Oyun Başlangıcı kitap kapağı

20. bölüm / 23

Oyun Başlangıcı

~♧Bölüm 10♧~

Vaveyla Yazarı: 𝑯𝒂𝒛𝒂𝒍 .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: ~♧Bölüm 10♧~

CEREN TURAL

Zordu..

bir şeyi görmezden gelmek çok zordu.

Kendimi sevemedim .
Sevmedim
Sevilmedim.
Ta kii onu görene kadar...

O duruşu, O bakışları...
O Selim barandı .
Çok yakışıklıydı.
Çok karizmatik bir adamdı.

Kibardı ,Nazikti O herşeydi .

Onu ilk gördüğümde kafayı yediğimi düşünmüştüm.

bana bakmayacağını söyleyen bir arkadaşım vardı .

Aslında Arkadaş demeyi hak etmiyordu.

İlk başlarda onu yani selimi bana karşı kötülemeye başlamıştı.

Ve ben bu kör gözlerimle bunu fark edemedim.
Malesef...

Fakültenin bir günü selimi takip etmiştim.

Çünkü ona karşı duygu beslendiğimi biliyordum.
Onu seviyordum.

Bir gün keşke takip etmeseydim dediğim bir gündü çünkü iğrenç eski arkadaşım Defne bana pusu kurmuştu.

O gün heyecanla hazırlandım.

O gün masmavi gözlerim açığa çıksın diye mavi bir gömlek altına beyaz bir pantolon giymiştim.

En sevdiğim parfüm koku olan gül kokusunu üstüme iki üç fıs sıklıktan sonra fakülteye doğru yürümeye başladım.

Fakültenin bahçesine adımımı attığımda kalbim deli gibi atıyordu.
Sanki her adımda biraz daha ona yaklaşıyordum… biraz daha Selim Baran’a.

Rüzgar saçlarımı savuruyordu, elimde tuttuğum defter bile titriyordu heyecandan.

Onu uzaktan gördüm gri tişörtünün kolları sıyrıktı, her zamanki gibi bir elinde kahve, diğerinde kitap.

Arkadaşlarıyla konuşurken hafifçe gülmüştü.

O gülüşü… kalbimin en derin yerine kazındı.

Kalbim göğsümde hoplarken usulca köşeye saklanmıştım; Selim’i izliyordum, her hareketi bir şiirdi sanki. Defne ise bir adım ötede, sinsi bir memnuniyetle beni gözetliyordu. O an bile fark etmemiştim planının nasıl işleyeceğini.

Defne aniden aramıza girdi; sesi çınladı. “Aaa bakın bakalım, kim gelmiş!” dedi yüksekçe, hem arkadaşlarına hem de Selim’e dönerek. Herkes şaşırdı. Ben donup kaldım. İçimde bir şey buz kesti.

Defne, yüzünde tuhaf bir zafer ifadesiyle Selim’e doğru eğildi ve tam onun kulağına fısıldar gibi konuştu ama sesi herkesin duyacağı kadar yüksekti: “Biliyor musun? Onu hep görüyorum. Sürekli seni takip ediyor az önce de onu gördüm, mavi gömlek, beyaz pantolon... gül kokulu.”

O an dünya benim etrafımda daraldı. Selim’in gözleri bana doğruldu. Sanki bir lambanın ışığı aniden üzerime çevrilmiş gibiydi; herkesin bakışları bana saplandı. Yüzüm kıpkırmızı oldu, ellerim titredi.

Ama içimde bir kıvılcım vardı hâlâ belki utanmıştım, belki küçük düşmüştüm ama onu sevdiğim gerçeği hiç değişmemişti.

Ve bir gün bu gerçeği Selim’e açıklama cesaretini bulabileceğimi, içimdeki sesi susturamayacağımı biliyordum. Şimdi iseDefterimi toplamaya çalışırken ellerim hâlâ titriyordu.

Yüzümdeki utanç o kadar yakıcıydı ki, rüzgar bile dokunmaya korkardı ..

Defterimi toplamaya çalışırken ellerim hâlâ titriyordu. Düşen kağıtları toplamaya çalışıyordum.
Yüzümdeki utanç o kadar yakıcıydı ki, rüzgar bile dokunmaya korkardı sanki.

Bahçenin köşesine geçtim, sessiz bir banka oturdum.
İçimden sadece şu geçiyordu: Keşke bugün hiç uyanmasaydım…

O anda birinin yaklaştığını duydum.
Önce bakmadım.
Ama o tanıdık ses, o yumuşak ama güven dolu ton duyulduğunda kalbim duracak sandım.

“Ceren…”

Başımı yavaşça kaldırdım.
Karşımda Selim Baran vardı.
Yüzünde ne alay ne de kızgınlık sadece merak ve biraz da endişe vardı.

“Az önce olan şey…” dedi, ellerini cebine koyup bana doğru bir adım attı.

“Defne’nin söyledikleri...”
Boğazım kurudu. Gözlerimi kaçırdım.

“Ben sadece… seni görmek istedim,” dedim zorla. "Yanlış anlaşıldım."

Bir adım daha yaklaştı.
Artık o kadar yakındı ki kalp atışlarını bile duyabilecek gibiydim.

“Yanlış anlaşıldı mı?” dedi, alçak bir sesle.
"Ben öyle düşünmedim aslında. "

Şaşırdım.
“Nasıl yani?”
Omzunun üzerinden bana baktı, dudaklarının kenarı kıvrıldı o alışıldık ama yavaş gülümsemeyle.
“Takip edilmek garipti, evet… ama, kim olduğunu görünce rahatsız olmadım.”anlaşıldı.”

O an nefesim kesildi.
Gözlerim ona takıldı, kaçamadım.
Sanki bakışlarının içinde bir sıcaklık vardı, daha önce fark etmediğim bir şey.
Elini uzatıp defterimden biri yere düşen sayfayı aldı, bana verdi.

“Bir dahaki sefere,” dedi, sesi hafif bir gülüşe dönerken, “Beni uzaktan izlemek yerine gelip konuş.”

Başımı öne eğdim, utancımdan yerin dibine girmek istedim ama aynı anda kalbim deli gibi atıyordu.
“Konuşmak…” dedim.
Kısık bir sesle, “o kadar kolay değil.”

O da eğildi, göz hizama indi.
Artık aramızda neredeyse hiç mesafe yoktu.

“Denemekle başlar her şey,” dedi.
Sesi alçaktı, ama yumuşaktı… neredeyse fısıltı gibi.

Ve o an, dudaklarının kenarındaki gülümsemeyle kalbime kazındı.
“Ceren,” dedi son kez, “Herkes seni yanlış anlayabilir ama ben anlamam.”

Bunu söylerken bana öyle bir baktı ki…

O bakışta “Soğuk Selim Baran” değil, içi sıcacık bir adam vardı.

Selim ve Ceren arasında ki ateşşş??❤️🔥❤️🔥

Defneyi katletmek isteyenler????

Defneyi ilk gördüğünüzde dalmak isteyeceksiniz....

SİZCE diğerr bölümlerdee neler olacak lütfen beğenin ve yorum yaparsanız sevinirimmmm🤍🌸🌸🌸

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 7beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.