Karanlık sırlar kitap kapağı

11. bölüm / 20

Ortak nokta

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Ortak nokta

Gece
Beni kucağına alıp odasına götürdü, direkt yatağa bırakır sandım ama o beni banyoya götürmüştü, beni yerleştirdikten sonra suyun sıcaklığını ayarladı , kırmak incitmek istemezcesine, yavaş ve yumuşak hareketlerle duş almamamı sağladı. Ben sadece ona bakmakla yetindim, bir başka bakıyordu bana acıma mıydı yoksa pişmanlık mıydı? Onun gibi duygusuz bir adamın pişman olacağını hiç düşünmüyorum kessinlikle acımaydı.

Su koluma çarptığında, kolumdaki yaram acıtmıştı canımı, istemeden ağzımdan acı bir inilti çıkınca ondan hiç beklemdiğim bir şekilde yarama üflemişti oda ne yaptığının farkına vardığında göz göz geldik o da en az benim kadar şaşkındı, hemen suyu kapatıp bana kıyafet getirmek için banyodan çıktı. O çıktıktan hemen sonra ben de duşakabinden çıktım onun geri gelmesini bekledim, içeri geldiğinde kapı eşiğinde kaldı daha fazla ilerlemedi gözleri her zamankinden farklı parlıyordu ben sebebini anlamamışken yutkunmasıyla, üzerime baktım tüm vücut hatlarım neredeyse belli oluyordu direkt havluya sarındım.

Elindeki kıyafetleri alıdıktan sonra hiç vakit kaybetmeden çıktı. O çıktıktan sonra ben de üzerimi değiştirip çıktım, oda da olmasını umuyordum ama değildi. Hava yavaştan kararamaya başlamıştı yatağa geçip uzandım, burnuma gelen kokuyla neden bilmiyorum ama kendimi hiç hissetmediğim kadar huzurlu ve güvende hissediyordum. İçerisi ışıklar açık olmamasına rağmen aydınlıktı ama yine de baş ucumdaki lambayı açtım , kendimi böyle daha rahat hisstemiştim. Çok geçmeden zaten uyuya kalmışım.

Uyandığımda etraf çoktan aydınlanmıştı, ilk defa kabus görmeden uyumuştum. Yataktan kalkmadan biraz esnedim, kolşarımın acısı geçmişti ama saç diplerim çok acıyordu o sıra ne kadar sıktığımın farkında değildim. Yataktan doğruluğumda karşımda oturan şahini görünce hiç beklemediğim için korkmuştum

"Hiiih!!!, napıyosun orda zebani gibi"

"korkutmak istememiştim, ayrıca zebani ne? Ne güzel şahine geçiş yapmıştık."

Bir değişik bakıyordu bana her zamanki gibi değil, farklı bişi vardı. Hayal kırıklığı gibi. Bu adam sayesinde heralde bakış uzmanı falan olucam.

"Neee?, anlamadım"

"Senin kafa hepten gitti heralde Doktor Hanım. Neyse boş ver.

Diyerek ayağa kalktı odadan çıkmak için,

" Senin eşyalarını odana yerleştirdik, orda kalıcaksın artık, istediğin bişi olursa söyle gider alırlar bizimkiler senin evden "

Hızla yataktan çıkıp yanına gittim.

"Bir dakika, sen benim evime mi girdin?"

"Girmeden nasıl alıcaktım eşyalarını"

Dediğinde doğruca karşıda ki odaya geçtim O da arkamdan geliyordu. Odanın ortasında benim bavullarım duruyordu.

"kafayı yedin herhalde sen, ben burdan gidicem diyorum kalkımış evime girmiş, üstüne her şeyimi alıp buraya getirmişsin ,"

Kapı pervazına yaslanış iki elini önüne bağlamış bir şekilde beni seyrediyordu. Ağır adımlarla üstüme doğru gelerek tam gözlerimin içine baktı daha ciddi bir surat ifadesi vardı yüzünde.

" Burdan gitme fikrini o kafandan çıkar, öyle bir şey olmayacak. Burdan sadece öldüğünde çıkabilirsin"

Ben de ona daha fazla yaklaşarak aynı şekilde cevap verdim.

"Öldür o zaman, daha önce yapamdığın şey değil sonuçta"

"peki sen doktor hanım, hiç birini öldürdün mü?"

Bu soruyla beynimden vurulmuşa döndüm. kalp atışlarım hızlandı, tüm vucudum titremeye başlamıştı bunu bilmesine imkan yoktu. Sesim titrek çıkmıştı

"Ne, ne saçmalıyorsun?"

" peki daha farklı sorayım o zaman, neden hastaneye yatırıldın gece? "

Gözlerim dolmaya başlamıştı, hayır dik durmalısın gece. Gözlerimin tam içine bakıyor bir an olsun kaçırmıyordu, ben cevap vermeyince

"ben de öyle düşünmüştüm. Bak gece seninle ortak noktamız çıktı,"

Gözlerimden bir damla yaş düştü

"Ne biliyorsun?"

"Her şeyi, senin hakkındaki her şeyi biliyorum gece."

"Hiç bir bok bildiğin yok senin, benim senin gibi biriyle hiç bir ortak noktam yok, olamazda"

Çane kasları daha da kasıldı.

"Nasıl biriymişim ben, katil mi ya sen gece insanların ölümüne seğirci olmak?"

Daha fazla tutamadım göz yaşlarımı, bağırmaya başladım.

"Ben katil değilim, zaten ölücekti"

"Sen doktorsun gece, görevin insanları kurtarmak ölmelerine seğirci olmak değil, kaç tanesinin ölümünü izledin, keyif aldın mı ? en çok hangisini izlemekten keyif aldın?"

Dediğinde daha fazla tutamadım kendimi ve yüzünün sağ tarafına tokat attım yüzü sola düştü bir süre öylece bekledi birden bileğimi tutup beni kendisine çekti daha önce hiç bu kadar yakın durmamıştık. Çenesi daha da kasılmış, kömür karası gözleri alev kırmızısına dönmüştü sanki

"Daha önce ne yaptığın umrumda bile değil, çünkü bundan sonra sadece benim istediklerimi yapıcaksın. Bana çalışıcaksın, sana getirdiğim her adamı tedavi ediceksin, burdan kurtuluşun yok."

"Asla!!!, senin o pis işlerin için elimi kirletmem, ölürüm daha iyi"

"Senin elin zaten kirli gece, ister seve seve yaparsın , istersen zorla ama yapıcaksın, bunu o kafana iyice sok!!"

Tuttuğu bileğimi sertçe bıraktı, son bir kez yüzüme baktıktan sonra gitmek için arkasını döndüğünde daha iki adım atmıştı ki benim konuşmamla durdu

" Teca**cü adamın tekiydi. 17 yaşındaydım daha kaldığım yetimhane de güvenlik görevlisiydi. Her gece saat akşam iki üç gibi odaları dolaşırdı...."

Yavaşça olduğu yerde bana döndü, deli gibi ağlıyorum, kelimeler ağzımdan zar zor dökülüyordu, tam gözlerinin içine bakıp devam ettim.

" Bana hiç doku-... dokunmamıştı ama diğer kızlara dokunduğunu biliyordum, korktum bir gün sıra bana gelir diye çok korktum. Daha fazla dayanamadım bir gün gidip şikayet ettim müdüre, onu da çağırdılar inkar etti, yapmadım dedi.
İnanmadılar bana kim niye inansın ki kimsesiz birine..... "

Elimle gözümdeki yaşları sildim, karşımda tek kelime etmeden bana bakıyordu sadece

" sonra noldu biliyor musun? Akşamında yine geldi ama bu sefer sadece benim için gelmişti... Geliceğini bildiğim için dolaba saklanmıştım, çok karanlıktı, çok korkmuştum. beni bulamayınca geri gitmişti. Yine gelicekti biliyordum sen bu korkuyla uyuyamamak ne demek biliyor musun? Bilemezsin...

"kaçtım bir daha geri dönmemek üzere kaçtım. Sen hiç gidecek bir yerinin olmamasına rağmen kaçmak zorunda kalmanın ne demek olduğunu biliyor musun? Bilemezsin."

Gözleri dolmuştu, bişi diyecek gibi oldu ama diyemedi ben devam ettim

"Yıllar sonra çalıştığım hastaneye yatırıldı, trafik kazası geçirmiş adi herif tek bakışta tanıdım onu o da beni.... Bana o gün ne dedi biliyor musun? O günden sonra her dokunduğum kıza senmiş-..."
Boğazım düğümlendi ama zorla da olsa devam ettim.

"Senmişsin gibi dokundum dedi. Sonra da Gözlerimin önünde kriz geçirmeye başladı ben ona dokunup tedavi etmek yerine gözlerimin önünde ölümünü izledim "

Onunla aramızdaki mesafeyi kapatıp olabildiğince dik durdum karşısında, dişlerimi sıkarak.

"Keyif aldın mı? diye sordun ya , ALDIM!!! onun nefes alamayışını bana yalvaran gözlerle baktığını, yardım et diye yalvarışından o kadar keyif aldım ki. Yine olsa yine aynı şeyi yaparım ve bundan hiç pişman değilim."

" Kullandığım ilaçları gösterip, Bana deli diyip hastaneye yatırdılar 3 yıl, koca üç yıl, sırf ben o pis Teca**cüyü ölüme terk ettim diye."

"Şimdi sen söyle bana, bir ortak yönümüz varmıymış, ben katil değilim ama sen öylesin. senden nefret ediyorum ve senin ölümünü izlerken de çok keyif alıcam bundan hiç şüphen olmasın. "

Bavulumdan birkaç parça kıyafet çıkardıktan sonra hiç bir şey demeden banyoya girdim kapıya yaslandım . Ayak seslerinden çıktığını ve kapıyı kilitlediğini duydum onun gitmesiyle o dik duruşumdan hiç eser kalmamıştı ayaklarım artık beni taşımaz olmuştu yere çömeldim, nefes almak hiç bu kadar zor olmamıştı elimle ağzımı kapatıp olabildiğince sesli ağlamaya başladım.

Şahin
Belgeleri ilk okuduğumda altından böle bir hikaye çıkacacağını düşünmemiştim. Anlattıkları karşısında kanım donmuştu ona söylediğim onca şey ve onun yaşadıkları... o an o herifi kendi ellerimle oldürmek istedim. Onun o dik duruşunun ardındaki acılar.. , karanlıktan kokma sebebi, kendimden ilk defa bu kadar nefret etmiştim. O, banyoya girdikten sonra bir süre olduğum yerden hareket edemedim ayaklarım bana isyan etmiş ordan ayrılmamaya yemin etmişlerdi, arkasından sadece öylece bakabildim içimden onun yanına gidip sıkı sıkıya sarılmak geldi ama yapamadım. Odadan hiç istemesem bile kapıyı kilitleyip çıktım merdivenlerden inip hava almak için bahçeye geçtim .

Bizimkiler evde değillerdi hepsi Ali dışındakler 2 gün sonra patlatıcağımız silah sevkiyatının son planlamasını yapıyorlardı en azından ben öyle düşünüyordum, aldığım telefonla işler iyice kötüleşti. 2 gün sonra yapılacak sevkiyat bu akşam yapılacakmış.

"Alo, şahin abi müsait misin?"

"Söyle, Alim bir sorun mu var? İyi misiniz?"

"Abi, şu sevkiyat var ya bu akşam gerçekleşecekmiş"

Tayfuna arabamı getirmesini emrettim. araba geldiğinde hiç vakit kaybetmeden binip yola koyuldum bu hiç iyi olmamıştı.

Saat akşam ikiye gelmek üzereydi, birazdan başlıyacaktı, konteyner limanında, silahları taşıyacakları konteynırın yakınlarında pusuya geçmiştik. Bu silahlar ünlü Sayıner Holdingin yasa dışı işlerinden biriydi başında Senyör dedikleri bir adam duruyor, sadece silah değil uyuş**cu kaçakçılığı da yapıyor. Daha önce yüzünü gören olmamış, bir kaç defa benim mekanlarımda ve bölgemde kendi mallarını satmaya çalıştı ama izin vermedim. Onunla ortak olmamı teklif etti ama ben kabul etmeyince bana düşman kesildi, birkaç mekanımı tarattı uzun zamandır onun peşindeyim ama henüz ona ulaşacak bir bilgi yok elimde, adam gölge gibi bir şey, her adımımdan haberdar her hareketimi önceden biliyor. tıpkı sevkiyatı bugüne alması gibi, bir şeyler yapacağımı biliyordu bu yüzden erkene almıştı.

Saat 3.30 olduğuda birkaç araba ard arda geldi limana. Senyörün içlerinden birinde olduğundan emindim herşey kontrol edildikten sonra tam harekete geçecektik ki telefonum çaldı, gizli bir numaraydı. Telefonu açtığımda karşıdan robotik bir ses geldi, bu Senyörün ta kendisiydi

"Senden her zaman bir adım öndeyim Şahin. Teklifimi kabul edicektin, seninle çok güzel dost olurduk yazık oldu."

Ben daha konuşmadan, etrafımız sarıldı buraya geldiğimizi biliyordu. arabama kurşunlar yağmaya başladı. Aynı şekilde biz de onlara karşılık verdik, çatışma çıkmıştı. Arabanın kapısını kendime siper edip ateş etmeye başaldım

Şahin,"Herkes iyi mi?"

Mete, "Nerden öğrendi, bizim geleceğimizi"

Tam o sırada şahini olduğu araba kapısının camına kurşun geldi.

Fırat, "Amk ölücez lan burda, sizin yapacağınız plana sıçayım, Şahin çıkmamız lazım burdan sayıca çok fazlalar ."

Şahin, " 3 dediğimde Aliyle arkadaki arabaya koşun , sonra da biz gelicez"

"bir!!!, iki!!!, üç!!! Koşun, koşun"

Fırat ve Ali hemen arkadaki siyah jipe doğru koşmaya başladılar, Şahin ve Mete de ateş etmeye devam ediyorlardı, onlar arabaya bindiklerinde sıra bize gelmişti . Şahin ile Mete tam arabaya koşacaklarken sağ taraftan Meteye doğru ateş edildi şahin hemen Meteye ateş edilen kurşunun önüne atladı. Karnının sol alt köşesinden vuruldu ve metenin kollarına düştü. Şahinin gözlerini kapatmadan önce aklına gelen son şey gece olmuştu.

(Yine güzel bir o kadar da tarajik bir bölüm oldu, şahinin vurulması, gecenin yalşadıkları.... Yeni bölüm en az bu nölüm kadar sakin olucak😂 )

(Bana destek olan yorum ve beğeni atan herkese çok teşekkür ederim, kitap yazmak sandığımdan çok daha zor bi şeymiş, kurgu kısmı da zor belki ama yazmak bambaşaka bir evre. Yazdığın şeyin okunması ise çok daha güzel bir duygu, işte yeni bölümü atmalısın , hemen okumalıyım gibi yorumlar beni çok ama çok mutlu ediyor her bir beğeni de keza öyle, şu anda çok fazla bir okuyucu kitlem yok ama bir kişinin bile severek okuduğunu, yeni bölümü beklediğini bilmek benim yazmamdaki en büyük motivasyonum, ❤️❤️)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

194okunma 25beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…