13. bölüm / 21
Stadyum'da Aşk BaşkadırÖZEL BÖLÜM (AŞKIN & EMİR)
Bölümler 21Şu an: ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN & EMİR)
- 1 1. BÖLÜM701 kelime
- 2 2. BÖLÜM996 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.084 kelime
- 4 4. BÖLÜM1.393 kelime
- 5 5. BÖLÜM2.174 kelime
- 6 6. BÖLÜM2.749 kelime
- 7 7. BÖLÜM2.002 kelime
- 8 8. BÖLÜM2.100 kelime
- 9 9. BÖLÜM2.072 kelime
- 10 10. BÖLÜM3.203 kelime
- 11 11. BÖLÜM3.070 kelime
- 12 12. BÖLÜM2.519 kelime
- 13 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN & EMİR)968 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 13. BÖLÜM3.141 kelime
- 15 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN& EMİR)949 kelime
- 16 14. BÖLÜM2.308 kelime
- 17 15. BÖLÜM2.763 kelime
- 18 16. BÖLÜM2.776 kelime
- 19 17. BÖLÜM2.728 kelime
- 20 18. BÖLÜM3.339 kelime
- 21 19. BÖLÜM2.734 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
CANLAR, bu sefer normal değil özel bölüm ile geldim ve bu sefer bölüm çok uzun değil. Neyse, iyi okumalarr🌌✨
Bölüm şarkıları;
Ati242- Her Nerdeysen
Simge- Miş Miş
Bengü- Kuzum
Yani şarkılar alakasız olabilir belki ama olsun🤭
***
AŞKIN SARCA
Bugün günlerden Pazartesi'ydi. Ne kadar olduğunu bilmiyordum ama bayağıdır da Edirne'deydim. Edirne güzel bir yerdi. Bu sefer Berrin için gelmiştim. Berrin kim miydi? Aynı benim gibi bebek sarısı saçlı, mavi gözlü, orta boylu ve zayıf, göz alıcı bir kızdı. Çok güzeldi. Okulda merdivenlerden düşmüştü ve bende onun için gelmiştim. Şuan dışarıda geziyordum. Elimde yani aldığım romanlar vardı.
Bugün kırmızı, sıfır kollu ve vücuda tamamen yapışan bir elbise giyinip üzerine de siyah blazer ceket giyinmiştim. Ayakkabı olarak da beyaz spor ayakkabı giyinmiştim. Saçlarımı açık bırakıp hafif bir makyaj yapmıştım. Kırmızı ruj haricinde. Siyah mini çantama telefonumu koyup koluma astım ve elimdeki romanın sayfalarını karıştırmaya başladım.
Bir anda sert birşey ile çarpıştım. Kitabım elimden kayıp yere düşmüştü. Kafamı yere eğdim ve sonra da kafamı kaldırıp karşıma baktım. Açık kumral saçlı, mavi gözlü ve uzun boylu, aşırı yakışıklı bir adamla karşılaştım. Adam duvar gibiydi! Ona ağzım açık bir şekilde bakıyor olacağım ki yere eğildi ve kitabımı alıp elime uzattı. Kitabı elime bıraktığında da parmaklarıma eli değdi. Sanki o an bir elektrik çarpmış gibiydi.
"Hanımefendi kusura bakmayın görmemişim," dedi ve gülümsedi. Allah'ım böyle şeylere yürek dayanmaz ki. Adamın sesi bile muhteşemdi be! Ayrıca çok güzel gülüyordu. Bende artık üzerimdeki şoku atmaya çalıştım ve ağzımı kapatıp konuştum.
"Ne kusuru sorun yok. Ayrıca verdiğiniz için teşekkür ederim bende," dedim.
"Rica ederim, hem vermesem ayıp olurdu."
"Evet," dedim. Bir süre sessiz kaldıktan sonra bir daha konuştu.
"Hanımefendi isterseniz size özür amaçlı bir yemek ısmarlayabilirim. Yani çok mutlu olurum lütfen," dedi.
"Yani, eve gitmem lazım ama gelebilirim."
"Tamam o zaman gidelim," dedi ve yanıma geçip elini belime koydu. Nereye gittiğimizi anlamaya çalışırken karşımızdaki siyah Audi Rs7'yi gördüm. Araba çok güzeldi ve adeta bir ışıkmış gibi parlıyordu. Çarpıştığım adam arabaya yaklaşıp kapıyı benim oturmam için açtı. Bende oturduktan sonra o da kapıyı kapatıp öbür tarafa oturdu. Sonra da arabayı sürmeye başladı. Bu sırada arabada enerjik bir şarkı çalıyordu.
***
Şuan yemek yiyeceğimiz yere gelmiştik ve oturuyorduk. Buraya ilk geldiğimizde benim sandalyemi çekip önce benim oturmam için beklemişti sonra da o oturmuştu. Şimdi ise ben waffle söylemiştim. Çikolatanın güzel tadı ağzımda efsane bir tat bırakmıştı. Karşımda oturan çarpıştığım kişi de aynı şeyi söylemişti. Daha ismini bile bilmiyordum.
"Öncelikle, ismin nedir?" diye sordu benim aklımdaki soruları görmüş gibi. Çok güzel gülüyordu.
Gülümsedim. "Aşkın Sarca, senin?" dedim.
"İsmin çok güzel, benim de Emir Yıldız," dedi gülerek.
"İsmin çok güzel ayrıca soyisimine de bayıldım," dedim.
"Eyvallah senin de güzel," dedi.
"Kaç yaşındasın?"
"27 sen?"
"Bende 26," dedim.
"İyiymiş, aramızda çok fark yok."
"Bana eğer çıkma teklifi edeceksen şuan hiç hazır değilim," dedim masada öne doğru eğilip. O da bana eğildi.
"Şuan öyle bir niyetim yok, ama sonrası için konuşabiliriz," dedi ve göz kırptı. Kirpikleri çok uzundu.
"Maalesef benim hiç öyle bir niyetim yok şuanlık."
"Çok güzelsin," dedi gülerek.
"Teşekkür ederim ama almayayım ben."
"Hadi ama sana hep yürüyecek miyim?"
Güldüm sadece.
"Tamam abarttım kusura bakma rahatsız olduysan."
"Kusur sensen bakmam," dedim göz kırparak. Kahkaha attı. Kahkaha attığındaki sesi çok güzeldi.
"Bak sende bana yürüyorsun," dedi.
"Koşuyorum diyelim."
"Bence yavaş ol bana dayanamayıp düşersin."
"Çok kendinden eminsin."
"Yani," dedi ve tatlısından yedi.
"Ne iş yapıyorsun?"
"İspanya'da futbolcuyum."
"Ne güzelmiş, ayrıca bende İspanya'da yaşıyorum arkadaşımla ve ayrıca da arkadaşımın sevgilisi Real Madrid'de oynuyor. O da futbolcu belli tanıyorsundur."
"Öyle mi? İsmi nedir?"
"Berkin Çevik, arkadaşımın ismi de Bade Mirel."
"Berkin mi?"
"Evet, bir sorun mu var?"
"Berkin benim en yakın arkadaşım ve ayrıca da Bade'yi tanıyorum kendisi yengem olur."
"Aa ne güzel bir tesadüf, meğerse biz yakınmışız aslında."
"Evet."
"Biz bugün tanışmasaydık büyük ihtimal onlar bizi tanıştırırdı."
"Bence de."
"Vay be, şok oldum şuan."
"Saçların boya mı?" diye sordu bana.
"Hayır, doğal böyle."
"Çok güzel rengi."
"Teşekkür ederim."
"Rica ederim."
"Nelerden hoşlanırsın?"
"Senden," dedi ve göz kırptı yeniden.
"Bayağı yürüyorsun bana."
"Yo hayı-" o sırada telefonu çaldı. Telefonu açtı ve kulağına yasladı.
"Alo?"
"..."
"Sana da," dedi.
"..."
"Tamam geliyorum kapat." Telefonu kapattı ve cebine koydu. Bana baktı.
"Benim gitmem lazım, burada bitmesini istemezdim ama işim çıktı. Seni bırakayım hadi gel."
"Teşekkür ederim ama ben başka bir yere daha gideceğim."
"Tamam da daha sizli filan konuşmayalım bence."
"Olur Emir."
"Ağzına yakıştı."
"Ağzıma yakışacak daha güzel şeyler var."
"Bence daha fazla yürümeyelim."
"Koşuyorum ben sana."
Güldüm sadece.
"Telefonun numarasını ver, sonra yine görüşürüz."
"Olur," dedim ve telefonumu çantamdan alıp ona verdim. Numarayı girdikten sonra tekrar bana verdi ve hesabı isteyip ödedi. Sonra ayağa kalktı ve bana baktı.
"Seni tanıdığıma çok memnun oldum, iyi günler dilerim."
"Bende, herşey için teşekkürler ayrıca."
"Ne demek Aşkın."
"Görüşmek üzere sana da iyi günler."
"Görüşmek üzere," dedi ve arkasını dönüp gitti. Bende kocaman kafede tek oturuyordum. O iyi biriydi ve çok enerjik görünüyordu. Tam benlikti aslında. Daha yeni tanıştığım çocuk için dediklerime bak. Ama bayağı yürümüştük birbirimize, çok iyiydi bu işte. Hem yakışıklıydı da. Ayrıca asıl beni şaşırtan eniştemin en yakın arkadaşı olmasıydı. Biz ne olursa olsun tanışacaktık illaki.
Kader denen şey bu sefer benim için gerçekten bana güzel bir şey mi getirmişti?
***
Canlarımm merhabaa💗
Bu bir bölüm değil özel bölümdür ki başlıktan da anlaşılacağı üzere. Şöyle birşey diyeyim. Bugün sevgililer günü olduğu için attım ama bundan sonra özel bölümler de daha fazla olacaktır. Ayrıca Aşkın ile Emir'i de bayağı okuyacağız. Çok güzel bir çift olacaklarına inanmıyorum. Umarım sizde onları seversiniz🥺 Üstelik ben Emir'i çok sevdim. Yani çok fazla kanım ısınıyor ona. Neyse, size kısa bir özel bölüm olacağını demiştim. Kısa oldu ama güzel oldu bence. Birde bundan sonraki özel bölümler daha uzun olacak diyebilirim size. Tabi ne zaman gelir özel bölüm bilemem.
Hem özel bölümlerde de sadece Aşkın ile Emir değil, başka çiftler de olacak. O çiftleri şimdi demiyorum 🤐 Sizleri çok seviyorum, umarım beğenirsiniz görüşmek üzeree💗 ÖPTÜM❤️💋
Bölüm etkileşimi
