Karanlık sırlar kitap kapağı

6. bölüm / 6

Karanlık sırlar

Sen Benimsin

Vaveyla Yazarı: İrem Uzden

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Sen Benimsin

Şahin
Duştan çıktığımda gece 'nin yatakta olamdığını fark ettim, gerçekten kaçabileceğini mi düşündü... Hemen telefonumu çıkartıp kamera kayıtlarına baktım, dış kapıya doğru ilerliyordu , ona doğru gelen ayak seslerini duyduğunda hemen benim odama atmıştı kendini, Fıratlar uzaklaşınaca hemen odadan çıkmıştı. şaşkın şaşkın ortalıkta geziyordu o hali o kadar komikti ki istemsizce sırıttığımın farkında bile değildim.

Mutfağa girdiğini görünce hemen aşağıya mutfağın dışarı bakan kapısına doğru ilerledim, bizimkiler beni görünce merak edip peşime düştüler tabi, gecenin benim orda olduğumdan haberi yoktu. Başta kapıda olduğumu fark etmedi kapıyı kapatıp arkasını döndüğünde beni beklemediği suratından çok net bir şekilde okunuyordu.

"Nereye böyle doktor hanım " dememle kaçmaya başladı, nereye kadar kaçacaksın acaba, bide çıplak ayakla, malikane nin dış kapısına doğru koşuşturunca kapıdaki adamlar her iki kolundan tuttup çıkmasını engellediler.

Gece, " bırakın beniiiii, beni burda zorla tutamazsın, anlıyor musun beni, bırak" kolumdan tutan adamlar beni içeriye doğru çekiştirmeye başladılar. Şahinin yanına vardığımızda durdular. Hepsinin bakışları benim üzerimdeydi

Şahin, "Gerçekten kaçabileceğini mi sandın hıh..?" parmağım ile kafasını hafifçe ittirerek "Daha zeki olduğunu düşünmüştüm" hiç beklemediğim bir anda yüzüme tükürdü.

Gece, "katil herif, bir daha sakın bana dokunamya kalkma, yoksa seni..." kolunun tersiyle yüzünü silerek bana baktı burnundan soluyordu, çok sinirlenmişti bu yaptığım harekete, diğerleri hemen şahinin koluna yapıştılar ama hiç bir işe yaramadı.

Şahin,, hızla yanıma gelerek çenemi tutup kafamı yukarı kaldırıp tam gözlerine bakmamı sağladı

"görelim bakalım ne yapıcakmışsın." dedi ve koluma yapıştı. içeriye odaya doğru sürüklemeye başladı, arkadan mete ile ali aynı anda

" şahin, sakin ol lütfen.."

"karışmayın siz, göstersin bana ne yapabileceğini" dediğinde gözlerim kocaman açıldı ne yapıcaktı ki bana... kolumu daha çok sıktı ben kolumu geri çekmeye çalışsam bile bir işe yaramadı çok güçlüydü .

" Neee... Napıcaksın bana" sesimin titrek çıkmasına engel olamadım, kalbim deli gibi çarpıyordu. Odanın kapısını açtığı gibi beni yatağa fırlattı

"Ne o, korkuyor musun dışarda aslan kesilmiştin " dediğinde yatağa doğru gelmeye başladı, hemen geriye doğru gitmeye başladım fakat gidebileceğim yer kısıtlıydı. Yatak başlığına çarptığım an gidecek yer kalmamıştı.

Üzerime doğru gelerek aradaki mesafeyi kapattı ve iki elini yatak başlığına yerleştirdi, beni köşeye kıstırmıştı. O kadar yakındı ki , nefeslerimiz birbirine karışmış , milim hareket etse burunlarımız çarpışacaktı . O siyah gözleri daha da kararmıştı, benim nefes alışverişim ise daha sık hale gelmişti, gözlerim dolmuş ağlamamak için kendimi zorluyordum, kelimeler ağzımdan zoraki bir döküldü.

"S..sakın, bana dokunmayı aklından bile geçirme" iki elimi göğsüne koyup itmeye çalıştım ama milim hareket etmedi

Elini uzatıp yanağıma dokunduğunda gözlerimi kapattım daha fazla dayanamadım ağlamaya başladım. Elini geri çekti...

"Gördün mü gece sen bana hiç bişi yapamazsın, sen artık benimsin ve ben ne dersem onu yapıcaksın. Yoksa..." gözlerinin tam içine tiksinerek baktım dişlerimi sıkarak

"yoksa, Daha fazla mı ileriye gidersin ?" dediğimde kulağıma yaklaşarak

"sana aklının bile alamayacağı şeyler yaparım ve inan bana yaparım bunu gece.." kanım çekilmiş gibi donup kaldım yavaşça geri çekildi, kapıya doğru gitti ve ali'ye seslendi. Ali hemen yukarı geldi

Şahin, "karşıdaki odaya yerleştir, kapı pencere ne varsa hepsini kilitle, kimse içeri girmesin." son bir kez bana bakıp odadan çıktı. Ali hemen yanıma geldi benim titreyen ve donmuş halimi görünce şaşırdı, hiçbir şey demeden sadece karşıya bakıyordum beni kaldırmak için koluma dokunduğunda irkildim, hemen kolumu geri çekip göz yaşlarımı sildim. Bu herketimden sonra...

Ali, "kalk hadi, başka odaya yerleştirecem seni dedi." sesindeki şefkat miydi? yoksa acıma mıydı? anlayamadım. Daha fazla zorluk çıkarmadan dediğini yapıp kalktım ve dediği yere doğru yürümeye başladım hemen onun karşısındaki odaya götürdü beni içeriye geçtim o da benimle birlikte içeriye girdi odada bulunan balkon kapısına doğru gidip kapıyı kilitledi ve odandan çıkıp, ardından kapıyı da kilitledi . Olduğum yere çöküp ayaklarımı kendime doğru çektim, kafamı her iki kolumun arasına alarak, hiç olmadığı kadar ağlamaya başaldım. O sıra aklımdaki tek şey yetimhanede yaşadığım o iğrenç olay oldu.

Şahin
Aşağdaki hareketinden sonra çok sinirlenmiştim, kendime hakim olamadım. Benimle kafa tutulmayacağını anlaması gerekiyordu, yine de odadaki halini hatırladıkça bi kötü oluyordum, çok mu ileri gittim acaba? Kendimi direkt çalışma odasına attım, hemen kendime bir içki doldurdum tek seferde içtim ama kesmedi beni, bu sefer komple şişeyi kafama diktim. Kendimi koltuağa attım, Başıma bela olmuştu bu kız, en kısa zamanda bu işi halletmem gerekiyor en acilinden.

5 dakaika sonra kapı çaldı, gelen ali'ydi.

Ali, "Abi sormaya çekiniyorum ama kıza bişi mi yaptın."

Şahin, " Konuştuk sadece ali, vuracak halim yok ya" dedim lafı ağzınada geveledi.

Ali, "Vurmak değil de, hani belki zorla şey...."

Şahin, "Ne demek o zorla şey, ben böyle karaktersiz bir adam mıyım? Hiç mi tanımadın lan beni?

Ali," yok abi ben öyle değil.. Yani kız çok kötü olmuştu ondan şey ettim. "sinirlerim iyice zıpladı elimdeki şişeyi duvara fırlattım.

Şahin, " Sana ne lan kızdan, kendi işinize bakın, geçmiş karşıma sorduğu soruya bak..." sesim çok yükselmişti bunu duyan Mete ve Fırat odaya geldi

Fırat," Noluyor burda? sesiniz bahçeye kadar geliyor, bi sakin mi olsanız artık!!!"

Mete, "Şahin, git bi bahçeye hava al topla şu kafanı, kendinize gelin. "
Biraz daha odada dursaydım muhtemelen birbirimize girecektik, hemen kendimi dışarı attım. Bir sigara yaktım rahatlamak için. Ne kadar kaldım bahçede hiç bilmiyorum, gecenin burda olmaması lazım iki bir gecede bütün ayarlarımı bozdu.

Paketteki son sigarayıda içtikten sonra içeri geçtim, bizimkiler salonda oturuyorlardı ben de onların yanına geçip oturdum.

Ali, "abi valla ben öyle demek istemedim, kusura bakma." dedi gözlerimin içine bakarak

Şahin, "tamam, kapat artık konuyu."

Fırat, "Aynen abi kapatalım konuyu iyice sinir küpü oldunuz, kalkın bi dışarı çıkıp kafa dağıtalım."

Mete," Bence de, bi yemek falan yiyelim."

Fırat, " kafa dağıtalım diyorum, kalkmış yemek diyor, bizim bara gidelim.

Ali," Bar diyorsun? "

Fırat," Dans, diyorum şekerim, kızlar diyorum... Hadi kalkın" Fıratın ısrarına daha fazla dayanamayıp, bizim bara gittik, kafa dağıtmak bana da iyi gelicekti.

Saat akşam 1 gibi geri döndük, çıkamdan adamlara geceye yemek götürmeleri için emir vermiştim. Gelirken yol üzerinden gece'nin giymesi için Fıratı gönderttip birkaç parça bişi aldırdım. Eve vardığımızda ilk önce bir duş alıp üzerimi değiştirdim ve gece'ye bakmaya gittim, odadan hiç ses gelmiyordu belki de uyumuştu. İçeri girdiğimde kafasını kaldırıp baktı, benim olduğumu görünce kafasını tekrar iki kolunun arasına gömdü yemeğine dokunmamıştı.

Şahin, " Niyetin açlıktan kendini öldürmekse, baştan söyle de bilelim" kafasını kaldırmadan cavap verdi.

Gece, "Aç değilim."

Şahin, "Sen bilirsin," elimdeki poşetleri yatağa bıraktım. "şimdilik bunlarla idare et" nihayet kafasını kaldırıp yatağa bıraktığım poşete baktı, poşeti alıp içine baktığında ben de neredeyse çıkmak üzereydim sonra birden bağırmaya başladı

Gece, "sapık herif!!, al kendin giy bunları" diyip suratıma fırlattı, ne olduğunu anlamaya çalışırken yere düşen kıyafete baktığımda, Fıratın kafasına o an sıkmak istedim.

(Uzun ve güzel bir bölüm oldu bence ❤️❤️😘 ,)