ÜVEY ABİLERİM kitap kapağı

3. bölüm / 13

ÜVEY ABİLERİM

3. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 3. BÖLÜM

Sabahın kör karanlığında sıcak yatağımdan kalkıp bu soğuk havada üstelik bir de kaan'la aynı sınıfta olacağımı bildim halde okula gitmek hiç de hiç açıcı değil. Yine de her zaman bu işkenceye katlanıyorum çünkü katlanmak zorunda olduğumu biliyorum. Ayaklarımın üstünde sağlam durmam gerektiğini de biliyorum zira durmazsan beni ayaklarının üstünde kimse sağlam tutmayacağız çünkü babam her zaman hayatta olmayacak hayatta olsa bile bana her zaman hayatım mükemmel bir şekilde kılmayacak.

Babamla tek başıma yaşadığım evde kurduğum saltanat verdim sona ermişti. Artık istediğin gibi davranamıyor istediğim saatte eve girip çıkamıyorum ya da eve istediğim kişiyi davet edemiyorum.

Eskiden babam evde çok fazla olmadığı için ben genellikle arkadaşlarımı davet eder onlarla vakit geçirirdim çoğu zaman da parti verirdim evde ama artık o dönem kapanmıştı çünkü içinde üvey abilerim ve üvey annemle yaşadığım ev bana ait değil. Öyle istemesem de benim dışımda kurulan bir düzen vardı ve o düzene uymak zorundaydım mesela yemek saatleri belliydi kahvaltı çok nadir de olsa öğle yemeği ve akşam yemeği eve kimin gelip kimin gelmeyeceği ne zaman davet edebileceğiniz aile içi yapılan etkinlikler ve daha bizim kararımız dışında gerçekleşen bir çok şey.

Bu arada genellikle ağırlanan kişiler Mert'in kız arkadaşı veya iş çevresinden birkaç arkadaşı olur Kaan arada bir arkadaşlarını çağırıp ama çok sık değil Atilla ise hiç kimseyi davet etmez. Atilla'nın kız arkadaşı olup olmadığını uzun bir süre bilmiyordum çünkü kendisiyle çok fazla iletişimimiz yoktu zaten ser verip sır vermeyen bir insandı. Düşüncelerini asla tam olarak anlayamazdık neden ne kardeşleri neden annesi.

Koyu rengi kıyafetlere ve müziğe olan tutkusu odasının her yerine yayılmıştı odasına çok fazla gelmemiştim sadece bir iki kere kirli kıyafeti var mı diye sormak için girdiğimde görmüştüm.

Onun dışında bu evde girmediğim pek çok yer var aslında mesela babamla hülya'nın odası ne kadar zaman oldu hala daha oraya girmemişim. Bu tür düşüncelerle beynimi meşgul ederken karşımda duran matematik soruları bana ben de matematik sorularına bakıyordum. Test kitabı bile bana resmen senden bir halt olmaz diye bakış atıyordu.

Bir iki saat önce yağan yağmur dinmişti havaya takınca karanlık olduğu için bulutlu mu veya açık mı oldu pek belli etmiyordu neyse ki birkaç Yıldız göründüğü için havanın açık sayılabilecek kadar bulutsuz olduğunu anlayabilmiştim.

Beynimi biraz boşaltmak için de aldığım düşünceler daha da çok meşgul ettiği için tekrardan test kitabına yöneldim ama tuhaf bir şekilde aklım olmaması gereken birine kaydı atilla'ya kaydı.

Onunla yaklaşık 2 aydır aynı katı paylaşıyor aynı tuvalet banyoyu kullanıyor ve genellikle aynı merdivenlerden çıkıyoruz. Genelde banyoyu veya lavaboya aynı saatte kullandığımız anlar çok nadiren oluyor zaten çoğu zaman karşılaşmıyoruz çünkü ikimizin evden çıkışı veya eve geliş saatleri farklı bir tek sabahları çünkü sabahları ikimiz de okula gidiyoruz.

Sahi ya Atilla hangi bölümde okuyordu hiç sormamıştım O da söylememişti. Yanaklarımı şişire şişire bir tur ofladıktan sonra çizim defterimi çekmecemden çıkarıp üzerime kapşonumu da geçirip odamdan çıktım son birkaç gündür yaptığım gibi çatıya çıkıp resim çizmek istiyorum evim geri kalan kısmı resim çizmek için müsait değil ya da bilmiyorum bana orada ilham geliyor.

Defterimi de kapüşonumun altına sıkıştırdığım gibi önce salona oradan da üst kattaki merdivene doğru ilerledim diğerleri kendi halinde takıldığı için beni görmediler bile Zaten görmemeleri daha iyi kimseye hesap vermek veya açıklama yapmak zorunda kalmam en azından.

Evin çatı kısmı biraz kirlenmişti malum sonbaharda olduğunuz için rüzgarlı hava yağmur derken hem toz hem de rüzgarın beraberinde getirdiği şeyler buraya da oluşmuştu neyse bir ara temizleriz artık baharda falan.

Önce biraz etrafa bakındım buradan bütün şehir resmen görünüyordu ucu bucağı olmayan evlerin ışıkları ta nerelere kadar ilerliyordu. Ne kadar tuhaf ışığı yanan her evde biri yaşıyordu bazen bir aile bazen tek başına yaşayan bir adam ya da bir genç kız belki de yaşlı bir çift çok çocuğu olan bir aile ya da hiç çocuğu olmayan bir aile belki de boşanmış bir kadın emekli olmuş bir polis memuru işinin başına yeni geçmiş bir doktor.

Her insan farklı bir hikaye hiç kimsenin aslında ne yaşadığını bilmiyoruz O kapıların arkasında ışıkları yanan evlerin içinde ne olduğunu da bilmiyoruz. İnsanı tanımak hayatı tanımak diye bir cümle duymuştum duyduğumdan beridir de çok etkilenmiştim gerçekten de öyle.

Biraz daha etrafa bakındıktan sonra defterimi kapüşonumun altından çıkarıp yere oturdum neyse ki çok ıslak sayılmazdı.

Belimi de çatının hafif yükselti olan duvarına yaslayıp defterime boş boş bakmaya başladım. Evet bu genellikle her resim çizeceğim de olan bir şeydi ama sonrasında neyse ki ilham geliyordu.

Boş sayfaya kalemle rastgele çizikler atmaya başlarken yavaş yavaş taslak ortaya çıkmıştı henüz yüzü olmayan genç bir adamdı. Belki 20'lerinin başında belki de 30'larına yakındı çok uzun boylu değildi kısa da değildi şişman da değildi zayıf da değildi kaslı değildi ama fiziği iyiydi.

Taslak yavaş yavaş yerini tam bir bedene oturmuş adama bırakırken birden kulağıma dolaşan ayak sesleri ve yabancı olmayan o ses.

"Ama sen böyle yaparsan olmaz ki benim yerimi işgal etmişsin"

Kafamı kaldırıp sesin geldiği tarafa baktığımda sokak ışığının biraz aydınlattığı tarafta duran yüzü tam seçilmese de kim olduğunu anlamış olduğum atilla'yı gördüm. Her zamanki gibi ayağında siyah Converse ayakkabısı çok da geniş sayılmayan pantolonu siyah kapüşonu ve boynundaki kulaklık kolunun ağrısına sıkıştırdığı bir iki tane defter ve kalınca bir kitap.

"Burası senin mi bilmiyordum ki ben yeni geldim"

Derin bir nefes aldıktan sonra hafif dudaklarını geriye doğru kıvırdı bu onun meşhur hareketiydi. Bir iki adım atıp yanıma doğru yaklaştı birkaç santim ötemde oturup elimdeki deftere sonrada çizime baktı.

"Çizim yaptığını bilmiyordum"

"Benim hakkımda bilmediğin çok şey var aslında"

"Yani evet aynı evde yaşıyoruz ama".

"Ama sanki başka gezegenlerde yaşıyormuşuz gibi uzağız birbirimize".

Yine düşünmeden söylediğin birkaç cümle çıkmıştı ağzımdan. Bunun verdiği utançla suratına baktığımda pek de beklediğim bir ifade kaplamamıştı yüzünü.

"Neden böyle düşündün ki?"

"Yani bilmem diğerlerine göre farklısın"

"Nasıl bir fark?"

Aferin sana Asya şimdi bir saat onu ne kadar derin incelediğin hakkında konuşmak zorundasın konuyu değiştirmem gerekiyor hem de hemen. Konuyu değiştirebilecek başka bir konu bulmam gerekiyordu O yüzden gözüm hızlıca üzerine sonra da elindeki defter ve kitaba takıldı.

"Sen kitap okumak için mi geldin buraya?"

Söyledim sözlerle birlikte gözlerini üzerimden ayırıp kitabına kaydırdı.

"Ha yok kitabı yeni aldım daha başlamadım buraya beste yapmak için geliyorum"

"Beste de mi yapıyorsun?"

"Yani gruba vermiyorum sadece kendim yapıyorum öyle hoşuma gidiyor"

"Anladım senin müzik kulağın iyidir o zaman?"

"Sayılır profesyonel müzisyen değilim"

"O kulaklığı biraz daha organınmış gibi kullanmaya devam edersen gerçekten profesyonel olacaksın ama profesyonel sağır"

Söylediğim sözler sanırım onun komiğinemiğine gitmişti. Dudakları hafif kıvrılınca anladım Kendi kendine güldüğünü.

"İnsanları tanımadan da ne güzel yargılıyorsun"

"Ne münasebet canım ne yargılaması ayrıca ben tanımadan hiç kimse hakkında bir şey söylemem her insan farklı bir hikaye bazen dünyadaki bütün insanların hikayelerini bilmek istiyorum"

" Yani bu teknik olarak imkansız bir şey"

" Evet ama bilmeyi isterdim"

" Aslında bilmenin bir yolu var"

" Nasıl var? "

Atilla olduğu yerden biraz kalkıp duvarın üstüne kadar çıktı ve bana aşağıya gösterdi daha sonra da elini uzattı.

" Hadi gel burayı görmem lazım"

Biraz tereddüt ederek eline tutun ve yukarı çıktım yanına tekrar duvarın üstüne oturduğumuzda bu sefer aşağı bakan taraftaydık ve düşmemiz saniyelik bir olaydı muhtemelen düşersek birkaç kemiğimiz kırılırdı.

" Ee neye bakıyoruz şimdi? "

" Bak aşağıda gelip giden bir sürü insan var değil mi? "

" Evet var"

" Bak şimdi sırasıyla birine bakıp o kişinin hayatı hakkında düşüneceğiz ve düşüncelerimizi söyleyeceğiz"

" Ama biz tanımıyoruz ki onları"

" İşte tanımadığımız için onların hayatını kendi kafamızda kuracağız. Mesela bak şu karşıdan gelen göbeğin önünde şişko 45 yaşlarında bıyıklı adam muhtemelen 4 çocuk babası emekli bir muhasebe müdürü kızını evlendirmiş oğlunu da nişanlandırmıştır."

Şaşkın gözlerle atilla'nın yüzüne baktığımda ne demek istediğini anlamaya çalışmıştım.

"Ben bunu nereden biliyorsun tanıyor musun?"

"Bilmiyorum işte olayın eğlencesi de burada başlıyor tanımadığımız insanlar hakkında kendimiz bir senaryo kurup kendi kafamızda onlara bir hayat verebiliriz"

"Neden böyle bir şey yapalım ki?"

"Dedim ya bütün insanların hayatını bilmek istiyorum bilemezsin ama böyle öğrenebilirsin"

"Eğlenceliymiş ben de deneyeceğim"

"Hadi bakalım dene"

"Dur bir düşünelim hı buldum. Şurada kol kola gelip yürüyen iki kız muhtemelen ikisi de abla kardeş büyük olan sınıfındaki popüler çocuktan hoşlanıyor küçük olan da yarınki resim ödevi için ne yapacağını düşünüyor bence "

" Çok zorlama bir senaryo ama ilerletebilirsin"

" Ne yapalım senin kadar bilmiyoruz bu işleri"

" Aslında sen sürekli kitap okursun benden daha iyi kurman gerekiyordu böyle şeyleri"

" Bakarsan aslında mantıklı bir şey söyledin"

" Ya işte benim eğlence kaynağım da bu"

Ne dediğini az çok anlamamıştım ama eğlenceliydi hoşuma da gitmişti. Onunla beraber duvarın üstünde oturup insanları kendi kafamızda bir yerlere koymak çok eğlenceliydi farkında bile olmadan birkaç saat orada geçirmiştik belki de yağan yağmur ikimizi de birden ıslatıp acele hanım beni oradan indirmesinin sebebi olmasaydı daha çok kalabilirdik orada.
Onunla geçirdiğim birkaç saat sanki birkaç saniye gibi geldi hayatımda hiç bu kadar eğlenceli vakit geçirdiğimi hatırlamıyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

262okunma 18beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18