Müvekkilimin kucağında kitap kapağı

6. bölüm / 20

♤Gece Yarısı Sınırları♤

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: ♤Gece Yarısı Sınırları♤

Güvenli evin yüksek tavanlı, loş salonunda sadece camlara vuran yağmurun ve şöminedeki odunların çıtırtısı duyuluyordu. Dışarıdaki o kurşun sesleri ve aksiyon geride kalmıştı ama buradaki sessizlik, sokaklardaki tehlikeden çok daha yakıcı bir gerilim taşıyordu.
Karan, üzerindeki koyu renk ceketi çıkarıp tekli koltuğun üzerine attı. Gömleğinin üst iki düğmesini çözerken adımları yavaşça bana doğru yöneldi. Koltukta oturmuş, önümdeki kahve kupasını iki elimle sıkıca tutuyordum; fakat bakışlarının üzerimde yarattığı sıcaklık, içimdeki soğukluğu eritmeye yetiyordu.
"Hâlâ titriyorsun," dedi. Sesi, bu loş odada fısıltıdan hallice ama inanılmaz derecede yakındı.
"Korkudan değil," diye yanıtladım, gözlerimi gözlerinden kaçırmamaya çalışarak. "Sadece... Her şey çok hızlı gelişti."
Karan tam önümde durdu. Boyu ve cüssesiyle üzerime düşen gölgesi, garip bir şekilde beni tehdit edilmiş değil, dünyadaki her şeyden korunuyormuşum gibi hissettiriyordu. Masadaki kupayı elimden alıp sehpanın üzerine bıraktı. Ardından bileğimden tutarak beni yavaşça ayağa kaldırdı.
Aramızdaki mesafe tamamen kapandığında, nefesi yüzüme çarptı. Bir elini belime yerleştirdi; parmaklarının baskısı elbisenin kumaşı üzerinden bile tenimi tutuşturmaya yetti. Bizi birbirimize bağlayan bu temas, o ana kadar aramızda ördüğümüz tüm profesyonel duvarları bir anda unutturdu.
"Benden mi korkuyorsun, yoksa içindeki bu hissin seni sürüklediği yerden mi?" diye sordu. Yüzü yüzüme o kadar yakındı ki, dudakları her kelimede benimkilere teğet geçiyordu.
"Senden uzak durmam gerekiyordu, Karan," dedim. Sesim fısıltı gibi çıkmıştı, ellerim istemsizce onun geniş göğsüne yerleşti. Gömleğinin altından kalbinin ne kadar hızlı ve güçlü çarptığını hissedebiliyordum. "Sen bir suçun, ben ise kanunun tarafıyım."
"O mermer koridorlarda öyleydi," dedi alçak bir sesle. Diğer elini kaldırıp çenemi tuttu, başımı hafifçe yukarı kaldırdı. Başparmağı alt dudağımın üzerinde yavaşça gezindi. Dokunuşu sert görünüşünün aksine inanılmaz derecede hassastı. "Ama şu an ne mahkemedeyiz ne de adliyede. Sadece ikimiz varız."
Başını eğdi ve dudakları boynumun hemen altına, şahdamarımın üzerine dokundu. Yavaş, sıcak ve yakıcı bir buse bıraktı oraya. Vücudumdan yukarı doğru bir elektrik dalgası yayıldı; gözlerimi kapatıp parmaklarımı gömleğinin kumaşına geçirdim. Beni daha da kendine çekip göğsüne bastırdığında, bu tehlikeli adama karşı koyma isteğim tamamen buharlaştı.
Dudakları boynumdan yukarıya, çene hattıma doğru kaydı. Tam dudaklarımızın buluşacağı o milimetrelik mesafede durdu. Gözlerini açıp gözlerimin içine baktı; bakışlarında hem derin bir arzu hem de teslim almak isteyen bir hakimiyet vardı.
"Bu kapıdan içeri girdiğin an kaçışın bitti Avukat," diye fısıldadı. Ve ardından, günlerdir ikimizin de kaçtığı o tutkulu öpücükle aramızdaki son sınırı da yok etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

149okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…