14. bölüm / 26
YABANCIBölüm 9: Yeni Görev
Bölümler 26Şu an: Bölüm 9: Yeni Görev
- 1 1. Önsöz5 kelime
- 2 2. Önsöz8 kelime
- 3 3. Önsöz5 kelime
- 4 Dinleyebileceğiniz Müzikler47 kelime
- 5 Karakterler328 kelime
- 6 Bölüm 1: Yeni Kişi616 kelime
- 7 Bölüm 2: Toplantı500 kelime
- 8 Bölüm 3: Teftiş964 kelime
- 9 Bölüm 4: Arkadaş572 kelime
- 10 Bölüm 5: Tesadüf712 kelime
- 11 Bölüm 6: Beklenmedik Mesaj861 kelime
- 12 Bölüm 7: Cevapsız Sorular698 kelime
- 13 Bölüm 8: Küçük Şüpheler1.064 kelime
- 14 Bölüm 9: Yeni Görev828 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Bölüm 10: İlk Adım400 kelime
- 16 Bölüm 11: Güven709 kelime
- 17 Bölüm 12: Gizli Arşiv709 kelime
- 18 Bölüm 13: Küçük Ayrıntılar380 kelime
- 19 Bölüm 14: Sessiz Adımlar541 kelime
- 20 Bölüm 15: Beklenmedik Karşılaşma447 kelime
- 21 Bölüm 16: Beklenmeyen Soru446 kelime
- 22 Bölüm 17: Hazırlık1.138 kelime
- 23 Bölüm 18: Fuarın Açılışı1.040 kelime
- 24 Bölüm 19: Şüphe1.187 kelime
- 25 Bölüm 20: "Merak ettim."905 kelime
- 26 Bölüm 21: Sadece Arkadaş...804 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pelin Aksoy
Ertesi sabah...
Alarmın sesi bu kez ikinci kez çalmadan uyandım.
Sanırım dün yaşananlar yüzünden zihnim hâlâ yorulmaya fırsat bulamamıştı.
Dün Meral'in istediklerini aldığım için geldiğim gibi bana karışmadı. En azından bu benim için mükemmel bir ödüldü.
Hemen üzerimi değiştirip sonrada banyoya uğradıktan sonra aşağıya indim.
Meral hala uyanmamıştı herhalde, uyandırmak istemedim çünkü açıkçası yine din hakkında bir sürü soru soracaktı. Dün çok konuşmadığı için bugün beni soru yağmuruna tutabilirdi.
Ağızına birkaç lokma atıp Meral'e güzel ama pek fazla seçeneği olmayacak bir kahvaltı hazırladım. Belki bu sayede geldigimde bile bana soru sormazdı.
Çantamı ve anahtarları alıp evden çıktım. Hava önceki günlere göre biraz daha serindi. Arabaya bindim ve kısa süren yolculuğun ardından şirketin otoparkına girdim.
Arabamı her zamanki yerine park edip çantamı omzuma astım.
Bugün nedense içimde garip bir his vardı.
Sebebini bilmiyordum.
Belki de dün yaşanan sistem kesintisi yüzündendi.
Belki de sadece yoğun bir gün olacağını hissediyordum.
Kartımı okutup binaya girdim.
Koridorlar henüz çok kalabalık değildi.
Şirket yavaş yavaş hareketlenmeye başlıyordu.
Tam masama doğru ilerlerken tanıdık bir ses duydum.
"Pelin Hanım."
Arkamı döndüğümde danışman asistanı olan Ecrin Hanım'ın bana doğru geldiğini gördüm. Elinde birkaç klasör vardı.
"Günaydın Ecrin Hanım."
"Günaydın. Müdür Bey sizi gelir gelmez odasına çağırmamı istedi."
Bir an duraksadım.
"Beni mi?"
"Evet."
"Bir sorun mu olmuş?"
Ecrin Hanım gülümseyerek omuz silkti.
"Onu bilmiyorum ama çok ciddi görünmüyordu."
İçimde oluşan küçük endişe biraz olsun azalmıştı.
"Tamamdır, hemen giderim."
"Bir de..."
"Evet?"
"Masanıza bıraktığım dosyaları da almayı unutmayın."
"Teşekkür ederim."
Ecrin Hanım başıyla selam verip uzaklaştı.
Ben ise birkaç saniye olduğum yerde kaldım.
Müdür neden beni çağırmış olabilirdi?
Yeni bir görev mi verecekti?
Yoksa dün teslim ettiğim dosyalarda bir hata mı vardı?
Aklımdaki onlarca soruyla müdürün odasının bulunduğu koridora yöneldim.
Kapının önüne geldiğimde derin bir nefes aldım.
Kapıyı iki kez hafifçe tıklattım.
"Gel."
Kapıyı açıp içeri girdim.
"Günaydın efendim."
Müdür masasında duran evraklardan başını kaldırıp bana baktı.
"Günaydın Pelin. Otur lütfen."
Karşısındaki sandalyeye oturdum.
Masasının üzerinde kalınca mavi bir klasör duruyordu.
Müdür klasörü eline aldı.
"Son birkaç gündür gösterdiğin çalışma performansından memnunuz."
Bunu duyunca şaşırdım.
Teşekkür etmekten başka bir şey gelmedi aklıma.
"Teşekkür ederim efendim."
"Bu yüzden sana küçük ama dikkat gerektiren bir görev vermek istiyorum."
İşte bu cümle dikkatimi çekmişti.
Görev mi?
Müdür klasörü bana doğru uzattı.
"Bu dosyalar önümüzdeki hafta yapılacak önemli bir anlaşmayla ilgili. Şimdilik sadece düzenlenmeleri ve eksik evrakların tamamlanması gerekiyor."
Klasörü dikkatlice elime aldım.
"Daha sonra bunları bizzat bana teslim edeceksin. Başka kimseye değil."
Başımı salladım.
"Anlaşıldı efendim."
"Bu dosyalar şirket için oldukça önemli. O yüzden gereğinden fazla kişinin elinden geçmesini istemiyorum."
"Merak etmeyin."
Müdür hafifçe gülümsedi.
"Sana güveniyorum Pelin."
Odasından çıktığımda elimde tuttuğum klasöre istemsizce tekrar baktım.
Sıradan görünen mavi bir dosyaydı.
Ama nedense ilk kez taşıdığım bir evrak bana bu kadar ağır gelmişti.
Müdür Ferit beyin yeni gelmeme rağmen bu görevi bana vermesi hoşuma gitmişti. İşlerimi iyi yapıp onu yarı yolda bırakmaman gerektiğini yansıtmıştı bana, bunu söylemese de anlamıştım.
Koridora doğru yürürken karşı taraftan gelen biriyle göz göze geldim.
Serkan...
Elindeki kahve bardağıyla bana doğru yaklaşırken gözleri kısa bir anlığına elimdeki klasöre takıldı.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi gülümsedi.
"Günaydın."
Ben de gülümseyerek karşılık verdim.
"Günaydın."
O an ikimiz de sıradan bir sabah yaşadığımızı düşünüyorduk.
Oysa ikimizin de haberi olmayan bir şey vardı.
O mavi klasör...
Yakında birçok kişinin hayatını değiştirecekti.
Serkan elindeki kahve bardağını hafifçe kaldırdı.
Yanımdan geçip gideceğini düşünürken birkaç adım sonra durdu.
"Müdür Bey'in yanındaydınız sanırım."
"Evet."
"Önemli bir konu mu?"
Bir an elimdeki mavi klasöre baktım.
"Sanırım."
"Demek yeni görev."
Başımı hafifçe salladım.
"Öyle görünüyor."
"Şimdiden kolay gelsin."
"Teşekkür ederim."
Konuşma kısa sürmüştü.
İkimiz de işimizin başına dönmek için farklı yönlere yürüdük.
Masama ulaştığımda Ecrin Hanım'ın bıraktığı evraklar düzenli bir şekilde üst üste dizilmişti.
Çantamı sandalyeye bıraktım.
Mavi klasörü masamın sağ tarafına koyup bilgisayarımı açtım.
Tam çalışmaya başlayacaktım ki Ecrin Hanım tekrar masama yaklaştı.
"Pelin Hanım."
"Evet?"
"On birde toplantı salonunda olmanız isteniyor."
"Toplantı mı?"
"Evet. Yeni anlaşmayla ilgili kısa bir bilgilendirme yapılacak."
"Tamamdır."
"Bir de..."
Elindeki küçük not kâğıdını bana uzattı.
"Müdür Bey bunu da size vermemi istedi."
Notu açıp okudum.
"Toplantı bitince odama uğra."
Kâğıdı katlayıp cebime koydum.
"Teşekkür ederim."
"Rica ederim."
Ecrin Hanım uzaklaştıktan sonra bilgisayarıma döndüm.
Yaklaşık yarım saat boyunca dosyaları düzenlemekle uğraştım.
Mavi klasörü ise henüz açmamıştım.
İçindekilere bakmak için uygun zamanı bekliyordum.
...
Saat tam on biri gösterdiğinde ofiste küçük bir hareketlilik başladı.
Çalışanlar yavaş yavaş toplantı salonuna doğru ilerliyordu.
Ben de not defterimi alıp ayağa kalktım.
Toplantı salonunun kapısını açtığımda içeride neredeyse herkes yerini almıştı.
Muhasebe departmanı...
İnsan kaynakları...
Satış ekibi...
Danışman asistanı Ecrin Hanım...
Ve pencereye yakın tarafta oturan Serkan...
Boş olan sandalyelerden birine oturdum.
Birkaç dakika sonra müdür içeri girdi.
Herkes sessizleşti.
"Arkadaşlar, bugün sizlerle paylaşacağımız konu şirketimiz adına oldukça önemli."
Salondaki herkes dikkat kesilmişti.
Müdür masanın üzerindeki kumandaya bastı.
Projektörde büyük bir sunum açıldı.
İlk sayfada tek bir cümle yazıyordu.
"Köksal Şirketi - Yeni Uluslararası İş Birliği Projesi."
O an salondaki hiç kimse bunun sıradan bir toplantı olmadığını bilmiyordu.
Ama salonun en arka sırasında oturan bir kişi...
Bu bilgiyi diğerlerinden çok daha dikkatli dinliyordu.
(...)
Bölüm etkileşimi
