15. bölüm / 17
ÜVEY ABİLERİM15. BÖLÜM
Bölümler 17Şu an: 15. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.074 kelime
- 2 2. BÖLÜM1.473 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.432 kelime
- 4 4. BÖLÜM849 kelime
- 5 5. BÖLÜM1.225 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.153 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.338 kelime
- 8 8. BÖLÜM1.270 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.426 kelime
- 10 10. BÖLÜM1.709 kelime
- 11 11. BÖLÜM1.476 kelime
- 12 12. BÖLÜM1.551 kelime
- 13 13. BÖLÜM2.038 kelime
- 14 14. BÖLÜM1.311 kelime
- 15 15. BÖLÜM2.480 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16. BÖLÜM1.695 kelime
- 17 17. BÖLÜM951 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Evet arkadaşlar oldukça uzun bir bölüm oldu sizden tek ricam beğenip yorum yapmanız okuyan herkes beğense ne kadar güzel olacak.
ASEL'İN AĞZINDAN...
Dün akşam uyuyamadım çünkü aklım hep kayra'daydı dün omuzunun ne kadar acıdığını ve ne kadar acı çektiğini gördüm o Kaan olacak pislik bilerek yaptı bunu. Oysa dün için ne güzel hayaller kurmuştum ben birlikte telefon almaya gidecek belki ondan sonra biraz takılacak ya da sohbet edecek ortak noktalarımız var mı diye keşfedecektik tabii bunların hiçbirini yapamadık çünkü kayra'nın omuza ağrıdığı için onu hatırlatmadım bile yani telefon almaya gidemedik.
Ben tabii telefon en büyük ihtiyaç olduğu için abimin eski telefonunu kullanmaya başlamıştım O da biraz bozuk olduğu için çok bir işimi görmüyordu. Neyse en azından arayanlar ulaşabilir bana. Abim üniversiteye gittiği için yeni telefon alınmıştı aslında bana dağılmıştı ama sağ olsun Kayra onu halletti neyse olsun onunla sohbet edebilmek için yeni aldığım telefonun kırılmasına bile razıyım.
Evet şimdi gidip onunla konuşmak istiyorum ama nasıl bir bahane ile yanına gideceğim bilmiyorum koridorun sonunda Durmuş dolabını karıştıran kaynaya bakıyordum kolu tamamen hareketsiz değil hareket ettirebiliyor fakat eskisi gibi kullanamıyormuş öyle söyledi.
Tamamdır aklıma geldi gidip nasıl olduğunu soracağım sonuç olarak aynı sınıftayız ve arkadaşız. Derin bir nefes alıp adım adım kayra'ya yaklaştım benim geldiğimi sanırım fark etmedi yanına gittiğimde hala dolabı ile ilgileniyordu.
"Günaydın"
Sesimi duyunca dolabının kapağını kapattı yüzünde hafif bir tebessüm oluştu.
"Günaydın"
"Daha iyi misin omzun falan ağrıyor mu?"
"Ha yok gayet iyiyim ağrı kesici falan iyi geliyor"
"İyi olmana sevindim Kaan dün büyük saçmaladı"
"Bana olan bu düşmanlığı nereden geliyor anlamadım oysa ben ona hiçbir şey yapmadım"
"Ona bir şey yapmamıza gerek yok ki onun normal hali bu Asya bile evde neler çektiğini anlatıyor"
"Doğru ya ikisi üvey kardeşti Bir de bu Kaan sanırım tek çocuk da değil iki abisi daha var düşünsene aynı evin içinde 3 üvey abi ile hayat nasıl geçer"
"Yani Asya aradı anlatıyor ama diğer ikisi öyle değil sanırım büyük olan zaten kendi çalışıyor bu tür işleri ayıracak vakti yoktur ortancası onunla arası iyiymiş yani öyle söyledi bir bu Kaan işte ama hepsinin hakkından geliyor"
"Tuhaf bir çocuk daha fazla bana bulaşırsa yapacaklarımdan korkuyorum"
"Sen lütfen bir şey yapma yani sana zarar vermesinden değil tabii ama koluma daha fazla zarar gelmesin"
"Beni düşündüğün için teşekkür ederim ayrıca sırrımı sakladığın için de teşekkür ederim bunu kimse bilmiyordu"
" Yani bana da laf arasında söyledin sanırım söylemek gibi bir niyetin yoktu"
" Evet yani öyle bir niyetim yoktu ama sana güveniyorum"
Ne ne ne ne az önce bana güvendiğini mi söyledi hem de beni çok tanımamasına rağmen ay işte bu çok iyi bir haber.
Ben Kayra ile konuşmaya devam ederken merdivenlerden çıkan kişiyi görünce şaşırdım çünkü bu geçen gün bizim okulda yapılan basketbol maçının diğer takım kaptanıydı bizim okulda ne işi vardı üstelik Bizim okul üniforması vardı üzerinde.
" Baksana şu geçen bizim takımla maç yapan takımın kaptanı değil mi? "
" Evet o ama burada ne işi var ki? "
" Bilmem üstelik Bizim okul kıyafetleri var üzerinde bizim okula falan mı nakil oldu? "
" Tuhaf hem de maçların yapılmasına birkaç gün kala"
" Belki sadece bizim okula gelmiştir takıma katılacak hali yok ya maç bittikten sonra bu okuldaki takımı alınır belki"
" Olabilir çok da ilgilendirmiyor acaba hangi sınıfa gelecek"
" Öğreniriz ya gidip selam versek mi? "
" Bilmem tanımıyorum ki ben"
" Doğru tanımıyoruz"
Adı neydi ya bu çocuğun ha Görkem bunu da Asya söylemişti maç günü koridorda mı çarpışmışlar ne aslında hoş çocuk.
Kayra ile birlikte yan yana sınıfa doğru gitmeye başladık.
" Yalnız çocuk da fena sayılmazmış kaptan olunca otomatik bir karizma mı geliyor acaba"
Bunu duyan Kayra yüzüne ekşitti.
" O mu yakışıklı Asel sana gözlük alacağım hatırlat"
" Değil mi bence sana gözlük lazım"
" Hiç de bile ancak kaptan olunca otomatik bir karizma gelmiyor"
" Hani şimdi kabul edelim ki kaptan olan herkes benim gözüme yakışıklı geliyor ve gerçekten yakışıklılar hatta her ne kadar sevmesem de Kaan bile yakışıklı"
" Bana Kaan deme Zaten cinlerim tepeme çıkıyor"
" Tamam tamam bir daha demem"
" Bir dakika ya sen neden bana dün hatırlatmadın senin telefon öyle kaldı"
"Aslında aklıma geldi ama seni o halde görünce söylemek istemedim"
"Acınacak bir haldeyim değil mi?"
Bunu söylerken yüzündeki ifade bile değişmişti kendini benim gözümde öyle görmesi gerçekten çok üzücü bir durum.
"Hayır ne alakası var öyle mi hissediyorsun ya da sana öyle baktığımı mı düşünüyorsun"
"Yani hayır da eminim diğerleri duysa bir zamanlar okulunda en popüler olan çocuğu şimdi sakat bir çocuk"
"Kayra kendine gel artık sen sakat falan değilsin tamam mı ayrıca kolunu da iyileştirmenin bir yolu mutlaka olur"
"Fizyoterapi için gidiyorum ama sanırım bir daha basketbol oynayamayacağım"
" Neden bu kadar karamsar konuşuyorsun ki? "
" Bilmiyorum oysa doktorun durumun iyiye gittiğini söylüyor ama ben kendime o takımın içinde göremeyince sadece tribünlerde oturup izleyince çok eksik hissediyorum"
" Seni anlıyorum tabii ki de okulumuza her sene basketbol turnuvalarında temsil eden takımın kaptanlığını yapan Kayra bu sene takıma bile girmedi bu çok üzücü bir durum ama bunu sen seçmedin"
Derin derin iç çekerken saçlarını karıştırdı bir kere bu arada zaten sınıfa ulaşmıştık biz yerimize oturduğumuzda Asya ve Kaan da geldiler sanırım onların arasında da gerginlik var gerçi onların arası her zaman gergin.
" Günaydın sinirli gibisin? "
" Günaydın tam da tahmin ettiğin gibi sinirliyim Kaan sinirlerimi bozuyor"
" Aman boş versene gıcık herifin teki "
" Asel benim sana çok önemli bir şey söylemem gerekiyor"
" Ne ne söylemen gerekiyor? "
Tam Asya ile sınıftan çıkıp konuşacaktık ki ders zili çaldı mecburen yerimize oturduk öğretmen de girdi sınıfa öğretmene değil yanındaki görkeme şaşırdık çünkü bizim sınıftaydı.
"Günaydın arkadaşlar görkem'i bazılarınız tanıyor olabilir geçen takımımızın maç yaptığı takım kaptanı kendisi bizim okula nakil oldu artık sizlerle beraber olacak"
Sınıftan uğultular yükselirken herkesin aklında tek bir soru vardı Görkem de bizim okulun takımında mı olacak yoksa kendi takımında devam mı edecek. Bu soruyu öğretmenimiz görkem'den önce cevap verdi. Benim tahmin ettiğim gibi kendi takımıyla devam edecekmiş sadece nakil olarak bizim okulda zaten turnuvaların yapılmasına birkaç gün kaldı ama neden birdenbire bu okula gelmek istedi onu anlamadım.
Görkem yerine geçtikten sonra ders başladı ben tabii dersi dinleyemedim çünkü Asya sana çok önemli bir şey söyleyeceğim dedi O önemli şeyin ne olduğunu öğrenmeden rahat etmeyeceğim sanırım.
Daha önce hiç bu kadar bir dersin bitmesi için dua etmemiştim bu ders diğer derslerden daha uzun geldi resmen teneffüs zili çaldığında derin bir oh çektim ve Asya'yı kolumdan tuttuğum gibi kızlar tuvaletine götürdüm bakalım bana söylemek istediği şey neymiş.
"Hadi söyle artık meraktan çatlayacağım"
"Bak sakın bana saçmalıyorsun ya da yalan söylüyorsun dalga geçiyorsun falan deme tamam mı?"
"Kızım deli misin niye öyle bir şey söyleyeyim"
"Şimdi söyleyeceğim şeyden sonra akıl sağlığımı yitirmiş olduğumu düşüneceksin"
"Söyle hadi dinliyorum seni"
"Kaan senden hoşlanıyor ve senin kayra'ya olan hislerini bildiği için kayra'dan çıkarıyor öfkesini"
Duyduğum şey ile neye uğradığımı şaşırmıştım çünkü bu saçmalıktan başka bir şey değildi o egoist beni kendi yanına layık görmeyi bırak adımız bir kere aynı cümlede geçsin ortalığı ayağa kaldırır. Beni asel'e mi layık gördünüz der sanki ben ona çok meraklıymışım gibi.
Yüzüm nasıl bir ifade aldı bilmiyorum ama karmaşık duygular içerisinde olduğum için kahkaha atmakla yetindim.
"Asya sen gerçekten kafayı yemişsin bu dediğini senin kulakların duyuyor mu ya da senin beynin algılıyor mu?"
" Asel dalga geçmiyorum sen hiç fark etmedin mi ya onun sana olan bakışlarını"
Elbette ki fark ettim ama bunu kabul etmek istemedim ve bunun ortaya çıkmasını da istemedim.
" Fark ettim tabii ki de ayrıca sürekli benimle uğraşmasından da anlamıştım ama kayra'dan deli gibi hoşlandığım için onu görmezden geldim her zaman ve şimdi Kayra benim yüzümden zarar görüyor Of ne yapacağım ben"
" Bilmiyorum bilmiyorum keşke bu konuda sana yardımcı olabilsem aslında annesine ve abisine söyledim ama"
" Sen neden aileleri karıştırıyorsun ki? "
" Bu iş bizi aşar Asel çünkü ortada ciddi bir zorbalık var"
Her ne kadar kabul etmek istemesem de kanun yaptıkları gerçekten de zorbalıktı.
"Annesi ne dedi bu konuda?"
"Çok sinirlendi tabii ki de yarın gidip kayra'dan özür dileyeceksin dedi tabii ki de Kaan kabul etmedi Atilla da her an buraya gelebilir kaan'ın kolundan tutup kayra'dan özür diletmek için"
"Asya aman diyeyim kayra'nın durumunu kimse bilmesin onlar da ağzından kaçırmasın bana güvenip de söyledi sana söylediğimi bile bilmiyor"
"Merak etme o konuda çok sıkı tembih ettim ne Atilla ne de Hülya bu konuyu açmayacaklar bile"
Duyduklarım canımı sıkmıştı normalde olsa kaan'ın benden hoşlanması umurunda bile olmazdı ama onun ne kadar çirkef bir çocuk olduğunu ve istediğini elde edebilmek için neler yapabileceğini biliyorum başta kayra'ya zorbalık yapmak bile geliyor. Ama sorun kayra'dan hoşlanıyor olmam değil sorun asla ve asla kaandan hoşlanmayacak olmam. Eğer kalbimde kimse olmasaydı bile kaan'dan hoşlanmayacaktım çünkü onun sürekli etrafındaki insanları küçümsemesi herkese alaycı tavırlarla yaklaşması ve bakması insanlara karşı nezaket ve kibarlıktan çok uzak durması gerçekten dayanılmaz bir şey.
Gidip kendisinin yüzüne söylemek isterdim bunların hepsini ama yüzünü görmeye tahammülüm olmadığı için söylemek dahi istemiyorum.
Son dersimiz beden olduğu için soyunma odasında üzerimizi değiştirip aşağıdaki spor salonuna indik. Ben kayra'nın yanında olmak istiyorum çünkü o muhtemelen ısınma hareketlerini falan yapamayacak.
O yüzden tek sıra olduğumuzda bilerek kayra'nın yanına geçtim O da yanında olmamı istiyormuş gibi bakıyordu ya da ben mi öyle anladım bilmiyorum.
Beden hocamız da geldiğinde hepimizin ortak kararıyla yakar top oynamaya başladık. İnşallah fazla omzumu zorlamaz. Ortada Durmuş her an yüzüme top çarpma ihtimali varken bile onu düşünüyordum. Şu an kızlar ortadaydı ve erkekler tapu hayvan gibi fırlatıp herhangi bir kızı oyundan çıkarma peşindeydi zaten kızların oyunda durma süresi yaklaşık 5 ila 10 dakika erkeklerin durması da ders bitene kadar çünkü biz daha birini vurmadan onlar çoğu zaman hepimizi çıkarmış oluyor.
Spor salonunun bir üst kısmına bir alt kısmına koşuşturmaktan geberdim çünkü top çok hızlı ilerliyor gerçekten hayvan gibi oynuyorlar. Ortadayken gözün bir kaan'a bir de kayra'ya kayıyordu Kaan ve Kayra özellikle bana fırlatmamaya çalışıyorlardı topu hatta Kaan önünde durmama rağmen topu başka birine fırlatıyor bana denk getirmemeye çalışıyordu muhtemelen Kayra da canımın acımasını istemiyordur benim kendimi kandırma çabalarım.
Aleyna da tam dibinde Durmuş bilerek beni düşürmeye çalışıyor bunu fark etmemek elde değil çünkü son iki gündür Kayra ile yakınlığımızı çok dikkatli takip ediyor çünkü kendisi de kayra'dan hoşlanıyor.
Kayra'nın bilerek topu bana vurmamaya Özen göstermesi de gözümden kaçmamış bu kız en son elimde kalacak ama ne zaman bilmiyorum.
Oyun son hızla devam ederken ben elimden geldiğince hızlı bir şekilde yukarı aşağı kaçmaya devam ederken birden kendimi yere yapışmış bir şekilde buldum ama yere yapışmadan önce bana çelme takan kişinin Aleyna olduğunu da fark ettim.
Öyle sert düştüm ki canım çok acıdı özellikle de kolum ve omzum resmen kırıldı gibi hissettim. Ben yere düştüğüm an önce kızlar sonra da bizi vurmaya çalışan erkekler etrafında toplandılar tabii başımda Asya vardı ben gözlerimi aleyna'ya dikmiş ölümcül bakışlar atıyordum tabii bir yandan da kıvranıyordum. Çünkü onun sinsi sinsi güldüğünü görebiliyordum.
Herkes bana iyi misin diye sorarken beden hocamız da bir sorun olup olmadığını soruyordu ben yerden kalkmaya çalışırken Kaan ve Kayra aynı anda elini uzatıp iyi misin diye sordular kimin elini tutacağımı şaşırdım. Onlar ellerini uzatmış bir şekilde beklerken ben de boş gözlerle ikisinin suratına bakıyordum. Daha sonra aleyna'nın bana olan bakışlarını fark edince bilerek kayra'nın elinden tutup ayağa kalktım kaan'ın eli boş kaldığı için yüzü asıldı ama şu an onun için üzülemeyeceğim.
"Sen iyi misin Bir yerin acımadı ya?"
"Omzum çok ağrıyor sanırım devam edemeyeceğim hocam ben çıkabilir miyim?"
"Tabii çıkabilirsin Asel revire gönrünmeyi unutma"
"Tamam hocam"
Kayra'da üzgün bir şekilde suratıma bakıyordu ama gitmekten başka çarem yoktu buradan direkt eve gideceğim revire falan uğramayacağım ağrım artarsa oradan acile giderim Zaten.
Spor salonundan omzumdan tutarak çıktım ve soyunma odasına gittim üzerimi değiştirirken canım epey yanıyordu umarım kolum incinmemiştir veya başka bir şey olmamıştır.
Üzerimi değiştirip soyunma odasından çıktığımda kapıda Kayra ile burun buruna geldim onu görünce ani olarak korktum tabii ki de bir iki adım geri kaçtım.
"Özür dilerim seni korkutmak istememiştim sadece iyi misin diye merak ettim"
" Evet evet iyiyim ama senin derste olman gerekmiyor mu? "
" Beden hocamız zaten benim durumumu biliyor omzum ağrıyor dediğimde gitmeme izin verdi"
"Senin bir sorunum yok öyle değil mi?"
"Yok yok seni görmek için bahaneydi aslında"
Beni merak etmesi çok hoşuma gitmişti ayrıca fark ettim ben düştüğümde ilk koşanlardan biri de oydu.
"Sen revire göründün mü?"
"Şey görünmedim ben direkt eve gideceğim".
"Olmaz öyle şey bir baksın hemşire"
"Ya zaten bir şeyden anladığı yok ki daha kötü olursam acile giderim direkt"
"Ya hayır diyorum sana yürür evine gidiyoruz"
İkimiz de ayakta Durmuş revire gidip gitmemek konusunda tartışıyorduk en son bu tartışmadan ben yenik çıktım çünkü Kayra beni elimden tuttuğu gibi revire götürdü. Tabii o elimden tuttuğu için ben birkaç saniyeliğine dünyadan Yok oldum. Sanki o an bulutların üstünde gibi hissettim kendimi.
Ama bu uzun sürmedi çünkü revir birkaç adım ötedeydi keşke birkaç saniye daha elimi tutabilseydi bunun için neler vermezdim.
Güle güle geldik ve tabii ki de her zaman olduğu gibi hemşire ortalıklarda yoktu zaten bu kadının işini doğru düzgün yaptığını ben hiç görmedim ya Çay kahve molasında ya da telefon arasında.
"Bak gördün mü boşuna geldi zaten bu kadın doğru düzgün burada durmuyor ki"
"O yoksa biz varız ya en azından koluna bir krem falan sürelim"
"Ben omuzumu göremiyorum ki o yüzden bir şey olmuş mu olmamış mı henüz bilmiyorum ama çok ağrıyor orasını biliyorum"
bir şey söylemek istiyordu ama sanki biraz utanıyor gibiydi.
"Ben bir bakayım istersen omzuna bir şey olmuş mu olmamış mı"
Bunu duyunca epey bir şaşırdım çünkü omzumu görebilmesi için benim mecburen gömleğimin birkaç düğmesini açıp omuzumu ortalığa sermem gerekiyordu. Birkaç kere yutkundum ama o bakmadan rahat etmeyecekti ve benim de onun benimle ol ilgilenmesi oldukça hoşuma gitmişti.
Revirdeki yatağa oturup önce okul ceketimi çıkardım sonra gömleğimi birkaç düğmesini açtım herhangi bir yerim görünmesin diye oldukça Özen gösterdim sağ olsun o da kafasını başka tarafa çevirmiştim gerçekten çok ince bir çocuk.
Omzumu açtığımda kendisine haber verdim gelip birkaç saniye durup baktı.
"Doktor olmadığım için pek anlamıyorum ama biraz kızarmış başka bir sorun var mı bilmiyorum"
"Eve gidince ağrı kesici alırım geçmezse acile giderim"
"O zaman şu kremi sürelim biraz daha sonra da senin şu telefonu almaya gideriz eğer ağrımıyorsa"
"Acelesi yok ya ben zaten abimin eski telefonunu aldım şu an onunla idare ediyorum"
"Olur mu öyle şey ya benim yüzümden kırıldı hadi gel kremi sürelim"
Hiç itiraz etmedim çünkü onun eli benim tenime değecekti normalde insanların bana dokunmasından rahatsız olurdum ama onun dokunmasında bir sakınca görmüyorum.
Nazikçe kremden biraz omzuma sürdükten sonra işinin bittiğini söyledi o ellerini yıkarken ben de tekrar gömleğimin düğmelerini kapatıp ceketimi giydim.
"Hadi gidelim o zaman"
"Olur gidelim"
Birlikte revirden çıkarken gözüme koridorun sonunda duran ve dik dik bize bakan Kaan ilişti bu bakışlar hiç iyi bakışlar değil sanırım o da beni merak ettiği için geldi ama Kayra ondan önce davrandı.
Arkadaşlar ben hem Asel hem de Asya'nın bakış açısıyla yazacağım bir bölüm asar bir bölüm Asya bilmem böyle hoşuma gitti sizin de hoşunuza gider mi eğer gitmezse sadece Asya'dan devam ederim eğer gittiyse lütfen yorumlarda fikirlerinizi belirtin hepinize iyi okumalar.
Bölüm etkileşimi
