6. bölüm / 26
YABANCIBölüm 1: Yeni Kişi
Bölümler 26Şu an: Bölüm 1: Yeni Kişi
- 1 1. Önsöz5 kelime
- 2 2. Önsöz8 kelime
- 3 3. Önsöz5 kelime
- 4 Dinleyebileceğiniz Müzikler47 kelime
- 5 Karakterler332 kelime
- 6 Bölüm 1: Yeni Kişi622 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Bölüm 2: Toplantı670 kelime
- 8 Bölüm 3: Teftiş963 kelime
- 9 Bölüm 4: Arkadaş572 kelime
- 10 Bölüm 5: Tesadüf712 kelime
- 11 Bölüm 6: Beklenmedik Mesaj861 kelime
- 12 Bölüm 7: Cevapsız Sorular698 kelime
- 13 Bölüm 8: Küçük Şüpheler1.064 kelime
- 14 Bölüm 9: Yeni Görev828 kelime
- 15 Bölüm 10: İlk Adım400 kelime
- 16 Bölüm 11: Güven711 kelime
- 17 Bölüm 12: Gizli Arşiv709 kelime
- 18 Bölüm 13: Küçük Ayrıntılar380 kelime
- 19 Bölüm 14: Sessiz Adımlar541 kelime
- 20 Bölüm 15: Beklenmedik Karşılaşma447 kelime
- 21 Bölüm 16: Beklenmeyen Soru446 kelime
- 22 Bölüm 17: Hazırlık1.138 kelime
- 23 Bölüm 18: Fuarın Açılışı1.040 kelime
- 24 Bölüm 19: Şüphe1.187 kelime
- 25 Bölüm 20: "Merak ettim."905 kelime
- 26 Bölüm 21: Sadece Arkadaş...804 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben, Pelin Aksoy. Bir iş randevusu ile şehir değiştirdikten sonra ve işimi aldığımdan beri hayatım güzel gidiyordu. Bu aralar toplantı, iş görüşmesi derken biraz doluydum.
"Pelin Hanım dosyaları geçirdiyseniz bunlarda var."
deyip elindeki diğer dosyaları alıp yanıma gelen asistanımız Ecrin Hanım. Bana dosyaları verip binanın girişine doğru ilerledi. Dışarıyı çok fazla göremiyordum ama gelen her kimse önemli biriydi. Gelen kişi uzun boylu, zayıf bir adamdı.
Ecrin Hanım
"Ferit Bey hoşgeldiniz."
deyince içeri girenin buranın patronu olan Ferit Bey olduğunu anladım.
Ferit Köksal, hayatını bu şirkete vermiş sert görünen biriydi.
"Herkes işinin başında olsun, bugün yeni biri aramıza katılacak."
Ferit Bey yeni biri mi dedi? Ben bile geleli bir hafta felan oldu... Her neyse işime engel olmadığı sürece sıkıntı yok benim için. Zaten sıkıntı olsa bile bunu umursarlar mı?... Orası tartışılır işte...
"Ecrin Hanım benim işim bitti artık haftasonu çalışır size haber veririm."
"Tamamdır, size kolay gelsin."
Deyip eve doğru dışarı çıktım. Neyse ki iki günlük dinlenme hakkımız var, mesaisi olanlar bizim yapacağımız işleri yapar bizde iki gün rahat bir nefes alırız. Aklım Ferit Bey'in dediği şu 'yeni' kişideydi. Nasıl biri olduğunu merak ettim açıkçası. Şimdi biraz dinlenip işime geri dönmeliyim, iki gün dinlendikten sonra işlerimi rahatlıkla yapabilirim.
Şirketten çıktıktan neredeyse 20 dakikada eve varmıştım. Arabayla gelip gittiğim için yol benim için sıkıntı değildi.
Asıl sıkıntı olan yeni işime nasıl alışacağımdı...
İlk günlerden verilen talimatları uygulamamak ve bu yüzden kovulmak istemiyordum.
Anahtarla evin kapısı açıp içeri girdim. Çantamı kenara bırakıp, ayakkabıları dolaba yerleştirdikten sonra mutfağa geçtim.
Biraz... Yok birazdan fazla acıkmıştım. İnsan boş vakit bulmayınca yemek yemeği bile unutuyormuş!
Bir yandan yemek yerken bir yandan da telefonuma bakıyordum.
Annemle yaklaşık iki belki üç gün önce konuşmuştuk. Onunla hiç bu kadar uzak kalmamıştım... Endişelenmesi normaldi. Yani... Abartmadığı sürece.
Onun stresli ve endişeli olması benim de endişelenmeme neden oluyordu ve bu bana hiç iyi gelmiyordu.
Yemek yedikten sonra sofrayı topladım. Evde tek kişi olduğum için hem daha rahattım hem de kafamı dinliyordum.
Üzerimi değiştirdikten sonra çalışma odasına geçtim iki gün boyunca şirketle ilgili sözleşmeleri derleyecek ve bilgisayara geçirmekle uğraşacaktım.
...
Ertesi Sabah...
Saate baktığımda saat sabah saatlerindeydi. Yani güneş daha yeni doğuyordu.
Yatakta doğruldum, kendime gelmem uzun sürdü ama en sonunda ayağa kalkmak için yatakta kendini hazırladım.
Ayağa kalkıp odanın dışına doğru ilerledim. Mutfağa girip biraz bir şey atıştırdıkran sonra islerimin başına geçmeliydim.
Karnımı yeterince doyurduktan sonra hızla masayı toplayıp içeriye, çalışma odasına geçtim.
Evde tek başıma olduğum için rahatça çalışabilecektim. Bilgisayarı açtıktan sonra raftan e-posta olarak gönderilmesi gereken dosyaları alıp çalışmaya başladım.
(...)
*İki gün sonra*
Sabah oldu ve ben iyi alamadığım uykumla iş yerine gitmek için hazırlanıyorum. Dışarı çık arabayı hazırla, sonra bin... bunları her iş günü tekrar et. Bende öyle yaptım arabayı otoyola sürdükten sonra düz yoldan devam ettim ve artık iş yerinin önündeyim. Herkes toplanmış sanki... Birini bekliyorlarmış gibi ve galiba öyle.
"Herkes beni dinlesin, size yeni iş arkadaşınız olan Serkan Soysal'ı tanıtmak istiyorum."
Ferit Bey galiba yeni biri olan o kişiyi tanıtıyordu. Konuşmaya başlamış ve ben tam zamanında yetişmiştim.
"Artık o da bizden biri. O da bizim gelişmemize katkıda bulunmak için burada!"
Alkışlar, bağırış çağırışlar devam ediyordu ancak kısa sürdü. Herkes tebrik için sıraya girdi.
Sıra bana gelince yanına gittim...
"Yeni işin hayırlı olsun, aramıza hoşgeldin..."
"Sağol... Bana yardım edersiniz umarım, yeniyim ya o yüzden söylüyorum."
"Elbette ne zaman istersen burdayım, asistan Ecrin Hanım'a sorup beni bulabilirsin."
"Bu arada isim neydi?"
"Benim ismim Pelin... Pelin Aksoy."
"Tanıştığımıza memnun oldum Pelin. Bende Serkan, Serkan Soysal."
"Bende memnun oldum..."
Birbirimize şaşkınlıkla bakmayı kestikten sonra herkesin masalarına yönelmeye başladığını gördüm ve bende masama doğru ilerledim.
Herkes yerine oturduğunda ve bende kendi masamın önündeyken, onun masasının tam karşımdaki masa olduğunu fark ettim.
Ecrin Hanım bizi işimizin başına dönmemiz gerektiğini hatırlatınca herkes masasına oturdu ve işlerine başlamıştı, benim de yeni bir iş arkadaşım olmuştu.
(...)
Bölüm etkileşimi
