Oyun Başlangıcı kitap kapağı

22. bölüm / 23

Oyun Başlangıcı

~♧Bölüm 12 ♧~

Vaveyla Yazarı: 𝑯𝒂𝒛𝒂𝒍 .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: ~♧Bölüm 12 ♧~

MASKELİ ADAM

Siktir !
Bu olamaz.

Sinirden masanın üstündeki gereksiz olan evrak kağıtları boş iş olan gereksiz malzemelerin hepsine ölümcül bakış atmıştım.

Başım sinirden dönüyordu .kafayı yiyordum artık galiba masanın üstünde duran turuncu ağrı kesiciyi gözüme kestirdikten sonra masaya doğru hedef aldım fakat masaya gittikçe adımlarım sarsıklaştı.

Masaya geldiğimde ilacı alıp içtim ardından ilacı koltuğa doğru fırlattım .

Sonra aklıma Sılanın burda olduğu geldi .derinden içten bir sesle "Neden ?"dedim kendi kendime Neden burdaydı .

Amcam bunları planlamışıydı ?Eğer o planladıysa onu öldürmek için sabırsızlanıyordum.

Hayal kırıklığındaydım Neden. Neden burdaydın neden arkadaşlarınla eğlenmek için burdaydın .Belki sevgilisi vardı ...

O yavşak Emiri öldürmem lazımdı .

Beni tanıyamamıştı?
Beni...
Çocukluğumun aşkı

Çocukluğumuz en güzel yılları Hayatımın en sevdiğim zamanları onu hep sevmiştim her zaman fakat o bunu hiç fark etmemişti.Belkide fark etmişti bana göstermişti?

Onu hep korumuştum.

Ona zarar verecek şeyleri hep yok etmiştim .

Okulda ona saldıranların suyunu çıkarmıştım.Çok korkmuştu .Ona sarılıp destek çıkmamıştım.

O verdiği siyah bileğimdeki deri bilekliği bile tanımamıştı...
Nasıl tanımamıştı?

Bana deri bilekliği verdiği dün gibi aklımdaydı.

Geçmiş Sıla ve Yavuz Demir

Bir İlkbahar ayıydı.Annesi ve benim annem parkta beraber banka oturup birşeyler konuşuyorlardı birbirlerine bakarak kahkaha atıyorlardı.

Bense gözlerimi oyun parkının salıncak yerine kaçmıştı .

Bakışlarımla onu gördüm Sılayı ...

Gözlerimizi parlıyordu. Birbirimize bakarken .

Onu çok seviyordum .Ama ya o beni sevmezse?

Sıla salıncaktan inerek bana doğru bağırarak "Hey !Yavuz Demir gelsene!"dedi

Evet,bana sadece o Yavuz Demir derdi .
Kimse iki adımla seslenmezdi.
Kimsenin iki adımı kullanması istemedim bu sadece ona özeldi .

Sıla bağırarak "Hey!"eliyle gel işareti yapmıştı.

Bense onu daha çok kızdırmamak için koşa koşa
Onun yanına gittim .

Gittiğimde ise arkası bana dönüktü .

"Sıla "dedim yavaşça arkası hala dönüktü.Beni duyduğunu biliyordum .

Ardından tekrar "Sıla "dedim.
Gine arkasına dönmedi bu sefer ona dokunarak "Sıla "dedim .

Bu sefer arkasını dondu .Üstünde ki çok sevdiği mavi çiçekli kazağının kurdelesini kopmuştu. Eline kurdelesini kumaşı vardı .

O güzel gözleri dolmuştu.Sılaya doğru sarıldım saçını okşadım
"Sana daha güzelini alacağım ."dedim.

Burnunu çekti ardından benim göğsümden bakarak Fındık burnuyla çok tatlıydı .

Bu dediklerimden sonra gözleri parladı "Gerçekten mi?Ya beni geçiştirmek için böyle diyorsan ?"

Ona sence ben öyle bir tipmiyim der gibi bakış attım .
Oda omuz silkti .

"Güvenmiyor musun bana ?"dedim kısık bir sesle

"Güveniyorum ."dedi

"Biliyorum Sıla"dedim

"Bilmelisin "dedi bana

Ardından aklına çok önemli bir şey gelecek olmalı ki gözlerini 90 ° açtı .Ardından ellerini belimden çekerek koşarak annesinin yanına gitti.

Sıla koşarak bir yandan annesine doğru sesleniyordu.
"Anne ."dedi başta bağırarak. Annesi önce bana sonrada Sılaya baktı .

Benim annemde Sılanın koşuşuna gülüyordu .

Sıla annesinin yanına geldiğinde sesli nefes alıp veriyordu .

" Ne oldu kızım?"Annesi şok içinde demişti .

Sıla derin bir nefes alarak "Anne şeyi versene?"

Annesi Selma teyze "Neyi kızım?" Dedi sesinde bilmemezlikten gelme tavrı vardı .

Sıla nefes alış verişi düzene girdiğinde "Anne çantanın içindekini ver!"diyerek bağırdı .

Selma teyzeyle annem birbirlerine bakarak güldüler .
Sanki çok komik bir olay vardı Allah aşkına...

Selma teyze "Ay,kız yeter tamam ."diyerek siyah renkli yeşil kurdeleli çantasına uzandı.

"Ne inatla var sende anlamıyorum ki ."Diyerek Selma teyze elindeki küçük siyah hediye paketini Sılaya uzatı.

Sıla bana doğru kocaman bir gülümsemeyle bana baktı.
Bende de ona kocaman bir gülümseme oluşmuştu ister istemez.

Sonra aniden sol elimi tuttu. Sol elimi tutar tutmaz koşturdu .

Beni bizim salıncağın yanına ,Bizim diyordum .Çünkü İkimizde çok severdik salıncakları ...

Sıla salıncağın yanına geldiğimizde bana baktı .

Ardından elindeki mavi hediye paketini bana doğru uzattı.

Etrafıma baktığımda Annem ve Selma teyze dikkatle bize bakıyorlardı .

Elime verdiği mavi hediye paketine baktım .

Sıla üzgün bir sesle "Siyah renk yoktu ."dedi .

Sonra ayağına doğru bakarak "Üzgünüm."dedi .

Elimle bakışlarını bana bakması için elimle çenesini kaldırdım. Bu hareketimle utandı ama belli etmedi .

Ardından mutsuzluğunu mutluluk aldı ."Hadi açsana dedi."bakışları elimdeki pakete doğru baktı .

Derin bir nefes alıp "Tamam açıyorum ."dedim .

Benide bir heyecan basmıştı.çok mutlu olmuştum. Böyle bir hediye hiç beklemediğim için .

Hediye paketini açma kısmında açtım.

Elimi içine doğru daldırdığımda elime deri bir şey geldi.

Hemen paketten çıkardım.
Birde ne göreyim siyah renkte deri bileklik çok güzel ve anlamlıydı .

Bakışlarım o kadar uzun süre bileklikteydi ki Sıla beğenmediğimi düşünerek bana "Beğenmedin mi ?"dedi masumca.

Bu hediyeyi çok beğenmiştim aslında ."Çok güzel ."dedim

Sonra Sıla sol bileğime taktığında bilekliğime En sevdiğim rengi almıştı siyah

Takarkense "Bunu hiç çıkarma olur mu "dedi .

Bense "Asla çıkarmam. " dedim.

Sıla "Ya birgün çıkarsa ?"

" Eğer Bir gün çıkarsa bunu bil ki aramızdaki bitmiştir ama şunu bilmeni isterim ki Bu nu bileğimden duş alırken bile çıkmayacak. "Dedim .

Sıla bu dediğimde güldü .
Gülünce çok tatlı olduğunu söylemiş miyimdir?

Sıla "Söz mü ?"

Bense "Söz ."dedim

Sıla sakince "Ne sözü ?"

Bense bu dediğinine gülüp "Demir sözü ."dedim

Ardından bana sarıldı .küçük kollarını Belime sardı .
Bende ona doğru kollarımı sardım ...

Şimdi

Şimdi ise bu sol bileğimdeki bilekliğin altında

forever (sonsuza kadar ) yazıyordu .

İngilizce dövmesi yapmıştım.

Ah Sıla…

Onun adını her duyduğumda içimde aynı sızı. Çocukken bile farklıydı o ışık gibiydi. Ben hep karanlığın içinde büyüdüm, o ise bana güneşi hatırlatıyordu.

O gülünce içimdeki öfke dinmişti, ama ben öfkeyi susturmayı hiç başaramadım.

Onu korumak isterken, ondan uzaklaştım. Bazen düşünüyorum da belki de en büyük günahım buydu: Sessiz kalmak, ona hiçbir şey anlatmamak.

Sıla hep yanımda olsun isterdim ama benim yanımda kalması, onun için tehlikeydi. Bunu o hiç bilmedi.

Şimdi yıllar geçti, karşımda duruyor. Gözlerinde bana hala cevabını veremediğim o soru var .Neden? Ama ne kadar istersem isteyeyim, geçmişi geri saramıyorum.

Ben sustum, o kırıldı. Ve bazı yaralar, hiçbir maskenin ardına saklanmıyor.

Bu oyunu kurarken kimseyi tanımayacağımı sanmıştım. Her şey sadece kurallar, hamleler, stratejilerden ibaretti. Benim için oyuncular sadece piyondu.

Ama o Sıla.
O da buradaymış.

Ben bilmiyordum. Onu kendi ellerimle bu labirente sürüklediğimi öğrendiğim an, içimde eski yaralar yeniden kanadı .

Çocukluğumuz gözümün önüne geldi. Onun gözlerindeki güven, benim sustuğum sırlar… Yıllar önce koruyamadığım Sıla’yı şimdi yeniden tehlikenin içine ben atmıştım. Hem de farkında olmadan.

Sılayı kendi ölümüm olsa bile Tehlikeye atmazdım.
Atmayacaktım.

Anlatıyorsun bize sen zaten....

güçlüsün değil mi ???

Yada

Güçlü olmak zorundasın 🤧

Sizce Yavuz Sılayla yüzleşebilecek miii???🙃

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.