YANLIŞ KİŞİ, DOĞRU HİS“ kitap kapağı

34. bölüm / 52

34.bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 52Şu an: 34.bölüm

İlk Günümüz
Melek sınıfa girdiğinde Duru onu kapıda karşıladı.
“Günaydın, sevgili kız!”
Melek durup ona baktı.
“Duru, daha sabahın ilk dakikası.”
“Ne olmuş? Dün sevgili oldunuz. Bugün bunun tadını çıkaracağız.”
“Bunu sen mi yaşayacaksın, ben mi?”
“İkimiz de. Hadi, anlat bakalım. Dün eve gidince konuştunuz mu?”
Melek sırasına oturdu.
“Evet, biraz mesajlaştık.”
“Biraz ne kadar?”
“Duru!”
“Tamam, tamam. Sormuyorum.”
Duru kendi sırasına geçerken Melek'in telefonu titredi.
Hasan: Günaydın, sevgilim.
Melek mesajı okuyup cevap yazdı.
Melek: Günaydın.
Hasan: Sadece bu mu?
Melek: Ne yazmamı bekliyordun?
Hasan: Bilmiyorum. Biraz daha güzel bir günaydın olabilir.
Melek gülümseyerek telefonu kapattı.
Melek: Günaydın, sevgilim. Oldu mu?
Hasan: Şimdi oldu.
Melek başını kaldırdığında Hasan'ın sınıfa girdiğini gördü. Hasan doğrudan onun sırasına geldi.
“Günaydın,” dedi.
“Mesajda da söyledim.”
“Yüzüme söylemeni tercih ederim.”
Melek ona yerini gösterir gibi eliyle işaret etti.
“Git yerine otur, ders başlayacak.”
Hasan gülerek arka sıraya geçti.
Duru hemen Melek'in yanına eğildi.
“İlk günden başladı.”
“Ne başladı?”
“Hasan'ın seni sinir etme işi.”
Melek defterini açtı.
“O iş hiç bitmedi ki.”
İlk iki ders normal geçti. Teneffüste Hasan, Melek'in sırasına gelip önüne bir paket bıraktı.
Melek pakete baktı.
“Bu ne?”
“Sabah kahvaltı yapmadığını söyledin dün.”
“Bir kere söyledim.”
“Hatırlıyorum işte.”
Melek paketi açtı. İçinde küçük bir sandviç vardı.
“Bunun için mi aldın?”
“Hayır, sınıfta dağıtıyorlardı. Ben de sana ayırdım.”
Melek ona şüpheyle baktı.
“Hasan, kantinden kendin aldın, değil mi?”
Hasan gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
“Belki.”
“Niye yalan söylüyorsun?”
“Çünkü teşekkür edeceğini biliyordum, ben de biraz uğraşmak istedim.”
Melek başını salladı.
“Teşekkür ederim.”
Hasan bekledi.
Melek sandviçi çantasına koydu.
“Başka?”
“Yok.”
“Tamam, o zaman git.”
Hasan uzaklaşırken Duru yanlarına geldi.
“Bana da alsaydı keşke.”
Melek sandviçi çantasından çıkardı.
“İstersen bölüşebiliriz.”
Duru başını iki yana salladı.
“Yok. Ben sevgilimin bana sandviç almasını bekleyeceğim.”
“Önce sevgili bulman gerekiyor.”
Duru elini göğsüne götürdü.
“Bu nasıl bir saldırı?”
İkisi de güldü.
Öğle arasında Hasan, Melek ve Duru aynı masaya oturdu. Bir süre okuldan konuştular. Sonra Kuzey gelip Hasan'ın karşısındaki sandalyeye oturdu.
“Bir şey soracağım.”
Hasan kaşığını bıraktı.
“Hayır.”
“Daha sormadım.”
“Ne soracağını biliyorum.”
Kuzey, Melek'e döndü.
“Gerçekten sevgili oldunuz mu?”
Melek başını salladı.
“Evet.”
Kuzey, Hasan'a baktı.
“Sen mi söyledin?”
“Evet.”
“Ve Melek kabul mü etti?”
Hasan arkasına yaslandı.
“Şaşırdın mı?”
“Biraz. Geçenlerde birbirinizi görünce kavga ediyordunuz.”
Melek araya girdi.
“İsterseniz eski günleri hatırlayıp tekrar kavga edebiliriz.”
Hasan ona döndü.
“Ben istemiyorum.”
“Ben de istemiyorum zaten.”
Kuzey gülmeye başladı.
“Tamam, tamam. Bir şey demedim.”
Duru masaya dirseklerini koydu.
“Bence artık herkes alışsın. Bunlar sevgili.”
Hasan, Melek'in önündeki suyu ona uzattı.
“İç şunu.”
Melek şişeyi aldı.
“Kendim alabiliyorum.”
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden uzatıyorsun?”
“Sevgilim olduğun için sana su uzatmak yasak mı?”
Melek cevap vermeden suyunu içti.
Kuzey başını salladı.
“Ben bu ikiliye alışamayacağım.”
Son dersin bitmesine yakın Melek defterlerini çantasına yerleştiriyordu. Hasan yanına geldi.
“Bugün birlikte çıkalım mı?”
Melek başını kaldırdı.
“Olur. Ama önce kütüphaneye uğramam gerekiyor.”
“Ben de gelirim.”
“İşin yok mu?”
“Seninle gelmek istiyorum. Bu yeterli değil mi?”
Melek çantasını kapattı.
“Peki, gel.”
Kütüphanede Melek aradığı kitabı bulduktan sonra birlikte okuldan çıktılar. Yol boyunca gün içinde yaşananları konuştular.
Bir süre sonra Hasan sordu:
“Bir şey sorabilir miyim?”
“Sor.”
“Bana alışabilecek misin?”
Melek ona döndü.
“Ne demek bu?”
“Yani... Eskiden sürekli kavga ediyorduk. Şimdi seninle sevgiliyiz. Bir anda her şeyin değişmesini beklemiyorum.”
Melek birkaç adım yürüdükten sonra cevap verdi.
“Ben de senden bir anda başka biri olmanı beklemiyorum. Ama birbirimize karşı dürüst olalım. Bir sorun olduğunda konuşalım. Gerisi zaten zamanla olur.”
Hasan başını salladı.
“Anlaştık.”
Melek elini ona uzattı.
“Anlaştık.”
Hasan elini tuttu.
Bir süre sessizce yürüdüler. Sonra Hasan konuştu.
“Bu arada, yarın da sana sandviç alabilirim.”
Melek gülerek elini çekti.
“Bir sandviçle beni kendine bağlayacağını mı sanıyorsun?”
“Hayır. Ama işe yarıyor gibi.”
“Hasan!”
Hasan kahkaha attı.
Melek de gülmeye başladı.
Birbirlerine hâlâ laf atıyorlardı. Hâlâ tartışıyor, bazen birbirlerini sinir ediyorlardı. Ama artık aralarında saklamaları gereken bir şey yoktu.
Ve Melek, Hasan'ın elini bu kez kendi isteğiyle yeniden tuttu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…