39. bölüm · KANDIRDIM
BÖLÜM 39: Karanlıkta Tek Başına
David okul çıkışı o neşeli, şakacı haline geri dönmeye çalışarak, "Aman, komiser de amma abarttı. Altı üstü biraz kirli paraymış, yıkar temizleriz, mis gibi olur!" diye takılırken, Dre’nin kafasında şimşekler çakıyordu. David’in bu beladan tamamen uzak kalması gerekiyordu. Sol kolu zaten alçıdaydı, vücudu yeni toparlanıyordu; bir de uluslararası bir şebekenin hedefi olmasına Dre asla izin veremezdi.
"David, sen eve geç ve dinlen," dedi Dre, sesini olabildiğince normal tutmaya çalışarak. "Benim yeraltı hastanesine uğrayıp doktorla ilaçlar hakkında konuşmam lazım. Akşama çorbanı içirmeye gelirim."
David şüphelenmedi. "Tamam kraliçem, o zaman akşamki randevumuz için sol kolumu parlatıyorum!" diyerek el salladı ve otobüse bindi.David gözden kaybolduğu an, Dre’nin yüzündeki o sakin ifade gitti, yerine ölümcül bir ciddiyet geldi. Telefonunu çıkardı ve siber ağa bağlandı. Komiser Kenan’ın bahsettiği o kara para şebekesi, Dre’nin bildiğinden çok daha büyük ve tehlikeliydi. Eğer polis o paranın izini sürüp yeraltı hastanesine ulaşırsa hem ameliyat kanıtları ortaya çıkacak, hem para elden gidecek, hem de David hapse girecekti.
“Her şeyi yok etmeliyim. David’e ulaşmalarını engellemeliyim,” diye mırıldandı kendi kendine.
Dre, hızla şehrin en tekinsiz bölgesindeki o eski, terk edilmiş internet kafelerden birine girdi. Buradaki izlenemez bilgisayarlardan birini açıp babasının şirket sunucularına, emniyetin veri tabanına ve şebekenin gizli kripto hesaplarına aynı anda sızdı. Parmakları klavyede adeta uçuyordu.Önce malikanenin o geceki tüm kamera kayıtlarını ana sunuculardan kalıcı olarak sildi. David’in pencereden atladığı o görüntü artık tarihe karışmıştı. Ardından yeraltı hastanesinin sistemine girip paranın oraya teslim edildiğine dair tüm dijital makbuzları ve kayıtları yok etti. Her şey harika gidiyordu. David’i kurtarmıştı.
Ancak Dre, David’i koruma dürtüsüyle o kadar acele etmişti ki, şebekenin sunucusundaki çok önemli bir "siber tuzak" kodunu gözden kaçırdı.
Şebekenin ana yazılımcıları, paranın izini silmeye çalışan biri olduğunu fark ettikleri an sisteme ters bir takip virüsü yerleştirmişlerdi. Dre tam son kanıtı silip sistemden çıkacağı sırada, bilgisayar ekranı aniden simsiyah oldu ve üzerinde kan kırmızısı bir kuru kafa belirdi.
Ekranda şu yazı yazıyordu: "Konumun Belirlendi, Sürtük."
Dre’nin gözleri dehşetle açıldı. IP adresini gizlemek için kullandığı tüm duvarlar saniyeler içinde çöktü. Şebeke, Dre’nin tam olarak hangi internet kafede olduğunu bulmuştu!
Dre hızla yerinden fırlayıp çantasını kaptı ve kafeden dışarı fırladı. Hava kararmış, yağmur bardaktan boşalırcasına yağmaya başlamıştı. Ara sokaklardan birine daldığı an, arkasından gelen ani fren sesini duydu.
Siyah, camları filmli devasa bir minibüs sokağın girişini kapattı. Minibüsten elleri silahlı, takım elbiseli üç adam indi. Dre geri kaçmak istedi ama sokağın diğer ucunu da başka bir adam kesmişti.
"Demek patronun parasının izini silen dâhi sensin," dedi adamlardan biri, silahın namlusunu Dre’ye doğrultarak. "Paranın yerini söyleyeceksin. Yoksa o güzel kafana bir kuruşluk mermi sıkarız."Dre, yağmurun altında, etrafı tamamen sarılmış bir halde kapana kısılmıştı. David’i kurtarmıştı ama şimdi kendisi o acımasız şebekenin eline canlı bir yem olarak düşmek üzereydi. Üstelik David’in hiçbir şeyden haberi yoktu...
