1. bölüm / 11
ÜVEY ABİLERİM1. BÖLÜM
Bölümler 11Şu an: 1. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM2.074 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. BÖLÜM1.473 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.432 kelime
- 4 4. BÖLÜM849 kelime
- 5 5. BÖLÜM1.225 kelime
- 6 6. BÖLÜM1.153 kelime
- 7 7. BÖLÜM1.338 kelime
- 8 8. BÖLÜM1.270 kelime
- 9 9. BÖLÜM1.426 kelime
- 10 10. BÖLÜM1.709 kelime
- 11 11. BÖLÜM1.476 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayatım boyunca hep tek çocuk olduğum için şikayet ettim durdum bazen abla olmak bazen de kardeş olmak istedim ama bu isteklerim olanaksız kaldı kardeş olma ihtimalim zaten yoktu ama abla da olmadım. Babamın hayatına giren kadın bir anda beni üç abi sahibi yapmıştı bu hiç beklenmedik bir şeydi çünkü ben üç üvey abim olacağını hiç düşünmemiştim. Hele üvey kısmı hiç hesapta yoktu.
İşte bazen dua ederken detay vermek gerekiyormuş bunu anladım. Üç üvey abi ile sıfır huzurun olduğu bir evde yaşamak başlı başınca zordu hemde çok zordu.
Kaan. En küçük abim benden sadece bir iki ay büyüktü ama bu bile abilik taslaması için yeterli bir sebepti onun için sağda solda nerde görsem bir kızın peşinden aklı bir karış havada olan biriydi sınavlardan düşük almasının nedenide aklının hep karı kızda olmasaydı. Yalan yakışıklıydı diğer iki abisi gibi sıkı Spor yapan bir çocuktu. Atletik fiziği gelir gelmez basketbol takımının kaptanı seçilmesi de okulda onun popülerliğini arttırdı. Ama okulda ona takım kaptanı kaan ya da popüler çocuk diye hitap etmiyorlardı çoğu kişi onu asyanın abisi yani benim abim olarak sesleniyordu. Başta ne kadar sinir olsa da insanlara laf geçiremeyeceğini anlayınca bu durumu kabul etmek zorunda kaldı. Üç kardeşin en küçüğüydü ama küçük olduğuna bakmayın kafasının içinde bin tane tilki birden dönüyor çoğu zaman düşüncelerini kestiremiyorum bile. Zorba'nın tekiydi ama bu zorbalığı bir tek banaydı. Düşüncelerimi sesli bir şekilde dile getirdiğimi İlk o fark etmişti fark ettiği anda da iyice delirdin sen kendi kendine konuşmayı bırak diye dalga geçmişti hatta bununla da kalmamış okuldakilere Asya kendi kendine konuşan bir deli ondan uzak durun diye de dedikodumu çıkarmıştı.
Mert. 3 erkek kardeşin en büyüğüydü. Onunla ilgili düşüncelerim çoğu zaman olumsuz yöndeydi çünkü o da kardeşi gibi zorba bir abiydi tabii üvey kardeş olmamızdaki etken de var bunda ama kendisini bildim bileli her zaman ciddi ağırbaşlı işine önem veren biriydi. Özel bir şirkette uluslararası işletmeci olarak çalışıyordu. Ciddiyet onun hayatına da yansımıştı işinde olduğu gibi. Hatta öyle ki kız arkadaşıyla bile şakalaştığı durumlar olmazdı çoğu zaman ciddi konuşurlardı kız arkadaşım da çoğu zaman anlamazdım zaten bazen çok büyük bir dahi gibi konuşur bazen de çok aptal bir kız gibi davranır. Bazen çok naif ve çok zarif bir kız gibi davranıp bazen de tam bir kaltak olur. Ama sanırım o da Mert'in bu denli ciddi olmasına tahammül edemiyor kabul etmeliyim ki ikisi de çok yakışıyorlar kız arkadaşı çok güzel ve çok zarif bir kız Mert ise tıpkı erkek kardeşi Kaan gibi yapılı vücutlu oldukça yakışıklı kendine özen gösteren bakımlı biri romantiklik konusuna gelecek olursak ben çok bilmiyorum ama neslihan'ın dediğine göre çok da romantik biri sayılmaz zaten bu kadar ciddiyetin arasında ilişkiyi nasıl ayakta tutabiliyor merak ediyorum. Kız arkadaşını eve davet ettiği günler genelde bahçede veya kendi odalarında oturur kitap okurlar Mert zamanının çoğunu kitap okuyarak veya işleriyle vakit geçirerek harcar geriye kalan vaktinde de benimle uğraşırdı. Birden fazla şey aynı anda düşünür aynı anda birden fazla iş yapabilir iş yerinde sevilen sayılan biri çok kısa sürede çok büyük bir konuma gelmesi de bundan kaynaklanıyor sanırım.
Atilla. Atilla 3 erkek kardeşin ortancasıydı ve sanırım ailenin görülme yani yüzüydü ikinci çocuk olmasını mı ortanca olması mı bilmiyorum o çoğu zaman geri planda kalırdı. Her zaman siyah ve koyu renkli kıyafetler giyer genellikle geniş tercih ederdi. Bazen dert tişörtlerle evde dolaştığında belirgin kasları insanı baştan çıkaracak kadar şehvetliydi. Çoğu zaman organ haline getirdiği kulaklığı kulağında olur genellikle müzik dinlerdi. Bir barda çıkan grubun batericisi olarak tanınırdı bazen gider bazen de gitmezdi. Oldukça sessizdi içine kapanıktı abisi ve erkek kardeşine kıyasla yarı yarıya kadar konuşmazdı mecbur kalmadıkça kimseyle iletişime geçmez ama gözlerinin içindeki o koyu karanlık insanı içine çekecek cinstendi. Saç kesimi olsun boyu olsun fiziği olsun insanı her türlü kendine çekmeye yeterdi birçok kızı kendine aşık etmeye bile yeterdi. 3 erkek kardeşi arasında en sakine olduğu için ve muhtemelen bana hiçbir şekilde bulaşmadığı için onunla aynı katta kalmamızı istediler Mert veya kaan'la aynı katı paylaşıyor olsaydık kesinlikle 3 Dünya savaşı çıkardı aslında üst katta ikimiz için de birer oda daha vardı ama dördümüzü de aynı kata koymak Ateş ve barutu yan yana koymaktan farksızdı. Atilla hakkında düşüncelerim hiçbir zaman tam net olmadı bazen eksi bazen artı yöndeydi çünkü onun iyi yönlerini ve kötü yönlerini görebilecek kadar yakın olduğunu düşünüyordum bazen de kendimi ona o kadar uzak hissediyordum ki sanki kilometrelerce uzağımda. Bazen dünyanın öteki ucunda bazen de yıldızların yanında gibi uzaktaydı. Bazen de bir nefes kadar yakınımda sanki odamda ya da odamın kapısının önünde. Tuhaf biriydi yaşına göre çok olgundu aramızda 3 yaş vardı hiçbirini abi dememiştim hiçbirini kendime yakın görmemiştim ama Atilla da adını koyamadım bir yakınlık vardı beni ona Çeken bir şey vardı onu da bana çeken bir şey vardı.
Babam tekrar evlendikten sonra yeni eve taşındığımızda o evde 4 çocuk daha doğrusu 4 yetişkin ve sıfır huzur kalmıştı. Kavga tartışma birbirini öldüresiye dövme noktasına gelen 4 insan pardon 3 insan çünkü Atilla çoğu zaman bu kargaşanın uzağında kalır izlerdi bazen de Güler dalga geçer sonra odasına çekilirdi.
Peki olay buraya kadar nasıl gelmişti tam olarak ne zaman başlamıştır babamla Hülya evlenme kararı nasıl almıştı işte orası da bir merak konusu onun için de birkaç ay öncesine gitmemiz gerekiyor.
Kısa bir süre öncesi...
Annemi kaybedeli 3 yıldan fazla olmuştu o yangından sonra çıkan büyük facia hayattan sadece annemi değil birçok anıyı da koparmıştı. Çok mutlu bir aileydik belki ailemize yeni biri daha katılabilirdi henüz annem de babamın genç olduğunu düşünürdüm ama annemin rahatsız olduğunu ve çocuk sahibi olamayacağını bilmiyordum O zamanlar. Çıkan uyandım sonrası annemi kaybettikten sonra toparlanmak çok uzun zaman aldı benim için psikiyatrist babamın içinde Hülya devreye girmişti. Hülya babamın beni psikiyatriste götürdüğü zamanlar ki hastane çalışanlarından biriydi kocasıyla yıllar öncesinden boşanmış oğulları ile birlikte hayata tutunmaya çalışan yaşına göre çok güzel bakımlı olgun anlayışı ve düşünceli bir kadındı.
Babamı benden aldığı için hiçbir zaman hülya'yı suçlamadım ama annemin yerine başka birini koyduğu için babamı çok suçlamıştım ta ki babamın annemin ölümünden sonra ilk defa bir kadın sayesinde yüzünün güldüğünü görene kadar. Evet o günden sonra kendi kendime söz vermiştim hem iyileşecek hem de onların ilişkisine saygı duyacaktım. Hülya bizim eve gidip gelmeye başladığında ben artık ona Hülya değil Hülya abla demeye başlamıştım Hülya abla yavaştan bizim hayatımıza ayak uydurmaya çalışırken babamla da çok uyumlu bir çift olmuşlardı gelip gittiğinde bana tıpkı bir anne gibi davranıyor eksiklerime kadar her şeyimle ilgileniyordu ama bu gelip giden bir bakıcı gibiydi benim için. Evimize istediği gibi girip çıkmasında benim için bir problem yoktu çünkü onun varlığı bana iyi hissettiriyordu çoğu zaman annem yanımdaymış gibi hissediyordum.
Zaman ilerledikçe Hülya ve babamın ilişkisi ciddiye bindi aileler tanıştı ve biz İlk defa o gece üvey abilerimle yan yana geldik. O geceyi unutamıyorum çünkü dostça başladığımız bir yemek kaan'ın beni kışkırtmasıyla büyük bir kavgaya dönüşmüştü. O gece çıkan kavgadan sonra babam beni elbette cezalandırmıştır ama daha sonrasında bana kıyamadığı için cezadan vazgeçmişti.
Ondan sonra sık sık görüşmeye devam ettik ve o beklediğimiz karar gelmişti Hülya ve babam evlenme kararı almıştı onların evlenmesi beraberinde bir sürü olayı getirecekti en basitinden 4 tane çocuğun çocuk sayılabilecek yetişkinlerin aynı evde kalmasıydı aramızdaki bu çetrefilli ilişkiyi bilen Hülya ve babam en azından evin içinde birbirimize çok görmememiz adına ve Atilla ile diğerlerine göre iyi anlaştığımızı da görünce aynı katta bulunan iki odada kalmamızı istemişlerdi. Atilla elbette ki annesinin bu isteğini kırmamış kabul etmişti ben de hem atilla'nın varlığı ve yokluğu bir diye düşünüp hem de babamın başı daha fazla ağrımasın diye kabul etmiştim sonuç olarak evin en alt katındaki iki oda bize ayrılmıştı. Tabii banyo ve lavabo ortaktı neyse benim için sorun yoktu.
Yola koyulduğumuzdan beridir arabanın içinde çift çıkmamıştı hiçbirimiz birbirimizin suratına bakmıyorduk sadece babam ve Hülya yeni hayatları için oldukça heyecanlılardı. Nikahları kıyılmış tekrar Dünya evine girmişlerdi yeni evli genç çiftler gibi çok tatlı görünüyorlardı ikisinin suratına da ara ara gülümseyerek bakıyordum ve biz yeni evimize yeni hayatımıza doğru ilerliyorduk.
Arada bir kaan'la göz göze geldiğimizde bana çocuk gibi dil çıkarmasından rahatsız olsam da bu sessizliği bozmak istemediğim için ses yapmıyordum. Mert her zamanki gibi eline aldığı kitabı okumakla meşguldü Atilla ise kulaklarını takmış kafasını cama yaslamış gözlerini kapatmış muhtemelen sevgilisine mafyaların elinden kurtardı senaryolardan birini kuruyordur kafasında. Gerçeğin öyle olmadığını bu arabadaki herkes biliyordur ama böyle düşünmek bile beni güldürmeye yetmişti.
Nihayet arabayla ulaşacağımız yere vardığımızda gözlerime inanamadım çünkü bu 3 katlı villa tarzını andıran ev tamamen bize aittir tamam tam olarak bana değildi ama yine de böyle bir evde yaşayacak olmak güzeldi. Bahçesi de vardı üstelik çok beğenmiştim kimseye fırsat vermeden arabadan ilk önce inip hemen bahçe kapısını açıp içeriye girdim önce bahçeye girdim babam arkadan sanırım çok beğendin diye sesleniyordu. Beğenmek ne kelime babacığım bayıldım resmen. Onlar bana yetişene kadar ben çoktan evin 3 katını gezmiş turlamıştım bile benim kafamda üst kattaki 1. odada kalmaktı. Ama planlar öyle değildi.
"Eve bayıldım harika bir ev üst kattaki ilk odayı çok beğendim orası benim odam olabilir mi?"
Sözümü bitirmeden gıcık kaan hemen atlamıştı bile.
"Maalesef ufaklık o da benim ben çoktan seçmiştim bile"
"Senin falan değil daha evi yeni gördük yalan söylüyorsun sırf benim inadıma"
Tartışma başlamasın diye Mert'in bize attığı ölümcül bakışlardan sonra susmak zorunda kalmıştık çünkü onunla bir kavgaya tutuşursam hiçbir zaman bitmeyecektir okumuş adamın hali de bir başka kültürlü kültürlü laf sokuyor hiç çekemiyorum.
"Evet çocuklar biz size sormadan bir düzen kurduk aslında size de sadece kabul etmek kaldı"
Harika diye içimden geçirdim Hülya çoktan ipleri eline almış neyse bakalım benim için uygun gördükleri O da hangisi.
" Tahmin edersiniz ki siz üçünüzü aynı kattaki odalara koysak birbirinizi yer iki güne burayı kan gölüne çevirirsiniz o yüzden öyle bir risk alamazdık Mert sen ve kardeşin Kaan üst kattaki odalarda kalacaksınız orası size ait"
Mert'in yürümesinden bile belli olduğu halde egosunu tatmin edecek bir şekilde sırıttı.
" Bana göre hava hoş beğenmiştim zaten"
" Atilla ve Asya size de alt kattaki odaları verdik en azından Atilla ile iyi anlaşıyorsun öyle değil mi Asya? "
Sanki buradaki tek sorun benim kendi oğullarının yaptığı şeyleri görmezden geliyor resmen.
"Ama ben üst katta kalmak istiyordum neden bana alt kattaki odayı verdiniz ki hem orada çamaşır odası var yıkanan çamaşırların çıkardığı gürültü bana kadar gelir"
"Asya kızım lütfen isyan etme"
Babamın yalvarır gibi söylediği sözler karşısında susmak zorunda kaldım çünkü onu kırmak isteyebileceğim en son şeydi. Tamam deyip sustum Atilla hiç isyan bile etmedi sadece eline aldığı bavulu aşağı kata doğru sürüklemeye başladı. Planlar yapılmış herkes odalara yerleştirilmişti bile istemesem de bu hayata dahil olmuştu ve yeni hayatıma adapte olmak zorundaydım çünkü artık bir evde babamla tek başıma yaşamayacaktım. Bir üvey annem ve 3 tane de üvey abim vardı ve istemesem de onların hayatına uyum sağlamak zorundaydım çünkü bu hayat artık hepimizindi ve bu evde hep birlikte yaşıyorduk.
Göz açıp kapayıncaya kadar herkes bavullarını almış odalarına çekilmişti bile akılsız kafam ne diye bütün bavulma her şeyleri sığdırdım ki iki tane bavul getirseydim ne olacaktı şimdi bu koca bavulu tek başıma aşağı indirmek zorundayım. Ev yeni yapıldığı için parkelerde yeni silinmişti O yüzden biraz kayganda dikkatli olmak zorundayım.
Merdivenleri indiğimiz gibi hemen bir iki adım attığımızda karşımızdaki kapı atilla'nın odasıydı benimki de biraz daha ilerideydi neredeyse son basamakları da iniyordum ki ayağım bir kaydı bavulla birlikte aşağıya yuvarlandım. Avazım çıktığı kadar bağırırdım normalde ama Kaan ve Mert'in başıma toplanıp bir saat benimle gülüp dalga geçmelerini hiç istemezdim ayrıca babamları da telaşlandırmak istemezdim O yüzden elimle ağzımı sıkı sıkı kapattım.
Ama bacağım çok ağrımıştı nasıl bir yuvarlandıysam artık bavul da açılmış içindekiler her tarafa saçılmıştı. Şu halimi kimse görmesin diye dua ederken atilla'nın odasının kapısı açıldı muhtemelen çıkardım gürültüden dolayı ne oldu diye bakmak için gelmiştir.
Kapıyı açıp tekrar kapattığında bir bana bir de yerdeki eşyalara bakıp gülmemek için kendini zor tutuyordu hatta öyle ki dudaklarını bile ısırıyordu. Ben bir yandan kafamı tutuyor bir yandan da dökülen eşyalarımı toplamaya çalışıyordum ama onun o gülen suratına kayıtsız kalamadım.
"Çok mu komik hiç düşen insan görmedin herhalde?"
Kendini toparlayıp elini uzattı beni yerden kaldırdı.
"İyi misin bu sakarlığın başına dert olacak bir gün"
"Kendimi sakatlamadığım sürece bir şey olmaz"
Başını olumsuz anlamda sağa sola sallayıp bir yandan da gülmemek için dudaklarını bastırdı. O gülmeye devam ederken ben de yere saçılmış kıyafetlerimi topladım ama bu sefer de bavulu kaldıramadım.
"Dur dur ben hallederim"
"İyi bari diğerleri gibi öküz değilsin"
"Duymasınlar fena yaparlar seni"
"Hiç bir şey yapamazlar"
Tekrar sırıtıp bavulu yerden kaldırıp odama kadar taşıdı benimle dalga geçtiği için teşekkür etmedim o da beklemdi zaten aynı sessizlikle odadan çıktı.
Kapıyı kapatıp yatağıma uzandım ve tavanı seyrettim bakalım bundan sonra beni ne bekliyor.
EVET ARKADAŞLAR YENİ ÜVEY ABİ KURGUSU SİZLERLE UMARIM BEĞENİRSİNİZ İYİ OKUMALAR 🫶🤍😊☺️
Bölüm etkileşimi
