5. bölüm / 21
Stadyum'da Aşk Başkadır5. BÖLÜM
Bölümler 21Şu an: 5. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM701 kelime
- 2 2. BÖLÜM996 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.084 kelime
- 4 4. BÖLÜM1.393 kelime
- 5 5. BÖLÜM2.174 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. BÖLÜM2.749 kelime
- 7 7. BÖLÜM2.002 kelime
- 8 8. BÖLÜM2.100 kelime
- 9 9. BÖLÜM2.072 kelime
- 10 10. BÖLÜM3.203 kelime
- 11 11. BÖLÜM3.070 kelime
- 12 12. BÖLÜM2.519 kelime
- 13 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN & EMİR)968 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.141 kelime
- 15 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN& EMİR)949 kelime
- 16 14. BÖLÜM2.308 kelime
- 17 15. BÖLÜM2.763 kelime
- 18 16. BÖLÜM2.776 kelime
- 19 17. BÖLÜM2.728 kelime
- 20 18. BÖLÜM3.339 kelime
- 21 19. BÖLÜM2.734 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar canlarımmm 💗🌌🌠🪐
***
Ona baktım, ne dediğini algılamaya çalışıyordum. İnsanlara daha yeni tanıştığı bir insan için evet sevgilim diyecek kadar pislik bir insan mıydı? Bana hiç böyle birşey diyeceğinden bahsetmemişti, beni insanların önünde şaşırtmıştı. Ayrıca böyle birşeyi yapmadan önce asla beni düşünmedi mi? Böyle mi yani! Bana açıklaması gereken şeyler vardı kesinlikle!
O hâlâ daha gülümseyerek magazincilere bakarken bende ona, kızgın ve şaşkın gözlerle bakıyordum. Bir anda sesler yine yükselmeye başladı. Gerçi, hiç susmadı ki bu sesler.
"¿No nos presentará a su novia, Sr. Berkin?(Sevgilinizi de bizimle tanıştırmayacak mısınız Berkin Bey?)"
"Por supuesto. Querida mía, Bade.( Tabiki. Sevgilim, Bade.)" Bunu derken aramızda birleşik olan ellerimizi havaya kaldırıp tekrar indirdi.
"Ahora alguien debería hacerle una pregunta a Bade Hanım. Sra. Bade, ¿cuánto hace que es su novia?( Artık biri de Bade Hanım'a soru sormalı. Bade Hanım ne zamandan beri sevgilisiniz.)"
Benim hâlâ daha ona şaşkın ve sinirli baktığımı bilen sevgilim(!) yani Berkin bana yalandan bir gülümsemeyle baktı.
Magazincilere de öyle bakıyordu. Elimi tutan elini ileri geri çok az bir şekilde oynatıp birşey söylememi bekledi.
"Cuéntame algo, hermosa.(Birşey söylesene güzelim.)" Bunu söylerken bana hiç kimsenin anlamayacağı bir şekilde kaşlarını kaldırıp işaret etti. Ona daha çok gözlerimi açtım ve bende gözlerimi indirip kameralara doğru baktım. Bu sırada yüzüme sahte bir gülümseme koydum.
"Hola. Amigos, soy Bade. Somos amantes desde hace tres meses.(Merhaba arkadaşlar. Ben Bade. Üç aydır sevgiliyiz.)"
Aslında bunu demeyecektim ama içimdeki birşeyler bunu yapmamı engelliyordu. Bende hiç sevmememe rağmen yalan söyledim.
Kafamı yeniden Berkin'e doğru çevirdiğimde bana bu sefer gerçek bir gülümsemeyle bakıyordu. Neden? Acaba onun yalanına ortak oldum diye mi? Önce bana bir açıklama yapması gerektiğini bence o da çok iyi biliyordu. Bana açıklama yaptıktan sonra yalanına ortak olmayacağımı ona söylerim bence, ama şuan bitmeli bu işkence. Çok fazla meraklı gazetecilerin önünde olunca insan adını bile unutuyor.
Neyse bende Berkin'in elimdeki elini biraz sıktım ve aynı demin önceki gibi, insanların göremeyeceği bir şekilde bitirsin diye kaşlarımı kaldırdım ve işaret yaptım. Benim istediğim şeyi anlamış olacak ki, magazincilere döndü.
"Amigos, sabéis que acabo de terminar un partido. Estoy muy cansada y mi hermoso amante también está cansado. Me ha estado esperando desde la mañana. Será bueno si nos vamos ahora .(Arkadaşlar biliyorsunuz ki yeni bir maçtan çıktım. Çok yorgunum ve güzel sevgilim de yorgun.Sabahtan beri beni bekledi.Artık gitsek güzel olacak.)"
"Sí, lo entiendo, señor Berkin, pero tengo una última pregunta. En primer lugar, tu posición de portería era muy buena, pero mi pregunta principal es. Después de marcar un gol, mostraste alegría y dijiste algo. Entonces, como teníamos mucha curiosidad por lo que dijiste, le preguntamos a un amigo nuestro que estudia idiomas. Dijo que no podía entender lo que dijiste. Si no es privado, ¿puedes decirme qué.(Evet sizi anlıyorum Berkin Bey ama son bir sorum olacaktı. Öncelikle gol pozisyonunuz çok iyidi ama asıl sorum. Gol attıktan sonra sevinç gösteriniz de birşey söylediniz. Yani söylediğiniz şeyi çok merak ettiğimiz için dil okuyan bir arkadaşımıza sorduk. O da söyledilerinizi anlayamadığını söyledi. Özel değilse ne söylediğinizi söyler misiniz?)"
Bana onca kişinin içinde güzel sevgilim diyordu ama benim gerçek sevgilim olmamasına rağmen beni düşündüğünü söylemesi ve bana ' Güzel sevgilim' demesi... Gönlümü fethediyordu. Güzel bir davranıştı.
"Gracias por lo que dijiste sobre el partido. En cuanto a tu pregunta, esta no es una pregunta que pueda responder exactamente, pero déjame decirte esto.( Öncelikle maç ile ilgili dediklerin için teşekkür ederim. Soruna gelirsek de,bu tam olarak da cevap vereceğim bir soru değil. Ama şöyle diyeyim size)," bu sırada dönüp bana baktı.
"Es un asunto privado entre mi hermosa novia y yo. Como puedes ver, no es algo que deba explicarse.( Güzel sevgilim ile aramızda özel bir konu. Anlayacağınız açıklanacak birşey değil.)"
"Gracias por su respuesta, Sr. Berkin. ¿Podemos tener tu foto?(Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim Berkin Bey. Bir fotoğrafınızı alabilir miyiz?)"
Magazinci bunu dedikten sonra Berkin elimi yavaşça bırakıp kolunu belime sardı ve beni kendine çekti. Yüzünü bana çevirdi ve kafasını kulağıma doğru yaklaştırdı.
"Bade, sana herşeyi açıklayacağım. Bunu senden habersiz yaptığım için çok özür dilerim ama şuan lütfen benimle fotoğraf çekilir misin? "
Ona hiçbir cevap vermedim. Bana anlatacaktı neden böyle olduğunu. Yine de benden özür dilediği için bende bir kolumu onun beline sardım. Bu kaslı bele kıyafet olsa dahi dokunmuştum. Aman ne büyük başarı!
Ona daha çok yaklaştım ve kameraya bakıp gülümsedim. O da benim dediğini yaptığım için kameraya döndüğümü görünce kendisi de gerçek bir gülümsemeyle kameralara baktı.
Bir anda gözümün önünde binlerce flaş patladı. Lanet olsun bunlar çok kötüydü. En sonunda bitti ve herkes yeniden sorular sormaya başladı. Evlilik var mı diye soranlar bile vardı!
Berkin belimdeki kolunu biraz çekti ve elini belime koyup beni ilerletmeye başladı ve bende kolumu belinden çektim. Elini kaldırıp herkese teşekkür etti ve magazincileri arkamızda bıraktık.
Magazincilerin yanından baya bir uzaklaştıktan sonra arabasına gittiğimiz belliydi.
Bir anda ona doğru döndüm. Eli hâlâ daha benim belimde olduğu için elimi elinin üzerine koyup çektim ve eli belimden ayrıldı. Bunu dediğim için kendime mal diyesim geliyor ama eli belimden ayrıldığında bu durumu hiç sevmedim. Ben salağım diyorum inanmıyorlar işte.
"Artık bana ne olduğunu söylesen bence çok iyi olur. Ha pardon! Ben sevgililik yalanı söylemiştim dimi?! Ben açıklamalıyım!" dedim ona ama sesim yüksek çıkmıştı.
"Sakin ol, sana herşeyi açıklayacağım ama önce buradan gitmemiz lazım. Sana diyeceğim şeyler var ve bunları dinlemen için evime gitmemiz lazım."
"Ya ben gelmiyorum seninle bir yere. Ne evi ya! Sen kimsin de ben senin evine geleceğim, ha onu da geçtim seni dinleyeceğim. Oldu! Başka bir isteğin varmıdır paşam?"
"Var. Benimle gel," dedi. Evet, gerçekten böyle dedi ve asıl beni şaşırtan bana karşı hâlâ daha bu kadar sakin davranmasıydı.
"Ya ne anlatmak istiyorsun burada anlat."
"Önemli bir konu. Sadece ikimizin bilmesi lazım anlasana be güzelim." Bana sürekli güzelim demeyi kesmeliydi.
"Bana güzelim deme,bu kadar samimi değiliz. Bunu diyeceğin kadar bir samimiyetimiz asla yok ve olmayacak."
"Tamam."
"Ya ne diyorsun hadi söyle de gideyim."
"Sana son birşey soracağım. Benimle yürüyerek mi arabaya gidip binmek istersin yoksa seni kucaklayıp benim getirmemi mi? Sen seç bana ikisi de uyar."
"Sen ne diy-". Bir anda bana yaklaştı ve ne olduğunu yine anlamadan beni sırtına aldı. Kolunu bacaklarımın arkasına koydu ve kafam onun sırtından aşağı ters bir şekilde durdu. Ne yaptığını sanıyordu! Sırtına ellerimi yumruk yapıp vurmaya başladım. Böyle dediğime bakmayın karıncaya böyle vursam yerinden oynamazdı. Vuruyordum ama sert değil. Neden bilmem ama sert vuramıyordum.
Sonunda arabaya gelmiş olacağız ki araba kapısını öbür eliyle açtı. Beni yavaşça yere bıraktı ama hâlâ daha çok aşırı çok hatta dip dipe olacak şekildeydik. Güzel ve baş döndürücü kokusu burnuma geliyordu yeniden. Gelmesindi. Gelince güzel şeyler olmuyordu.
Arabaya sırtım yaslı bir şekildeydi ve o da tam önümde ama dibimdeydi. Sağ kolu arabanın kapısını tutuyordu. Bir kolu da arkama,yani arabaya yaslıydı.
"Hadi ama,bin artık güzelim. Bak inan bana anlatacağım sana herşeyi. "
"Gerçekten anlatacaksan binerim Berkin."
"Tamam güzelim anlatacağım,bak yemin ederim."
"Öf tamam ya," dedim ama bunu derken F harfini uzatmıştım.
Arabaya bindim ve bana çok güzel bir şekilde gülümseyip arabaya bindi. Çantasını arka koltuğa attı,ceketini çıkarıp onu da oraya koydu ve başladı sürmeye.
Yolda gitmeye başladığımız sırada avuç içini direksiyona koydu ve ters tarafa doğru çevirdi. Allah'ım yarabbim. İşte bu hareket, buydu o hareket! Bu harekete hele de o yaptıysa ölünürdü. Elleri çok güzel olmasına karşın, kolları ve elleri de damarlıydı. İşte bu ya! 'Parası pulu yerin dibine batsın!On milyonumda olsa verirdim!' denecek tiptendi. Maşallahı çok ama en fazla çok vardı.
***
Yarım saat sonra bir yere gelmiştik. Arabayı durdurdu ve indi. Arkadan ceketini aldı, çantasını da omuzuna takıp benim oturduğum kapıyı açtı. Bende inat etmeden indim.
Burası çok güzeldi. Bir villaydı ama nasıl bir villa! Dışarıdan 3 katlı görünüyordu. Bahçeye girdiğimizde bizi kocaman bir bahçe karşıladı. Bahçede beyaz bahçe koltukları vardı bir köşede,ve palmiye ağaçları yolun kenarında. Yol dediğim şey de şu; bahçede eve doğru giden mermer taşlar vardı yerde. Yanlarında da sıra sıra uzun palmiye ağaçları vardı. Evin dıştan görünüşü de beyazdı. Galiba beyaz seviyordu.
Mermer yoldan yürüdükten sonra açıp kapanılan bir pencere vardı, galiba salona açılıyordu. Berkin orayı açtı ve kenara çekildi. Galiba benim girmem içindi bu. İçeri girdim. Allah'ım, burası kocaman bir maşallah'ı hak ediyordu. Beyaz koltuklar vardı ve karşısında kocaman bir televizyon. Kocaman pencerelerle kaplıydı koltukların yanı. Çok büyük bir salondu. Koltuklar tamamen beyaz,perdeler çok uzun çünkü tavan çok yüksekti. Perdeler de beyazdı ve bayağı uzundu. Ortada beyaz mermer bir sehpa duruyordu. Üzerinde birkaç kitap ve beyaz küçük bir vazonun içinde kırmızı gül ile renkli laleler. Pencerelerin karşısındaki duvar dolap ile kaplıydı ama tam olarak dolap değildi. Üzerinde birkaç tane imzalı futbol topu, imzalı forma, resimler, kupalar yer alıyordu.
"Bade benim acil bir banyo yapmam lazım beni bekle on dakikaya geliyorum."
"Oh, paşam! Başka bir isteğin, arzun varmı?"
"Var. Beni bekle burada."
"Ya ben senin hizmetçin miyim süreli seni bekliyorum!"
"Ya kızım bekle bak hemen geleceğim."
"Çabuk ol beyefendi."
***
Gerçekten de on dakika sonra geldi. Üzerinde beyaz bir tişört, siyah bir eşofman vardı ve saçları ıslak bir şekilde dağınıktı. Aşırı iyiydi şuan varya!
Karşımdaki mermer sehpaya oturdu ve dirseklerini dizlerine yasladı.
"Senden birşey isteyeceğim."
"Anlat dinliyorum."
"Annem Çarşamba günü saat 20:015' te buraya gelecek. Pazar günü ise tekrardan gidecek. Bu süreçte senin benimle sevgilim rolünü yapmanı istiyorum. Sebebini illa ki merak ediyorsun anlatayım. Annem sürekli beni sevgilin varmı diye daraltıyor. Annem aslında çok iyi bir kadındır ama böyle konularda maalesef baya kötüdür. Bende artık bu konudan çok sıkıldığım için senden bunu isterim. Ama asla kendini buna zorunlu hissetme. Magazincilere açıklama yaptık ama bunu bozabilirim. Ve inan bana ki,senden özür dilerim orada öyle olduğu için."
"Birincisi neden ben? Git başka birini bul! İkincisi özrünü kabul ediyorum."
"Birincisine cevap veriyorum. Çünkü sen olduğun için. Daha fazla kurcalama bence."
"Aslında şöyle birşey var,burada yaşayan en yakın arkadaşım Türkiye'ye gitti ve ben çok sıkılıyorum bu süreçte. Burada tanıdığım kişi sayısı fazla değil. Aslında kabul etsem eğlenirim bayağı. Peki, bu işin sonucunda benim ne çıkarım olacak Berkin?"
"Bilmem ki."
Ne olabilirdi ki? Buldum!
"Buldum buldum. Bana bir hediye alacaksın. Ne istersen al."
"Yani."
"Yani, kabul ediyorum!"
" Bu kadar çabuk kabul edeceğini tahmin etmezdim."
"Sana neden olduğunu anlattım ya hani," dedim. Bunu dediğim anda bana bıyık altından gülüp yaklaştı.
"Ne yani, benimle sevgili olmaz mıydın?" Burunlarımız değecekti neredeyse.
"Ne alakası var konumuzla?"
"İster miydin yani?"
"Ya uzaklaşır mısın?"
"İster miydin ki?"
"Ya sanane be adam! Sanane!"
Benden uzaklaştı yeniden. "Başka biri yok dimi hayatında?"
"Yok."
"Yaşın kaç?"
"Yirmi altı. Senin?"
"Yirmi yedi. En sevdiğin renk?"
"Bordo, ama siyah ve kırmızı da var içinde. Senin?"
"Siyah ve, şu anlık bunu bilmiyorum ama var galiba başka renk de."
"Burcun ne Berkin?"
"Aslan."
"Benimde aslan."
"Hadi evine bırakayım seni," dedi ve ayağa kalktı.
"Birşey soracağım neden böyle sorular sordun ayrıca bu sevgililik konusunun detaylarını vermelisin bana."
"Detayları vereceğim, ayrıca öylesine sordum."
"Tamam," deyip ayağa kalktım.
Pencereyi açtı ve kenara çekilip dışarı çıkmamı bekledi. Birşey unutmuş gibi yukarı çıktı. İndiğinde üstünde siyah bol bir siyah sweatshirt vardı. Benim çıktığımı görünce ışıkları kapatıp çıktı ve yürümeye başladık. Arabanın yanına geldiğimizde bana kapıyı açtı. Oturdum ve kapatıp o da oturdu.
***
"Bade. Bade, uyan geldik hadi güzelim."
Bir el yanağımda bir aşağı bir yukarı yavaşça gidiyordu. Daha doğrusu, galiba birisi yanağımı yavaşça okşuyordu. Bu kişi... Bu kişi Berkin miydi? Gözlerimi bir anda açtım ve karşımda kapımı açmış bir şekilde ayakta bana eğilmiş duran Berkin'e bakıyordum. Bir eli değil, iki eli de yüzümdeydi.
"Berkin, ne oldu bana?" dedim ama sesim çok kısık ve uykulu çıkmıştı.
"Buraya gelirken uyuya kaldın ve şimdi evine geldik. Uyan ki evine git güzelim."
"Sen benim evimi nereden buldun?" sesim yine kısık çıkmıştı.
"Güzelim seni biri aradı, hatta Aşkın diye biri. Sende uyuduğun için bende çok çalınca açtım. Bana kim olduğunu sorunca anlattım o da beni bildiğini söyledi. Bende seni evine getirmem için evinin adresini sordum. Bana evinin adresini o verdi."
"Hımm, tamam."
"Evet güzelim tamam da evine geldik ve sen uykulusun hâlâ daha," düşünüyormuş gibiydi ve bir anda aklına ne geldiyse güldü.
"Tamam seni kucağımda getireceğim olur mu?"
"Olur," dedim. Uykulu olduğum için dediğim şeyler hakkında düşünemiyordum. Çünkü uykum vardı. Bir anda bir kolunu bacaklarımın altında, diğer kolunu belimin altında hissettim. Beni kucağına almak için eğilmişti. Beni kucağına alıp doğruldu ve kapıyı kapattı. Sonra arka kapıyı açıp benim çantamı koluna taktı. Bende uykum olduğu için kollarımı boynuna dolayıp kafamı boynuna gömdüm.
Birkaç dakika sonra çantamdan anahtar aldığını duydum ve kapı açılış sesini. İçeri girdik ve sonra kapıyı tekrar kapattı.
"Odam üst katta."
"Tamam güzelim sen uyu."
Merdivenlerden çıktık salonun ışığını açıp odama girdi. Beni yatağa bıraktı ve üstümü örtüp ayakkabılarımı çıkardı. Sonra bende gözlerimi kapattım. Çok geçmeden bir ses duydum. Bana "Kabul ettiğin için sana çok teşekkür ederim güzel kadın," dedi ses....
***
Heyyoooo canlarrr sonunda bölüm geldi🎉🎉
Aslında bir sahne daha vardı eve geldiklerinde ama o sahneyi yanlışlıkla ben sildim. Daha fazla da bölümü ertelemek istemediğimden o sahneyi bir daha yazmadım.
Arkadaşlar şöyle birşey var ki, çifte yavaş yavaş yakın sahneler yazmak istiyorum ama çok abartı olur da kötü olur diye tam yazmıyorum, ha birde erken olur mu diye. Sizce artık böyle sahneler yazmaya başlayayım mı? Çok erken mi olur acaba?
Sizde bu konuda birşey düşünüyorsanız yorumlara yazın okuyorum her yorumu😊 Yeni bölümde güzel şeyler olacakk diyorum ve görüşürüz diyorummm💌💌
Umarım bölümü beğenirsiniz💗 Sizleri çok seviyorum iyi gecelerrrrr💌🌌
Bölüm etkileşimi
