Bölümler 20Şu an: Teselliyi başkasında arama
- 1 Karşılama315 kelime
- 2 İstenmeyen misafir351 kelime
- 3 Kafes520 kelime
- 4 Doktor Hanım719 kelime
- 5 Kedi Yavrusu568 kelime
- 6 Sen Benimsin1.073 kelime
- 7 Kapıdaki polis1.249 kelime
- 8 Cesur kız1.280 kelime
- 9 Benim kadınım1.205 kelime
- 10 Aşık mısın?1.112 kelime
- 11 Ortak nokta1.660 kelime
- 12 Bırakmam peşini1.279 kelime
- 13 Benden kaçamazsın1.520 kelime
- 14 Özleştik Doktor Hanım2.064 kelime
- 15 İtiraf(seviyorum)1.850 kelime
- 16 Teselliyi başkasında arama2.449 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 Gece'ye deli olmak ❤️2.547 kelime
- 18 Melek🤍🤍2.947 kelime
- 19 Tatlı sarhoşluk2.848 kelime
- 20 Zorlu Seçim2.110 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece
Duştan çıktığımda saat epey bi geçmişti. Sabahtan beri hiç bir şey yemediğim için karnım çok acıkmıştı. Bir şeyler atıştırmak için aşağı mutfağa indim. salonda kimse yoktu o yüzden direkt mutfağa geçtim Dolabı açtığımda yemek namına hiç bir şey yoktu.
"Yemekte mi yemiyor bunlar..?"
Masada bulunan meyve tabağından elma alıp aç karnımı bastırnaya çalıştım tam salona geçecekken yukarı çıkan Ali yi gördüm ellerinde kan lekeleri vardı. Şahinin miydi? o kanlar, yarası falan mı açılmıştı yine..? Diye düşünürken aynı zamanda Alinin geldiği yöne doğru gidiyordum. merdivenden aşağı indiğimde sesler duymaya başladım yalvaran biri vardı. Şahinin sesi de oldukça sinirli duyuluyordu. Biraz daha yaklaştığımda sesler daha netti içerde birilerini dövüyor ve onu öldürmekle tehtit ediyordu. Kanım çekilmiş gibi kapıda öylece kala kaldım, içeri mi girsem diye düşündüm.
Sana be gece ne yapıyorsa yapsın.... Göz mü yumacaksın yani, hayır hayır olmaz böyle bir şeye sesiz kalamam.
En sonunda içeri girmeye karar verdim ve doğruca kapıyı açtım. Karşımda sandalyeye bağlı kardeşim ve kafasına silah dayamış Şahini görmeyi beklemiyordum. Kanlar içinde gözü yüzü morarmış, tanınmaz hale gelmişti. Olduğum yere çivilenmiş, göz yaşlarım çoktan akmaya başlamıştı bile.
" ALTAY!! "
dediğimde herkes bana dönmüştü, koşarak yanına koştum Şahini kenara iterek dizlerimin üzerine oturdum kafasını her iki elimin arasına alarak hafifçe kaldırıp bana bakmasını sağladım ama şişen ve moraran gözleri açık değildi yavaş ve ağır bir şekilde nefes alıyordu. Titrek ve endişeli bir ses tonuyla
"Al__ Altay!!, altay beni duyuyor musun? Altay ban bak aç gözlerini lütfen. "
Gözleini hafifçe aralayıp bana baktı, o kahverengi gözlerine bakmayalı yıllar olmuştu onu o kadar özlemiştim ki, hep karşılaşmamız nasıl olucak diye hayal ederdim ve bu kesinlikle hayal ettiğim karşılaşma değildi. Boğuk ve acı dolu bir sesle
" Gece.... Sen misin?"
"Benim... Benim, merak etme iyi olucaksın"
Gözyaşlarımı silip hemen ayağa kalktım başımda elinde silahla bekleyen Şahine nefret ve hayal kırıklığıyla dolu bakışlarımla
"Neyi bekliyorsunuz!!! Çözsenize kardeşimi"
"
Şahin şaşkın bir ifadeyle bana bakıyordu. Tabi diğerleri de aynı şekilde.
Şahin," kardeşin mi?"
Hemen ayaklarını ve ellerini çözmeye başladım ardından Mete de çözmemde yardımcı oldu . Şahin ise hala olayın şokundaydı. Mete ve Fırat, Altayı kolunun altına alarak hemen yan tarafta bulunan sedyeli odaya götürdü ben de peşinden gidecekken Şahin kolumdan tuttu.
"Kardeşin olduğunu bilmiyordum "
Ona nefret dolu bakışlarla
"Bilsen ne değişeceti ki, sen busun Şahin tam da bu adamsın.
"Bilmediğin şeyler var . Mahallede uy--"
Tek elimi ona doğru havaya kaldırarak susturdum onu
"Yeter tek bir kelime dahi duymak istemiyorum.'"
Kolumu onun elinden kurtarıp Altay'ın olduğu odaya giderken arkamdan
"Gece !!!!, Bekle konuşalım"
Bir hışımla arkamı dönüp üzerine doğru yürüdüm. Bağırarak
"Neyi konuşucaz yaaa!!! Benim kardeşim bu haldeyken neyi konuşucaz... Bana yaptıkların yetmedi mi? Ondan ne istedin ..ne hale sokmuşsun ."
"Bir dinlesen beni anlatıcam .."
"Seni görmek dahi istemiyorum "
Elimle göz yaşlarımı sildim tam arkamı dönüp gidecekken son kez gözlerinin içine baktım . Sesimdeki kırgınlığı gizlemeden
"Bugün bir an olsun senin iyi biri olduğuna inanmıştım biliyor musun? bana yanıldığımı ve senden neden nefret etmem gerektiğini tekrar hatırlattığın için teşekkür ederim ."
Dedikten sonra daha fazla beklemeden depodan çıktım.
Gittiğimde Altayı sedyeye çoktan yatırmışlardı . Benim geldiğimi gördükten sonra hiçbir şey demeden odadan çıktılar . Arkalarından kapıyı kapatıp sedyede bayılmış kardeşimin yara ve morluklar içinde oluşuna bakıyordum kapıya yaslandım ve yavaş yavaş yere çöktüm . Gözlerim durmamaya yemin etmişler gibi akmaya devam ediyordu...
On üç yaşından beri görmediğim , özlemiyle yanıp tutuştuğum bu hayatta tutunma amacım olan tek kişiydi . Bana çocukluğumdan ailemden kalan tek kişiydi. Yıllardır görüşmesekte ona olan sevgim hiç bir zaman eksilmemisti . şimdi ise karşımda duruyor ve ben hiç bir şey yapmıyorum . Ne yanına yaklaşıp ona sarılabiliyor ne de yaralarını sarabiliyordum. Ayağa kalkıp yanına gittim elimi yüzüne doğru uzattım ama dokunamadım ,yapamadım...
"Çok özledim seni Altay, çok ...."
Tüm cesaretimi toplayıp titreyen ellerimle saçlarını okşamaya başladım.
"Çok aradım seni ama bulamadım... İnan Bana çok aradım seni , bir an olsun seni aramaktan vazgeçmedim.."
Ona daha çok yaklaşıp önce saçlarının kokusunu içime çektim ve bir daha hiç öpemeyecek gibi saçlarından öpmeye başladım .
"Çok canını yaktılar mı? ablam !!! Özür dilerim daha erken gelmediğim için .."
Elimi yavaşça yüzündeki morluklar götürdüm , daha fazla acı çekmesin diye ağrı kesici iğne yapıp yaralarını pansuman yaptıktan sonra uyanmaması için de iğne yapıp yanına hemen sedyenin sağ tarafına sandalyemi çekip oturdum. ellerini her iki elimin arasına alıp başımı koluna yasladıktan sonra öylece başında beklemeye başladım. Çok geçmeden kapı çaldı ve kapıda Ali belirdi.
" Gelebilir miyim?"
Ona baktım kapı eşiğinde yaramazlık yapıpta pişman olmuş çocuk gibi benden gelecek cevabı bekliyordu. Kafamı evet anlamında sallayınca içeri girdi ve yanımıza doğru geldi . Altaya bakarak
"Nasıl oldu daha iyi mi?"
"Ne diye merak ediyorsun ki, bu hale siz sokmadınız mı?"
"Kardeşin olduğunu bilmiyordum eğer bilseydim...." Sözünü kestim
"Ne değişirdi bu hale gelmez miydi mesela?, kafasına silah dayanmaz mıydı?...... " Tam konuşacakken devam ettim.
"Ya ben zamanında girmeseydim, yetişmeseydim... O zaman ne olacaktı ben söyleyeyim mi? Yıllardır görmediğim kardeşimin hala hayatta olduğunu sanıcaktım belki de. "
Hiçbir şey söylemeden beni dinliyordu sesim yükselmişti .
" Bu kadar kolay olmamalı ya ..,bir insanın hayatından bu kadar kolay vazgeçilmemeli .. bu kim olursa olsun. Ne yapmış olursa olsun bedeli bu değil, cezasını siz bu şekilde kesemezsiniz ."
"Özür dilerim... Ben gerçekten böyle olsun istemezdim ama yaptığı şeyin affedilir bir tarafı yoktu. Bir başkası olsa şimdiye çoktan ölmüştü. "
"Ölümü hakedecek ne yaptı ki?"
"Benim söylemem doğru olmaz.. Şahin abime sor , tekrardan özür dilerim"
Dedikten sonra başka bir şey demeden odadan çıktı . Altaya dönerek,
Ne yaptın sen Altay.
Şahin
Bana son söylediklerinden sonra çekip gitti . Hiç bu kadar canım yanmamıştı , ona olan aşkımı kendime yeni itiraf etmişken, ona itiraf edecekken bu olanlar....
Biraz sakinleşmesi için peşinden gitmedim. gitmem de pek bir şey değiştirmeyecekti zaten, beni dinlemiyordu. Doğruca yukarı çıktım Fırat ve Mete çalışma odasında beni bekliyorlardı. Direkt odaya daldım ve odanın içinde volta atmaya başladım. Çok sinirlenmiştim. çocuklara dönerek
"Olum siz ne diye araştırmıyorsunuz getirdiğiniz adamı ? "
Fırat," olum senle beraber gördük biz de adamı"
Mete ,"seninle birlikte gördük biz de Ali getirdi biliyorsun , hem kardeşi yurt dışındaydı biz nerden bilelim Bu işin arkasından onun çıkacağını. "
Şahin," bilecektiniz Mete... "
Yerime geçip oturdum, her iki elimle yüzümü ovuşturduktan sonra
"Karan'ının işi bu Gece'nin kardeşi olduğunu biliyordu it herif..."
Fırat," Takmış kafayı bu kıza ,ben söyleyeyim sana "
Direkt ayağa kalktım ve kapıya doğru ilerledim .
"Onun ecdadını...."
Dış kapıya ilerledim ve arabama binip Demirsoyun mekanına doğru ilerledim. kısa bir süre sonra mekanına vardım. Kapıdaki korumalar ben tam içeri geçecekken önümü kestiler. Beni içeri almadılar. Eliyle beni durdurarak
"İçeri girmen yasak "
Adam sözünü bitirir bitirmez elini tuttuğum gibi çevirdim ve suratına kafamı geçirdim . Diğerinin de ayağına sıktım. İçeri girip Karan'ın odasına ilerledim tekmeyi vurup kapıyı açtım. Tam karşımda oturuyordu silahımı çektiğim gibi kafasına dayadım ama hiç tepki vermedi .
"Şahin ne güzel bir sürpriz bu "
"Boş yapma lan !!, sana uzak dur ,benim olana, benim çevremdeki insanlardan uzak dur demedim mi? Gecenin kardeşini ne diye karıştırdın pis işine "
"Ha sen ondan Celallendin Eeee sürprizimi beğendin mi? Aaaaa!!! öldürdün mu yoksa kızın kardeşini ... Desene kız artık bakmaz sana"
" Lannnn !!"
Elimdeki silahı yüzüne geçirdim. Kafasını kaldırdığı an o da suratıma indirdi ,tam tekrar yumruk atacakken elini havada yakalayıp , karnına yumruk attım. Bu hareketimle karnını tutup geriye doğru sendeledi, kafasını kaldırdığında tekrar yüzünün sağ tarafına yumruk attım ve yakasına yapıştım.
"Bu sefer seni kimse elimden alamayacak " tekrar kafa attım .
"O biraz sıkar "
diyerek o da bana kafa attı . Ben geriye doğru savrulurken içeri giren korumalar her iki koluma yapıştı ve hareket etmem için beni sabitlediler fakat ikisinin gücü beni tutmaya yetmedi. Onlardan kurtulup ikisini de yere serdim fakat onlarla bitmedi içerisi adamlarla doldu hepsi koluma yapışarak beni sabit tuttular.
"Bu daha başlangıç Şahin ... başlangıç"
Dikişin olduğu yere yumruk attı , sonra da suratıma bir tane daha , kaşım patlamış dudağım kanıyordu . Bana bakıp patlayan dudağıyla
"Çok güzel kızdı"
Bu lafıyla deliye döndüm, adamların elinden kurtulmaya çalıştım fakat o kadar çok adam tutuyordu ki bir işe yaramadı çabalarım.
"Seni gebertirim Demirsoy"
Dikişimin olduğu yere tekrardan yumruk attı. Sinir bozucu gülümsemesini yüzüne takınarak
" Yaralı Yavru Ceylan gibi ağlıyordu , teselliyide kollarımda buldu . Kendi ellerimle sildim göz yaşlarını"
Acı içinde
"Ne diyorsun lan sen !!"
"Anlatmadı mı sana ?, kollarımda ağlaraken yaralarını sarmasına yardımcı oldum. Hatta Kahve içmek için sözleştik bile ... Hahahhaha.."
Bunun duyduğum an tekmeyle karnına vurdum Karan'ın , kolumu kurtararak yere düşen silahıma sarıldığım gibi bütün adamların kafasına sıktım. Doğrudan kendimi karan'ın üzerine atım ve sağlı sollu yumruklar indirmeye başladım yerdeki Karan'a . Gözüm dönmüş kimseyi görmüyordum . Sesim yüksek , tehtitkâr bir o kadar da ciddiydi
" Senin yedi sülaleni. si**im lan !! Sen benim olana, benim Geceme dokunsun ha !! Senin öldürücem lan!!! Leşini bulamayacaklar köpeklere yem edicem seni."
Yumruklarım hızlanmış, ağzı burnu kan içinde kalmıştı ama hala yüzündeki sırıtış duruyordu. Zor bela kısık bir sesle
"O kadar güzel ve narindi ki ,kollarımda ağlarken onu sıkı sıkı sarmaladım ."
"Kess lann sesini!!!!"
Yere attığım silahımı tekrar elime aldım ve kafasına doğrulttum bir saniye bile düşünmeden tetiği çektim . Patlama sesi tüm odada yankılandı. Bu sesle az da olsa ben de kendime geldim . bileğimi tutmuş ve silahı başka tarafa çeviren Fırat ve Mete vardı odada o anda o sinirle geldiklerini fark etmemiştim .
Kurşun o p*ç herifin beyni yerine duvara saplanmıştı . Fırat beni üstünden kaldırarak .
"Delirdin mi lan , öldürecek misin adamı ?"
" Gebertirim lan ,kimse alamaz onu bu sefer elimden "
Dediğimde tekrar silahı ona doğrulttum, Fırat önüme geçerek bana engel olmaya çalıştı o sırada ise Mete yerde yatan Karan için ambulans çağırıyordu . Beni işaret ederek Fırat' a
Mete," Al götür bunu , ben hallederim burayı ."
" Bu Şerefsizi öldürmeden hiç bir yere gitmiyorum "
Zor bela beni tutan Fırat, koluma girerek beni aşağı indirdi . Arabanın oraya vardığımızda bu sefer de arabayı tekmelemeye başladım
" Kendine gel amk , adamın babasıyla iş yapıyoruz Şahin . Çocuğuma dokunmayacaksın demedi mi? İki dakika daha geciksek sıkacaktın kafasına ."
" Si**im işi , o it benim... benim dokunmayı geç bakmaya bile kıyamadığım.. Geceme dokunmuş. Sen söyle bana sıkmayayım da ne yapayım ..."
" Nerede görmüş ki kızı?"
Arabanın tekerine tekme attım
"Bilmiyorum .... Bilmiyorum"
" Tamam sakin ol sen uyduruyordur o ,seni sinirlendirmek için söylemiştir "
"Bırakıcaktın sıkacaktım kafasına .."
"Ortalık zaten karışık Şahin. Daha da karıştırma "
Dediği an Yaralı olan tarafıma derin bir ağrı girmesi ile hafif sendeledim . Fırat koluma girerek
"İyi misin? şu haline bak ağzınla burnun yer değiştirmiş hastaneye gidelim.. gece de bakmaz şimdi yarana "
"İyiyim ben hastaneye gerek yok, eve gidelim Yeter "
Fırat'ın yardımıyla Arabanın arka tarafına bindim o da şoför koltuğuna geçti ve Meteyi orada bırakıp eve gittik. İçeri girdiğimde doğrudan odama geçtim duşa girmek için gömleğimin düğmelerini açmaya başladım ki kapım bir anda açıldı. Gelen geceydi. parfümünün kokusu ondan önce girmişti odaya. Arkamı dönmeden
"Kapı çalmayı da mı bilmiyorsun?."
Yüksek ve sınırlı bir tonda
"Altay niye bu halde , Ali bir şeylerden bahsetti ne yaptı da bu hale getirdiniz onu ?"
Ona karşı da sinirliydim Karan'ın söylediklerinden sonra
" Sonra konuşalım Gece "
" Ne demek sonra konuşalım, benim kardeşim orda Yaralı bir halde yatıyor bunun sebebi sensin ve sen sonra mı konuşalım diyorsun ?"
Hızlı adımlarla yanıma gelerek koluma dokunudu .
"Seninle konuşurken yüzüne bak!!! Şahin "
Dediği an ona döndüm , gözlerinin tam içine baktım benim bu halimi görünce şaşkı ve endişeli bir sekilde
" Sen..... Noldu sana niye bu haldesin ?"
Açık olan önümden yaramın kanadığını ve karın kısmının morardığını görünce refleks olarak dokunmaya çalıştığı an kendimi geri çektim.
"Yok bişi hem nasıl olduğu da seni ilgilendirmez. Ayrıca kardeşin bu durumda olmayı haketti , bir başkası olsa, senin kardeşin olmasa şimdiye ölmüştü . Ama bu ona dokunmayacağım anlamına gelmiyor"
"Ne demek bu şimdi daha ne yapacaksın ki hem ne yapmış olabilir "
Simsiyah gözlerim daha da karardı, çene kaslarım daha çok gerildi ona doğru bir adım attım ve aramızdan mesafeyi kapattım tam gözlerinin içine bakarak
"Senin o kardeşin benim düşmanımla iş birliği yapıp, benim çocukluğumun geçtiği sokaklarda uyu**cu satıyor , küçük çocukları zehirliyorlardı. "
"Yeterince iyi bir sebep sunabildim mi sana?"
" Ne !!! Altay yapmaz böyle bir şey, benim kardeşim yapmaz ... Sen yanlış an--"
"Doğru... Tek yanlış yapan benim zaten değil mi? Kimse hiç bir şey yapmaz ama Şahin yapar değil mi?"
Üzerine daha çok giderek
" Çünkü ben canavarım değil mi gece , sana yalan da söylerim kardeşini yapmadığı bir şey için kafasına silahta dayarım ..... Öyle mi?
"Ben öyle bir şey demek__"
Devam ettim
"Senin canını da yakarım. Sen de gider teselliyi başkalarının kolunda arasın değil mi?"
Şaşırmış bir şekilde bana bakıyordu.
"Ne ?? Ne demek o, teselliyi başkalarının kolunda aramak neyi kastediyorsun ?"
"Sen benim neyi kastetiğimi çok iyi anladın. Şimdi cevaplarını aldıysan "
Kapıyı göstererek,
"ÇIK"
Başka bir şey demeden dolabıma yöneldim kıyafetlerimi çıkartıp banyoya girdim.
Gece
" Ne bu şimdi ,benim ona sinirli olamam gerekirken... "
Arkasına bile bakmadan banyoya girdi, daha fazla beklemeden ben de çıktım odadan aşağı indiğimde bizimkilerin mutfakta olduğunu gördüm, yanlarına gittiğimde mutfakta yemek yiyorlardı. ben mutfağa girdiğimde hepsi bana döndü. Boş olan sandalyeye oturdum ben de. Pizza söylemişlerdi ben de önümdeki tabağa bir kaç dilim koydum ve sinirle yemeğe başladım. Kafamı yemekten kaldırdığımda herkes bana bakıyordu. Yüksek bir ses tonuyla
" Ne ? Acıktım. "
Herkes bir anda önüne döndü Daha fazla yemeden mutfaktan çıktım ve Altay'ın yanına döndüm. Serumunu değiştirdim, yanına geçip oturdum ama aklım hala Şahin deydi çok fazla yaralanmıştı. Bir şey de söylemedi. Altaya bakarak
"Ya sen , ne işlere karıştın Altay ..."
Saat çok geç olmuştu , üçe gelmek üzereydi. Bugün çok uzun ve yorucu bir gündü. Uyumak için odama çıkmadan mutfağa uğrayıp su içtiğim sırada bahçeden Kurt ' un havlama sesleri geliyordu ama çok şiddetli bir şekilde havliyordu.
" Noldu ki ? Biri mi girdi acaba bahçeye. O kadar koruma varken de kim nasıl girsin ki .... Ya girdiyse ....
Elime tezgahta bulunan sürahiyi alıp bahçeye ilerledim kalbim korkudan deli gibi çarpıyordu, ellerim titriyor her an bayılacak gibiydim.
"Ne diye gidiyorsam , korku filimlerindeki salak kızlar gibiyim şuan"
Bahçeye çıktığımda sesler az da olsa kesilmişti fakat Kurt hala havliyordu biraz yaklaştığımda arkası dönük bir şekilde duran biri vardı . Işıklar kapalı olduğundan kim olduğunu seçemiyordum ama yabancı olmasa Kurt ona bu kadar havlamazdı . Sessizce yavaş adımlarla ilerledim elimdeki su dolu sürahiyi kafasına vurmak için havaya kaldırdım. İçindeki suyu boşaltsaydın bari Gece..
Biraz daha yaklaştığımda , çığlığı basıp aynı zamanda elimde bulunan sürahiyi de adamın kafasına geçirdim. Sürahi Tuzla buz oldu ama adam bayılmadı yavaşça bana döndüğünde göz göze geldik ne yapacağımı bilemez şekilde kala kaldım.
"ŞAHİN!!!"
Hiç beklemediğim bir anda yere yığıldı.
(Beğeni ve yorumları unutmayalım ❤️)
Bu bölümü Azra Yıldırıma armağan ediyorum o zaman 🥰
Bölüm etkileşimi
