BÖLÜM 15: Kırılma Noktaları

Vaveyla Yazarı: Dre Yko

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 48Şu an: BÖLÜM 15: Kırılma Noktaları
  1. 1 BÖLÜM 1: Vitrindeki Hayatlar553 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: Maskenin Arkasındaki Gölgeler402 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: İlk Çatlaklar427 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: Gizli Aynalar378 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: Kapalı Kapılar ve Yeni Bağlar502 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: Egonun Körlüğü522 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7: Kırmızı Hatlar ve Gizli Bakışlar585 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8: Ortaklar ve Yaralar516 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: Gölgelerden Gelen Şifa ve Kusursuz Tuzak568 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: Maskenin Kusursuz Dönüşü474 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: Gece Yarısı Sığınakları498 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: Kokular ve Kuşkular519 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: Dedektiflik Oyunları ve Karanlık Odalar609 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14: Dijital İlmek474 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: Kırılma Noktaları651 kelime · Okuduğun bölüm
  16. 16 BÖLÜM 16: Sahte Sığınak502 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: Asfaltın Üzerindeki Işık526 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: Beyaz Odadaki Kırıntılar412 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19: Kalp Atışları ve Portakal Kabukları497 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: Demir Parmaklıklar ve Açılan Kafes450 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: Tiyatro ve Tehlikeli Adımlar482 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: Çatı Katındaki Senfoni428 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: Kapanın İçindeki Gölgeler710 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: Şah ve Mat591 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: Kırık Cam Taneleri506 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: Bodrum Katındaki Yetim555 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: Keskin Metalin Sesi553 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: Fırtınadaki El511 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29: Siyah Odadaki Şifa364 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30: Siyah Sığınağın Sessizliği421 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31: Kurşunların Gölgesinde495 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: Av ve Avcı411 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: Kapana Kısılanlar405 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: Çaresizliğin Bedeli543 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: Gece Yarısı Soygunu524 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36: Gözlerini Açtığında412 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37: Kampüsün Yeni Ağaları416 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38: Müdürün Odasındaki Gölge505 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39: Karanlıkta Tek Başına449 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40: Avcının Labirenti543 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41: Ölümle Dans513 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: Maskelerin Ardında629 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43: Kusursuz Planın Açığı502 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44: Kanlı İmzalar513 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45: Ruhun Kararması521 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46: Görev Tamamlandı441 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47: Fırtınadan Önceki Son Durak406 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48: Kalp Atışı Durduğunda (FİNAL)496 kelime

Büyük fırtınadan önceki o sessiz sabah, kampüsün arka tarafındaki eski botanik bahçesinde bozuldu. Dre, bir sonraki hamlesini planlamak için kuytu bir bankta tek başına oturmuş, kahvesini yudumluyordu. Tam o sırada arkasından yine o tanıdık, erkeksi koku yaklaştı. Ama bu sefer David sessizce gelip yanına oturmadı.
David, doğrudan Dre’nin tam önünde durdu, kollarını göğsünde kavuşturdu ve o muzip, ama bu kez son derece kararlı gözlerini Dre’ye dikti.
"Daha ne kadar benden kaçacaksın, gizemli melek?" dedi David, dudaklarının kenarında o Dre'nin kalbini eriten tatlı gülümsemeyle.
Dre panikle ayağa kalkmaya yeltendi. "David? Benim... Benim acil bir makale teslimim var, edebiyat kulübü için, yani gitmem—"David bir adım öne çıkıp Dre’nin kaçış yolunu kapattı. "Şşşt, hayır. Bu sefer o darmadağın yalanlarını dinlemeyeceğim," dedi. Ardından cebinden küçük, şık bir hediye kutusu çıkardı ve kapağını açtı. İçinde, üzerinde zarif bir orkide figürü olan gümüş bir bileklik vardı. "Bu sabah kampüsün altındaki o küçük parfümeriye gittim. Tezgahtara 'yabani orkide ve yağmur' kokan o şampuanı sordum. Bana sadece tek bir kişinin, edebiyat bölümünden çok güzel, çekici bir kızın o seriyi özel olarak sipariş ettiğini söyledi."
David, bilekliği kutudan çıkarıp Dre’nin titreyen sol bileğine nazikçe takarken gözlerinin içine baktı. Ses tonu o kadar yumuşak ve içtendi ki: "Beni o gece barın önünden kurtaran sendin, Dre. Yaralarımı silen, bana o huzurlu odayı veren sendin. Neden saklanıyorsun? Neden bana yardım ettiğini söylemiyorsun?" Dre, bileğindeki o sıcak dokunuşla ve David’in bu muazzam itirafıyla adeta nefessiz kaldı. Gözleri dolacak gibi oldu, kalbi göğsünü dövüyordu. "Ben... Ben sadece senin zarar görmeni istemedim," diye fısıldayabildi ilk kez maskesini biraz olsun indirerek.
David, onun bu masum ve çekici haline bakıp dayanamadı, elini hafifçe Dre’nin yanağına koydu. "Zarar görmüyorum. Aksine... Uzun zamandır ilk kez kendimi güvende hissediyorum," dedi.
Aralarındaki o yüksek çekim ve tatlı gerilim bahçedeki havayı bile ısıtmıştı. David artık Dre’nin o gizemli kız olduğundan tamamen emindi ve ona sırılsıklam aşık olmanın ilk eşiğindeydi. Ama Dre, bu büyüleyici anın tadını çıkaramadan cebindeki telefonun titremesiyle irkilerek geri çekildi. Arayan Jian’dı. Ve bu, ikinci b0mbanın patladığı andı.Aynı dakikalarda, şehrin merkezindeki Jaewon’un ailesine ait holding binasının önünde büyük bir kaos yaşanıyordu.
Mali şube ve siber suçlarla mücadele ekiplerine ait üç polis aracı, holdingin kapısında durmuştu. İçeri giren takım elbiseli dedektifler, doğrudan Jaewon’un odasına daldılar. Jaewon, elindeki kahve bardağıyla şok içinde ayağa kalktı.
"Jaewon Bey, şirket serverlarınız üzerinden başka bir firmaya ait gizli finansal verilerin yasa dışı yollarla çekildiği tespit edildi. IP adresiniz ve hırsızlıkta kullanılan dijital belgeler doğrudan sizin bilgisayarınızla eşleşiyor. Soruşturma kapsamında bilgisayarlarınıza el koyuyoruz ve sizi ifadeye çağırıyoruz," dedi başkomiser, elindeki arama emrini göstererek.
Jaewon’un yüzü kireç gibi bembeyaz oldu. "Bu... Bu bir komplo! Ben yapmadım!" diye bağırdı ama polisler onu dinlemedi.Hemen o sırada holding binasının alt katındaki kafede oturan Jian, camdan Jaewon’un polisler eşliğinde dışarı çıkarıldığını, arabaya bindirildiğini kendi gözleriyle gördü. Gözleri dehşetle açıldı, elleri zangır zangır titremeye başladı. Jaewon tutuklanıyordu! Ve polisler o şifreleri incelediğinde, dün gece David’in babasının odasından şifreyi çeken o telefonun, yani kendi telefonunun da bu işin içinde olduğu anında ortaya çıkacaktı!
Jian, hayatının en büyük panik dalgasıyla sarsıldı. Kimsesi kalmamıştı. Jaewon gitmişti, David’e gidemezdi... Tek bir seçeneği vardı. Ona her zaman "arkandayım" diyen, zekasına hayran olan o tek sadık dostu... Dre.
Ağlayarak ve nefes nefese Dre’yi aradı: "Dre! Dre lütfen aç! Jaewon’u polisler aldı! Şirkete baskın yaptılar! Her şey bitti, polisler bana da gelecek! Ne yapacağım ben, ne olur yardım et, sana geliyorum!"Telefonun diğer ucunda, botanik bahçesinde David’in birkaç adım uzağına çekilen Dre, Jian’ın o acınası hıçkırıklarını dinlerken yüzünde kusursuz, buz gibi bir intikam gülümsemesi belirdi.
"Sakin ol Jian, hemen benim evime gel, adresi biliyorsun," dedi Dre, sesine büyük bir korku ve endişe süsü vererek. "Ben senin yanındayım, seni kimseye teslim etmem."
Dre telefonu kapattı. Arkasını dönüp kendisine merakla bakan David’in yanına gitti. Bileğindeki gümüş orkide bilekliğe dokundu, David’e son kez o büyüleyici gözleriyle baktı. "Gitmem gerek David. Ama bu sefer kaçmıyorum... Yarım kalan bir işi bitirmeye gidiyorum," dedi ve sislerin arasında, Jian’ı kendi elleriyle kazdığı o cehennem çukuruna gömmek üzere yola çıktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.