16. bölüm / 21
Stadyum'da Aşk Başkadır14. BÖLÜM
Bölümler 21Şu an: 14. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM701 kelime
- 2 2. BÖLÜM996 kelime
- 3 3. BÖLÜM1.084 kelime
- 4 4. BÖLÜM1.393 kelime
- 5 5. BÖLÜM2.174 kelime
- 6 6. BÖLÜM2.749 kelime
- 7 7. BÖLÜM2.002 kelime
- 8 8. BÖLÜM2.100 kelime
- 9 9. BÖLÜM2.072 kelime
- 10 10. BÖLÜM3.203 kelime
- 11 11. BÖLÜM3.070 kelime
- 12 12. BÖLÜM2.519 kelime
- 13 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN & EMİR)968 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.141 kelime
- 15 ÖZEL BÖLÜM (AŞKIN& EMİR)949 kelime
- 16 14. BÖLÜM2.308 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 15. BÖLÜM2.763 kelime
- 18 16. BÖLÜM2.776 kelime
- 19 17. BÖLÜM2.728 kelime
- 20 18. BÖLÜM3.339 kelime
- 21 19. BÖLÜM2.734 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar aşklarımm🌌✨😻
***
"Aşk sarhoşu musunuz siz şimdi?"
Sesin sahibi... Sesin sahibi eski sevgilim Arda'ydı. Arda kötü biri değildi, ama sonuçta eski sevgilim oluyordu. O yüzden pekte sevmiyordum. Ben, 2020 senesinde Türkiye'yi çok özlediğim uzun bir tatile gelmiştim. Bu süreçte de onunla tanışıp arkadaş olmuştuk, tabi sonra da sevgili. Sarışındı, gözleri maviydi ve uzun boyluydu. Her kızın isteyeceği bir tipti ama ben istemiyordum. Yani bana kötü birşey yapmadı ama sonuç olarak da eski sevgilim'di.
Eski sevgililerden bir bok olmazdı. Birde Arda biraz mal gibi biriydi. Çok salaktı ve bu benim sinirimi bozuyordu. Ayrılma nedenimiz de kavga ederken bana sırıtmasıydı. Daha doğrusu nasıl diyeyim, beni asla ciddiye almıyordu, her tartışmada aynıydı ve ben asla böyle biriyle bir ömür geçirmezdim. Ben, beni ciddiye alan kişileri severdim, ve o asla öyle değildi. O yüzden bende ondan ayrılıp tekrar İspanya'ya gitmiştim.
Şimdiye bakarsak, bunca zaman sonra ne işi vardı ve onun İspanya'da ne işi vardı? Umarım bir daha bana yanaşmazdı tekrar olalım diye çünkü benim bir sevgilim vardı. Sahte de olsa vardı işte. Hatta şuan bize ' Aşk sarhoşu musunuz siz? ' demesi bile sinirine dokunmuştu. Aşk sarhoşuysak ona neydi? Benim hiçbir şeyim olmuyordu ve gereksiz bir cümle kurmuştu. Ama ona onu arkadaşça sevmediğimi bana yapışmadığı sürece demeye gerek yoktu. Bakalım ne yapacaktı.
Berkin'den uzaklaşıp ona baktım, bana gülümsüyordu. "Bade, nasılsın?" diye sordu ve masanın yanına geldi. Bende ona gülümsedim yalandan. "İyiyim Arda, sen nasılsın?"
"İyi," dedi.
"Ne işin var burada?" dedim sorarak.
"İspanya'ya gelmek yasak mıydı?"
"Hayır, onu demiyorum beni nasıl buldun sen?"
"Senin olduğunu bilmiyordum, arkadaşlarım ile restorana geldik ve bende seni görünce geleyim dedim."
"Anladım," dedim.
"Yanındaki kim?" diye sordu Berkin'e bakıp.
"Yanımd-" ben tam konuşurken Berkin alttan sandalyemi kendi dibine kadar çekti ve konuştu Arda'ya bakıp.
"Sevgilisi, sorun mu vardı?"
"Nasıl yani?" diye sordu Arda.
"Diyorum ki, hani dedin ya aşk sarhoşu musunuz siz diye, sorun mu var yani?"
"Yok, ben sadece şaka olsun diye demiştim."
"Olmasın zaten," dedi fısıldayarak.
"Berkin," dedim ona dönüp uyarırcasına."
"Neyse, ben arkadaşlarımın yanına gidiyorum, iyi akşamlar," dedi ve masamızdan uzaklaştı.
"Lan bu kim?" dedi Emir.
"Evet Bade, bu kim?" dedi Berkin bana bakarak.
"Eski sevgilim. Ayrıca azıcık sakin olur musun?" dedim Berkin'e bakarak.
"Lan ben olsam varya, ona ne amına koyayım sizin aşkınızdan. Mala bak," dedi Emir.
"Aşırı uyuz oluyorum ona," dedi Aşkın. Aşkın onu biliyordu.
"Bu göt neden bizim masamıza geldi güzelim?" diye sordu Berkin. Güzelim demişti ama asla sakin olmadığını bakışlarından hissediyordum. Aşırı ciddiydi, hatta onu ilk defa bu kadar kızgın ve ciddi görüyordum. Yine beni kıskanmıştı, bu ne kadar belli etmesem bile hoşuma gidiyordu. Ama şöyle birşey var, karşımdaki kişi beni zorlamayacağı sürece hoşuma giderdi.
"Dedi ya Berkin," dedim Berkin'e tamamen dönüp.
"Ben senden açıklama bekliyorum Bade, nasıl bu kadar rahat söyledin?" dedi, kızgınlığı giderek artıyordu. Bu sesinden de belliydi, gözlerinden de. Birden ayağa kalktım ve elini tutup onun da ayağa kalkması için elini çektim. Ne istediğimi anlayınca o da kalktı. "İşler karışıyor, sakin," dedi Emir. Emir'in dediğini umursamadan Berkin'i çekmeye başladım. En sonunda tuvaletin önüne gelmiştik, durdum ve elini bırakıp tamamen ona döndüm.
"Ne oluyor Berkin?" dedim. Artık bende ciddiydim.
"Nasıl ne oluyor? Lan resmen masaya geldi amına koyayım, unutmamış seni göt."
"Düzgün konuş Berkin, ayrıca unutmasa ne olacak, benim artık bir şeyim değil o."
"Bade, onun masaya gelmemesi gerekiyordu, niye geldi?"
"Mal mısın Berkin, dedi ya çocuk zaten."
"Düzgün konuş benimle, ayrıca hâlâ daha ona çocuk diyorsun, inanamıyorum Bade."
"Sen benimle düzgün konuş, hem ne diyeyim. Senin gibi ' göt ' mü?" dedim. Demin önce kendim demiştim salak diye, ama ne olursa olsun sinirlenmiştim.
"Evet," dedi hemen.
"Gerçekten bravo sana Berkin."
"Ayrıca sen nasıl rahat söyledin 'eski sevgilim ' diye? Ne oluyor amına koyayım, nasıl bu kadar rahat diyebiliyorsun?"
"Ne diyeyim? Askerlik arkadaşım mı?"
"Komik değil Bade, ben aşırı ciddiyim," sorun da buydu zaten. Beni kıskanmamalıydı, ama bu oluyordu. Hemde aşırı kıskanıyordu. Ayrıca böyle diyorum fakat aynı şey bana olsa dünyayı yıkardım. Bende kıskançtım.
"Bende ciddiyim! Sen neden böyle yapıyorsun?" dedim bağırarak. Berkin etrafına baktı, kimseyi görmeyince beni bileğimden tuttu ve erkekler tuvaletine soktu. Ne yapıyordu? Cidden ona kıskançlık yaramıyordu. Sonra bıraktı bileğimi, demin önceki gibi tam önüme geldi. "Evet Bade," dedi.
"Neye evet, Berkin."
"Ya kızım, göt geldi masaya, ' aşk sarhoşu musunuz siz ' dedi. Resmen dalga geçti. O da yetmezmiş gibi seninle normal normal konuştu. Beni de yanında görmesine rağmen. Sende dedin ki 'eski sevgilim ', normalmiş gibi."
"Bunu evde konuşalım," dedim. Çünkü ona birşey diyecektim, ama burada diyemezdim.
"Neden?"
"Yemeğe geri dönelim Berkin."
"Neden dedim!"
"Yemeğe dönelim dedim!"
"Bana neden olduğunu demeden gitmeyeceğim."
"İyi, ben dönerim," dedim ve gidiyormuş gibi yaptım. Kolumu yakaladı ve tekrardan karşısındaydım.
"Bensiz gidemezsin!"
"Giderim," dedim kolumu ondan çekmeye çalışarak.
"Gidemezsin dediysem gidemezsin Bade. Soru sordum sana!"
"Cevap vermeyeceğim. Hem ben acıktım."
"Bade! Bak cevap ver diyorum. Bunca zaman sana hep sakindim ama bu gece bardak taştı."
Tek kelimeyle bu durumu özetliyordum. Beni deli gibi kıskanıyordu. Birde, yeter.
"Ee! Yeter be!"
Kolumu ondan kurtardım ve iki elimi de yüzüne koyup yüzünü kendime çektim. Ve... Onu öptüm. Bundan önce her seferinde ilk öpen kişi o oluryordu. Ama ben ilk defa onu öpüyordum. Bir elini yanağıma koydu, diğer elini de belime koyup kendine çekti. O da bana karşılık veriyordu. Bir dakika boyunca beni öptükten sonra dişiyle dudağımı çekip dudakları dudağımdayken fısıldadı.
"Neden bunu yaptın?"
"Acıktığımı sana belli ettim, hatta dedim ama sen susmayınca. Bende bunu yaptım."
"Acıktın demek?"
"Evet," dedim ama bu sefer de dudağıma yapışan o oldu. Beni ittirerek duvara yasladı. Sonra dudaklarımı onunkilerden ayırıp dudağımın kenarını öptü. Tam diğer tarafı da öptü derken, kapı açıldı. Birden geri çekildi ve kapıya baktı. Gördüğüm kişi...
Gördüğüm kişi Emir'di. Ölene kadar bizimle dalga geçecekti kesin. İlk önce şaşırdı, sonra da kahkaha atmaya başladı. Berkin benden geri çekildi. Emir de uzun bir süre güldükten sonra elini karnına koydu ve bize baktı. "Lan, burada mı öpüşüyorsunuz," dedi ve yine gülmeye başladı. Berkin ona ters bir bakış attığında sustu.
"Sana mı soracağız?" diye sordu Berkin.
"Yoo, ben sadece geldim," dedi Emir.
"Senin sevgilin olduğunda görüşürüz Emir," dedim bende.
"Ya neyse, hadi artık yemekler geldi." dedi Emir.
"Lan sen bizim burada olduğumuzu nereden biliyordun?" dedi Berkin.
"Normal tuvalete geldim," dedi Emir.
"Neyse, hadi gidelim," dedi Berkin. Tam yürüdüğümüz sırada elini bana uzattı. Vücudu ve yüzü öne dönüktü ama eli benim olduğum yerdeydi. Neden elimi tutuyordu? Bunu çok sorgulamadan bende elini tuttum ve ilerlemeye başladık. Masaya geldiğimizde oturduk ve yemekleri yemeye başladık. Herkes yemeğine gömülü bir şekildeyken Aşkın konuştu.
"Neredeydiniz siz?"
"Tuvaletteydiler," dedi Emir.
"Ağzına sıçayım Emir," dedi Berkin.
"Lan ne alaka? Kız sordu bende cevap verdim, insan gibi davrandım yani."
"Neden?" dedi Aşkın.
"Öpüyordu Berkin onu," dedi Emir. Pot kırıyordu resmen! Ayrıca rezil oluyordum. Galiba sadece ben değil, o da.
"Oha," dedi Aşkın.
"Artık susar mısınız?" dedim. Kesin şuan yanaklarım kızarmıştı, sonuçta bu bizim Berkin ile özelimizdi. Bunu herkese demeye gerek yoktu, ama Emir susmuyordu ki! "Utanma ya, herkesin yaşadığı bir şey," dedi Aşkın da.
"Tamam, yemek yiyin artık," dedi Berkin de. Ben dedikten sonra susmalarını istemişti, yani ben istediğim için demişti. Bu çocuğa artık içim gidiyordu. Ve ben ona kesin... Bunu kendime demek istemiyordum şuan. Herkes sustuğunda Berkin bana döndü. "Ye güzelim," dedi ve göz kırptı. Sonra da önüne dönüp yemeğini tekrar yemeye başladı. Berkin mi çok iyiydi yoksa ben hayal mi kuruyordum?
Bunu düşünmedim ve tekrar yemeye devam ettim. Herkes yemeğini bitirdikten sonra ücreti ödedik. Tam arabanın önüne gelmiştik ki, bir tane sarışın mavi gözlü kız çocuğu Berkin'in yanına geldi. Yanında da bir tane kadın vardı, galiba annesiydi. Kadın da sarışın ve mavi gözlüydü. Elinde telefon vardı, büyük ihtimal fotoğraf çektirmek isteyecekti. Kadını fark edince durduk.
"Hola señor Berkin, ¿puede tomarse una foto con mi hija? ( Berkin bey merhaba, fotoğraf çekilebilir misinız kızımla?)" dedi kadın. Berkin de gülümseyip konuştu.
"Por supuesto. ( Tabiki de.)"
Minik kız Berkin'e doğru daha çok yanaştı. Berkin de eğilip kolunu kızın beline sardı ve gülümsedi. Kadın karşılarına geçip fotoğraf çektikten sonra minik kız Berkin'e bakıp tatlı sesiyle konuştu.
"Hermano Berkin, ¿puedo abrazarte y besarte?(Berkin abi, sarılıp öpebilir miyim?)" daha çocuk olduğu için tam konuşamıyor, ama ne dediğini güzel anlatıyordu.
"Por supuesto. (Tabiki de.)"
Minik kız Berkin'e tamamen dönüp çok tatlı bir şekilde sarıldı. Berkin'in kolları arasında minicik kalmıştı. Berkin de ona sarıldıktan sonra minik kız ondan ayrıldı ve Berkin'in yanağından öptü. Berkin de daha çok gülümseyip tam kız gideceği sırada uzanıp yanağından öptü. Minik kız daha küçük olmasına rağmen utandı ve annesinin yanına gitti. Kadın Berkin'e teşekkür ettikten sonra gitti.
Herkes ilerledi ve arabaya bindi. Berkin arabayı çalıştırıyorken Emir onun da böyle çocuklar ile fotoğraf çekildiğini söyledi. Sonuçta Berkin kadar ünlü olmasa da o da bir futbolcuydu. Berkin arabayı sürmeye başladı. Anayola geldiğimizde bir anda hızlı sürmeye başladı. Ama normal bir hız değil, aşırı hızlı sürüyordu. Allah'tan yolda çok araba yoktu. Büyük ihtimal bana kızdığı için böyleydi. Ve kıskandığı için. Bu, hoşuma gidiyordu, bir erkeğin daha doğrusu Berkin gibi birinin beni kıskanması kötü birşey değildi. Ama abartmadığı sürece, demin önce dediğim gibi.
Önde ikisi, arada Aşkın ile ben oturuyordum. Aşkın telefonla uğraşıyor, bense yolu izliyordum. Emir Berkin'e bakip konuştu. "Oğlum mal mısın öleceğiz amına koyayım, yavaş sür şunu."
"Sanane," dedi Berkin ters bir sesle.
"Berkin, haklı diyor yavaş sürer misin?" dedim.
Bunu demem ile demin önceki gibi değil, daha yava sürüyordu. Benim dediğim her şeyi yapıyordu, bana ne kadar sinirli olduğunu bilsem bile. Bu daha da hoşuma gidiyordu.
***
Eve geldiğimizde Aşkın ile Emir odalarına, bizde Berkin ile odamıza çıkmıştık. Her zaman olduğu gibi ilk ben giyinme odasına girmiştim. Üzerime kısa şortlu saten siyah bir takım giyinmiştim. Odadan çıktım ve Berkin'i gördüm. O da ayağa kalkıp giyinme odasına girdi. Bana birşey dememesini umursamayıp banyoya girdim. Berkin'in malzemelerinin yanında olan malzemelerimden makyaj silme suyunu aldım ve sildim. Saçımı tokadan kurtarıp açtıktan sonra banyodan çıktım.
Tam ben çıktığım anda Berkin de giyinme odasından çıkmıştı. Altında siyah bir eşofman vardı, üzerinde ise hiçbir şey. Amacı beni öldürmek miydi? Ondan kafamı çevirdim ve yatağa doğru gitmeye çalıştım. Berkin de önüme geçti ve bende yüzüme vuran kokusu ile bir kez daha öldüm. Kafamı yüzüne çevirdiğimde bana yine ciddi ciddi bakıyordu.
"Ne oldu?" dedim.
"Sence?"
"Sana soruyorum bende Berkin!"
"Bana birşey diyecektin," dedi.
"Haa, şimdi hatırladım." Ona soracağım şeyi bilmeme rağmen soracaktım. Çünkü cevabını duymak istiyordum.
"Bekliyorum."
"Beni kıskanıyorsun Berkin," dedim pat diye.
"Efendim?"
"Beni kıskanıyorsun, ciddi ciddi bunu yapıyorsun! Bana bugün demediğin şey kalmadı, yok o masaya gelmiş neden gelmiş, yok ona niye böyle diyorsun! Anlamadım mı ben sence?"
"Peki, sen neden seni kıskandığımı söyledin? Yoksa bunun aynısını benden mi duymak istiyorsun?" dedi kısık bir sesle.
Ona daha çok yaklaştım.
"Sence?" dedim, bende fısıldıyordum.
"Bence istiyorsun," dedi yine fısıldayarak.
"İstiyorum," dedim bunu itiraf ederken.
"Evet, seni kıskanıyorum Bade. Hemde öyle böyle değil. Seni neden kıskandığımı da biliyorum, ama kabul etmek istemiyorum. Çünkü eğer öyle olursa, herşey değişir Bade," dedi. Aramızda birşeylerin değiştinin farkındaydı ve bunu duymak beni rahatlatmıştı. Çünkü kafamın içindeki şey çok fenaydı, sürekli onu düşünüyordu.
"Neler değişir mesela?" diye sordum anlamamış gibi, ayrıca daha fazla yaklaştım.
"Bunu biliyorsun bence, ama diyeyim ben. Olmaması gereken şeyler olur. Biz oluruz," dedi. Resmen sevgili oluruz dedi!
Ciddi anlamada...
"Neyse, iyi geceler," dedim ve giderken o da bileğimden tutup beni kendine çekti.
"Bade, biliyor musun? Sürekli güzel dudaklarını öpmek istiyorum. Ama bunu rahatça yapamıyorum, çünkü biz olmamamız gerek." Bunu derken sürekli dudaklarıma bakmıştı.
"Bende seni her gördüğümde heyecandan geberip gitmek istemiyorum, ama bunu kontrol edemiyorum. İçimde çok farklı şeyler oluyor, olmaması gerektiğini bildiğim hâlde," dedim bende.
"Bade," dedi. Gözleri dudaklarımdaydı.
"Efendim?"
"Dayanamıyorum, yapmamam gerek ama olmuyor. Öpeyim mi?" dedi. Bunu istediği çok belliydi. Aslında bunu bende istiyordum. Kafamı olumluca salladım ve konuştum.
"Öp beni Berkin."
Bunu demem ile elini çeneme getirdi ve çenemi eliyle sarıp beni kendine doğru çekti. Uzun bir süre öptükten sonra dudağımı dişleyerek geri çekildi. Bundan sonra alnını alnıma yasladı, ikimiz de soluk soluğaydık. Kolunu belime getirdi ve beni adeta yapıştırdı. Kafasını yavaşça alnımdan çekti, sonra da kulağımın altından öptü. Oradan boğazıma kadar öptü, her yeri. En sonunda omzuma geldi. O sırada orayı da öptü ve kafasını boynuma gömüp orayı bir daha öptü. Bende ensesindeki yumuşak saçlarını okşuyordum.
Birkaç dakika sonra ayrıldık ve ikimiz de yatağa girip yattık. Bu sırada birbirimize hiçbir şey dememiştik.
***
Güneş gözüme çarparken esnedim ve sonra da yataktan kalktım. Berkin hâlâ uyuyordu, giyinme odasına girdim ve kıyafet seçmeye başladım. Siyah bir eşofman takımı giyindim. Altına beyaz spor ayakkabıları giyindikten sonra az bir makyaj yaptım ve saçlarımı açık bıraktım. Odadan çıktığımda Berkin elinde olan telefon ile uğraşıyordu. Kapının sesini duyunca bana baktı, gözleri dün gece öptüğü dudaklarımda gezindikten sonra konuştu.
"Emir'ler uyandı mı?"
"Bilmiyorum ki, daha inmedim."
"Tamam," dedi.
"Ben bir gidip bakayım, merak ettim ne yaptılar diye."
"Tamam, geliyorum bende," dedi ve bende odadan çıkıp aşağı indim. Odalarını tıklattım, açan olmadı, bir daha yaptım, yine açan olmadı. Bir daha yaptıktan sonra bıktım ve kapıyı yavaşça açtım. Gördüğüm şey ile gözlerim faltaşı gibi açıldı. Elimi ağzıma koydum ve güldüm. Emir başını aynı Berkin'in yaptığı gibi Aşkın'ın boynuna gömmüştü. Kolu da beline sarılıyordu. Aşkın da ona sarılmıştı, olabildiği kadar. Sevgililerdi, ve bize dememişlerdi. Aşırı mutlu olmuştum, çünkü yakışıyorlardı ve onlara iyi gelirdi. Kapıyı yavaşça kapattıktan sonra tekrar odaya çıktım. Berkin'in yanına yaklaştım ve yatağa oturdum.
"Berkin, ben birşey gördüm."
"Ne oldu?"
"Aşkın ile Emir'i."
"Onları bende görüyorum."
"Salak mısın Berkin, sevgili şeklinde uyuyorlardı."
"Sevgililer mi?"
"Büyük ihtimalle öyle," dedim.
"İyi, kurtuluruz Emir'den."
"Ya çocuk ne yaptı sana."
"Peşimi bırakmıyor amına koyayım."
"Ya neyse, hadi kahvaltı yapalım."
"Sen in geliyorum ben," dedi ve bende yataktan kalkıp odadan çıktım.
***
Saatler gece kulübündeydik. Bunu Emir istemişti ve bizde gitmiştik. Aralarında ilişki olduklarını hâlâ daha dememişlerdi, ki demeseler de olurdu. Neyse, bunu düşünmeyi bırakıp konuştum.
"Ben bir lavaboya gidiyorum," dedim.
"Tamam güzelim," dedi Berkin ve bende lavaboya doğru gitmeye başladım. Lavabonun önüne geldiğimde bir anda ayağım kaydı ve geriye doğru düştüm. Ama tam düşmedim, biri beni tutmuştu...
***
Canlarımm nasılsınızzz?? Umarım iyisinizdir, ben iyiyim. Evett canlarım umarım bu bölümü beğenmişsinizdir. Aslında amacımda daha uzun bölüm yazmak vardı ama yazamadım. Neyse işte, ortaya böyle bir bölüm çıktı. Sizleri çok seviyorum, hayırlı iftarlar🤍
Bölüm etkileşimi
