Oyun Başlangıcı kitap kapağı

4. bölüm / 23

Oyun Başlangıcı

~♧Bölüm 3 ♧~

Vaveyla Yazarı: 𝑯𝒂𝒛𝒂𝒍 .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: ~♧Bölüm 3 ♧~

İ𝑘𝑖 𝐺ü𝑛 𝑆𝑜𝑛𝑟𝑎

Hava çok güzeldi.Gökyüzü masmavi,Güneş Altın rengi ,kuşların cıvıltıları, havanın o mis doğa kokusu insana huzur veriyordu .

Bugün günlerden cumartesi bizim grubun kafasını dinlenmesi ve saatlerce Eğlence için toplanmıştık .

Altıma Mavi bir İspanyol paça ,üstüme beyaz renk bir bluz giymiştim .

Daha fazla vakit kaybetmeden bizimkileri bulmam gerekiyordu.Bir süre yürüdükten sonra Kalabalığın arasında onları gördüğümde içimi garip bir heyecan basmıştı.Yavaş adımlarla yanlarına yürüdüm.

Ceren ,telefonuyla uğraşıyordu.Selim saçlarını şekillendiriyordu.Burak ayakta duramayacak kadar uykulu görünüyordu.Emir her zamanki gibi etrafı kesiyor sanki birşeyleri anlamaya çalışıyordu.

Ben hemen onların bakış açılarına girdiğimde,

"Toplandık mı ?millet."dedim
gülümseyerek.Ceren Başını kaldırıp beni süzdü.

"Vay İspanyol paçalarla gelen var."dedi gülerek,
"moda ikonu gelmiş."

Cerende çok şık giyinmişti, cerenin kapalı mavi bluzu ve beyaz pantolon siyah saçlarını ve mavi gözlerini açığa çok güzel çıkartıyordu.

Bende neşeli bir sesle "Sende hem şık hemde neşelisin bakıyorum."dedim göz kırparak.

Burak esnedi;

"Bende daha uyanamadım Sıla lütfen etkinlikte çığlık atan ilk kişi sen ol da ben biraz kendime geleyim." Dedi .

"Hayırdır ,korkudan bayılınca biz seni taşıyalım diye mi." Diye araya giren Selim ,kahkahayı bastı.Emir gözlerini devirdi

"Siz böyle devam edin biz böylece oyun oynamadan dağılırız."

"Eee ,hadi o zaman ."dedim

"Gerçekten hazırmıyız?.Dedi Burak

Ceren kollarını iki yana açtı.

"Hazır olamasak da burdayız Eğlence bizi bekliyor."

Emir gözlerini bana çevirdi onaylayan bir bakış attı.Bende karşılığını verdiğim bir kafayla hep birlikte Eğlence merkezine doğru yürümeye başladık.

៚✾
Eğlence merkezine vardığımızda hepimiz bir anda çocuk gibi heyecanlandık.Rengarenk ışıklar ,gürültülü oyun makineleri ...

Sınav haftasının ağırlığı sanki bir anda silinmişti.

Emir hemen bowling salonuna koştu.

"Kaybeden içecek ısmarlıyor!" diye bağırdı arkasını bile dönmeden.

İçeri girip ayakkabılarımızı giydikten sonra sıramızı aldık. İlk ben atmak istemiştim .

Topu eline aldım,dikkatle hedefe baktım ve fırlattım.

Üç labut devrildi.Hızlıca ne yaptığımı bilmeden Emire heyecanla sarıldım .Emirde ilk başta garipsese de bana karşılık verdi .

"Olur o kadar," dedi Selim,

ardından topunu alıp neredeyse hepsini yıktı. İçimiz neşeyle doluydu… ta ki o an gelene kadar.Ceren birden durdu. Elindeki topu yere düşürdü. Direk Selim korkuyla cerenin yanına geldi .

"Ceren iyi misin ?sakin ol tamam mı?"

Sesinde korku ve teleş vardı .
"Elin acıyormu?"aniden selim elini cerenin elini tuttu .

Ceren ilk başta afallasada sonrasında iyi olduğunu göstermek ve selimin sakinleştirmek adına

"İyiyim Selim ."dedi
gülümseyerek.

Selim de gülümseyerek karşılık verdi.

İçimde bir tuhaflık vardı ama kimseye belli etmemeye çalıştım.

Tam o sırada Emir eline topu aldı ve bana döndü.

“Yarışalım mı?” dedi,

yüzünde o tanıdık ukala gülümsemesi.

Kollarımı kavuşturdum. “Senin gibi egosu labutlardan büyük biriyle mi? Neden olmasın.”

“Kaybeden, kazananın istediğini yapmak zorunda. Ama ne olduğunu oyun bitince söyleyeceğim,” dedi.

Gözlerimin içine bakarak konuşması canımı sıkmalıydı ama nedense gülümsedim.

“Anlaştık,” dedi

"Anlaştık,” dedim.

Topu fırlattı. Tüm labutlar devrildi. Strike! Gözlerini üzerimden ayırmadan yürüyerek yanıma geldi.

“Gördün mü?” diye sordu.

“Tesadüftü o. Bekle, şimdi sıra bende.”

Topu aldım, hedefe odaklandım ve fırlattım. Son bir labut yerinde kaldı. İçimden bir küfür savurdum.

“Neyse... yakındı.”

Oyun boyunca kıyasıya kapıştık. Her attığımda onun tepkisini izliyordum. Son el geldiğinde Emir bir kez daha strike yaptı. Kazanmıştı.

Yanıma yürüdü. Sanki etrafta kimse yokmuş gibi baktı bana. “Kazandım,” dedi.

Kollarımı çözdüm. “Evet, fark ettim. Ne istiyorsun benden?”

Gözleri ciddileşti. Beklediğim gibi bir şey söylemedi.

“Bana yalan söylememeni istiyorum,” dedi.

“Bir kez. Sadece bir kez... doğruyu duymak istiyorum.”

Kaşlarımı çattım. “Ne hakkında?”

“Sen… bu yer hakkında bir şey hissediyorsun. Daha içeri girer girmez tedirginleşmiştin. Herkes eğlenmeye çalışırken sen çevreye bakınıyordun. Oyun başladığından beri en sessiz kalan sendin. Bunu neden yapıyorsun?”

Bir an söyleyecek söz bulamadım. İçimi ezip geçen bir şeydi bu. Onun bana “ilgi duyduğu” için değil, beni gerçekten gözlemlediği için… rahatsız hissetmiştim.

“Çünkü...” dedim ve sustum.

Gözlerim yerdeydi. “Çünkü içime sinmeyen bir şey vardı. Sanki... başından beri burası bize ait değilmiş gibi. Sanki birileri bizi izliyor gibiydi. Ama kimseyi korkutmak istemedim.”

Teşekkür ederim,” dedi.

“Ben... sadece dürüstlüğe ihtiyacım vardı. Gerisi önemli değil.”

O an içimde garip bir duygu oluştu. Bir rahatlama değil, bir anlayış... ve biraz da uzaklık.

Emir iyi biri olabilir, diye düşündüm. Ama hislerim o yönde değil. Ve bu da bir gerçek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 38beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.