17. bölüm / 17
ÜVEY ABİLERİM17. BÖLÜM
Bölümler 17Şu an: 17. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.074 kelime
- 2 2. BÖLÜM1.473 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.432 kelime
- 4 4. BÖLÜM849 kelime
- 5 5. BÖLÜM1.225 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.153 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.338 kelime
- 8 8. BÖLÜM1.270 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.426 kelime
- 10 10. BÖLÜM1.709 kelime
- 11 11. BÖLÜM1.476 kelime
- 12 12. BÖLÜM1.551 kelime
- 13 13. BÖLÜM2.038 kelime
- 14 14. BÖLÜM1.311 kelime
- 15 15. BÖLÜM2.480 kelime
- 16 16. BÖLÜM1.695 kelime
- 17 17. BÖLÜM951 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda başımın neden ağrıdığını anlamaya çalışırken yatağın içinde yalnız olmadığını fark ediyorum. Çünkü ben arkamı dönüp bir şekilde yatarken üzerimden geçen bir kolu fark ettim. Telaşla arkama döndüğümde uyuyan atilla'yı gördüm normalde böyle bir durum olsa Çığlık atar evi ayağı kaldırırdım ama sakin olmaya çalıştım çünkü o uyuyordu ve onunla birlikte bütün ev halkı da uyuyordu.
Yanından biraz uzaklaşıp yüzüne baktığımda yüzü solgun görünüyordu ve ben yavaş yavaş neler olduğunu hatırlamaya aya çalışıyordum. Doğru ya ben dün akşam yine kabus görmüştüm ve çığlık çığlığa ortalığı ayağa kaldırmıştım O da beni sakinleştirmek için yanımda kalmıştı.
Şimdi düşününce onu yanımda kalması için ikna eden kişi bendim nasıl yaptım bilmiyorum ama sonuç olarak yanımda kalmıştı ve yanımda kalması bana muazzam bir rahatlık vermişti.
Böyle boş boş durup uyurken bile çok yakışıklı duran üvey abimin mi seyredeceğim yoksa onu uyandıracağım mı bilmiyorum saat kaç daha erkenmiş.
Ben kendi içinde Savaş verirken Atilla gözlerini yavaştan açmaya başladı ve ilk yaptığı şey aniden doğrulmak oldu.
"İyi misin?"
"Evet evet seni de uyandırdım"
"Hayır yok ben uyuyakalmışım kusura bakma böyle bir durumda bırakmak istemezdim seni"
"Sorun değil dün akşam kalman için ben ısrar etmiştim yavaş yavaş hatırlamaya başladım"
"Dün gece çok kötü görünüyordun zaten kalmamı istemeseydin de yanında kalırdım"
Bunu duymak nedense iyi hissettirmişti çünkü bu evde beni düşünen tek kişi o bu çok acı veriyor biliyorum ama kendi öz babamın da umurunda değilim.
"Ben sanırım artık kendi odama gitsem iyi olur"
Hiçbir şey demedim sadece yüzüne boş gözlerle baktım o yataktan kalkarken gitmeden elini tuttum.
"Teşekkür ederim yanımda olduğun için"
"Düşündüğünden daha yalnızsın bunu söylediğim için çok özür dilerim ama baban seni çok umursamıyor"
"Biliyorum"
"Birinin yanında olması gerekiyor içinde yaşadığın her neyse çözümlenene kadar yanında olacağım çünkü sen hastasın"
" Ben hasta falan değilim bazılarının tabiriyle ucubenin tekiyim"
" Ucube falan değilsin senin yaşadıklarını kim yaşasa muhtemelen ya kafayı yerdi ya da bir yerlerden atlardı"
" Ya da böyle deli gibi tavırlar yapardı krizler geçirirdi"
" Bunlar fiziksel hastalıklar değil Asya psikolojik bütün her şey kafanın içinde bitiyor ama sana yardım edeceğim"
" Sen daha psikiyatri bölümünde okuyan 2 .sınıf bir öğrencisin bana nasıl yardım edeceksin ki? "
" Onu bize zaman gösterecek sen sadece iyi olmaya çalış"
Ne dediğini anlamamıştım ama çok güvenmiştim ve güvenmeye de devam edeceğim. Sizce odamdan çıkarken sanki bütün her yere onun kokusu sinmiş gibiydi kendimden nefret ediyorum çünkü ona aşık oldum ve bunu asla söyleyemeyeceğim bu aşk beni bitirecek.
Kendine gel Asya O senin üvey abin. Yapamıyorum ne kadar istesem de kendime engel olamıyorum bu çok zor hem de çok zor. Yatağıma tekrar uzandığımda sakinleşmeye çalışıyordum elimi kalbime götürdüm de deli gibi attığını hissettim ve kalbim bana tek bir isim söylüyordu.
" Atilla "
Elimden gelen bir şey yok aşık olmaktan her zaman çok korktum hele ki yanlış kişiye aşık olmaktan ki şu anda yaşadığım şey tam olarak bu. Gözyaşlarım bu sefer aşk için akarken elimden geldiğince onu düşünmemeye çalışıyorum.
Zaten bütün gün evin içinde denk gelmemeye çalıştım bugün hafta sonuydu ve hepimiz evdeydik. Kendimi oyalamak için rastgele bir film açtım filmin konusu da güzeldi aslında. İzlerken fark etmemişim bile çoktan bir buçuk saat geçmiş ve film bitmiş ama ben tekrar baştan izlemeye başladım. Ben film izlerken herkes nereye daldı onu bile görmedim.
Ben ikinci tekrarımı izlemeye devam ederken telefon ekranında yansıyan tanıdık bir sima gördüm.
"Büyücüler kulübümü izliyorsun ben de izlemiştim çok güzel film"
Atilla biraz yakınıma oturduğunda ben de telefon ekranını kapattım.
"Evet çok güzel filmmiş gerçekten ama kendi çıkarları için büyü yapmaları pek de hoş bir şey değil"
"Yani zorba çocuğu değiştirmek istediler ama çocuk öldü"
"Evet biliyorum kendilerine benzetmek istedikleri için bazen iyi olmak bazılarının sonunu getirebiliyor"
"Eğer büyü yapabilseydim muhtemelen hastalıkları bitirirdim ya da savaşları"
"Belki de dünyadaki her şey bir denge içindedir Bir uyum içindedir"
"Evet mesela aşk büyüsü yapmazdım beni sevmeyen biri bana bağlı olarak yaşamak zorunda değil"
"Evet bence de ama ben büyü yapabilseydim birinin kalbindeki aşkı söküp atmak isterdim"
Ne dediğimi anlamadığı için şaşkın bir ifadeyle bakıyordu suratıma.
" Yani Kaan için"
" Kaan kime aşık ki? "
" Şımarık kardeşim benim en yakın arkadaşıma aşık ama Asel onu sevmiyor ve sevmeyecekde"
" Kaan için bu durum hep böyle oldu. Bir kız bulur aşık olduğunu söyler herkese anlatır bir iki hafta çıkar Sonra ortada bırakır arkadaşına bunu yapmasına gerek yok İnan bana burada üzülen arkadaşın olur"
" Senin gibi düşünmeyi çok isterdim ama bu sefer ki farklı Kaan gerçekten aşık oldu ve ben onun üzülmesini istemiyorum"
" Sen kendini dışında herkese iyi davranıyorsun Asya. Ama şunu bilmelisin ki biraz da kendini düşünmelisin"
" Ama o karşılıksız aşık belki ben de"
Bunu söylediğimde yüzü yine değişti sanki mimiklerimi sözcüklerimi tavırlarımı ölçüyor gibiydi.
" Peki gerçekten büyü yapacak olsan kendi kalbindeki aşkımı bitirdin yoksa Kaan ın kalbindekini mi? "
Bu soruya cevap vermeden önce kendi içimde uzun uzun düşündüm. Eğer gerçekten büyü yapabilseydim başkalarının hayatına karışmak istemezdim çünkü kaan'ın içindeki aşkı bitirirsem belki zamanla Asel onu sevecekti ama duyguları karşılık bulamayacağı için her iki taraf için de sorun olacaktı. Ve o yüzden kendi içimdeki aşkı bitirirdim en azından karşımda duran adama karşı olan aşkımı bitirirdim.
" Bak ne yapalım bu soruyu hiç sormadım say olur mu çatıya gidelim mi belki ilham gelir hem senin için hem de benim için"
Neden yapıyorsun bunu senden uzak durmaya çalıştıkça neden beni kendine yakın tutmaya çalışıyorsun çatıya seninle bir daha çıkmak istemediğimi ve bunun için büyük çaba sarf ettiğimi görmüyor musun?
Ama orayı seviyorum orası seninle en güzel anıları paylaştığımız yerdi. Biliyorum sen bana karşı asla o duyguları beslemeyeceksin senin yakın durduğun tek şey benim sorunlarım benim travmalarım.
Yine de seninle birlikte çatıya nasıl çıktım bilmiyorum evet derken ki kararı ben vermiyordum. Aklımla değil duygularımla hareket ediyordum ve bu beni sonuma her zaman daha hızlı yaklaştırıyordu.
Bölüm etkileşimi
