Kül ve Ayaz kitap kapağı

21. bölüm / 42

BÖLÜM 20: Çözülme ve Büyük Fırtına

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: BÖLÜM 20: Çözülme ve Büyük Fırtına
  1. 1 Karakter tanıtımı269 kelime
  2. 2 BÖLÜM 1: Kül Kokulu Gece556 kelime
  3. 3 BÖLÜM 2: Ayazın Bıraktığı İzi494 kelime
  4. 4 BÖLÜM 3: Geçmişin Hayaleti, Bugînnün Yangını497 kelime
  5. 5 BÖLÜM 4: Ayna ve Enkaz465 kelime
  6. 6 BÖLÜM 5: Dünyaya Düşen Ayaz471 kelime
  7. 7 BÖLÜM 6: Ateşle Sınav366 kelime
  8. 8 BÖLÜM 7: Cehennemin Kıyısında436 kelime
  9. 9 BÖLÜM 8: Küllerin Altındaki Kor481 kelime
  10. 10 BÖLÜM 9: Baharın Ayak Sesleri282 kelime
  11. 11 BÖLÜM 10: İlk Adımlar ve Sıcak Yuva283 kelime
  12. 12 BÖLÜM 11: Karargâhın En Tatlı Baskını419 kelime
  13. 13 BÖLÜM 12: Generalin Torun İmtihanı405 kelime
  14. 14 BÖLÜM 13: Generalin Makamında Minik İstilacı367 kelime
  15. 15 BÖLÜM 14: Paşayı Eriden İşgal415 kelime
  16. 16 BÖLÜM 15: Karargâhın Felaketi, Minik Komandonun İntikamı539 kelime
  17. 17 BÖLÜM 16: Tokatçının İntikamı ve Karargâhın Yeni Kabusu617 kelime
  18. 18 BÖLÜM 17: Paşanın Zırhlı Kalkanı726 kelime
  19. 19 BÖLÜM 18: Babasının Gölgesi450 kelime
  20. 20 BÖLÜM 19: Babasının Zırhlısı420 kelime
  21. 21 BÖLÜM 20: Çözülme ve Büyük Fırtına570 kelime · Okuduğun bölüm
  22. 22 BÖLÜM 21: Küllerin Arasında397 kelime
  23. 23 BÖLÜM 22: Unutmayan Minik Kalpler399 kelime
  24. 24 BÖLÜM 23: Dağılan Yuva ve En Karanlık Gece468 kelime
  25. 25 BÖLÜM 24: Karanlık Sokaklar ve Gecenin Ayazı336 kelime
  26. 26 BÖLÜM 25: Yağmurun Altında Kalanlar ve Sessiz Sığınak367 kelime
  27. 27 BÖLÜM 26: Kapıdaki Hesaplaşma440 kelime
  28. 28 BÖLÜM 27: Kefaret Yolu ve Yeniden Başlangıç406 kelime
  29. 29 BÖLÜM 28: Karargâhın Yeni Başkomutanı İş Başında551 kelime
  30. 30 BÖLÜM 29: Evdeki Hesap ve Minik Kaçak361 kelime
  31. 31 BÖLÜM 30: Büyük Şok ve Beş Kattan Düşen Dünya346 kelime
  32. 32 BÖLÜM 31: Paşanın Gülme Krizi ve Karargâhın İflası409 kelime
  33. 33 BÖLÜM 32: Beşiz Telaşı ve Karargâhın Kriz Masası347 kelime
  34. 34 BÖLÜM 33: Beş Minik Belalı ve Evdeki İlk Kabus278 kelime
  35. 35 BÖLÜM 34: Komuta Kademesinde Büyük Değişim: Dört Er, Bir Komutan!396 kelime
  36. 36 BÖLÜM 35: Dört Süvari, Bir Prenses ve Karargâhın Teslim Belgesi390 kelime
  37. 37 BÖLÜM 36: Büyük Doğum ve Kopyala-Yapıştır Karartması!414 kelime
  38. 38 BÖLÜM 37: 6 Asaf ve 1 Anne: Evde Sıkıyönetim İlan Edildi!331 kelime
  39. 39 BÖLÜM 38: Minik Komandoların İlk İçtimaı ve Evin Yeni Hakimi364 kelime
  40. 40 BÖLÜM 39: Karargâhın Düşüşü: 9 Aylık Komandolar İş Başında442 kelime
  41. 41 BÖLÜM 40: Evde Sıkıyönetim Devri: 9 Aylıkların Gecesi382 kelime
  42. 42 BÖLÜM 41 (FİNAL): Yuvamızın Şafağı ve Sonsuz Senfoni329 kelime

Karargâhta o gün esen rüzgâr, her zamankinden çok daha sertti. Son dönemde artan sınır ötesi hareketlilik, üst kadrodan gelen baskılar ve çözülmesi gereken kritik operasyon dosyaları, Yüzbaşı Asaf Karatay’ı omuzlarında tonlarca yükle baş başa bırakmıştı. Günlerdir uykusuz, sürekli bir gerginlik içinde koşturan Asaf, sanki eski o buzdan, taş kalpli komutan günlerine geri dönmüştü.Ben ise o gün evdeki işler bittikten sonra, Ayaz’ın son günlerdeki o "baba yapışkanlığı" yüzünden biraz olsun nefes alması umuduyla karargâha, Asaf’ın yanına gitmiştim. Ancak koridora girdiğimde havadaki o boğucu gerginliği hemen hissettim. Kapıda duran nöbetçi erlerin bile soluk almaktan korktuğu bir sessizlik hâkimdi.Asaf’ın makam odasının kapısı aralıktı. İçeriden gelen sesler, Ankara’dan gelen üst düzey bir komutanla yaptığı telefondaki sert tartışmaya aitti. Asaf’ın o kükreyen, öfkeden titreyen sesi koridoru inletiyordu. Kapının önünde duraksadım, içeri girmekte tereddüt ettim. O sırada Ayaz, kucağımda neşeyle ellerini sallıyor, her zamanki gibi babasına gitmek için sabırsızlanıyordu.Dayanamayıp kapıyı hafifçe ittim ve içeri adım attım.Asaf telefonu duvara fırlatırcasına masaya çarptı. Yüzü mosmordu, alnındaki damarlar dışarı fırlamıştı; gözleri adeta kana bulanmış gibi etrafa ölüm saçıyordu. Öfkesi o kadar büyüktü ki, o an karşısında kimin durduğunun, kimin konuştuğunun hiçbir önemi kalmamıştı. Gözü hiçbir şeyi görmüyordu.Ayaz, babasının o halini görünce sevinçle "Baba!" diye bir ses çıkardı ve kucağımdan inerek elleri üzerinde sürünerek hızla Asaf’a doğru ilerledi. Her zamanki gibi babasının bacağına sarılmak, o güvenli limana sığınmak istiyordu.– "Asaf..." diye mırıldandım endişeyle, bir adım öne atılarak. "Sakin ol, bir saniye..."Ama beni duymadı bile. Sinirden gözü dönmüş olan Asaf, yerde kendisine doğru yaklaşan o minik silüeti fark ettiğinde, beyni o anki adrenalinle kim olduğunu ayırt edemedi. Üstüne gelen her şeyi tehdit olarak algılayan o sert asker refleksiyle, dengesini kaybedip öne doğru bir hamle yaptı ve...Ayaklarına dolanan o minik bedeni, farkında olmadan, çok sert bir şekilde elleriyle itti!– "Çekilin üzerimden!" diye kükredi Asaf.Ayaz, babasının o sert ve acımasız itişiyle birlikte geriye doğru savruldu, yere kapaklandı. Minik çocuk neye uğradığını şaşırdı; saniyesinde odada o yürek yakan, tiz ve hıçkırık dolu çığlığı kopararak ağlamaya başladı.Kanım başıma sıçradı. Kalbim duracak gibi oldu.– "Ayaz!" diye çığlık atarak yere çömeldim ve minik oğlumu hemen kucağıma aldım. Ayaz korkudan ve aldığı darbenin şokundan titriyor, yüzünü göğsüme saklayarak ağlıyordu.O an odadaki tüm sesler kesildi. Asaf, soluk soluğa, elleri hala havada kalmış bir şekilde yere baktı. Gözlerindeki o kör edici öfke yavaş yavaş yerini büyük bir boşluğa, ardından da dehşete bıraktı. Kendi elleriyle, o canından çok sevdiği, uğruna dağları devirdiği minik oğlunu ittiğini fark ettiği o saniye, dünyası başını yıkıldı sanki.Asaf geriye doğru iki adım sersemleyerek çekildi. Eli ağzına gitti, nefesi kesildi.– "Ben..." diye fısıldadı, sesi boğazından çıkmıyordu. "Ben... Ne yaptım ben?"Kucağımda ağlayan Ayaz’a, ardından da titreyen ellerine baktı. Suçluluk duygusu, o an öfkesinden çok daha büyük bir yangın gibi içine düştü. Kendi oğluna zarar vermişti; o korktuğu, evladına getirmek istemediği tüm o karanlık, şiddet dolu gölge bizzat kendi ellerinden çıkmıştı.Asaf dizlerinin üstüne çökmek istedi, bize doğru bir adım attı:– "Asya... Yavrum..." diye yalvaran, nefesi kesik bir sesle ellerini uzattı. "Yemin ederim... Görmedim, kendimde değilim..."Gözlerimden yaşlar süzülürken, ilk defa Asaf’a karşı o kadar sert, o kadar buz gibi baktım ki, o bakış odadaki bütün oksijeni tüketti.– "Uzak dur!" dedim, sesim titriyordu ama içinde dağlar kadar öfke barındırıyordu. "Gözünün hiçbir şeyi görmediği o öfkeni al, başını çalacak bir duvar bul, Asaf! Ama bir daha... Asla oğluma yaklaşma!"Arkama bile bakmadan, ağlayan Ayaz’ı sıkıca göğsüme bastırarak odadan dışarı fırladım. Asaf’ın arkamdan kopan o çaresiz feryadı ve yere diz çöküşünün sesi karargâhın dehlizlerinde yankılanırken, kalbimizdeki o onarılan camlar bir kez daha darmadağın olmuştu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…