10. bölüm / 12
ÜVEY ABİLERİM10. BÖLÜM
Bölümler 12Şu an: 10. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.074 kelime
- 2 2. BÖLÜM1.473 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.432 kelime
- 4 4. BÖLÜM849 kelime
- 5 5. BÖLÜM1.225 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.153 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.338 kelime
- 8 8. BÖLÜM1.270 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.426 kelime
- 10 10. BÖLÜM1.709 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11. BÖLÜM1.476 kelime
- 12 12. BÖLÜM1.551 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dün akşam yarım uyandığım için ve geç saatte uyuduğum için bu sabah uykumu alamamış bir şekilde yorgun uyandım ama yataktan kalkmak zorundaydım çünkü okula gitmem gerekiyor ayrıca babam ve Hülya evde olmadığı için diğerleri uyanıp uyanmamış mı diye kontrol etmem gerekiyor eğer uyanmamışlarsa uyandırmam lazım.
Aslında kaan'ı hiç uyandırmamak en iyisi olabilir onsuz bir okul günü çok eğlencelidir ama yapamam çünkü bugün basketbol maçı için antrenmanları var o yüzden mecburen uyandırmak zorundayım antrenmana gidemezse veya geç kalırsa çok üzülür ben de bunun vicdan azabıyla yaşayamam.
Üstümü bile değiştirmeden hemen odamdan çıkıp diğerlerini uyandırmaya gittim üstümü değiştirmek için vakit kaybedersem çok geç olacağını biliyorum. İlk önce atilla'nın odasına gittim çünkü bana en yakın yer orasıydı kapısını 1-2 kere tıklattım içeriden gel sesini duyunca uyanmış olduğunu anlamıştım zaten.
İçeri girdiğimde hala yatağında uzanıyordu elleriyle bir kere gözlerini daha sonrasında saçlarını ovuşturdu.
"Bu güzel uyanmışsın ben de uyanmamışsın diyerek seni uyandırmak için gelmiştim"
"Yeni uyandım sayılır dün akşam en son filmi izlerken sanırım uyuyakaldım"
"Sen değil hepimiz uyuyakaldık ama merak etme çok iyi bir kız kardeşi olduğum için hepinize odanıza kadar götürdüm yani seni diğerleri kendi uyandı zaten"
Hafif bir şekilde kıkırdayarak güldü.
"Beni uyandırmak çok zor olmuştur muhtemelen diğerleri beni aşağıya kadar taşımıştır"
"Bunu söylediğim için üzgünüm ama erkek kardeşin ve abin tam bir hayırsız seni orada öylece bırakıp gittiler seni odana kadar getiren bendim"
"Hadi ya nasıl getirdin beni buraya kadar benim uykum çok ağrıdı uyandırmak resmen imkansız gibi bir şey"
"Evet bayağı zor oldu Bir ara merdivenlerden yuvarlanacaksın diye ödüm koptu ama bir şekilde getirdim neyse vaktimden çalma diğerlerini de uyandırmam gerekiyor"
Belki söylemek istediklerin vardı ama ona fırsat vermeden hemen odasından çıkıp üst kata gittim evet tam da tahmin ettiğim gibi diğer ikisi uyanmamıştı.
Kaan'ın odasına kapıyı çalmadan girdim zaten uyuyordu uyandırmak için büyük çaba sarf etmeme gerek kalmadı kulağının dibinde bağırdığım için uyandı tabii ki de bana küfür ederek.
" Yemin ediyorum hastasın sen de psikoloğa görün"
" Sen böyle mi teşekkür ediyorsun çok ayıp seni uyandırmasam basketbol maçı antrenmanlarına geç kalacaktın"
Birden aklına çok önemli bir şey gelmiş gibi gözleri parladı sanırım antrenmanı olduğunu unuttu yataktan fırladığı gibi banyoya koştu sanırım mert'e kaptırmak istemiyor çünkü Mert bir girdi mi çıkmak bilmiyor.
Neyse bunu da uyandırdığımıza göre sıra en büyüğüne geldi onun odasına nadiren girmişimdir en fazla kirlilerin var mı makine açılacak diye sormak için. Odasına girdiğinde O da uyuyordu hayret diğer ikisinin odasına göre oldukça toplu ve düzenliydi.
Onun için çok bir uğraştı artık bana gerek kalmadı bir iki kere düttükten sonra hemen uyandı sanırım onun da önemli işleri vardı bir de geç kalmak istemiyordu. Neyse ki o yataktan çıkana kadar Kaan banyodaki işini bitirmişti yoksa Kaan banyodan çıkana kadar Mert banyonun kapısının önünde kaldı çıkması için bağırıp duracaktı.
Hepsi için görevimi yerine getirdikten sonra tekrar aşağıya odama iniyorum üzerimdeki geceliklerden kurtulup okul kıyafetlerimi giyiyorum elimi yüzümü yıkamayı unuttuğum için de gömleğimin yarısına kadar iliklediğim düğmeleri tekrar kapatıp banyoya gidip elimi yüzümü yıkıyorum saçlarımı tarayıp dişlerimi fırçaladıktan sonra artık hazırım.
Yeni bir okul günü bizi bekler Mert sanırım geç kaldığı için bizi okula bırakamadı Zaten ondan böyle bir şey istemedik tekrar otobüs durağına gittik okula yetişebilmek için ama otobüsün geç geleceğini hesaba katmamıştık bunun için de bir çözüm bulduk taksi tuttuk ama bugün gerçekten geç kalmak istemedim çünkü ilk ders matematikte ve önemli konular vardı onları bir kere dinlemezsen muhtemelen hiç anlamayacağım.
Kaan basketbol takımının lideri olduğu için ve bugün de antrenmanı olduğu için derslerden muaf sayılıyordu tabii sonrasında nasıl bu derslerin konusunda yetişir bilmiyorum çantasını sınıfa bıraktığı gibi hemen alt kattaki spor salonuna iniyor ondan sonra zaten görmedim çünkü ben derse girdim.
Sınıfa girer girmez gözüme çarpan en sinir bozucu şey ateşin de bir sıra arkamda oturuyor olmasıydı bu ne ara yerini değiştirdi diye asel'e sordum. O da bilmiyormuş vardır bunda da bir iş neyse ki o da basketbol takımında olduğu için antrenmana gitti de yüzünü görmek zorunda kalmadım.
Ders zili çaldığında Asel ile oturup dedikodu yapmayı çok isterdim ama onun gözü kayra'dan başkasını görmüyordu. Kayra okulumuzun bir diğer popüler çocuğundan yalnızca biri. Popüler olmakta haklı aslında. Eli yüzü düzgün uzun boylu yakışıklı bir surata sahip tatlı bir çocuk onunla ilgili düşüncelerim ne artı ne de eksi yönde çünkü kimseye bir zararı olduğunu veya kendimi kimseden üstün tutup herhangi birine kötü davrandığını görmedim. Asel in Kayra'ya aşık olmasındaki en büyük sebep kayra'nın çok kibar bir çocuk olmasıydı Kayra bence kibarlık dersleri vermeli ilk öğrencisi de Kaan olmalı.
"Öyle uzaktan melül melül bakacağına git söyle çocuğa senden hoşlanıyorum diye"
"Sen delirdin mi kızım beni hayatta kabul etmez"
"Ya neden etmesin ne eksiğin var sanki"
"Onun etrafındaki kızları görmüyor musun hepsi birbirinden güzel onlara bile yüz vermiyorken beni mi sevecek"
"Bence abartıyorsun Asel ayrıca o kadar da yakışıklı biri olduğunu düşünmüyorum tamam eli yüzü düzgün ama seni reddedecek kadar da değil"
"İyi hissedeyim diye bunu söylüyorsun ama biliyorum O benden hiçbir şekilde hoşlanmıyor ve hoşlanmayacağım baksana beni görmüyor bile"
Asel'i üzmek istemiyorum ama gerçekten de düşündüğü gibi Kayra bir kıza en fazla arkadaş olarak yaklaşır hiçbir şekilde sınırlarını aşacak veya onları ümitlendirecek bir şey söylemez bu durum arkadaşımın canını sıkıyor arkadaşım üzgün olduğu için ben de üzülüyorum.
Sanırım benim en büyük nimetim lise başladığından beridir hiç kimseden hoşlanmamış olmamdı. Zaten bu okulda aşağı yukarı doğru düzgün hoşlanacak biri yok okulun popüler çocuklarından birinden hoşlanıp da asla olmayacak bir şeye amin demek de istemiyorum O yüzden bu halim gayet iyi. Zaten sınav senemde aşık olup kafamı başka şeylere yönlendirerek derslerimden geri kalmak veya ders çalışmamak gibi bir lüks yapmak istemiyorum çünkü biliyorum eğer aşık olursam veya bir ilişki içerisinde olursam her ne kadar çabalasam da derslerimden bir tık geriye kalacağım ve bu benim kafamı yoracak.
Derslerimden geri kaldığım ve ders çalışmadığım için de muhtemelen sınavda istediğim puanı yapamayacak mezuna kalacağım mezuna kalma psikolojisi ile de bir sonraki sınava hazırlanamayacağım ve artık benim için iş işten geçmiş olacak o yüzden bu sene elimden geldiğince çabalayacağım ve hayatıma kimseyi almamaya çalışacağım.
Ama tabii karşıma böyle uzun boylu yakışıklı baby face tatlı kibar sadakat yönünden zengin eli açık beni bebeği gibi seven biri çıkarsa hayır demem. Kendi kendime düşündüm şeylere bak sanki böyle biri var da benim karşıma çıkacak böyle birinin olma ihtimali %1'dir sanırım. O da bana denk gelmez zaten.
Bütün teneffüsümü kayra'ya melül melül bakan asel'in yanında geçirdikten sonra tekrar zil çaldı ve biz kaldığımız sıkıcı derslerimize devam ediyoruz.
Bugün son iki dersimiz boş olduğu için eve 2 saat erken gidecektim Kaan gelmeyecekti çünkü daha fazla çalışması gerekiyormuş şunun şurasında basketbol turnuvasına pek bir şey kalmadı okullar arası olan maçta okulumuzu temsil edecekler ve Kaan takım lideri olduğu için asla boş vakti olmayacak birkaç gün boyunca.
Eve geldiğimde yaşanmış olan sessizliğin ne kadar huzur verici olduğunu gördüm babamlar muhtemelen akşama doğru gelirler çünkü dün akşam bir arkadaşlarımda kaldılar bu sabah da oradan iş yerine gitmişlerdir. Tam böyle salondaki kanepeye yayılıp keyif yapacaktım ki sehpanın üzerindeki kitabı gördüm. Oldukça kalın bir psikoloji kitabıydı dur ya bu atilla'nın kitabı. Sanırım sabah dalgınlıktan bunu unutmuştu işin kötü yanı sabah çok önemli bir deneme sınavının olduğunu ve bu kitabın çok önemli olduğunu söylemişti. Şimdi aklıma geldi gerçekten önemli mi acaba onu arayıp öğrenebilirim ama şu an müsait olup olmadığını bilmiyorum.
Şansımı denemek için atilla'yı aradım bir iki çalıştan sonra telefon açıldı.
"Merhaba vaktinden çalmak istemezdim ama ben bugün eve erken geldim ve sehpanın üzerindeki kitabını gördüm bu sabah çok önemli olduğunu söylemiştin"
"Evde miymiş ya o kitap sabahtan beridir ben de onu arıyorum o olmadan olmaz kahretsin sınavdan çok düşük alacağım"
"Dur dur telaşlanma halledeceğiz bir şekilde"
"Nasıl olacak o?"
"Sen şimdi bana okulunun konumunu at ben de elimden geldiği en kısa sürede getireceğim sana kitabı"
"Sen ciddi misin hemen atıyorum konumu"
"En kısa sürede oradayım merak etme"
Umarım sınavı başlamadan kitabı yetiştirebilirim konum gelene kadar ben de üzerime rastgele bir eşofman takımını geçirip evden çıktım. Çok uzak sayılmazdı ama trafiği de hesaba katarsak geç kalmam olası bir durum.
Elimden geldiğince hızlı yürüyerek otobüs durağına kadar ilerledim şansıma otobüs hemen geldi bu sefer beklemedim. Trafikte biraz yoğundu ama neyse ki son anda yetişebildim Atilla da beni okulun girişinde bekliyordu nefes nefese kalmış bir şekilde kitabı ellerine ulaştırdığımda yarım mağaza teşekkür edip hemen sınıfa koştu sanırım gerçekten çok önemli bir sınavı var ve geç kaldı.
Neyse ben elimden geleni yaptım bundan sonrası artık ona kalmış şimdi bu geldiğim yolu geri dönmek zorundayım of.
Geldiğim yolu geri dönmek zorunda kaldım çünkü eve gitmem gerekiyordu. Eve geldiğimde akşam yemeğine babamlar da katılacağı için yemek yapmam gerekiyordu normalde ben yapmıyordum ama bugün işler bana kaldı. Neyse biraz oradan biraz buradan biraz internetten biraz daha arkadaşlarımın annesinden aldığım tariflerle bir şeyler çıkartabildim ortaya sonuçta mükemmel olmak zorunda değil en azından denedim.
Mutfakta tahmin ettiğimden daha çok zaman geçirmişim hava çoktan kararmış bugün hiç ders çalışamadım yemekten sonra full ders çalışmam gerekiyor. Ev ahalisi de yavaş yavaş gelmeye başladı babam beni mutfakta yemek yaparken görünce oldukça şaşırmıştı. Hayret elinden bu işlerde geliyormuş diye benimle dalga geçti. Neyse babamları salona geçirdikten sonra diğerleri de yavaş yavaş gelmeye başladı önce Mert sonra Kaan geldi.
Onlar salonda oturmuşken ben de masayı hazırlıyordum tekrar mutfağa gittim Kalan eşyaları getirmek için tam o sırada dış kapının açılma sesi geldi sanırım Atilla da geldi neyse ki yemeğe yetişebildi.
Mutfakta birkaç eşyayı daha toparlarken Atilla mutfağa geldim yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
"Kolay gelsin"
"Sağ ol yemeğe yetişebildin sonunda"
"Yetiştim yetiştim sınav sunum deneme derken işim bitmek bilmedi"
"Sahil sınavın nasıl geçti"
"Kitabı getirdiğin için çok güzel geçti bunun içinde sana çok teşekkür ederim"
"Rica ederim iyi not almana sevindim"
"Sınav benim için çok önemliydi gerçekten o da o kitap olmasaydı daha doğrusu sen getirmeseydin ne olacaktı hiç bilmiyorum"
Ben bir yandan eşyaları almaya çalışırken bir yandan da atilla'yı dinliyordum tuhaf olan şey çok iyi her konuşmaya devam ettiğinde bir adım daha yaklaşıyordu bana en son dibime kadar geldiğinde neyse ben artık gidip üstümü değiştireyim de kahvaltıya yetişeyim dedi ama yerinden milim kıpırdamadı.
"Bir sorun mu var iyi misin?"
" Senin sayende çok iyiyim"
Bunu söylerken kocaman gülümsüyordu tam gidecek diye düşündüm ki aniden öne doğru bir hamle yapıp birden yanağımdan öptü.
Demin yaşadığım şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırken Atilla yüzündeki kızarmış ifade ile mutfaktan çıktı ama gülümsüyordu.
Az önce ne yaşadım ben diye kendimi sorgularken şokla karışık gülümsüyordum neden gülümsediğimin de farkında değildim şu an çok utanmıştım ama eminim ki Atilla benim iki katım utanmıştı.
Bölüm etkileşimi
