18. bölüm · KANDIRDIM

BÖLÜM 18: Beyaz Odadaki Kırıntılar

Dre Yko

Bölümler
1 BÖLÜM 1: Vitrindeki Hayatlar 2 BÖLÜM 2: Maskenin Arkasındaki Gölgeler 3 BÖLÜM 3: İlk Çatlaklar 4 BÖLÜM 4: Gizli Aynalar 5 BÖLÜM 5: Kapalı Kapılar ve Yeni Bağlar 6 BÖLÜM 6: Egonun Körlüğü 7 BÖLÜM 7: Kırmızı Hatlar ve Gizli Bakışlar 8 BÖLÜM 8: Ortaklar ve Yaralar 9 BÖLÜM 9: Gölgelerden Gelen Şifa ve Kusursuz Tuzak 10 BÖLÜM 10: Maskenin Kusursuz Dönüşü 11 BÖLÜM 11: Gece Yarısı Sığınakları 12 BÖLÜM 12: Kokular ve Kuşkular 13 BÖLÜM 13: Dedektiflik Oyunları ve Karanlık Odalar 14 BÖLÜM 14: Dijital İlmek 15 BÖLÜM 15: Kırılma Noktaları 16 BÖLÜM 16: Sahte Sığınak 17 BÖLÜM 17: Asfaltın Üzerindeki Işık 18 BÖLÜM 18: Beyaz Odadaki Kırıntılar 19 BÖLÜM 19: Kalp Atışları ve Portakal Kabukları 20 BÖLÜM 20: Demir Parmaklıklar ve Açılan Kafes 21 BÖLÜM 21: Tiyatro ve Tehlikeli Adımlar 22 BÖLÜM 22: Çatı Katındaki Senfoni 23 BÖLÜM 23: Kapanın İçindeki Gölgeler 24 BÖLÜM 24: Şah ve Mat 25 BÖLÜM 25: Kırık Cam Taneleri 26 BÖLÜM 26: Bodrum Katındaki Yetim 27 BÖLÜM 27: Keskin Metalin Sesi 28 BÖLÜM 28: Fırtınadaki El 29 BÖLÜM 29: Siyah Odadaki Şifa 30 BÖLÜM 30: Siyah Sığınağın Sessizliği 31 BÖLÜM 31: Kurşunların Gölgesinde 32 BÖLÜM 32: Av ve Avcı 33 BÖLÜM 33: Kapana Kısılanlar 34 BÖLÜM 34: Çaresizliğin Bedeli 35 BÖLÜM 35: Gece Yarısı Soygunu 36 BÖLÜM 36: Gözlerini Açtığında 37 BÖLÜM 37: Kampüsün Yeni Ağaları 38 BÖLÜM 38: Müdürün Odasındaki Gölge 39 BÖLÜM 39: Karanlıkta Tek Başına 40 BÖLÜM 40: Avcının Labirenti 41 BÖLÜM 41: Ölümle Dans 42 BÖLÜM 42: Maskelerin Ardında 43 BÖLÜM 43: Kusursuz Planın Açığı 44 BÖLÜM 44: Kanlı İmzalar 45 BÖLÜM 45: Ruhun Kararması 46 BÖLÜM 46: Görev Tamamlandı 47 BÖLÜM 47: Fırtınadan Önceki Son Durak 48 BÖLÜM 48: Kalp Atışı Durduğunda (FİNAL)

Ameliyat ve yoğun bakım sürecinin ardından David, nihayet normal odaya alınmıştı. Gözlerini açtığında pencerelerden sızan dondurucu beyaz hastane ışığı gözünü aldı. Başında ağır bir sargı, kolunda serumlar vardı. Vücudu dökülüyordu ama zihni uyanır uyanır uymez o caddedeki o feryat eden sesi aramaya başladı. “David! Bırakma beni...” diye ağlayan o kız kimdi?
Kapı tıkırtıyla açıldı. İçeri giren kişi babası ya da arkadaşları değildi; yaşlı bir hastane kat görevlisiydi. Elinde küçük bir komodin üzerine bırakılmak üzere bir bardak su ve beyaz bir zarf vardı.
"Geçmiş olsun evladım," dedi görevli. "Kapının önünde siyah kapüşonlu, uzun saçlı bir kız bunu sana iletmemi istedi. Çok ağlıyordu, hemen uzaklaştı."
David’in kalbi hızla çarpmaya başladı. Güçlükle elini uzatıp zarfı aldı ve açtı. İçinden, Dre’nin o narin el yazısıyla yazılmış ilk not çıktı:
"Gözlerini açtığını biliyorum David. Kalbimin atışını durduracak kadar büyük bir korku yaşattın bana. Ama nefes alıyorsun ya, artık hiçbir acının önemi yok. Başındaki yaralar geçecek, söz veriyorum. Ben her zaman kapının hemen ardındaki gölgedeyim."
David notu göğsüne bastırdı. Komodinin üzerindeki çekmecede duran, dün hastaneye getirildiğinde cebinden çıkan küçük kalemi ve bir parça sargı kağıdını aldı. Titreyen elleriyle üzerine hızlıca yazdı:
"Seni hissettim. Asfaltta kafamı tutan, benim için ağlayan sendin, biliyorum. Yalvarırım saklanma artık benden. Kimsin sen? En azından sesini duymama izin ver. Lütfen gitme."
David kağıdı katladı. O sırada odaya serumu kontrol etmek için giren hemşireye yalvaran gözlerle baktı. "Lütfen... Kapının dışındaki o koridorda, köşede bekleyen siyah şapkalı kıza bunu verir misiniz? Çok önemli."
Hemşire David’in bu çaresiz haline kıyamayıp kağıdı aldı ve dışarı çıktı. Koridorun en sonundaki yangın merdiveni kapısının arkasında, gözyaşları içinde bekleyen Dre’ye kağıdı uzattı. Dre, David’in kendi eliyle yazdığı o titrek yazıyı okuduğunda hıçkırıklarını tutmak için elini ağzına bastırdı. David onu istiyordu, onun varlığına muhtaçtı.
Dre, hemşirenin panosundan bir tükenmez kalem ödünç alıp kağıdın arkasına son cevabını yazdı ve hemşireyle geri gönderdi:
"Seni asla bırakmayacağım David. Ama yüzümü görmek için henüz erken. Sen o sargılardan kurtulana, ruhundaki o Jian ve aile enkazını temizleyene kadar ben senin görünmez koruyucun olacağım. Bileğindeki gümüş orkideye bak... Ben tam oradayım."
Hemşire kağıdı David’e geri getirdiğinde, David yazıyı okudu ve sol bileğindeki gümüş bilekliğe sımsıkı sarıldı. Odanın kapısına baktı; o kapının ardında, rüzgarda yabani orkide kokan o muazzam ruhlu kızın onu beklediğini bilmek, David’e hayatında hiç tatmadığı bir yaşama gücü vermişti.
Dre ise yangın merdiveninin karanlığında sırtını duvara yasladı, ellerindeki David’in kurumuş kan izlerine baktı. Sevdiği adam içeride iyileşiyordu. Şimdi, David’in bu hastane odasından tamamen güçlü bir şekilde çıkması için dışarıdaki dünyayı onun adına temizlemeye devam etme vaktiydi.