10. bölüm / 26
YABANCIBölüm 5: Tesadüf
Bölümler 26Şu an: Bölüm 5: Tesadüf
- 1 1. Önsöz5 kelime
- 2 2. Önsöz8 kelime
- 3 3. Önsöz5 kelime
- 4 Dinleyebileceğiniz Müzikler47 kelime
- 5 Karakterler328 kelime
- 6 Bölüm 1: Yeni Kişi616 kelime
- 7 Bölüm 2: Toplantı500 kelime
- 8 Bölüm 3: Teftiş963 kelime
- 9 Bölüm 4: Arkadaş572 kelime
- 10 Bölüm 5: Tesadüf712 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Bölüm 6: Beklenmedik Mesaj861 kelime
- 12 Bölüm 7: Cevapsız Sorular698 kelime
- 13 Bölüm 8: Küçük Şüpheler1.064 kelime
- 14 Bölüm 9: Yeni Görev828 kelime
- 15 Bölüm 10: İlk Adım400 kelime
- 16 Bölüm 11: Güven709 kelime
- 17 Bölüm 12: Gizli Arşiv709 kelime
- 18 Bölüm 13: Küçük Ayrıntılar380 kelime
- 19 Bölüm 14: Sessiz Adımlar541 kelime
- 20 Bölüm 15: Beklenmedik Karşılaşma447 kelime
- 21 Bölüm 16: Beklenmeyen Soru446 kelime
- 22 Bölüm 17: Hazırlık1.138 kelime
- 23 Bölüm 18: Fuarın Açılışı1.040 kelime
- 24 Bölüm 19: Şüphe1.187 kelime
- 25 Bölüm 20: "Merak ettim."905 kelime
- 26 Bölüm 21: Sadece Arkadaş...804 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pelin Aksoy
Meral ile film izledikten sonra kendimi yatağa atmıştım. Çok yorgun hissediyorumdum zaten. Dinlenmek için kalan iki günümden sadece bir günüm kalmıştı, bugün biraz gezip kafamı dağıtmak için yarın ise işlerim için ayırdığım dosyaları toparlamak ile vakit geçirecektim. Biraz sıkıcı olacak ama dayanmalıyım, sonra tekrar ama bu sefer Meral ile gezmeye gideriz. Ben kendimi bildim bileli asla sabah yada erken uyanmam ama bugün biraz erken uyanmıştım.
Üzerimdeki çiçek temalı turuncu renkteki pijamamı çıkarıp yerine dar siyah renkli bir tayt ve üzerine geniş bir yeşil renkli desenli kazak giydim.
Aşağıya indiğimde Meral'in dolapta film geceleri için sakladığımız abur cuburları alıp koltuğa yayılıp telefona üzgün bir şekilde baktığını gördüm.
"Ne oldu yine, tüm koltuğu kapmışsın zaten."
"Ya kuzen benim canım alışveriş yapmak istiyor canım sıkıldı benim bu evde... Dışarı çıkalım mı?"
"Tamam benim için olur. Gezeriz istedihimiz şeyleri alırız akşam olmadan da geri eve geliriz."
"İşte benim Pelom! Bir tanesin sen bir!"
"Tamam abartma. Hadi bakalım kahvaltıyı da sen hazırlarken bende banyoda olacağım."
"Pelo ya... Yine kilitledin hazırlama işini bana..."
"Hadi mızmızlanma. Biraz sen de yardım et bana. Bütün bir hafta meşgul olacağız zaten ikimiz de hadi, hadi kalk."
"İyi tamam haklısın zaten, ben mutfaktayım!"
Meral'in arkadan son söylediğine bir şey demeden banyoya girdim kısa saçlarıma karışmadan sadece yüzüme şu çarpıp geri içeri döndüm.
Salondaki aynadan üzerimi düzeltip mutfağa doru ilerledim.
"Meral donatmışsın yine masayı, galiba bu iş tam senlik bak."
"Dalga geçme ya, elimden anca bu kadar geldi..."
"Tamam ya bir şey demedim. Hadi başla yemeğe sonra git hazırlan ben hazırım zaten. Dışarı çıkarız."
"İşte duymak istediğim cümle bu. Tamam ben de hazırım sayılır."
...
Meral ile mutfağı toparladıktan sonra, benim binanın önüne park ettiğim arabanın anahtarını aldım komodinin üzerinden. Meral'in hazırlanma süresi biraz (!) uzundu.
O da en sonunda çantasını aldı ve ben aşağıya inerken o kapıyı arkadan kilitliyordu. Gidip gezecek, çok geç olmadan geri dönecektik.
30 Dakika Sonra
Arabayı AVM'nin otoparkına Park ettikten sonra içeriye girdik gezdik dolaştık. Ben ayakkabı reyonundayken Meral yeni çıkan kazakların olduğu taraftaydı.
Ben de Meral'e doğru tam ilerleyecektim ki tanıdık bir yüzü erkek reyonunda gördüm. Biraz daha ayrıntılı bakınca o yüzün iş arkadaşım olan Serkan Soysal'a ait olduğu gördüm. Beni ilgilendirmezdi sadece bir tesadüftü. Ben de Meral'in yanına gittim.
"Pelo ya... Bak şu çok güzel bir kazak bunu alıyorum ben."
"Hı hı al al tabi ne istiyorsan al."
Hayır ya... Sadece bir saniye onun olduğu tarafa bakmıştım ve bunu merak görmüştü. Yanlış anlayacak şimdi of... Sadece... Merak. Evet sadece merak ettim.
"Sanki tanıdık biri var buralarda, yanılıyor muyum?"
"Sus Meral, hadi ne almak istiyorsan al gidelim."
"Niye ya ne güzel bakıyorduk işte."
"Merak saçmalama! Sadece bir tesadüf... Hem ben merakımdan oraya baktım başka bir şey düşünme sakın!"
"Tamam tamam, ne abarttım ya gel şunları kasaya götürelim. Sen bir şey almayacak mısın?"
"Yok hadi yürü."
Biz kasaya doğru giderken Serkan bey de kendine bir şeyler seçmiş kasaya doğru geliyordu. Umarım biz onunla karşılaşmayız. Tanıdığım kişilerle karşılaşmayı pek sevmem ve hiç yeri, zamanı değil...
"Geliyor."
"Ne?! Kim geliyor?"
"Sakin ol Pelo, sıra bize geliyor. Neden panikledin başkasının mı gelmesini istiyorsun?(!)"
"Meral! Kızdırma beni! Kimin gelmesini isteyeyim ben! Of bağırtın beni elalemin ortasında..."
"Hı hı aynen elalem, kesin öyledir senin umurunda olan tek kişi var ve o da bizden bir sıra arkada."
Meral bunu dediği an telaştan hemen önüme döndüm.
...
Bir süre sonra ihtiyaçlarımızı yani Meral'in istediklerini alıp oradan ayrılmıştık. Bu bence iyi bir şeydi... Ama neden bu kadar taktığını anlamadım bende sadece tanıdığım biri... Neyse eve varmak üzereydik, arabanın içerisinde Meral yayılmış bir şekilde aldıklarına bakıp seviniyordu bende ona bakıp gülüyordum.
"Tamam aldın işte yeter, sevinçten ölecekmiş gibi bakıyorsun Meral!"
"Of Pelo sanki beni tanımıyorsun bir şey aldığımda o eve kadar elimde kalır. Hem sevinmiyeyim de ne yapayım sen söyle."
"Tamam tamam karışmıyorum. Ne yaparsan yap."
Konuşma bittikten sonra eve sadece kısa bir yol vardı, bu sokaktan dönünce eve varmış olacaktık.
...
Ve evin önündeydik artık. Meral elindeki alışveriş poşetleri ile hızla arabadan aşağıya indi. Bende arabayı park edip, kilitleyip eve doğru yürüdüm.
"Kuzen kapıyı açsana benim elim dolu."
"Anahtar bende zaten bekle açıyorum."
Kapıyı açtığım an Meral odasına doğru koşunca bende bir şey demedim. Anahtarı dolabın kenarına bıraktım ve cebimden telefonu aldım. Birinden mesaj gelmişti, fazla dikkatimi çekmedi çünkü tanımadığım kişidendi bu mesaj sonra bakarım deyip telefonumu cebime attım ve oturma odasına doğru ilerledim.
(...)
Bölüm etkileşimi
