4. bölüm / 12
ÜVEY ABİLERİM4. BÖLÜM
Bölümler 12Şu an: 4. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.074 kelime
- 2 2. BÖLÜM1.473 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.432 kelime
- 4 4. BÖLÜM849 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. BÖLÜM1.225 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.153 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.338 kelime
- 8 8. BÖLÜM1.270 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.426 kelime
- 10 10. BÖLÜM1.709 kelime
- 11 11. BÖLÜM1.476 kelime
- 12 12. BÖLÜM1.551 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hafta sonunun en güzel geçmesi dileğiyle uyudun cuma akşamından cumartesi sabahına uyandığımda bugünün ne kadar berbat geçeceğinden habersizdim.
Sabah uyandığında saat biraz geçti ama hafta sonu olduğu için kimse beni uyandırmamıştı genellikle bu evde hafta sonu öğrenciler veya çalışanlar uyandırılmazdı. Ne Hülya ne de babam bize karışmaz geç saate kadar uyumamıza izin verirlerdi.
Ben gözlerimi açtığımda sabah saat 9'u çeyrek geçiyordu. Biz de kendime gelmek için uğraştığımda birbirine yapışan göz kapaklarımı ayırmakla başladım daha sonra dağılan saçıma başıma aldırış etmeden üzerindeki geceliklerle odamdan çıktım.
Uykulu gözlerle her an sağa sola devrilecek gibi yürüyerek banyoya doğru ilerledim banyo kapısına elime attığım gibi aynı anda karşı tarafın yani kapı kolunun diğer kolu da benimle birlikte aşağıya indi ben ne olduğunu anlamadan kapı açıldığı için biraz içeriye doğru savruldum.
Kafamı çarptım ama nereye çarptım çünkü çarptığım an ufak bir ıslaklık hissettim kafamı kaldırıp uykulu gözlerle tekrar çarptığım şeye baktığımda gözlerim artık bir daha uykulu olmayacak kadar şaşkınlıkla bakıyordu.
Çünkü benim çarptığım kişi duştan yeni çıkmış sadece üzerinde pantolonu olan geri kalan vücudu çıplak bir şekilde olan atilla'dan başkası değildi.
Göz göze geldiğimizde eminim mavi gözlerimin ne kadar iri iri açıldığını düşünmüştür. Ona baktığımda en az o da benim kadar şaşkınlıkla bakıyordu ben daha çok utançla karışık bir şeyler yaşıyordum. Ne diyeceğimi bilemeyerek onun yüzünü incelemeye koyulmuştum saçları ıslaklıktan dolayı öne doğru eğilmiş birkaç damla süzülüyordu. Ne yapacağımı ne tepki vereceğimi anlamamıştım O da benim gibi tepiksiz kalmıştı.
Kendime gelip toparlandıktan sonra ne diyeceğimi bilemeyerek geri geri adım atmaya çalıştım. Ama ayağımda çorap veya terlik olmamasına hesaba katmayarak ve biraz da önüme bakmadığım için ayağımın kayması ile birlikte yere düştüm bir insan daha fazla ne kadar rezil olabilir.
Yere düştüğüm an hissettiğim acı çok değildi ama dudaklarımdan küçük bir ses olarak çıkmıştı. Bu halime gülsem'i acısa mı bilemediği için öncelikle tepkisiz kaldı daha sonra kendine gelip yanıma geldi.
"Sen iyi misin ya"
Beni yerden kaldırmak için uzattığı elini tutup tutmamak arasında gelgit yaşadım ama sonunda eli boş kalmasın diye tutup beni kaldırmasına izin verdim.
Beni yerden kaldırdığında tekrar göz göze geldiğimizde O anın büyüsü ile yaşadım Duygu çok tuhaftı. Gözlerimi kaçırarak hemen ondan uzaklaştım ve koşarak odama yöneldim.
Ondan kaçarken tek söyleyebildiğim şey arkam dönük olarak"kusura bakma"
Kelimesi oldu.
Odama girip kafamı kapattığım an kafamı yastığa gömdüm ve resmen Çığlık atmamak için kendimi zor tuttum. Allah'ım ne kadar büyük rezillik Of Of ya bu sabahın köründe duş mu alınır ya.
Neyse en azından Atilla ya Kaan ya da mert'e denk gelseydim. Mert sorun olmazdı ama Kaan benimle dalga geçerdi. Düşündükçe kafayı yiyecek gibi olduğum için onunla tekrar göz göze gelmeme kararı almıştım ama bu çok saçmaydı çünkü biz aynı katı paylaşıyoruz.
Kahvaltıya gidip gitmemek konusunda çok kararsız kalmıştım çünkü bana bakınca vereceği tepkiyi merak ediyordum o tepkiyi almaktan korktuğum için de gitmek istemiyordum.
Yanaklarımı şişire şişire bir süre ofladıktan sonra hülya'nın kulakları çınlatacak bir şekilde bizi kahvaltıya çağırmasına kayıtsız kalamadığım için mecburen kahvaltıya gitmek zorunda kaldım.
O kadar dalgınım ki üzerimdeki gecelikleri çıkarmadan kahvaltıya gitmiştim ve beni böyle görenler daha doğrusu böyle gören aile üyelerim başta Kaan olmak üzere benimle dalga geçtiler.
"Asya yatağını da getirseydin"
"Ha?"
Kaan'ın ilk başta dalga geçerek söylediği sözlere anlam verememiştim daha sonra atilla'nın kaş göz işareti ile yaptığı hareketleri görünce baştan aşağı kendime baktım.
Yüzümü buruşturarak bir süre gözlerimi kapattım gözlerimi kapalı olması onların beni görmediği anlamına gelmiyordu elbette ki.
"Ateş seni böyle görmesin beğenmez sonra"
Merdivenlere yönelmiş üstümü değiştirmek için odama gitmeye hazırlanırken kaan ın söylediği sözleri sinirlerimi alt üst etti. Ben ve okulun çapkın serserisi Ateş aynı cümle içinde geçiyordu öyle mi.
"Ne diyorsun lan sen?"
İsyan dolu hakaret içeren sözlerimi duyunca en çok şaşıran kişi babam oldu.
"Asya ne biçim konuşuyorsun sen abinle"
"O benimle ne biçim konuşuyor nasıl ateş ve benim adımı aynı cümle içinde kullanabiliyor Baba kendisine gelsin"
"Yalan mı kızım çocuğun gözü hep senin üzerinde"
"Onun gözü tamam mı ayrıca bir daha benim adımla onun adını yan yana getirecek olursan seni gerçekten gebertirim"
"Asya yeter artık yaptığın saygısızlıktan başka bir şey değil"
"Ben mi saygısızlık yapıyorum baba bana itham ettiği şeyi duymuyor musun üstelik beni okulun en serseri çocuğuyla yakıştırıyor"
"Kaan sadece şaka yapıyor kavga çıkarmana gerek yok"
"Ben mi kavga çıkarıyorum kendine gel istersen senin o çocuğun benim üvey olan o"
" Öz veya ve konumuz bu değil tamam mı lütfen abinden özür diler misin? "
Duyduğum şeyleri sindirmeye çalışırken kaan'ın yüz ifadesi iyice beni çileden çıkarmaya yetmişti.
" Özü falan dilemiyorum ve bu çocukla da aynı masaya oturmuyorum size afiyet olsun"
" Asya buraya ve Yerine otur bu saçmalığa da hemen bir son ver"
Babamın sesi tahmin ettiğimden de yüksek çıkıyordu ama benim de sesim yüksek çıkıyordu çünkü ben haksızlığa gelemezdim burada haklı olan bendim Kaan değildi.
Koşarak odama gidip kapımı da o sinirle çarptığım için iki katı azar işiteceğimi hatta ceza alacağımı biliyordum ama haksızlığa hiç gelemeyeceğimi de bilmesi gerekiyordu sonuçta ben onun kızıydım. Kaan ya Kaan üvey oğlunu öz kızına tercih etti inanamıyorum ya inanamıyorum.
Kafamı yastığa gömüp bağırmak istiyorum ama sinirden deliye döneceğimi de biliyorum. Odamdan çıkmadım babam da inmedi sanırım bu hareketimi şımarıklık olarak algıladı.
(Aklıma çok bir şey gelmedi ya o yüzden kısa oldu)
Bölüm etkileşimi
