Bölümler 51Şu an: 43.bölüm
- 1 1.bölüm446 kelime
- 2 2.bölüm207 kelime
- 3 3.bölüm248 kelime
- 4 4.bölüm270 kelime
- 5 5.bölüm282 kelime
- 6 6.bölüm259 kelime
- 7 7.bölüm244 kelime
- 8 8.bölüm247 kelime
- 9 9.bölüm259 kelime
- 10 10.bölüm321 kelime
- 11 11.bölüm255 kelime
- 12 12.bölüm252 kelime
- 13 13.bölüm610 kelime
- 14 14.bölüm415 kelime
- 15 15.bölüm547 kelime
- 16 16.bölüm438 kelime
- 17 17.bölüm576 kelime
- 18 18.bölüm332 kelime
- 19 19.bölüm340 kelime
- 20 20.bölüm385 kelime
- 21 21.bölüm318 kelime
- 22 22.bölüm371 kelime
- 23 23.bölüm433 kelime
- 24 24.bölüm429 kelime
- 25 25.bölüm482 kelime
- 26 26.bölüm517 kelime
- 27 27.bölüm567 kelime
- 28 28.bölüm518 kelime
- 29 29.bölüm476 kelime
- 30 30.bölüm429 kelime
- 31 31.bölüm359 kelime
- 32 32.bölüm524 kelime
- 33 33.bölüm711 kelime
- 34 34.bölüm639 kelime
- 35 35.bölüm597 kelime
- 36 36.bölüm689 kelime
- 37 37.bölüm527 kelime
- 38 38.bölüm590 kelime
- 39 39.bölüm875 kelime
- 40 40.bölüm989 kelime
- 41 41.bölüm954 kelime
- 42 42.bölüm1.007 kelime
- 43 43.bölüm933 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 44.bölüm1.166 kelime
- 45 45.bölüm1.241 kelime
- 46 46.bölüm1.357 kelime
- 47 47.bölüm1.174 kelime
- 48 48.bölüm1.067 kelime
- 49 49.bölüm1.292 kelime
- 50 50.bölüm912 kelime
- 51 51.bölüm1.269 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Son Bir Değişiklik
Melek, sabah sınıfa girdiğinde Duru'nun sırasına oturmuş, önündeki kâğıtları inceliyordu. Çantasını bırakıp yanına geçti.
“Ne oldu?”
Duru elindeki kâğıdı ona uzattı.
“Etkinlik programı geldi. Öğretmen dün hazırladığımız yarışmaların arasına bir de sınıflar arası takım oyunu eklemiş.”
Melek kâğıdı okudu.
“Bunu kim yönetecek?”
“Bizim grup.”
Melek başını kaldırdı.
“Bizim grup derken?”
“Sen, ben, Hasan ve Kuzey.”
Melek kâğıdı masaya bıraktı.
“Daha afişleri tamamlayacağız. Bir de yarışma mı yöneteceğiz?”
Duru omuz silkti.
“Öğretmen yapabileceğimizi düşünüyor.”
“Peki, Kuzey nerede?”
“Öğretmenle konuşmaya gitti. Programdaki bazı şeyleri değiştirmek istiyormuş.”
Melek şaşırdı.
“Ne gibi?”
“Bilmiyorum. Birazdan gelir, kendisine sorarsın.”
Tam o sırada Hasan sınıfa girdi. Melek'in yanına gelip çantasını bıraktı.
“Günaydın.”
Melek ona döndü.
“Günaydın. Programı gördün mü?”
“Evet. Kuzey anlattı. Bence takım oyununu yapabiliriz.”
“Ben de yapabileceğimizi düşünüyorum ama görevlerimizi netleştirmemiz gerekiyor.”
Hasan sandalyeyi çekip oturdu.
“Öğle arasında konuşalım. Her şeyi son dakikaya bırakmayalım.”
Melek başını salladı.
“Olur.”
Hasan onun önündeki kâğıdı alıp yeniden inceledi.
“Bu arada, dün akşam gönderdiğim mesajı gördün mü?”
“Gördüm.”
“Cevap vermedin.”
Melek ona baktı.
“Uyuyakalmışım.”
“İyi geceler yazmak için bile mi?”
Melek gülerek koluna hafifçe vurdu.
“Hasan, gerçekten bunun hesabını mı soracaksın?”
Hasan gülümsedi.
“Hayır. Sadece bugün yüz yüze söylemeni bekliyordum.”
Melek başını iki yana salladı.
“Günaydın demem yetmedi mi?”
“Biraz daha uğraşman gerekiyor.”
“Peki, günaydın sevgilim. Şimdi oldu mu?”
Hasan gülümsedi.
“Oldu.”
Duru önündeki kâğıtları topladı.
“İkiniz bitirdiyseniz etkinliği de konuşabilir miyiz?”
Melek gülerek ona döndü.
“Tamam, anlat.”
Öğle arasında dört arkadaş hazırlık salonunda buluştu. Kuzey, öğretmenden aldığı programı masaya koydu.
“Bir değişiklik önereceğim,” dedi.
Hasan sandalyeye oturdu.
“Dinliyoruz.”
Kuzey programdaki takım oyununu gösterdi.
“Bence bütün sınıfları aynı anda yarıştırmak yerine önce küçük gruplar oluşturalım. Sonra kazananlar final turunda karşılaşsın.”
Duru kâğıda baktı.
“Böyle daha düzenli olur. Ama süreyi iyi hesaplamamız gerekiyor.”
“Onu da düşündüm,” dedi Kuzey. “Her tur için belirli bir süre ayıracağız. Bir takım hazır değilse diğerleri beklemek zorunda kalmayacak.”
Melek öneriyi inceledi.
“Güzel. Peki, oyun sırasında kuralları kim açıklayacak?”
“Ben başlangıçta açıklarım. Sonra sen soruları ve puanları takip edersin.”
Melek başını salladı.
“Olur. Duru, sen katılan takımları yönlendirebilirsin.”
Duru not aldı.
“Tamam. Hasan da oyun alanını düzenler.”
Hasan itiraz etmedi.
“Ben hallederim.”
Kuzey programın diğer sayfasını açtı.
“Bir de son turda herkesin katılabileceği bir soru olsun istiyorum. Sadece kazanan takımın değil, seyircilerin de cevaplayabileceği bir şey.”
Melek gülümsedi.
“Böylece herkes etkinliğin içinde olur.”
“Evet. Sonuçta amaç sadece kazananı belirlemek değil.”
Hasan Kuzey'e baktı.
“Bunu öğretmene de söyledin mi?”
“Söyledim. Uygun buldu. Yalnız, programın son hâlini bugün teslim etmemiz gerekiyor.”
Duru kalemini eline aldı.
“Öyleyse burada konuşarak vakit kaybetmeyelim. Herkes kendi görevini yazsın.”
Bu kez kimse itiraz etmedi. Her biri kendi bölümünü hazırlamaya başladı.
Bir süre sonra Hasan, Melek'in önündeki kâğıda baktı.
“Şu soruyu değiştirelim mi?”
Melek kâğıdı ona çevirdi.
“Neden?”
“Cevabı iki farklı şekilde yorumlanabilir.”
Melek soruyu yeniden okudu.
“Haklısın. Başka türlü yazalım.”
Hasan kalemi alıp önerisini yazdı. Melek de cümleyi düzenledi.
Duru onları izleyip başını salladı.
“Bakın, birlikte çalışabiliyormuşsunuz.”
Hasan kalemi masaya bıraktı.
“Biz her zaman çalışabiliyoruz.”
Melek hemen karşılık verdi.
“Her zaman değil.”
“Ne zaman çalışamıyoruz?”
“Sen kendi fikrinin mutlaka doğru olduğunu düşündüğünde.”
Hasan kısa bir süre düşündü.
“Bu konuda örnek verebilir misin?”
Melek gülümsedi.
“İstersen liste hazırlayabilirim.”
Kuzey güldü.
“Bence o listeyi etkinlikten sonra hazırlayın. Yoksa programı teslim edemeyeceğiz.”
Herkes yeniden işine döndü.
Derslerin ardından hazırlıklar devam etti. Hasan oyun alanındaki masaları düzenlerken Melek soruların son kontrolünü yapıyordu. Duru katılım listesini tamamladı, Kuzey de öğretmenin istediği programın son hâlini hazırladı.
Tam işleri bitirdiklerini düşündükleri sırada öğretmen salona geldi.
“Programı gördüm,” dedi. “Güzel hazırlamışsınız. Ancak bir sorun var.”
Dört arkadaş birbirine baktı.
Kuzey öne çıktı.
“Nedir öğretmenim?”
“Etkinlik günü salonun bir bölümünü başka bir grup kullanacak. Oyun alanını biraz küçültmeniz gerekecek.”
Hasan masalara baktı.
“Bütün düzeni değiştirmemiz mi gerekiyor?”
“Tamamını değil. Ancak takımların rahatça hareket edebileceği bir alan bırakmalısınız.”
Öğretmen ayrıldıktan sonra Duru listeyi yeniden açtı.
“Peki, şimdi ne yapıyoruz?”
Melek salonun diğer tarafına geçti.
“Masaları duvarın yanına alabiliriz. Ortada yeterince yer kalır.”
Hasan onun yanına geldi.
“Ben masaları taşırım.”
Kuzey de planı inceledi.
“Bir de takım sıralarını yan yana değil, karşılıklı kuralım. Böylece alanı daha verimli kullanırız.”
Duru başını salladı.
“Tamam. Ben de yönlendirme kâğıtlarını yeniden düzenlerim.”
Herkes görevine başladı. Birkaç dakika içinde salonun düzeni değişmişti. Melek ortadaki alanı kontrol etti, Hasan masaların sağlam durduğundan emin oldu. Kuzey de takımların nerede bekleyeceğini belirledi.
Sonunda hepsi kapının önünde durup yeni düzene baktı.
Duru gülümsedi.
“Bence oldu.”
Hasan başını salladı.
“Üstelik düşündüğümden daha hızlı bitirdik.”
Kuzey kâğıtlarını çantasına yerleştirdi.
“Çünkü bu kez herkes ne yapacağını biliyordu.”
Melek ona döndü.
“Bugünkü planın gerçekten işe yaradı.”
Kuzey kısa bir gülümsemeyle karşılık verdi.
“Teşekkür ederim. Hepimizin katkısı vardı.”
Duru onun yanına geldi.
“Yarın da böyle devam edersek etkinlik günü rahat ederiz.”
“Umarım,” dedi Kuzey. “Ama yarın yeni bir değişiklik çıkarsa şaşırmam.”
Hasan güldü.
“Bunu söyleyerek öğretmene yeni fikir verme.”
Hep birlikte salondan çıktılar.
Okulun önünde Duru ve Kuzey başka tarafa gideceklerini söyleyip ayrıldılar. Hasan ile Melek ise bir süre daha birlikte yürüdü.
Hasan, Melek'in elini tuttu.
“Bugün iyi iş çıkardın.”
Melek ona baktı.
“Sen de.”
“Bu kadar mı?”
“Ne bekliyorsun?”
“Biraz daha övgü.”
Melek gülerek başını salladı.
“Masaları düzgün taşıdın. Tebrik ederim.”
Hasan kahkaha attı.
“Bunu bir daha söyleme.”
“Sen istedin.”
“Fikrimi değiştirdim.”
Melek elini bırakmadan yürümeye devam etti.
“Yarın da birlikte çalışacağız. Belki daha fazla övgü alırsın.”
Hasan ona döndü.
“Yarınki hedefim bu olsun.”
Melek gülümsedi.
“Bence önce etkinliği sorunsuz bitirmeyi hedefle.”
“Sen yanımdayken hallederiz.”
Melek başını onun omzuna kısa bir an yasladı.
“Birlikte hallederiz.”
Yol ayrımına geldiklerinde vedalaştılar. Melek eve dönerken ertesi günün görevlerini düşündü. Etkinlik henüz başlamamıştı ama ekip artık birbirinin nasıl çalıştığını öğreniyordu.
Kuzey'in önerisi programı değiştirmiş, Duru'nun düzeni işleri kolaylaştırmış, Hasan ile Melek de kendi görevlerini tamamlamıştı.
Şimdi geriye etkinlik gününü beklemek kalıyordu.
Bölüm etkileşimi
