Bölümler 20Şu an: ♤Gece Yarısı Sınırları♤
- 1 ♤ilk temas♤560 kelime
- 2 ♤mermerin bittigi yer♤389 kelime
- 3 ♤Siyah SUV ve İlk Şart♤437 kelime
- 4 ♤Masadaki Kurtlar♤399 kelime
- 5 ♤Kurşunun Gölgesinde♤325 kelime
- 6 ♤Gece Yarısı Sınırları♤374 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 ♡Kural Tanımayan Gece♤278 kelime
- 8 ♤Fırtına Öncesi Sessizlik♤564 kelime
- 9 ♤Şah ve Mat♤613 kelime
- 10 ♤Kanun Kadınının İtaati♤431 kelime
- 11 ♤Mührün Ötesi♤492 kelime
- 12 ♤Şehrin Üzerindeki Gölgeler♤644 kelime
- 13 ♤Mermer Koridorların İntikamı♤368 kelime
- 14 ♤İki Düzenin Kesişimi♤416 kelime
- 15 ♤Sahne Arkasındaki Satranç♤308 kelime
- 16 ♤Çifte Darbe♤338 kelime
- 17 ♤Gölge Savaşları♤300 kelime
- 18 ♤Karanlığın Kalbinde♤292 kelime
- 19 ♤Yeni Çağ♤143 kelime
- 20 ♤Mühürlenen Şehir♤361 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güvenli evin yüksek tavanlı, loş salonunda sadece camlara vuran yağmurun ve şöminedeki odunların çıtırtısı duyuluyordu. Dışarıdaki o kurşun sesleri ve aksiyon geride kalmıştı ama buradaki sessizlik, sokaklardaki tehlikeden çok daha yakıcı bir gerilim taşıyordu.
Karan, üzerindeki koyu renk ceketi çıkarıp tekli koltuğun üzerine attı. Gömleğinin üst iki düğmesini çözerken adımları yavaşça bana doğru yöneldi. Koltukta oturmuş, önümdeki kahve kupasını iki elimle sıkıca tutuyordum; fakat bakışlarının üzerimde yarattığı sıcaklık, içimdeki soğukluğu eritmeye yetiyordu.
"Hâlâ titriyorsun," dedi. Sesi, bu loş odada fısıltıdan hallice ama inanılmaz derecede yakındı.
"Korkudan değil," diye yanıtladım, gözlerimi gözlerinden kaçırmamaya çalışarak. "Sadece... Her şey çok hızlı gelişti."
Karan tam önümde durdu. Boyu ve cüssesiyle üzerime düşen gölgesi, garip bir şekilde beni tehdit edilmiş değil, dünyadaki her şeyden korunuyormuşum gibi hissettiriyordu. Masadaki kupayı elimden alıp sehpanın üzerine bıraktı. Ardından bileğimden tutarak beni yavaşça ayağa kaldırdı.
Aramızdaki mesafe tamamen kapandığında, nefesi yüzüme çarptı. Bir elini belime yerleştirdi; parmaklarının baskısı elbisenin kumaşı üzerinden bile tenimi tutuşturmaya yetti. Bizi birbirimize bağlayan bu temas, o ana kadar aramızda ördüğümüz tüm profesyonel duvarları bir anda unutturdu.
"Benden mi korkuyorsun, yoksa içindeki bu hissin seni sürüklediği yerden mi?" diye sordu. Yüzü yüzüme o kadar yakındı ki, dudakları her kelimede benimkilere teğet geçiyordu.
"Senden uzak durmam gerekiyordu, Karan," dedim. Sesim fısıltı gibi çıkmıştı, ellerim istemsizce onun geniş göğsüne yerleşti. Gömleğinin altından kalbinin ne kadar hızlı ve güçlü çarptığını hissedebiliyordum. "Sen bir suçun, ben ise kanunun tarafıyım."
"O mermer koridorlarda öyleydi," dedi alçak bir sesle. Diğer elini kaldırıp çenemi tuttu, başımı hafifçe yukarı kaldırdı. Başparmağı alt dudağımın üzerinde yavaşça gezindi. Dokunuşu sert görünüşünün aksine inanılmaz derecede hassastı. "Ama şu an ne mahkemedeyiz ne de adliyede. Sadece ikimiz varız."
Başını eğdi ve dudakları boynumun hemen altına, şahdamarımın üzerine dokundu. Yavaş, sıcak ve yakıcı bir buse bıraktı oraya. Vücudumdan yukarı doğru bir elektrik dalgası yayıldı; gözlerimi kapatıp parmaklarımı gömleğinin kumaşına geçirdim. Beni daha da kendine çekip göğsüne bastırdığında, bu tehlikeli adama karşı koyma isteğim tamamen buharlaştı.
Dudakları boynumdan yukarıya, çene hattıma doğru kaydı. Tam dudaklarımızın buluşacağı o milimetrelik mesafede durdu. Gözlerini açıp gözlerimin içine baktı; bakışlarında hem derin bir arzu hem de teslim almak isteyen bir hakimiyet vardı.
"Bu kapıdan içeri girdiğin an kaçışın bitti Avukat," diye fısıldadı. Ve ardından, günlerdir ikimizin de kaçtığı o tutkulu öpücükle aramızdaki son sınırı da yok etti.
Bölüm etkileşimi
