47. bölüm · KANDIRDIM

BÖLÜM 47: Fırtınadan Önceki Son Durak

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Vitrindeki Hayatlar 2 BÖLÜM 2: Maskenin Arkasındaki Gölgeler 3 BÖLÜM 3: İlk Çatlaklar 4 BÖLÜM 4: Gizli Aynalar 5 BÖLÜM 5: Kapalı Kapılar ve Yeni Bağlar 6 BÖLÜM 6: Egonun Körlüğü 7 BÖLÜM 7: Kırmızı Hatlar ve Gizli Bakışlar 8 BÖLÜM 8: Ortaklar ve Yaralar 9 BÖLÜM 9: Gölgelerden Gelen Şifa ve Kusursuz Tuzak 10 BÖLÜM 10: Maskenin Kusursuz Dönüşü 11 BÖLÜM 11: Gece Yarısı Sığınakları 12 BÖLÜM 12: Kokular ve Kuşkular 13 BÖLÜM 13: Dedektiflik Oyunları ve Karanlık Odalar 14 BÖLÜM 14: Dijital İlmek 15 BÖLÜM 15: Kırılma Noktaları 16 BÖLÜM 16: Sahte Sığınak 17 BÖLÜM 17: Asfaltın Üzerindeki Işık 18 BÖLÜM 18: Beyaz Odadaki Kırıntılar 19 BÖLÜM 19: Kalp Atışları ve Portakal Kabukları 20 BÖLÜM 20: Demir Parmaklıklar ve Açılan Kafes 21 BÖLÜM 21: Tiyatro ve Tehlikeli Adımlar 22 BÖLÜM 22: Çatı Katındaki Senfoni 23 BÖLÜM 23: Kapanın İçindeki Gölgeler 24 BÖLÜM 24: Şah ve Mat 25 BÖLÜM 25: Kırık Cam Taneleri 26 BÖLÜM 26: Bodrum Katındaki Yetim 27 BÖLÜM 27: Keskin Metalin Sesi 28 BÖLÜM 28: Fırtınadaki El 29 BÖLÜM 29: Siyah Odadaki Şifa 30 BÖLÜM 30: Siyah Sığınağın Sessizliği 31 BÖLÜM 31: Kurşunların Gölgesinde 32 BÖLÜM 32: Av ve Avcı 33 BÖLÜM 33: Kapana Kısılanlar 34 BÖLÜM 34: Çaresizliğin Bedeli 35 BÖLÜM 35: Gece Yarısı Soygunu 36 BÖLÜM 36: Gözlerini Açtığında 37 BÖLÜM 37: Kampüsün Yeni Ağaları 38 BÖLÜM 38: Müdürün Odasındaki Gölge 39 BÖLÜM 39: Karanlıkta Tek Başına 40 BÖLÜM 40: Avcının Labirenti 41 BÖLÜM 41: Ölümle Dans 42 BÖLÜM 42: Maskelerin Ardında 43 BÖLÜM 43: Kusursuz Planın Açığı 44 BÖLÜM 44: Kanlı İmzalar 45 BÖLÜM 45: Ruhun Kararması 46 BÖLÜM 46: Görev Tamamlandı 47 BÖLÜM 47: Fırtınadan Önceki Son Durak 48 BÖLÜM 48: Kalp Atışı Durduğunda (FİNAL)

Hastaneden taburcu oluşlarının üzerinden bir hafta geçmişti. David’in kafasındaki dikişler alınmış, sol kolundaki o kalın alçıyla yaşamaya alışmıştı. Esprilerine, neşesine tam gaz devam ediyordu çünkü Baron’un bittiğini, artık tamamen güvende olduklarını sanıyordu.
Okul çıkışında, gökyüzü aynı Dre’nin gözleri gibi simsiyah, fırtınalı bir renge bürünmüştü. David neşeyle, "Kraliçem, diyorum ki bu akşam gidip o meşhur dondurmacıyı patlatalım. Hava soğuk möğük ama benim içim yanıyor vallahi," diyerek sırıttı.
Dre, montunun cebindeki ellerini sıkılaştırdı. Yüzünde o her zamanki sakin, duygusuz ama David'e bakarken içi titreyen ifadesi vardı. "Olur ejderha avcısı," dedi yavaşça. "Gidelim." Tam okul kapısından çıkıp tenha ara sokağa saptıkları an, Dre’nin siber saati kolunda delice titremeye başladı. Ekranı hızla kaydırdı. Karşısına düşen kırmızı uyarı koduyla Dre’nin o dondurucu kalbi bir anlığına durdu.
Baron’un çökertilen imparatorluğundan kalan son intikam timi, polise yakalanmamak için şehirden kaçmadan önce son bir delilik yapmaya karar vermişti. Ve şu an, sokağın köşesinde, içinde susturuculu uzun namlulu silahlar olan gri bir araç tam karşılarında duruyordu. Aracın namlusu doğrudan David’e çevrilmişti.
David hiçbir şeyin farkında değildi, hala dondurma aromalarını sayıyordu.
Dre, saniyeler içinde hayatının en büyük, en son ve en kusursuz planını yaptı. David'i kurtaracaktı. Bu onun hayattaki son göreviydi. "David," dedi Dre, sesi aniden dünyanın en tatlı, en huzurlu tonuna büründü. David’in gözlerinin içine baktı. "Seni gerçekten çok iyi kandırdım..."
"Ne?" dedi David şaşkınlıkla.
Tam o salisede gri arabanın camı açıldı, namlu uzandı. Dre, David’in sorusuna cevap vermeden, bütün gücüyle onu sokağın kenarındaki çöp konteynerinin arkasına, güvenli bölgeye doğru itti. Kendi vücudunu ise o namlunun tam önüne siper etti.
FIST. FIST. FIST.
Susturucudan çıkan üç dondurucu kurşun, havayı yırtarak doğrudan Dre’nin göğsüne saplandı. Gecenin karanlığında, yağmur sularının aktığı o sokakta Dre’nin göğsünden fışkıran taze kanlar siyah asfaltı anında boyadı.
Dre, dizlerinin üzerine yavaşça çökerken, araba patinaj çekerek hızla uzaklaştı. David şok içinde konteynerin arkasından fırladı, "DREEE!" diye bir feryat kopardı ki ses telleri yırtılacaktı. Koşup onu kucağına aldı. Sağlam eliyle Dre’nin göğsündeki kanı durdurmaya çalışıyordu, gözlerinden sicim gibi yaşlar dökülüyordu. "Hayır, hayır, hayır! Kapatma gözlerini! Dre yalvarırım bırakma beni!"
Dre, David’in kucağında son nefeslerini verirken, boğazından yukarı sızan kana rağmen yüzüne o delice, o çok sevdiğin soğukkanlı ve fısıltılı tebessümünü yerleştirdi. David’in yanağındaki o ıslak yara bandına kanlı parmaklarıyla son kez dokundu. "Ağlama... ejderha avcısı," diye fısıldadı Dre, gözleri yavaşça kararırken. "Hepsini... ölümü bile... kandırdım... Seni yaşattım ya... bu bana yeter."
Dre’nin elindeki siber saat son bir kez titreyip tamamen kapandı. Başrol, arkasında ömür boyu unutulmayacak bir efsane bırakarak, David’in kollarında gözlerini sonsuzluğa kapattı.