19. bölüm / 42
Kül ve AyazBÖLÜM 18: Babasının Gölgesi
Bölümler 42Şu an: BÖLÜM 18: Babasının Gölgesi
- 1 Karakter tanıtımı269 kelime
- 2 BÖLÜM 1: Kül Kokulu Gece556 kelime
- 3 BÖLÜM 2: Ayazın Bıraktığı İzi494 kelime
- 4 BÖLÜM 3: Geçmişin Hayaleti, Bugînnün Yangını497 kelime
- 5 BÖLÜM 4: Ayna ve Enkaz465 kelime
- 6 BÖLÜM 5: Dünyaya Düşen Ayaz471 kelime
- 7 BÖLÜM 6: Ateşle Sınav366 kelime
- 8 BÖLÜM 7: Cehennemin Kıyısında436 kelime
- 9 BÖLÜM 8: Küllerin Altındaki Kor481 kelime
- 10 BÖLÜM 9: Baharın Ayak Sesleri282 kelime
- 11 BÖLÜM 10: İlk Adımlar ve Sıcak Yuva283 kelime
- 12 BÖLÜM 11: Karargâhın En Tatlı Baskını419 kelime
- 13 BÖLÜM 12: Generalin Torun İmtihanı405 kelime
- 14 BÖLÜM 13: Generalin Makamında Minik İstilacı367 kelime
- 15 BÖLÜM 14: Paşayı Eriden İşgal415 kelime
- 16 BÖLÜM 15: Karargâhın Felaketi, Minik Komandonun İntikamı539 kelime
- 17 BÖLÜM 16: Tokatçının İntikamı ve Karargâhın Yeni Kabusu617 kelime
- 18 BÖLÜM 17: Paşanın Zırhlı Kalkanı726 kelime
- 19 BÖLÜM 18: Babasının Gölgesi450 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 BÖLÜM 19: Babasının Zırhlısı420 kelime
- 21 BÖLÜM 20: Çözülme ve Büyük Fırtına570 kelime
- 22 BÖLÜM 21: Küllerin Arasında397 kelime
- 23 BÖLÜM 22: Unutmayan Minik Kalpler399 kelime
- 24 BÖLÜM 23: Dağılan Yuva ve En Karanlık Gece468 kelime
- 25 BÖLÜM 24: Karanlık Sokaklar ve Gecenin Ayazı336 kelime
- 26 BÖLÜM 25: Yağmurun Altında Kalanlar ve Sessiz Sığınak367 kelime
- 27 BÖLÜM 26: Kapıdaki Hesaplaşma440 kelime
- 28 BÖLÜM 27: Kefaret Yolu ve Yeniden Başlangıç406 kelime
- 29 BÖLÜM 28: Karargâhın Yeni Başkomutanı İş Başında551 kelime
- 30 BÖLÜM 29: Evdeki Hesap ve Minik Kaçak361 kelime
- 31 BÖLÜM 30: Büyük Şok ve Beş Kattan Düşen Dünya346 kelime
- 32 BÖLÜM 31: Paşanın Gülme Krizi ve Karargâhın İflası409 kelime
- 33 BÖLÜM 32: Beşiz Telaşı ve Karargâhın Kriz Masası347 kelime
- 34 BÖLÜM 33: Beş Minik Belalı ve Evdeki İlk Kabus278 kelime
- 35 BÖLÜM 34: Komuta Kademesinde Büyük Değişim: Dört Er, Bir Komutan!396 kelime
- 36 BÖLÜM 35: Dört Süvari, Bir Prenses ve Karargâhın Teslim Belgesi390 kelime
- 37 BÖLÜM 36: Büyük Doğum ve Kopyala-Yapıştır Karartması!414 kelime
- 38 BÖLÜM 37: 6 Asaf ve 1 Anne: Evde Sıkıyönetim İlan Edildi!331 kelime
- 39 BÖLÜM 38: Minik Komandoların İlk İçtimaı ve Evin Yeni Hakimi364 kelime
- 40 BÖLÜM 39: Karargâhın Düşüşü: 9 Aylık Komandolar İş Başında442 kelime
- 41 BÖLÜM 40: Evde Sıkıyönetim Devri: 9 Aylıkların Gecesi382 kelime
- 42 BÖLÜM 41 (FİNAL): Yuvamızın Şafağı ve Sonsuz Senfoni329 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geçen seferki o efsanevi teftiş toplantısında minik Ayaz’ın dedesinin kucağından bir an olsun inmemesi, karargâhta günlerce konuşulmuş ve General Altan Paşa’nın torunu üzerindeki sarsılmaz otoritesi herkes tarafından tescillenmişti. Ancak aradan birkaç gün geçtikten sonra, evdeki dengeler adeta 180 derece tersine döndü.Nasıl olduysa oldu, Ayaz’ın o "dede sevgisi" bir anda bitti ve hedefinde tek bir kişi kaldı: Babası, Yüzbaşı Asaf Karatay.O sabah karargâha gittiğimizde her şey normal görünüyordu. Asaf, odasında evrakları inceliyor, ben de misafir odasında Eylül’le birlikte kahvemi yudumluyordum. Ayaz pusetinde neşeyle oyuncaklarıyla oynuyordu. Ancak Asaf odaya girip de oğlunu kucağına almak istediği o an, minik Ayaz sanki babasına mühürlenmiş gibi yapıştı ve bir daha başka kimsenin kucağına gitmeyi reddetti.Asaf önce gülerek, "Bakıyorum bugün benden başkasını tanımayan bir komucanımız var" dedi. Ama gün ilerledikçe bu durum sıradan bir baba sevgisinden çıkıp tam anlamıyla bir "yapışma" sendromuna dönüştü.Öğle saatlerinde dışarıda hafif bir kar yağışı başlamıştı. Asaf’ın dışarıda birlik denetimi yapması, askerlerle sahada olması gerekiyordu. Toplantıdan çıkıp Ayaz’ı bana devretmek istedi:– "Sevgilim, ben dışarıya, nizamiye sahasına çıkıyorum. Üzerim kalın, rüzgar var. Ayaz burada seninle kalsın, üşütmesin," dedi ve çocuğu yavaşça kucağımdan uzatarak bana bırakmak istedi.İşte o an kıyamet koptu.Ayaz, minik elleriyle Asaf’ın üniformasının yakasına öyle bir sarıldı ki, sanki canını alıyorlardı. Öyle bir çığlık attı, öyle bir ağlamaya başladı ki bütün karargâh inledi.– "Babaaa! Ba-ba!" (Henüz tam konuşamasa da çıkardığı o tiz ses resmen feryattı)Asaf şaşkınlıkla durdu. "Tamam koçum, buradayım, gitmiyorum" dediğinde çocuk anında sustu, minik başını Asaf’ın boynuna gömüp mışıl mışıl sakinleşti. Ama Asaf çocuğu kucağından tutup pusetine ya da bana vermeye yeltendiği an, sirenler yeniden çalmaya başlıyordu.Çaresiz kalan Asaf, "Peki, o zaman saha denetimine birlikte çıkıyoruz asker!" dedi.Ve o gün, karargâh tarihindeki en ilginç ve komik manzaralardan biri yaşandı. Üzerinde tam teçhizat kar kıyafeti, sırtında kamuflaj askeri taşıyıcısı olan Yüzbaşı Asaf Karatay, karlı ve rüzgarlı nizamiyede birlik teftişine çıktı. Ama sırtında ya da önünde ne vardı? Sıkıca bağlanmış, babasının boynuna sarılmış, etrafa kibirli ve gururlu bakışlar atan minik Ayaz!Asaf askerlerin hizasına geçip teftiş yaparken, karşısındaki erler selam duruyor, ama arkalarından bakan Ayaz da minik elini kaldırıp tıpkı babası gibi asker selamı vermeye çalışıyordu. Asaf komut verirken, arkasından gelen "Guk! Da-da!" sesleriyle sahadaki o sert askeri disiplin bir anda neşeli bir şova dönüştü.Askerler gülmemek için dudaklarını ısırıyordu. Kıdemli Çavuş, "Komutanım, maşallah Yüzbaşı Ayaz birliğin güvenliğini bizzat denetliyor galiba" diyerek takılmadan edemedi.Asaf derin bir nefes alıp, kucağından bir saniye bile ayrılmayan, hatta uyurken bile parmağını tutmaya devam eden o minik adama baktı.– "Ne yapalım Çavuş," dedi gülerek. "Evdeki komutan o, şimdi de sahayı devraldı."Akşam eve döndüğümüzde, Asaf yorgunluktan koltuğa yığılmıştı; çünkü sekiz aylık bebeği kucağında taşıyarak kilometrelerce kar üstünde yürümüştü. Ayaz ise babasının göğsünde, en güvenli yerinde huzurla uyuyordu. Geçmişin o buz gibi, karanlık günlerinden geriye sadece bu sıcak, tatlı yorgunluklar kalmıştı.
Bölüm etkileşimi
