16. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Songur Talaz Yakut📈🙌

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: 16. BÖLÜM

Canlarım iyi okumalarr🌊

Bölüm şarkıları;

Dolu Kadehi Ters Tut- Islansın
Deeperise- Raf ft. Jabbar

BERKİN ÇEVİK

Bade kapıyı açmaya gideli bir dakika olmuştu ama hâlâ daha gelen giden yoktu. Bende buna bir son vermek için ayağa kalktım ve salondan çıktım. Kapıya yaklaşmam ile kıvırcık saçlı bir kadın ve yanında hiç demek istemediğim, asla ve asla adını bile anmak istemediğim o kişiyi, yani göt Arda'yı gördüm. Biraz daha yaklaşınca bende kapının arkasında Bade ile duruyordum. Bu arada gelen diğer kadın kişi de Mert'tin sevgilisi Gizem'di. Tamam Gizem'i anlarım, o daha önce buraya birkaç kez gelmişti ama öbür göt'ün burada ne işi vardı?

"Berkin, niye böyle şaşırdın arkadaşım?" diye sordu Gizem. Bana arkadaşım demesini asla garip bulmuyordum çünkü o da aynı Mert ve Emir gibi benim senelerdir arkadaşımdı. Ama benim beynim şuan Arda götü ile ilgili olan şeylerdeydi, mesela Gizem ile onun ne alakası vardı? Ayrıca asıl şunu merak ediyordum, o akşamdan sonra buraya gelmeyi nasıl düşünmüştü?

RESTORAN ( BERKİN İLE ARDA'NIN KONUŞTUĞU KISIM )

Bade'nin lavaboya gitmesinin üzerinden dakikalar geçmişti, yemekler gelmişti ve hepimiz onu bekliyorduk. Bade'yi çok fazla merak ettiğim için bende masadakilere diyip onu aramaya gittim. Lavabo'nun olduğu kısma gittiğimde Bade ile göt varlığı gördüm. Lan onun orada ne işi vardı? Onları görmem ile vücudumdaki bütün kan damarlarım coştu. Ben inkâr etmem, aşırı kıskanç birisiydim. Bu hiç iyi birşey değildi ama bu durmuyordu. Bade'yi kardeşim gibi olan Emir ile konuşurken görünce bile bazen sinirleniyordum. Ben Trabzon'luydum ve sinirlenince de aşırı sinirleniyordum. Bunu asla inkâr etmezdim mesela.

Mesela Bade şuan ona aşırı sinir ile birşeyler anlatıyordu. Sinirli olduğu gözlerinden belliydi, güzelim'in konuşmasını bekledikten sonra o sustu. Tam da bu sırada o göt konuşmaya başladı. O konuşurken bende bir anda kahkaha patlattım. Aniden olan kahkaham ile ikisi de bana baktı, bende gözlerimi doğrudan Arda malına doğru çevirdim. Ona en sinirli bakışım ile baktım çünkü şuan onu öldürmek bile istiyordum. Daha da yakına gidip Bade'nin kolunu tutup onu kendi arkama çekip ve önüne geçtim. Kolunu bıraktım, sonra da yine güldüm.

Bu sırada da gereksiz mal konuştu.

"Neden salak gibi gülüyor," bana mı demişti?

"Salak gibi?" dedim bende ciddilikle birlikte.

"Evet," dedi göt.

"Sen niye buradasın?" diye sordum. Ben bir futbolcuydum ve böyle şeylere rağmen sakin olmalıydım.

"Arkadaşlarım ile yemeğe gelmiştik, lavaboya gidiyordum ki onu görünce geldim. O da tam düşerken tuttum bu kadar. Sakin ol," dedi göt. Birde kendini açıklıyordu. Daha da gülünçtü hareketleri, benden korkuyordu.

"Lan oğlum sürekli benim sevgilimin karşısına çıkıyorsun, ne oluyor amına koyayım!" dedim kendimi tutamayıp bağırarak.

"Berkin küfür etme, boşver." Bade bunu derken öne atılıp kolumu tutmuştu.

"Sen masaya gider misin bebeğim?" dedim ona bakıp.

"Hayır Berkin, bir şey yaparsın," dedi bana. Şuan bile o kadar güzeldi ki, şu orospu çocuğu burada olmasaydı direk dudaklarına yapışmıştım.

"Hayır güzelim yapmayacağım. Sen güven bana git," dedim ve ona daha çok yaklaşıp birde tam dönerek güzel saçlarını öptüm.

"Tamam o zaman, ben gidiyorum ama bak eğer bir şey yaparsan. Ölene kadar seninle konuşmam."

"Tamam," dedi ve benden uzaklaşıp masaya geri döndü. Ona son kez baktıktan sonra önümde duran göte baktım.

"Senin burada ne işin var?" diye sordum tekrardan.

"Arkadaşlarım ile yemeğe ge-" diye konuşuyordu ki ağzına yumruk atmam ile yana doğru savruldu. "Lan bak kaçtır aynı şeyi söylüyorsun, inanır mıyım sence ben sana! Gerçeği söyle lan, ne işin var benim sevgilimin yanında!"

"Doğruyu söylüyorum ben," dedi ve bana baktı. Lan hâlâ daha yüzsüz gibi bana bakıyordu. Lan nasıl bakıyordu hâlâ!

"Lan uzak duracaksın. Yoksa ölümüne kadar seni bırakmam. Duydun mu!"

"Duydum," dedi ve ona tekrardan bir yumruk atıp masaya doğru yürüdüm.

***

Tüm bunları düşünmeyi bırakıp Gizem'e baktım ve gülümsedim. "Hoşgeldin Gizem, gel," dedim ve içeri girdi. İçeri girdiği gibi bana sarıldı, hemen sonra benden ayrıldı ve Bade'ye dönüp baktı. "Sen, galiba Berkin'in sevgilisi oluyorsun?" dedi Gizem gülerek. Bade de ona gülümsedi, galiba kim olduğunu anlamıştı. Sonra da o konuştu; "Evet ben Bade'yim."

"Memnun oldum canım, bende Gizem. Mert'in sevgilisi," dedi.

"Bende memnun oldum," dedi ve sonra ikisi de birbine sarıldı. Ayrıldıktan sonra Gizem Arda'ya baktı. "Hadi Arda, gelsene neyi bekliyorsun?" Ne?

"Beni istemeyecekler galiba," dedi göt.

"İstemiyorum tabii ki," dedim ve Bade'yi benimle birlikte geriye çekip kapıyı kapattım. Bu sırada Gizem gözlerini şaşkınca açtı ve bana baktı. "Ne oluyor Berkin?"

"Tanıyorum onu Gizem."

"Nasıl yani?" Gizem iyice şaşırmıştı.

"Benim eski sevgilim oluyor, ayrıca Berkin ile araları hiç iyi değil. Ondan," dedi Bade.

"Gerçekten mi?" dedi Gizem.

"Evet," dedi Bade. Ondan sonra da ben konuştum.

"Sen onu nereden tanıyorsun Gizem?"

"Arda benim eski üniversite arkadaşım. Benim internetten buraya geldiğimi görünce o da bana yazdı ve sonra benimle geldi. Bende böyle birşey olduğunu bilemediğim için onu getirdim. Bilseydim asla getirmezdim," dedi üzgün bir ifadeyle.

"Senin bir yanlışın yok canım," dedi Bade ona gülümseyip.

"Neyse, artık içeri mi geçsek?" dedi Gizem. Bizde kafamızla onaylayıp içeri geçtik.

Salona girdiğimizde Mert direk olarak ayağa kalktı ve kollarını açtı, Gizem de hemen ona koştu ve sarıldılar. Onlar sarılırken Emir de konuştu; "Oo Gizem yengem de mi gelmiş! Lan biz tam grup olduk ha bayağı güzel, hepimiz sevgiliyiz. Dörtlü date!" Emir boş yapmakta ustaydı. Mert ile Gizem ayrıldıktan sonra Gizem gidip Emir'e sarıldı. Emir ile ayrıldıktan sonra Emir yanında duran Aşkın'ı gösterdi ve konuştu.

"Sevgilim, Aşkın," dedi. Sonra da Aşkın ayağa kalktı ve Emir bu sefer Gizem'i Aşkın'a gösterip konuştu. "Gizem, Mert'in sevgilisi," dedi. Sonra da ikisi de memnun oldum dedikten sonra sarıldılar. Bütün bunlar olduktan sonra Gizem Mert'in yanına Bade de benim yanıma oturdu. Konuşmayı yine ilk olarak Emir açacaktı ama bu sefer Gizem konuştu. "Emir sevgilin var demek ki ha, vey be!" dedi.

"Vallahi yenge ya, aşırı mutluyum."

"Neyse sizi sonra merak edeceğim, ilk olarak Bade'ye soru soracağım," bunu dedi ve Bade'ye döndü. "Nasıl tanıştınız?" Muhteşem soru. Bade de öne atılıp konuşmaya başladı. "Öncelikle, biz Aşkın ile arkadaşız, hatta kardeş gibiyiz de. Neyse işte, Aşkın maça gitmek istedi. Bende o isteyince gittim, sonra biz maçtayken bir anda burnuma Berkin'in vurduğu top geldi. İşte sonra beni takımın sağlık ekipleri çağırdı Berkin maçtan çıktı derken bizde sevgili olduk."

"Çok güzel, bizde denizde karşılaşmıştık," dedi Gizem. Sonra da Emir'e bakıp konuştu. "Siz nasıl sevgili oldunuz?"

"Şimdi şöyle, Bade ile Berkin sevgili olmasına rağmen biz birbirimizi tanımıyorduk Emirle," diye konuştu Aşkın. "Ben Edirne'deydim ve şans eseri de Emir ile sokakta çarpıştık. Sonra Emir de beni bir kafe'ye çağırdı. Oturduk, ondan sonra ayrıldık derken ben buraya geldim. Yine şans eseri burada karşılaştık, sonra da sevgili olduk."

"Sizinki de çok güzelmiş, bayıldım. Hepimizin bir hikâyesi var. Çok iyi," dedi.

"Birşey diyeceğim, bahçede kocaman bir havuz var, biz neden ona girmiyoruz?" dedi Emir.

"Haklı." Bade de ona katılmıştı. Eğer Bade istiyorsa olurdu, yoksa diğerleri umurumda olmazdı. "Hadi havuza girelim, herkes hazırlansın," dedi Emir. "Benim deniz şortum yok," dedi Mert.

"Gel ben sana vereyim," dedi Emir. Onlar çıktıktan sonra Aşkın da yukarı çıktı. Sonra Bade de Gizem'e baktı. "Senin mayon varmı Gizem? Yoksa verebilirim sana ben," dedi.

"Ben getirmiştim, teşekkür ederim," dedi ve ayağa kalkip valizini aldı ve yukarı çıktı Gizem.

"Bende giyineyim," dedi Bade, o ayağa kalkınca bende ayağa kalktım ve beraber yukarı çıktık. Odaya çıktığımızda ilk ben kıyafetlerimi alıp banyoya gittim. Bade de giyinme odasına girmişti. Siyah deniz şortumu giyindikten sonra banyodan çıktım. Güneş gözlüğümü almak için Bade'nin çıkmasını beklerken odanın kapısı açıldı. Bade, üzerine mavi bir bikini giyinmiş, onun da üzerine beyaz bol bir gömlek giyinmişti. Saçları tepeden ev topuzuydu, kulaklarında bayağı küçük küpeler vardı. Gömleği de ketendi, bu gömlek benim gömleğimdi.

"Benim gömleğim?" dedim gülerek.

"Bol olsun diye giyindim, çıkarabilirim," dedi. Çok güzeldi, daha da güzel olmuştu benim gömleğimle.

"Kalsın, yakışmış," dedim ve odaya girip çekmecemden siyah güneş gözlüğümü alıp taktım. Sonra Bade önümde ben arkasında indik. Havuzun başına geldiğimizde herkes zaten girmişti. Bade onları izlerken bende gözlüğümü çıkarıp rastgele bir şezlonun kenarına koydum. Onun gömleği çıkarmasını beklemeyip Bade'ye doğru koştum ve bir kolumu onun beline sarıp havuza atladım.

Havuza düştüğümüzde kollarını bana tutunuyordu. Kafamızı suyun içinden çıkardıktan sonra bana baktı. İkimiz de birbirimize gülerek bakıyorduk. Bana çok yakındı, ve bende ona. Kalbim ona her baktığım zaman deliriyordu. Ve ben de şunu biliyordum.

Ona aşıktım, deli gibi.

Böyle birşey hissettiğimi ona en yakın zamanda söyleyecektim, ansızın bir anda. Ben öyle aşk itirafı için çıkılan yemekleri hiç sevmezdim. Gösteriş ve abartıdan başka birşey değildi. Tamam, yemeğe çıkıldı ama bir insan bence bir insana aşk itirafını ansızın bir anda yapmalıydı. Bütün bunları düşünmeyi bırakıp ona yaklaşmaya başladım, daha fazla. O da ben üzerine gittikçe geriye gitti. En sonunda sırtı havuza değiyordu. Ona daha fazla yaklaştım ve belini tutup kendime çektim. O da bacaklarını belime doladı, ikimiz de hâlâ daha sırıtıyorduk.

"Ne oluyor?" diye sordu cilveli bir şekilde. Onun cilvesini yerdim. O güzel dudaklarını da. Resmen şu son zamanlarda kafamı bozmuştu.

"Bu kadar yakın olduğumuzu belli etme, sonra Emir boş yapıyor," dedim.

"Yakın olduğumuz belli oluyor ama," dedi.

"Ben aşağıdan bahsediyorum," dedim.

"Anladım."

"Anla," dedim. Ve sonra da dudaklarına yapıştım. Bana karşılık vermeye başladı, onu öperken hissettiğim şeylerin bir dili yoktu. Kafayı onunla bozmuştum, deli gibi. Elimi suyun altından kalçasına koydum ve daha çok kendime çektim. Sonra elimi oradan çekip elimi bacağında dolandırdım. O da elleriyle benim karnımı ellemeye başladı. En sonunda işler ilerlemeye başlayınca kendimi çekip onun tam kalbinin üzerini öptüm. O da boynuma kollarını dolayıp sarıldı. "Güzelim," dedim.

Bu sırada Emir'in susmayan ağzı yine konuşmaya başladı. "Gençler bizde buradayız ama, sakin!" dedi. Bade de kollarını ve bacaklarını benden çekti, bir anda zıplayarak suyun içine girdi. Bende ondan hemen sonra girdim, gözleri açıktı. Suyun altında ona yine yaklaşıp onu yine öptüm. Ama bu sefer daha erken ayrılmıştık. Suyun üstüne çıktığımızda herkes bir araya gelip eğlenmeye başladı.

Yarım saat sonra onlar hâlâ çıkmamışken ben sudan çıktım. Havlumu omzuma attıktan sonra güneş gözlüğümü de taktıktan sonra odaya çıktım ve banyo yaptım. Banyodan sonra giyinme odasına gidip üzerime aşırı koyu lacivert bol bir kot pantolon giyindim. İnce bir kemer bağlandıktan sonra da üzerine siyah sweatshirt giyindim. Sonra da saçlarımı dağınık bırakıp güneş gözlüğü taktım. Ayağıma da beyaz bir spor ayakkabı giyindikten sonra aşağı indim. Bugün motor sürme günüydü. Evet, benim motorum vardı ama sık sürmüyordum.

İndikten sonra bahçeye geldim ve Bade'yi şezlong'da yatıyorken gördüm. Yanına gittimde şezlong'un kenarına oturdum ve bana baktı. "Güzelim ben motor sürmeye çıkıyorum, haberin olsun," dedim.

"Sen motor mu sürüyorsun?"

"Evet," dedim gülümseyip.

"Bende geleyim mi?" dedi gülerek. O kadar güzel gülüyordu ki, onun bir gülümsememesi için kendimi biel öldürürdüm.

"Gel güzelim, ama hemen giyinmelisin," dedim.

"Bekle," dedi ve hemen kalkıp yukarı çıktı. Bende diğerlerinin peşimize takılmasını istemediğim için hiçbirine birşey demeden çıktım. Motorum yeni model bir motordu, rengi de simsiyahtı. Dakikalar sonra Bade çıktığında altında mavi kot şort, üzerinde ise mavi, yazılı bol bir sweatshirt vardı. Saçları da açıktı. Ayağında da beyaz spor ayakkabıları vardı. Yine çok güzeldi. Ona motorumun ikinvi kaskını verdikten sonra sürüş pozisyonuna geçtim. Benim kaskım zaten takılıydı.

"Daha önce hiç bindim mi?"

"Bindim," dedi ve sonra da arkama bindi. Arkama bindikten sonra kollarını belime sarmasını bekledim, bundan hemen sonra da kollarını bana sardı. Bende bununla mumnun oldum ve sonra da motoru çalıştırdım. Çalıştırdığım gibi hızla sürmeye başladım. Çocukluktan beri hep bütün erkeklerde olduğu gibi arabalara ve motorlara ilgi duyuyordum. Tabii yaşım on sekiz olduğunda da hemen ehliyet almıştım. Ehliyetimden sonra da ilk iş olarak araba almıştım. Almıştım diyorum çünkü araba alacak kadar durumum vardı, o zamanlar da futbol oynuyordum ve geçimimi sağlayacak kadar param oluyordu. Bunlar sadece de futbolla olmuyordu çünkü babamın durumu çok iyiydi. O zamanlar babam yaşıyordu.

Trabzon'da yaşıyordum. Annemle birlikte, ve Trabzonspor'un altyapısında oynuyordum. Trabzon'lu olduğum için Trabzonspor'a büyük bir sevdam vardı ve o zamanlar dahi hayalim hep Trabzonspor'un A takımında oynamaktı. Şuan da öyleyi, ne kadar Real Madrid'e gelmiş ve başarılı olmuş olursam olayım ben hep orada oynamak istiyordum. Belki bir gün olurdu. Neyse, ben bir anda altyapıdan çıktım ve yurt dışında bir takıma geldim. Orada A takımda oynadıktan sonra her zaman olduğundan daha da iyi futbol oynamaya başladım, ismimi herkes duymuştu. Başarım herkesin dilindeydi.

Sonra bir gün Real Madrid'den bana teklif geldi, taraftarı da beni çok istemişti. Ki bende her erkekte olduğu gibi Real Madrid takımını çok seviyordum. Annem de beni destekleyince bende Real Madrid'e geçtim. Real Madrid'e geçtiğimde kendimi daha da çok geliştirmiştim ve aşırı iyi oynuyordum. Şuan da Real Madrid'de oynuyordum ve bundan memnundum. Bade, o hayatıma hiç ummadığım bir anda girdi. O, resmen beni o maçta o akşam büyülemişti. Benim oynadığım takımın formasını onda görünce daha da büyülenmiştim. Şu anda da da iki haftalık bir tatildeydik. İki hafta sonra maçlar yeniden başlayacaktı, bunun kararı geçen hafta verilmişti ama Bade'ye dememiştim. Nedenini bilmiyordum ama o sormadığı için bende demedim.

Ben bütün bunları düşünürken Bade arkamdan seslendi. "Bende biraz sürebilir miyim?" O istiyorsa eğer hemen sürebilirdi. Normalde arabalarımı ve motorlarımı kimseye kullandırtmazdım. Ama o kullanabilirdi, güzelim'di o benim. Motoru durdurup bir kenara çektim ve ona baktım. "Sürmek mi istiyorsun güzelim?"

"İsterim," dedi. Şu masumluğu, beni deli ediyordu.

"Kullan bebeğim, istediğin her zaman kullanabilirsin," dedim ve motordan inip onun öne geçmesini bekledim. Öne geçtikten sonra bende arkasına oturup kollarımı beline sardım ve Bade hızla sürmeye başladı. Çok iyi kullanıyordu, kesin ehliyeti de vardı. O sürerken bende onun sırtından öptüm, sonra kolunu öptüm. Daha da gittiğimizde en sonunda eve gelmiştik. Motoru durdurduğunda motordan indik ve bende ona baktım. Kaskını çıkartıp bana verdi, sonra da ben motoru yerleştirdim derken eve girdik. Herkes oturuyorken bizde oturduk.

"Neredeydiniz lan? Dedik ki bunlar öldü mü yoksa!" dedi Emir yine bağırarak.

"Sana ne," dedim sakinlikle.

"Bak beni sürekli dışlıyorsun, anlamıyorum sanki boynuzlu Berkin!" dedi çocuk gibi alınmış bir ifadeyle. Tabii ki şakadan alınmıştı.

"Ney ney?" dedi Gizem gülerek.

"Boynuzlu!" Herkes sesli gülerken ben Emir'e ters ters bakıyorum.

"Motor sürdük biraz," dedi Bade. Onun sesi bile güzeldi. Benim güzelim'di.

"Ney! Lan insan bir çağırırdı boynuzlu!"

"Lan baş başa gitmek istediler belki sana ne Emir," dedi Mert gülerek.

"Ben eskiden Berkin'in sevgilisiydim, sattı beni. Yanlışlıkla metres oldum. Boynuzlu!" dedi Emir. Sallama Emir.

"Sevgilisi miydi?" dedi Aşkın gülerek.

"Evet, hatta sevi-" demek istediği şeyi anlayınca bende öksürdüm.

"Oha!" dedim bağırarak.

"Tamam lan şaka, yenge sende kıskanma ha şaka yaptım," dedi Emir Bade'ye bakarak. Sonra da bana baktı. "Ayrıca sana da hâlâ alınıyorum, boynuzlu!" dedi Emir. Herkes kahkaha atarken beni de ablam aradı. Telefonu açtım, herkes geri telefonuna dönmüştü.

"Ayo, dayicim sen mişin?" bu Ela'nın sesiydi.

"Aşkım, benim. Sen nasıl aradın beni prensesim?"

"Annemin teyefonundan aradım dayicim, ösledim seni. O yüşden, nasılsın dayicim?"

"Bende özledim bir tanem, iyiyim. Sen nasılsın prensesim?"

"İyiyim dayicim. Şeni duydum daha da iyi oydum. Yengem nasıl?"

"İyi aşkım, çok iyi yengen," bunu dememle Bade bana döndü.

"Şevindim," dedi. O sırada arkadan ablamın bağırma sesi geldi. "Dayicim ben şimdi gidiyorum, şeni şonra ayayım. Öpüyorum, şeni çok fazla öpüyoyum," dedi.

"Bende seni aşkım," dedim, sonra da kapattı.

"Kim aradı?" dedi Bade.

"Ela, ablamın telefonundan aradı," dedim gülerek.

"Yerim onu," dedi gülümseyerek.

"Bende seni," dedim.

Bunu dememle utandı ve önüne döndü. Sonra da Gizem ayağa kalktı ve Bade'ye baktı. "Bade hadi gel seninle gezmeye gidelim," dedi.

"Ne zaman?" diye sordu Bade.

"Şimdi, gel AVM'ye gidelim. Hatta sende bizimle gel Aşkın. Kız kıza gezeriz."

"Olur," dedi ikisi de. Sonra Bade ile Aşkın da ayağa kalktı ve hepsi giyinmeye gitti. Bade aşağı indiğinde üzerinde siyah mini bir elbise, onun da üzerinde bol siyah beyaz çizgili bir gömlek vardı. Ama gömlek aşırı boldu. Ayağında siyah uzun çizmeleri ve kafasında da saçları açık bir şekilde siyah şapka vardı. Çantasını koluna aşmıştı ve çok güzeldi. Yüzünde sade bir makyajla bana bakarken gülümsedi. "Nasıl oldum?" dedi ve etrafında döndü.

"Çok güzelsin bebeğim," dedim ve yanına gidip boynundan öptüm. Sonra diğer kızlar da geldiğinde çıktılar. Bizde erkekler olarak baş başa kaldığımızda film izledik. İki saat sonra eve geldiler. Bade'nin yüzü düşüktü. Diğerleri de mutsuzdu.

"Ne oldu Bade?" dedim yanına gidip.

"Berkin odaya gelir misin birşey anlatacağım sana," dedi.

"Tamam," dedim yukarı çıktık. Odaya girdiğimizde çantasını ve şapkasını yatağa bıraktı. Sonra da tam karşıma geldi.

"Berkin, Arda varya?" dedi. Anasını sikeyim Arda'nın.

"Evet," dedim.

"Berkin Arda biz gezerken Gizem'i aradı ve Gizem'in nerede olduğu sordu. Gizem nerede olduğu söyleyince Arda da ona bende buradayım dedi ve sonra da AVM'de olan bir kafede oturmak istediğini söyledi. Gizem de çok fazla birşey olmaz diye olur dedi. İşte biz sonra oturduk derken Arda geldi ve benim yanıma oturdu."

"Sen niye olmaz demedin?"

"Aslında dedim ama dediğim gibi Gizem çok birşey olur diye düşünmedi. Bende başka birşey diyemedim, sonra işte otururken Arda bana sürekli imalar yapmaya başladı. Ayrıldıktan sonra da biz eve gelirken ben bir haber gördüm. Haberde bizim otururken fotoğraflarımız vardı ama Gizem'i ve Aşkın'ı fotoğrafa almamışlardı. Sadece ikimiz vardık ve altında da bizim hâlâ daha Arda ile sevgili olduğumuz, seninle sırf ünlüsün diye sevgili olduğum yazıyordu. Yani ben seninle sevgiliyim ama seni aldatıyormuşum gibi yazmışlar."

Ne diyordu bu kız? Ayrıca onunla eskiden birlikte olduğunu kim nereden biliyordu?

Düşüncelerimi duymuş gibi konuştu; "İnan ki onunla eskiden sevgili olduğumuzu kim biliyor da yazdı bende hiç bilmiyorum."

"Anasını sikeceğim o piçin."

***

Canlarımm evet bölümün sonuna geldik. Uzun bir bölüm oldu, umarım sevmişsinizdir. Haftaya görüşmek üzere💗

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

420okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.