Bölümler 20Şu an: ♤Karanlığın Kalbinde♤
- 1 ♤ilk temas♤560 kelime
- 2 ♤mermerin bittigi yer♤389 kelime
- 3 ♤Siyah SUV ve İlk Şart♤437 kelime
- 4 ♤Masadaki Kurtlar♤399 kelime
- 5 ♤Kurşunun Gölgesinde♤325 kelime
- 6 ♤Gece Yarısı Sınırları♤374 kelime
- 7 ♡Kural Tanımayan Gece♤278 kelime
- 8 ♤Fırtına Öncesi Sessizlik♤564 kelime
- 9 ♤Şah ve Mat♤613 kelime
- 10 ♤Kanun Kadınının İtaati♤431 kelime
- 11 ♤Mührün Ötesi♤492 kelime
- 12 ♤Şehrin Üzerindeki Gölgeler♤644 kelime
- 13 ♤Mermer Koridorların İntikamı♤368 kelime
- 14 ♤İki Düzenin Kesişimi♤416 kelime
- 15 ♤Sahne Arkasındaki Satranç♤308 kelime
- 16 ♤Çifte Darbe♤338 kelime
- 17 ♤Gölge Savaşları♤300 kelime
- 18 ♤Karanlığın Kalbinde♤292 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 ♤Yeni Çağ♤143 kelime
- 20 ♤Mühürlenen Şehir♤361 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece yarısını geçtiğinde, zırhlı SUV adliyenin kapalı otoparkına sessizce süzüldü. Normal şartlarda bir avukatın gece bu saatte adli emanete girmesi imkansızdı; fakat Karan’ın gücü ve benim hukuki yetkilerim birleştiğinde kapılar teker teker açılıyordu.
Otoparkın loş ışıkları altında, Karan ve yanındaki üç özel koruma gölgelerin arasından ilerledi. Karan’ın elinde susturuculu bir silah vardı ama benim elimde sadece adli emanet erişim kartı ve tablet duruyordu. İki ayrı dünyanın gücü, adliyenin alt katındaki o beton koridorda buluşmuştu.
Emanet deposunun ağır çelik kapısına vardığımızda, içeriden gelen tıkırtıları duyduk. Reşat’ın adamları sızmayı başarmıştı bile. İçerideki iki kişi, kanıt çelik kasalarını oksijen kaynağıyla kesmeye çalışıyordu.
Karan bana arkasında kalmamı işaret eden bir bakış attı, fakat ben bir adım bile geri atmadım. Siyah pırlantalı elimle kapının şifre panelini devre dışı bıraktım. Kapı gürültüyle açıldığında, Karan ve adamları içeri fırladı.
Kısa ve sessiz bir arbede yaşandı. Kurşun sesleri susturucular sayesinde boğuk patlamalar halinde yankılandı. Saniyeler içinde Reşat’ın adamları etkisiz hale getirildi. Karan, yerdeki adamlardan birinin yakasından tutup doğrulttu.
"Reşat’a söyle," dedi Karan, sesi bir ölüm fermanı kadar soğuk ve keskindi. "Bu adliyenin mermerleri de, içindeki kanıtlar da artık benim kontrolümde. Bir daha bu sınıra adım atarsa, leşini bu depodan toplarlar."
Karan adamı yere bıraktıktan sonra bana doğru yürüdü. Silahını beline takıp beni belimden tuttu ve depodaki beton sütunlardan birine yasladı. Barut kokusu ile onun parfümünün odunsu kokusu birbirine karışmıştı. Yüzü yüzüme o kadar yakındı ki, hızlı nefes alıp verişini göğsümde hissedebiliyordum.
"Çok tehlikeli bir oyun oynuyorsun Avukat," dedi boğuk bir sesle. "Bana boyun eğiyorsun ama tehlikenin tam ortasına gözünü kırpmadan yürüyorsun."
"Çünkü seni yalnız bırakmayacağımı biliyorsun," diye fısıldadım.
Karan’ın dudakları sertçe dudaklarıma kapandı. Adli emanet deposunun o soğuk, beton duvarları arasında, ölümle burun burunayken yaşadığımız bu tutkulu öpücük, aramızdaki bağın ne kadar koparılamaz ve vahşi olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Bölüm etkileşimi
