29. bölüm / 42
Kül ve AyazBÖLÜM 28: Karargâhın Yeni Başkomutanı İş Başında
Bölümler 42Şu an: BÖLÜM 28: Karargâhın Yeni Başkomutanı İş Başında
- 1 Karakter tanıtımı269 kelime
- 2 BÖLÜM 1: Kül Kokulu Gece556 kelime
- 3 BÖLÜM 2: Ayazın Bıraktığı İzi494 kelime
- 4 BÖLÜM 3: Geçmişin Hayaleti, Bugînnün Yangını497 kelime
- 5 BÖLÜM 4: Ayna ve Enkaz465 kelime
- 6 BÖLÜM 5: Dünyaya Düşen Ayaz471 kelime
- 7 BÖLÜM 6: Ateşle Sınav366 kelime
- 8 BÖLÜM 7: Cehennemin Kıyısında436 kelime
- 9 BÖLÜM 8: Küllerin Altındaki Kor481 kelime
- 10 BÖLÜM 9: Baharın Ayak Sesleri282 kelime
- 11 BÖLÜM 10: İlk Adımlar ve Sıcak Yuva283 kelime
- 12 BÖLÜM 11: Karargâhın En Tatlı Baskını419 kelime
- 13 BÖLÜM 12: Generalin Torun İmtihanı405 kelime
- 14 BÖLÜM 13: Generalin Makamında Minik İstilacı367 kelime
- 15 BÖLÜM 14: Paşayı Eriden İşgal415 kelime
- 16 BÖLÜM 15: Karargâhın Felaketi, Minik Komandonun İntikamı539 kelime
- 17 BÖLÜM 16: Tokatçının İntikamı ve Karargâhın Yeni Kabusu617 kelime
- 18 BÖLÜM 17: Paşanın Zırhlı Kalkanı726 kelime
- 19 BÖLÜM 18: Babasının Gölgesi450 kelime
- 20 BÖLÜM 19: Babasının Zırhlısı420 kelime
- 21 BÖLÜM 20: Çözülme ve Büyük Fırtına570 kelime
- 22 BÖLÜM 21: Küllerin Arasında397 kelime
- 23 BÖLÜM 22: Unutmayan Minik Kalpler399 kelime
- 24 BÖLÜM 23: Dağılan Yuva ve En Karanlık Gece468 kelime
- 25 BÖLÜM 24: Karanlık Sokaklar ve Gecenin Ayazı336 kelime
- 26 BÖLÜM 25: Yağmurun Altında Kalanlar ve Sessiz Sığınak367 kelime
- 27 BÖLÜM 26: Kapıdaki Hesaplaşma440 kelime
- 28 BÖLÜM 27: Kefaret Yolu ve Yeniden Başlangıç406 kelime
- 29 BÖLÜM 28: Karargâhın Yeni Başkomutanı İş Başında551 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 BÖLÜM 29: Evdeki Hesap ve Minik Kaçak361 kelime
- 31 BÖLÜM 30: Büyük Şok ve Beş Kattan Düşen Dünya346 kelime
- 32 BÖLÜM 31: Paşanın Gülme Krizi ve Karargâhın İflası409 kelime
- 33 BÖLÜM 32: Beşiz Telaşı ve Karargâhın Kriz Masası347 kelime
- 34 BÖLÜM 33: Beş Minik Belalı ve Evdeki İlk Kabus278 kelime
- 35 BÖLÜM 34: Komuta Kademesinde Büyük Değişim: Dört Er, Bir Komutan!396 kelime
- 36 BÖLÜM 35: Dört Süvari, Bir Prenses ve Karargâhın Teslim Belgesi390 kelime
- 37 BÖLÜM 36: Büyük Doğum ve Kopyala-Yapıştır Karartması!414 kelime
- 38 BÖLÜM 37: 6 Asaf ve 1 Anne: Evde Sıkıyönetim İlan Edildi!331 kelime
- 39 BÖLÜM 38: Minik Komandoların İlk İçtimaı ve Evin Yeni Hakimi364 kelime
- 40 BÖLÜM 39: Karargâhın Düşüşü: 9 Aylık Komandolar İş Başında442 kelime
- 41 BÖLÜM 40: Evde Sıkıyönetim Devri: 9 Aylıkların Gecesi382 kelime
- 42 BÖLÜM 41 (FİNAL): Yuvamızın Şafağı ve Sonsuz Senfoni329 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asaf’ın o öfke nöbetlerinden arınma süreci, hayatımızın her alanına tatlı bir huzur ve sakinlik getirmişti. Artık evde yankılanan sesler fırtınalı bağırtılar değil, Ayaz’ın koştururken çıkardığı neşeli cıvıltılardan ibaretti. Asaf karargâhtaki psikiyatrist seanslarını aksatmadan sürdürüyor, içindeki o karanlık duvarları teker teker yıkıyordu. Ayaz da babasına olan o eski güvenini tamamen geri kazanmış, hatta aralarındaki bağı daha da kopmaz bir hale getirmişti.Ancak bir sorunumuz vardı: Ayaz’ın karargâh bağımlılığı!Eski o korkunç günlerden sonra karargâha gitmeye biraz ara vermiştik ama Asaf’ın acil bir operasyon toplantısı çıkınca, minik ajanımızı yanımızda götürmekten başka çaremiz kalmamıştı. Bu defa önlem olarak özel bir taşıma sırt çantamız bile vardı.Karargâha vardığımızda Asaf, Ayaz’ı sırtındaki çantaya yerleştirmiş, tıpkı eskisi gibi gururla koridorlarda yürüyordu. Askerler selam duruyor, Ayaz da sırtından minik elini sallayarak karşılık veriyordu. Her şey yolunda görünüyordu... Ta ki o kritik kurmay toplantısı başlayana kadar.Toplantı salonuna girdiğimizde masanın etrafında yine kurmay albaylar ve kıdemli subaylar yerini almıştı. Naci Albay ve Vehbi Bey’in o eski trajik olaylardan sonra kulakları çekilmiş, biraz daha sakinleşmişlerdi. Asaf masanın başındaki yerine oturduğunda, Ayaz’ı sırt çantasından çıkarıp kucağına oturttu.Toplantı başladı. Korgeneral Altan Paşa harita üzerinde stratejik bir bölgeyi anlatırken, Ayaz o her zamanki hınzır bakışlarıyla etrafı incelemeye başladı. Babasının kucağında durmak bir süre sonra minik ajanımıza sıkıcı gelmişti.Hedef bu kez kimdi biliyor musunuz? Masanın en köşesinde oturan, karargâhın en titiz, en gıcık muhasebe ve iaşe subayı olan Kıdemli Binbaşı Necdet’ti! Necdet Bey, paraya, evraklara ve hesaplara takıntılı, çocuklardan ve gürültüden nefret eden bir adamdı.Ayaz, masanın üzerinden Necdet Bey’e doğru dik dik baktı. Binbaşı Necdet, karşısındaki bu sekiz aylık ufaklıkla göz göze gelince hafifçe kaşlarını çatıp önüne döndü. İşte hata tam o saniyede yapıldı. Necdet Bey, masanın üzerindeki o gıcık kibirli tavrıyla:– "Komutanım, bu birim masrafları kontrolden çıkıyor. Çocuk oyuncağı değil burası, bütçeyi korumamız lazım" diye homurdandı.Ayaz, sanki o homurtunun anlamını çözmüş gibi bir anda babasının kucağından fırladı. Masanın üzerinden tıpkı bir çita gibi sürünerek hızla Binbaşı Necdet’in önüne doğru ilerledi!Odadaki herkes nefesini tuttu. Asaf tam elini uzatıp tutacakken Ayaz çoktan hedefine ulaşmıştı bile. Necdet Bey’in kucağına tırmanan Ayaz, tek bir saniye bile tereddüt etmeden ellerini kaldırdı ve Necdet Bey’in o taranmış, jöleli saçlarına iki eliyle yapıştı!– "Aman Allah’ım! Saçım! Bırak! Ne yapıyorsun sen?!" diye feryat etti Necdet Bey.Ayaz bırakmak bir yana, adamın jöleli saçlarını darmadağın etti, yetmezmiş gibi bir de Necdet Bey’in burnuna doğru o meşhur seri tokatlardan birini patlattı: "Pat! Pat! Paat!"Oda bir anda kriz geçiren adamların kahkahalarıyla inledi. Altan Paşa sakallarını sıvazlayıp gülmemek için masaya doğru eğilirken, Asaf elleriyle yüzünü kapattı.– "Oğlum... Dur, yapma!" diye araya girmeye çalıştı Asaf ama Ayaz hıncını alamamıştı. Necdet Bey’in önündeki o resmi hesap raporlarını kaptığı gibi yere fırlattı ve bütün evrakları ulu orta yırtmaya başladı.Binbaşı Necdet çaresizlik içinde ayağa kalkmaya çalıştı ama Ayaz adamın kravatını yakalamış, bırakmıyordu.– "İmdat! Kurtarın beni bu minik sabotajcıdan! Bütçeyi değil, hayatımı kurtarın!" diye bağırdı Necdet Bey.Nihayet Asaf özel ikna yöntemi olan kuru üzüm bisküvisini devreye sokup minik zorbayı kucağına aldığında, Necdet Bey darmadağın saçları ve şaşkın yüz ifadesiyle masadan kaçarcasına uzaklaştı.Akşam eve dönerken, arabada Asaf direksiyonda kahkahalarla gülüyor, ben ise arkaya dönüp yüzü hala asık olan o minik komandoya bakıyordum. Asaf elini tuttuğumda hafifçe gülümsedi:– "Biliyor musun sevgilim?" dedi. "Bu çocuk ordunun başına geçene kadar biz bu karargâhı fethetmiş olacağız."Ayaz, arabanın camından dışarıdaki karlı dağlara bakarken minik bir gülümseme yaydı yüzüne. Küllerimizden doğan o yuva, şimdi bu tatlı koşturmacalar ve gülüşlerle sonsuza dek mühürlenmişti.
Bölüm etkileşimi
