7. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Songur Talaz Yakut📈🙌

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: 7. BÖLÜM

Heyyooo bu saatte bölüm atıyorum ama olsun. İyi okumalar dilerimmm🌌✨💕

***

Berkin'in dudakları benim dudaklarımın üzerine kapanmıştı...

Berkin, beni gerçekten de öpmüştü. Herkesin içinde bunu yapmaya cesaret etmişti. Herşeyi geçtim, beni ne hakla öpebilirdi. Biz daha tanışalı ne kadar olmuştu ki. Ayrıca herşeyi kabul ederim ama benden bilinçsizce bana yapılan bir şeyi asla kabul etmem. Kim olursa olsun.

Ne kadar istemesem de onca herkesin içinde ona karşılık vermem gerekirdi. Real Madrid'de oynayan bir futbolcu olduğu için ve Real Madrid'de dünyadaki en iyi takımlardan olduğu için büyük ihtimal herkes izliyordu. Herşeyi geçtim herkes bizi sevgili sanıyordu. Yani ben ona karşılık vermezsem herkes anlardı.

Ben ona yavaşça karşılık vermeye başladım ki kafamı da yavaş yavaş Berkin'in sol omuzuna doğru yatırdım. Berkin'in sağ tarafı kameraya dönüktü. Böylece yüzüm daha az görünecekti. Dudaklarımı Berkin'in dudaklarından ayırdım. İkimiz de soluk soluğa iken ona baktım. Elleri hâlâ daha yüzümde duruyordu.

"Sen ne yapıyorsun Berkin?" dedim. Çok sinirliydim çünkü benim haberim olmadan böyle birşey yapmaya cesaret etmişti.

"Sakin ol."

"Konuşmalıyız. Acil!"

"Tamam ama sakin ol."

Ellerini yüzümden ayırdı ve bende kafamı geri çektim. Yüzümüzde flaşlar patlıyordu. Herkes bizi çekiyordu haliyle. Berkin elimi tuttu ve beni partiye giriş kapısına doğru yönlendirdi. Bende onunla yürüyordum ki büyük ihtimal konuşmaya gidiyorduk.

İçeri girdik. İçeride yüksek sesle müzik çalıyordu ve insanlar dans ediyordu. Berkin beni asansöre doğru yönlendirdi. Bu süreçte hâlâ daha elimi tutuyordu. Asansörün yanına geldiğimizde elimi bırakıp asansör tuşuna bastı. Asansör gelince içine bindik ve o, gideceğimiz yere bastı.

Aynaya baktım, sonra ona döndüm. Bana bakıyordu, bu sefer gülümsemiyordu. Ben ona kızgınlıkla bakarken o da bana açıklayacağım der gibi bakıyordu.

"Ne yaptığını sanıyorsun sen?"

"Sakin ol."

"Ya ne sakini! Sen kimsin de beni öpüyorsun o kadar insanın önünde birde birşey olmamış gibi sakin ol diyorsun!"

"Bak zorundaydım tamam mı? Sen o salak kadının dediği şey yüzünden üzüldün, ben bunu fark ettim. Senin kırıldığını anladığım için bende bu konuyu unut ve üzülme diye seni öptüm."

"Ya bu ne saçma bir mantık ve diyorsun sen ya! Ne haddine beni öpmek?!"

O sırada asansör durdu ve kapı açıldı. Berkin elini dışarıya doğru uzattı ve geriye çekildi. Bende sinirli bir şekilde hızlı hızlı çıkarken o benden sonra çıktı. Sonra yeniden önüme geçip elimi tuttu ve beni boş sadece yatak olan bir odaya getirdi.

"Şimdi konuşabiliriz."

"Yok ya, biraz daha gezelim şurayı. Bu yetmedi bana."

"Bak sana neden olduğunu anlattım. Haklısın seni orada asla öpmemeliydim ama yapmak zorunda hissettim kendimi. Sen o kadının dediğini unut, kırılma ve seni öptüğüm için üzüldüğünü unutup bana kız diye yaptım."

"Ne kadar incesiniz Bay Berkin."

"Sağol," dedi alaycı bir şekilde.

"Bir daha benim haberim olmadan asla böyle birşey yapma, bu sana son sözüm şuanlık."

"Tamam da artık aşağı inelim partiye parti'nin içinde geç kalıyoruz da biraz."

"Hığğ, öylemi ben hiç bilmiyordum ya," dedim alaylı bir şekilde.

"Öyle," dedi ve yatağın yanına gidip çantamı yatağın üzerinden aldı ve yanıma gelip bana baktı. Bende inat edip bir adım bile atmadım. O da dayanamamış olmalı ki bana yaklaşıp elimi tuttu ve beni çekti. O önden gidiyor, bende arkasından gidiyordum. Asansörün yanına geldiğimizde asansörü çağırdı. Asansör geldi ve geriye çekilip elini içeriye doğru uzattı. Ben içeriye geçtikten sonra o da geçti ve gideceğimiz tuşa basıp bana baktı. Karşı karşıyaydık ve şöyle bir sorun vardı...

Elinde hâlâ daha benim çantam vardı ve böyle... Çok komik duruyordu. Bir anda gülesim geldiği için kıkırdadım. O da bana ne olduğunu anlamamış olacak ki bana şaşkın şaşkın baktı. Öne doğru eğilip karnımı tuttum ve kahkaha atmaya başladım.

"Bade ne oldu?"

"E.. E.. Elinde çantam duruyor hâlâ daha." Tekrar güldüm. O da eline baktı ve ne olduğunu anlayıp kaşlarını çattı. Elini kaldırıp çantamı bana uzattı. Bende gülmeyi biraz azaltarak elindeki çantayı aldım. O sırada asansör kapısı açıldı ve Berkin yeniden geriye çekilip elini dışarıya doğru uzattı.

"Bir saniye," dedim ve aynaya döndüm. Elbisemi çekiştirerek düzelttim. Çantamı açıp içinden parfümümü çıkardım ve yeniden sıktım. "Tamam tamam güzelsin, hatta çok güzelsin."

"Bilmediğim birşey söyle Berkin," dedim ve gülerek ona dönüp dışarı çıktım. O da güldü ve o da dışarıya çıkıp elini belime attı. Beni partinin olduğu yöne doğru yönlendirdi. Partinin olduğu yere geldiğimizde herkes deli gibi dans ediyordu. Ve rahatsız edici bir seste şarkı çalıyordu. Ama ne yazık ki ben yüksek ses şarkıya bayılıyorum.

Berkin ile genelde Club'larda olan ve ayakta durulan masalardan birine geçtik. Bu masalarda oturulmuyordu, ayakta duruluyordu.Kabanımı kenardaki koltuğun üzerine koydum. Çantamı masanın üzerine koyup masadaki içkiden bir yudum aldım. Berkin de bir elini cebine koymuş etrafa bakıyordu. Bana baktı. Bende şarkının hoşuma gitmesi ile kollarımı kaldırıp ellerimi yumruk yaparak sallanmaya başladım. Berkin bana gülerek baktı.

Bende içkiden yeniden bir yudum aldım ve o sırada masaya açık kumral, mavi gözlü, uzun boylu, takım elbiseli bir erkek geldi. Yalan söylemeyeyim bu da yakışıklıydı. Ama bir Berkin olamazdı tabiki de. Gülümsedi ve elini Berkin'e uzattı.

"Naber?" Türkçe konuşuyordu. Türk olmalıydı büyük ihtimal.

Berkin elini sıktı.

"İyi senden?"

"İyi. Yanındaki kadın yengemiz mi?"

"Evet." Berkin bana döndü ve elini belime attı. "Tanıştırayım, Bade."

Gülümsedim.

"Merhaba yenge. Ben kendimi tanıtayım. Ben Emir. 27 yaşındayım ve bir futbolcuyum. Ama Real Madrid'de oynamıyorum. Ben daha ufak bir takımda futbolcuyum. Berkin'in en yakın arkadaşlarından biri oluyorum. Diğer salağımız var bir tane. Onun ismi de Mert, o da futbolcu ve biz onunla aynı takımdan oluyoruz. Tam bir maldır kendisi. O da 28 yaşında işte. Bize hüper üçlü desen de olur yani."

Elini uzattı. Bende elini sıktım. Sempatik bir çocuktu.

"Olur. Bende kendimi tanıtayım. Ben Bade Mirel, 26 yaşındayım. Doktorum ama çalışmıyorum. Berkin'in sevgilisiyim işte. "

"Ee gençler bensiz mi konuşuyorsunuz. Alındım ha," dedi bir ses. Ses gelen yere baktığımda esmer tenli, siyah saçlı, kahverengi gözlü bir adam gördüm. Adam dediğime bakmasınlar, çok genç duruyordu. Sesi alaylı çıkmıştı ve diğerleri gibi oldukça uzundu. Bu oğlan da yakışıklıydı ama tabi ki yine de bir Berkin olamazdı. Yanımıza geldi. Elini Berkin'e uzattı. Berkin de elini sıktı.

"Oğlum ben size demedim mi beni bu partilere çağırın diye. Demeyeceğim çünkü bu sefer çağırdınız. Naber lan salak," dedi Emir'e doğru. "İyi salak senden?"

"İyi." Bana döndü.

"Bade yengemiz sen olmalısın. Ben yakışıklı Mert. Yani bana öyle derler. Bu malların en yakın arkadaşıyım. Neyse işte sana anlatmışlardır beni çünkü ben kendimi anlatmaya üşenirim." Elini uzattı.Bende elini sıktım.

"Anladım anladım. Bende Bade Mirel, 26 yaşındayım ve bir doktorum. Ama çalışmıyorum. "

"İyiymiş canım yengem. Ha birde yenge sana zahmet bana bir kız ayarlasana ya,"

Cevap vereceğim sırada Berkin beni kendine çekti belimde olan eliyle. "Tamam yeter bu kadar tanıdı seni. Ayrıca sana kız falan ayarlamayacak hiç uzatma bu konuda." Onun konuşmasıyla Mert tam birşey diyecekken Berkin yeniden konuştu. "Sus Allah aşkına ya bu gece azıcık sus bari oğlum." Mert kafasını salladı ve Emir'e döndü. Ve onunla konuşmaya başladılar. Bende önümdeki içkiden bir yudum aldım. Sonra bir daha,bir daha, bir daha, ve bir daha.

***

Tam bir saat sonra çok fazla içki içme sebebiyle sarhoş olmuştum. Çok az bile olsa içki içince sarhoş oluyordum. Masanın yanında deliler gibi dans ediyordum ve Berkin beni izliyordu. Bir anda geriye düşecek gibi oldum. Berkin bana yaklaştı ve belimden tutup beni göğsüne yasladı. İkimiz de dudaklarımıza baktık. Çok güzel kokuyordu. Kokusu hiç içki içmeden beni sarhoş edecek cinstendi. Bayılıyorum kokusuna ve bu gerçek anlamda oluyor. Kokusunun bende bıraktığı etkiyi hiç kimse anlamazdı.

Ona daha çok yaklaştım.

"Neden bu kadar güzel kokuyorsun Berkin?"

"Normal kokuyorum işte. Bütün erkekler gibi."

"Hayır, diğerleri gibi değil senin kokun. Böyle nasıl desem kokunun neye benzediğini bile daha anlamadım. Çok güzel birşey kokuyor ve sana açık olacağım. Kokunun bende bıraktığı etkiyi anlayamazsın."

"Öyle mi?" dedi gülerek. Yine çok güzel gülüyordu. Yapmasındı. Yeniden sarhoş olmak için bir neden oluyordu. Kendi isteğimi bastıramayarak sağ elimi gülünce ortaya çıkan gamzesine değdirdim. Hafifçe bastırdım ve bende hafifçe gülümsedim. "Yalan söylemeyeceğim ama bu sefer gerçekten de öyle."

"Senin de gözlerin. O yeşil gözlerin o kadar güzel ki. İnsan baktıkça bir daha bakmak istiyor ama benden başka kimse bakmasın gözlerine. Sadece ben bakayım olur mu güzelim?"

"Olur yakışıklı futbolcu."

"Bana neden yakışıklı futbolcu diyorsun?"

"Çünkü yakışıklısın da ondan."

"Öyle miyim?"

"Öylesin."

O da elini saçlarıma değdirdi ve hafifçe okşadı.

"Güzelim sarhoşsun ve ne dediğini bilmiyorsun. O yüzden uzak durmalıyız çünkü seni öpmem için hiçbir engel yok. Bana böyle yaklaştıkça sana açık olacağım,seni öpesim geliyor. Hemde öyle böyle değil. Ve ben bunu yapınca ban kızdın bugün. Uzaklaşmalıyız," dedi belimden kolunu yavaşça çekip. Bana yaptığı itiraf ile beni mest etmişti.

Gamzesinde olan elim ile kolunu tuttum ve tekrardan belime koydum. Kollarımı yavaşça boynuna doladım. Bunu yaparken sadece gözlerine bakıyordum. Kafamı boynuna doğru eğdim, çok yavaş bir şekilde. Ve bir sağa bir sola sallanmaya çalıştım. Ne istediğimi anlamış olacak ki o da benimle sallandı. O sallanmaya başladığı sırada ben kendimi bıraktım ve başımı tamamen boynuna soktum. İçime derin bir nefes çektim. Kendimi ona bırakmıştım. Çok güzel kokuyordu. Berkin yavaş yavaş saçlarımda elini gezdirdi. Çok uykum gelmişti şuan.

O sırada üzerimizde flaş patladığını hissettim ama telefon flaşı. Berkin konuştu.

"Ya oğlum mal mısın ne çekiyorsun. "

"Çok güzelsiniz ama."

Kafamı birazcık yukarı kaldırıp Berkin'e baktım aşağıdan. Fısıldadım.

"Berkin önüne dönsün söyler misin ona?"

Berkin bana bakıp fısıldadı. "Olur güzelim." Gülümsedi ve ben başımı yeniden boynuna gömdüm.

"Önüne dön lan."

"Tamam ya," dedi Mert puflayarak.

"Berkin uykum var," dedim fısıldayarak.

"Eve mi gidelim güzelim?" sesi çok yumuşak çıkıyordu.

"Hıhı," dedim.

"Tamam güzelim. Arabaya giderken seni kucağıma almamı mı istersin yoksa yürür müsün?"

Buna cevap verdim ama konuşarak değil. Boynuna kollarımı daha sıkı doladım. Cevabı almaş olacak ki konuştu.

"Tamam güzelim."

Saçlarımı okşadı yeniden.

"Biz gidiyoruz Emir. Siz burada durun isterseniz."

"Tamam siz gidin biz daha eğleneceğiz."

"Lan sızıp kalmayın ha bir yerde. "

"Yok yok biz hiç öyle yapar mıyız?"

"Asla," dedi Mert.

Bu sefer fısıldadı yumuşak bir sesle. "Güzelim kabanını giymen lazım azıcık geriye gider misin?"

"Tamam," dedim ondan ayrılıp geriye çıkarken. Kabanımı kenardaki koltuktan aldı. Gelip arkama geçti ve bana giydirdi. Önüme geldi ve bende ona yaklaşıp kollarımı boynuna dolayıp bacaklarımı beline sardım.

Dışarıya çıktığımızda bana gelen soğukla ona daha çok sokuldum.

"Arabayı getirir misin?"

"Tamam," dedi görevli. Ve gitti.

"Güzelim üşüyor musun?"

"Birazcık."

Omuzumu okşadı ve o sırada görevli geldi.

"İyi geceler Beyefendi."

"İyi geceler," dedi ve görevli gitti.

"Güzelim arabaya oturtmalıyım seni o yüzden kucağımdan inmem lazım."

"Hayır."

"Ama güzelim oturman lazım."

"Hayır dedim Berkin."

"O zaman benim kucağımda olacaksın arabayı sürerken."

"Olur."

Berkin yürüdü ve arabanın kapısını açtı. Kafama elini koyup arabaya çarpmamam için beni korudu. Arabaya oturdu. Bacaklarım belinin iki yanındaydı ve ben adeta ona sarılıyordum. Arabayı çalıştırdı ve bende kafamı boynuna gömdüm.

***

Bir saat sonra eve gelmiştik. Berkin arabanın kapısını açtı ve arabadan çıktı. Eve doğru yürüdük ve Berkin anahtarıyla kapıyı açtı. Eve girdiğimizde etraf karanlıktı sadece merdivenlerin ışığı yanıyordu. Berkin yürüdü ve üste çıkmaya başladı. İkinci kattayken Berkin'in annesinin sesini duydum.

"Çocuğum ne oldu?"

"Briaz yorgun da uyumaya gidiyoruz. İyi geceler."

"İyi geceler oğlum."

Berkin tekrardan yukarı çıktı ve odasının kapısını açıp içeri girdi.

"Güzelim annem geldiği için başka boş oda kalmadı benimle yatman sorun olur mu?"

"Hayır."

"Tamam ama üzerini değiştirmen lazım senin."

"Tamam beni giyinme odasına bırak."

"Tamam," giyinme odasına gittik ve beni pufa bıraktı. Sonra da ben rahat giyineyim diye çıktı. Dolabımdan beyaz saten, kısa şortlu ve ince askılı bir gecelik aldım. Giyindikten sonra makyajımı sildim ve kapıyı açıp içeriye girdim. Berkin benden sonra giyinme odasına girdi. Ben bu sırada yatağa girmiştim. Bir dakika bile geçmeden uyudum.

***

Güneşin ışınlarıyla gözümü açmaya çalıştım ama olmadı. Sanki sol tarafımda bir ağırlık vardı ve boğazıma bir nefes üfleniyordu. Ne olduğunu anlamak için gözümü açtım ve birde ne göreyim...

***

Arkadaşlar öncelikle merhabaa💕

Bir açıklama yapmak istiyorum. Benim bu bölümü böyle kısa paylaşmamdaki tek sebep saat 00:00 olmadan bu haftaki bölümü paylaşmak. Yani bu açıklamayı yapmak istedim çünkü benim için çok kısa bir bölüm ve bölümde ağırlıklı olarak başrol karakterleri gördük. Ayrıca merak etmeyin zamanla bazı karakterler girecek kitaba. Sadece böyle kalmayacak. Hatta bu bölüm kısa da olsa Berkin'in en yakın arkadaşlarını tanıtmak istedim. Bir dahaki bölümlerde onları daha çok görürüz büyük ihtimal. Neyse, bu kadar yani sırf bu hafta bitmeden bu haftaki bölümü paylaşayım diye yazdım. Sizce nasıl bir bölüm oldu?

İyi geceler dilerim sizleri seviyorum. Ha birde sizler kitabıma yorum attıkça benim mutluluğum artıyor. Sizi çok ama çokkk seviyorummm🥺💕💕❤️💓💝💖💘💗🤍

Umarım bölümü beğenirsinizzz canlar öptüm iyi geceler💌🌌😘

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

450okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.