MECBURİ AŞK kitap kapağı

12. bölüm / 21

MECBURİ AŞK

11

Vaveyla Yazarı: Hazal Yaman

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: 11

Kahvelerimiz bitince yavaşça ayaklandım ve Kadir’le beraber alt kata indik. Kayınvalidem ve kayınpederimle sıcak bir şekilde vedalaştım. Tekin çoktan odasına, uyumaya çekildiği için onu rahatsız etmek istemedim. Kadir beni evime kadar bıraktı; apartman kapısından içeri güvenle girene kadar da arabasından beni izlemeye devam etti. Eve girip hemen salon camının ardından aşağıya baktım; pürüzsüz bir U dönüşü yapıp karanlığın içinde gözden kayboldu.
Zaman geçtikçe kendimi Kadir’e çok daha yakın hissediyordum, bunu inkar edemezdim. Ama tabii ki bu yakınlık beni havuza fırlattığı o hain anı unuttuğum anlamına gelmiyordu! Şirkete döner dönmez o Sünger Bob desenli baksır mevzusunu öyle bir ifşa edecektim ki, patronluğunun ilk günlerinde çalışanlarına resmen rezil rüsva olacaktı. Bu tatlı intikam planının verdiği huzurla derin bir nefes alıp odama geçtim. Kendimi yüzüstü yatağa fırlatıp uykunun kollarına bıraktım.

5 GÜN SONRA

Son birkaç gündür gece geç saatlere kadar ayaktaydım. Yok kuaför randevuları, yok eve doluşan misafirler, yok organizasyon detayları... Güya zengin bir aileye gelin gidiyordum ama neden her şey için bir yerlere sürüklenen ve deli gibi yorulan bendim, anlamıyordum. Yine de her şeye rağmen her şey tam da hayallerimdeki gibi olmuştu; sahil kenarında, dalga sesleri eşliğinde harika bir düğünümüz olacaktı. Ve işte, bugün nihayet düğün günümdü. Aramızdaki her şey sahte bile olsa, içimi tarif edilemez, devasa bir heyecan dalgası esir almıştı.
Gelinliğimin içinde aynadaki yansımama bakarken dışarıdan korna sesleri yükselmeye başladı. Hızla cama koştum. Devasa bir araba konvoyu bizim sokağa doğru gürleyerek akıyordu. Konvoyun en önünde damat ve ailesi arabalardan inmiş, ellerinde parıldayan kırmızı yeşil meşalelerle mahalleliyi ayağa kaldırarak yürüyorlardı. Her yeri yoğun bir duman kaplamıştı; inanılmaz gösterişli ve tam anlamıyla gövde gösterisi kokan bir gelişti. Tam o sırada odamın kapısı tıkırtıyla çalındı.
"Gel,"
dedim sesimi toparlayarak.
Babam kapıyı açıp içeri girdiğinde gözlerinin dolu dolu olduğunu gördüm. Bana doğru yürüdü, hiçbir şey söylemeden sıkıca sarıldı. Boğazıma bir düğüm otururken yavaşça koluna girdim. Beraber ağır adımlarla aşağıya indik. Apartman kapısı açıldığında Kadir ve arkasındaki kalabalık çoktan kapıya dayanmıştı. Babam, titreyen bir elveda busesiyle beni Kadir’e teslim etti ve birlikte gelin arabasına bindik. Çılgın kornalar ve yüksek sesli müzikler eşliğinde, sahildeki düğün alanımıza doğru yol almaya başladık.
Arabanın loş ışığında aniden göz göze geldik. Jilet gibi takımının içinde kelimenin tam anlamıyla nefes kesici görünüyordu. Farkında olmadan onu ne kadar çok ve hayranlıkla incelediğimi anlayınca utanarak hızla önüme döndüm. Sonunda düğün alanına vardık. Arabanın kapısı açıldı, kalabalığın alkışları arasında kol kola geçerek yürüdük.

Bizim için deniz kabukları ve çiçeklerle hazırlanan o süslü nikah masasına vardığımızda, heyecandan bacaklarım tir tir titriyordu. Oturacak bir sandalye olmaması beni daha da telaşlandırmıştı. Nikah memuru ortamdaki o gergin havayı yumuşatmak ister gibi bayat bir espri patlattı, herkes yapmacık bir neşeyle güldü.
"Evet, bol bol güldüğümüze göre asıl sorumuza geçiyorum,"
dedi memur, mikrofonu bana doğru uzatarak.
"Siz Ayhan ve Gülden'den olma Ceren Kaya; Mahir ve Reyhan'dan olma Kadir Demir’i kocalığa kabul ediyor musunuz?"
Kadir’in o çok özlediği, gökyüzündeki yıldızı olan öz annesinin ismini ilk kez orada, nikah memurunun ağzından duymuştum. Bir an kalbim sızladı. Kafamı çevirip yüzlerce kişilik kalabalığa baktım; içimden yükselen o arkama bakmadan kaçma isteğini zorlukla bastırdım. Mikrofona doğru tereddütle karışık, kısık bir sesle,
"Evet,"
dedim.
Aynı soru Kadir’e yöneltildiğinde, çocuksu bir coşkuyla mikrofonu inletti:
"Evet!"
Alanda adeta bir alkış tufanı koptu. Tam o tebrik ve alkış kargaşasını fırsat bilip gelinliğimin altından Kadir’in ayağına bütün gücümle bastım! Özellikle de başparmağını topuklu ayakkabımın ucuyla iyice ezdim ki canı acısın. Kadir acıyla inleyip yüzünü ekşitirken kalabalıktakiler bunu tatlı bir gelin-damat cilveleşmesi sanıp güldü. Kadir’e dönüp zafer kazanan şeytani bir sırıtışla baktım. O ise dişlerini sıkarak bana resmen "Sen görürsün, bunun bedeli ağır olacak" bakışı atıyordu.
Hemen ardından romantik bir dans müziği çalmaya başladı. Kadir ellerini usulca belime sardı ve dansa başladık. Şarkı seçimi o kadar büyüleyici, melodi o kadar derindi ki... Zaman dursaydı, saatlerce Kadir’in gözlerinin içine bakarak burada dans edebilirdim. Resmen o insanı delen maviş gözlerinin derinliğinde kaybolup gitmiştim. Tam kendimi o büyülü ana kaptırmıştım ki, Kadir ani bir hamleyle ayağıma sertçe bastı! Acıyla inleyerek gözlerimi kıstım.
"Bu az önce masada ayağıma bastığın içindi Ceren Hanım,"
diye fısıldadı kulağıma doğru, haince sırıtırken.
Dişlerimi sıktım. Romantizm bir anda buharlaşmıştı; o an Kadir’e holding veliahdı demeyip resmen kafa atmak istiyordum.
Nihayet dans bitti ve düğün için özel tuttuğumuz genç dansçılar sahne alıp harika bir şov yaptı. Sonrasında ise ortam tamamen modern, genç tarzı kulüp müziklerine döndü. Hepimize eğlenceli siyah gözlükler dağıtıldı. Rahatça deliler gibi dans edebilmemiz için alanı ikiye bölmüşlerdi; erkekler bir köşede, kadınlar bir köşede kopuyordu. Ben ve Kadir ise alanın tam ortasında, birbirimize meydan okurcasına deliler gibi dans ettik. O an sahteliği, sözleşmeyi, holdingi, her şeyi tamamen unutmuş; sadece anın tadını çıkarıp eğlenmeye odaklanmıştım.
Bir süre sonra halay müzikleri çalmaya başladı, davul zurna eşliğinde halay zincirine girdik. Kalabalık,
"Abim damat oluyor, sıra da bana geliyor!"
diye tempo tutarken eğilip neşeyle alkış yaptık ve tekrar kol kola girdik. Karadeniz müzikleri çalınca horon bile tepmiştik; maşallah Kadir’de Doğu, Batı, Karadeniz ne oyunu varsa hepsinin ritmi vardı, her halayı biliyordu. Ben bazı adımları bilmesem bile onun ritmine ayak uydurdum. Gelinliğimin uzun, kabarık eteği de bacaklarımı saklayarak oyunları tam bilmediğimi ustaca gizlememe yardım etmişti.
Yemekler yendi, takılar takıldı ve nihayet akşam oldu. Beni hemen gelin odasına alıp üzerimdeki beyazlığı çıkardılar ve şık bir bindallı giydirdiler. Erkekler kendi aralarında eğlenmek için bir köşeye çekilirken, kadınlar arasında kına yakma merasimi başladı. Annem ortadaki absürtlüğü fark edip neşeyle güldü:
"Yahu bu işte bir terslik var, önce kına gecesi olur, sonra düğün yapılırdı!"
Kalabalıktan da onaylayan gülme sesleri yükseldi. İçimden, “Benim hayatımda ne düzgün ki zaten?” diye fısıldadım hüzünle.
Kadınlar şarkılar eşliğinde etrafımda dönerken yavaş yavaş başım dönmeye başlamıştı. Hepsi gelenek gereği ağlamamı beklediler ama ben bir türlü ağlayamayınca en sonunda pes ettiler. Kayınvalidem Derya Hanım yanıma gelip avcumun içine büyük bir cumhuriyet altını sıkıştırdı. Gecenin geri kalanında kadın kadına çılgınca dans etmeye devam ettik. Tam kınanın sonuna gelmiştik ki, Kadir bir anda bizim kadınlar tarafındaki eğlenceyi basıp beni kolumdan tuttuğu gibi kalabalığın arasından kaçırdı!
Davetlilerin kahkahaları ve alkışları arasında, ikimiz de çocuk gibi gülerek kumsala doğru koştuk. Sonunda sahilin tenhalığına vardığımızda, ay ışığının altında el ele yürümeye başladık. Etrafta bizi gören hiç kimse yoktu ama biz hâlâ el eleydik. Birkaç saniye sonra durumun absürtlüğünü, aramızdaki o katı sözleşme maddelerini sert bir tokat gibi fark edip elimi hızla elinin arasından çektim.
Ben elimi hışımla geriye doğru çekerken, Kadir ani ve beklenmedik bir hamleyle önümü kesti. İki elini kaldırıp yüzümü avuçlarının arasına aldı. Ne olduğunu anlayamadan, o derin mavi gözleriyle doğrudan gözlerimin içine baktı ve bir anda dudaklarıma yapıştı!
Şok olmuştum. Gözlerim şaşkınlıkla kocaman açıldı, beynim resmen kısa devre yaptı. Evet, büyüleyici bir sahilde, rüya gibi bir düğünün sonundaydık ve çok eğlenmiştik ama... Bu evlilik sahteydi! Sözleşmemiz vardı! Şimdi bu adam beni neden öpmüştü?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

212okunma 24beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.