18. bölüm · KANDIRDIM
BÖLÜM 18: Beyaz Odadaki Kırıntılar
Ameliyat ve yoğun bakım sürecinin ardından David, nihayet normal odaya alınmıştı. Gözlerini açtığında pencerelerden sızan dondurucu beyaz hastane ışığı gözünü aldı. Başında ağır bir sargı, kolunda serumlar vardı. Vücudu dökülüyordu ama zihni uyanır uyanır uymez o caddedeki o feryat eden sesi aramaya başladı. “David! Bırakma beni...” diye ağlayan o kız kimdi?
Kapı tıkırtıyla açıldı. İçeri giren kişi babası ya da arkadaşları değildi; yaşlı bir hastane kat görevlisiydi. Elinde küçük bir komodin üzerine bırakılmak üzere bir bardak su ve beyaz bir zarf vardı.
"Geçmiş olsun evladım," dedi görevli. "Kapının önünde siyah kapüşonlu, uzun saçlı bir kız bunu sana iletmemi istedi. Çok ağlıyordu, hemen uzaklaştı."
David’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Güçlükle elini uzatıp zarfı aldı ve açtı. İçinden, Dre’nin o narin el yazısıyla yazılmış ilk not çıktı:
"Gözlerini açtığını biliyorum David. Kalbimin atışını durduracak kadar büyük bir korku yaşattın bana. Ama nefes alıyorsun ya, artık hiçbir acının önemi yok. Başındaki yaralar geçecek, söz veriyorum. Ben her zaman kapının hemen ardındaki gölgedeyim."
David notu göğsüne bastırdı. Komodinin üzerindeki çekmecede duran, dün hastaneye getirildiğinde cebinden çıkan küçük kalemi ve bir parça sargı kağıdını aldı. Titreyen elleriyle üzerine hızlıca yazdı:
"Seni hissettim. Asfaltta kafamı tutan, benim için ağlayan sendin, biliyorum. Yalvarırım saklanma artık benden. Kimsin sen? En azından sesini duymama izin ver. Lütfen gitme."
David kağıdı katladı. O sırada odaya serumu kontrol etmek için giren hemşireye yalvaran gözlerle baktı. "Lütfen... Kapının dışındaki o koridorda, köşede bekleyen siyah şapkalı kıza bunu verir misiniz? Çok önemli."
Hemşire David’in bu çaresiz haline kıyamayıp kağıdı aldı ve dışarı çıktı. Koridorun en sonundaki yangın merdiveni kapısının arkasında, gözyaşları içinde bekleyen Dre’ye kağıdı uzattı. Dre, David’in kendi eliyle yazdığı o titrek yazıyı okuduğunda hıçkırıklarını tutmak için elini ağzına bastırdı. David onu istiyordu, onun varlığına muhtaçtı.
Dre, hemşirenin panosundan bir tükenmez kalem ödünç alıp kağıdın arkasına son cevabını yazdı ve hemşireyle geri gönderdi:
"Seni asla bırakmayacağım David. Ama yüzümü görmek için henüz erken. Sen o sargılardan kurtulana, ruhundaki o Jian ve aile enkazını temizleyene kadar ben senin görünmez koruyucun olacağım. Bileğindeki gümüş orkideye bak... Ben tam oradayım."
Hemşire kağıdı David’e geri getirdiğinde, David yazıyı okudu ve sol bileğindeki gümüş bilekliğe sımsıkı sarıldı. Odanın kapısına baktı; o kapının ardında, rüzgarda yabani orkide kokan o muazzam ruhlu kızın onu beklediğini bilmek, David’e hayatında hiç tatmadığı bir yaşama gücü vermişti.
Dre ise yangın merdiveninin karanlığında sırtını duvara yasladı, ellerindeki David’in kurumuş kan izlerine baktı. Sevdiği adam içeride iyileşiyordu. Şimdi, David’in bu hastane odasından tamamen güçlü bir şekilde çıkması için dışarıdaki dünyayı onun adına temizlemeye devam etme vaktiydi.
