Bölümler 52Şu an: 37.bölüm
- 1 1.bölüm446 kelime
- 2 2.bölüm207 kelime
- 3 3.bölüm248 kelime
- 4 4.bölüm270 kelime
- 5 5.bölüm282 kelime
- 6 6.bölüm259 kelime
- 7 7.bölüm244 kelime
- 8 8.bölüm247 kelime
- 9 9.bölüm259 kelime
- 10 10.bölüm321 kelime
- 11 11.bölüm255 kelime
- 12 12.bölüm252 kelime
- 13 13.bölüm610 kelime
- 14 14.bölüm415 kelime
- 15 15.bölüm547 kelime
- 16 16.bölüm438 kelime
- 17 17.bölüm576 kelime
- 18 18.bölüm332 kelime
- 19 19.bölüm340 kelime
- 20 20.bölüm385 kelime
- 21 21.bölüm318 kelime
- 22 22.bölüm371 kelime
- 23 23.bölüm433 kelime
- 24 24.bölüm429 kelime
- 25 25.bölüm482 kelime
- 26 26.bölüm517 kelime
- 27 27.bölüm567 kelime
- 28 28.bölüm518 kelime
- 29 29.bölüm476 kelime
- 30 30.bölüm429 kelime
- 31 31.bölüm359 kelime
- 32 32.bölüm524 kelime
- 33 33.bölüm711 kelime
- 34 34.bölüm639 kelime
- 35 35.bölüm597 kelime
- 36 36.bölüm689 kelime
- 37 37.bölüm527 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 38.bölüm590 kelime
- 39 39.bölüm875 kelime
- 40 40.bölüm989 kelime
- 41 41.bölüm954 kelime
- 42 42.bölüm1.007 kelime
- 43 43.bölüm933 kelime
- 44 44.bölüm1.166 kelime
- 45 45.bölüm1.241 kelime
- 46 46.bölüm1.357 kelime
- 47 47.bölüm1.174 kelime
- 48 48.bölüm1.067 kelime
- 49 49.bölüm1.292 kelime
- 50 50.bölüm912 kelime
- 51 51.bölüm1.269 kelime
- 52 52.bölüm807 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bana Güveniyor musun?
Melek sınıfa girdiğinde Hasan sırasına oturmuş, elindeki kitabı okuyordu.
Melek yanına yaklaştı.
“Gerçekten okuyorsun.”
Hasan başını kaldırdı.
“Ne sandın?”
“Bir iki sayfa okuyup bırakacağını.”
Hasan kitabı kapattı.
“Beni bu kadar küçümsemen üzücü.”
“Abartma.”
“Dün gece bayağı okudum. İstersen sana anlatabilirim.”
Melek kendi sırasına geçti.
“Gerek yok. Ben daha yeni başladım.”
“Yani ben senden ilerideyim.”
“Hasan, bu bir yarış değil.”
“Bence biraz öyle.”
Melek cevap verecekken Duru yanlarına geldi.
“Sabah sabah neyi tartışıyorsunuz?”
Hasan kitabı gösterdi.
“Kitap okuyoruz.”
Duru ikisine sırayla baktı.
“Birlikte kitap mı okuyorsunuz?”
“Hayır,” dedi Melek. “İkimiz de farklı kitaplar okuyoruz.”
Duru başını salladı.
“Tamam. Ben artık hiçbir şey sormuyorum.”
Hasan gülerek kitabını çantasına koydu.
Öğle arasında Melek, kütüphaneden aldığı notları düzenliyordu. Hasan yanına gelip boş sandalyeye oturdu.
“Biraz konuşabilir miyiz?”
Melek kalemini bıraktı.
“Tabii.”
Hasan bir süre ne söyleyeceğini düşündükten sonra konuştu.
“Geçen gün sana bir şey söylemiştim. Sana karşı dürüst olacağımı söylemiştim.”
“Hatırlıyorum.”
“Bunu sadece o gün için söylemedim. Bundan sonra da böyle davranmak istiyorum.”
Melek defterini kapattı.
“Bunu neden şimdi söylüyorsun?”
“Çünkü bazen senin bana hâlâ tam olarak güvenmediğini düşünüyorum.”
Melek hemen cevap vermedi.
“Hasan, sana yeniden güvenmeye çalışıyorum. Ama geçmişte yaşananları bir anda unutamam.”
“Unutmanı istemiyorum zaten.”
“Öyleyse neden hemen güvenmemi bekliyormuşsun gibi konuşuyorsun?”
Hasan başını salladı.
“Haklısın. Öyle söylemek istemedim.”
Melek kalemini eline aldı.
“Bak, seninle birlikte olmayı ben de istedim. Ama bu, her şeyin bir anda düzeleceği anlamına gelmiyor. Bazen bir şey söylediğinde eskiden yaşananlar aklıma gelebilir. O zaman da bunu sana söyleyebilmeliyim.”
“Söyleyebilirsin.”
“Sen de hemen tartışmaya başlamayacaksın.”
Hasan hafifçe gülümsedi.
“Bunu yapmamaya çalışacağım.”
Melek ona baktı.
“Hasan.”
“Tamam. Yapmayacağım.”
Melek gülümsedi.
“Böyle daha iyi.”
Hasan masanın üzerindeki defteri ona uzattı.
“Bu arada, dün verdiğin kitabın yarısına geldim.”
Melek şaşırdı.
“Ne? Nasıl bu kadar hızlı okudun?”
“Merak ettim.”
“Güzel mi bari?”
Hasan başını salladı.
“Evet. Ama sonunu tahmin ettiğimi düşünüyorum.”
Melek defterini çantasına koydu.
“Sonunu söylemeyeceksin.”
“Söylemedim ki.”
“Söylemeye kalkma zaten.”
Hasan güldü.
“Peki, sevgilim.”
Melek etrafına baktı.
“Biraz daha alçak sesle söylesen?”
“Neden? Sevgilim olduğunu herkes biliyor.”
“Biliyorum ama her cümlede söylemek zorunda değilsin.”
Hasan başını eğip ona yaklaştı.
“Peki, Melek.”
Melek gülerek omzuna vurdu.
“Sen gerçekten düzelmeyecek misin?”
“Senin yanındayken zor.”
Son dersin bitiminde Melek çantasını toplarken Hasan kapının yanında bekliyordu.
“Bugün birlikte çıkalım mı?”
Melek ayağa kalktı.
“Olur.”
Okuldan çıktıklarında Hasan ona döndü.
“Az önce konuştuklarımız için teşekkür ederim.”
“Neden?”
“Bana ne düşündüğünü açıkça söyledin.”
Melek yürümeye devam etti.
“İlişkide böyle şeyler konuşulmalı zaten.”
“Biliyorum. Eskiden olsa bu konuşmayı yapmadan önce on kez tartışırdık.”
“On bir.”
Hasan güldü.
“Tamam, on bir.”
Bir süre sonra Melek durdu.
“Hasan, ben sana güvenmek istiyorum.”
Hasan da durdu.
“Ben de sana güvenebileceğin biri olmak istiyorum.”
Melek başını salladı.
“O zaman birbirimize bunu gösterelim.”
Hasan elini uzattı. Melek elini tuttu.
“Anlaştık.”
Birlikte yürümeye devam ettiler. Bu kez konuşmaları başka bir konuya geçti. Melek, Hasan'ın okuduğu kitabın sonunu tahmin etmesine itiraz ediyor, Hasan da haklı çıkacağını söylüyordu.
Ayrıldıkları sırada Hasan arkasından seslendi.
“Yarın kitabı bitirmiş olacağım!”
Melek dönüp cevap verdi.
“Benim de bitirmemi beklemeden sonunu söylemeye kalkarsan bir daha sana kitap önermem!”
“Tamam, tamam!”
Melek gülerek yoluna devam etti.
Aralarındaki her şey kusursuz değildi. Ama artık sorunlarını konuşabiliyor, birbirlerine ne istediklerini söyleyebiliyorlardı.
İkisi için de önemli olan buydu.
Bölüm etkileşimi
