalmıştı. Duru “egeler geldi.” Diyerek ayağa kalkmıştı ve kapıya doğru yönelmişti. Bir yastık alıp koltuğa koydum ve koltuğa uzanmıştım. Ağlamaktan nefret ediyorum. Ama bir yandan’da rahatlıyorum. Duru yanıma gelmişti ve “miray iki dakika gelir misin?” Demişti. Kafamı koltuktan kaldırdım ve duruya bakıp “ne oldu?” Demiştim. Duru sadece bıkkın bir şekilde “gel balım sen.” Demişti. Kafa salladım ve “peki.” Diyerek durunun yanına gitmiştim. Kapıda gördüğüm kişiyle şok olmuştum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

944okunma 29beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.