Bölümler 20Şu an: Bırakmam peşini
- 1 Karşılama315 kelime
- 2 İstenmeyen misafir351 kelime
- 3 Kafes520 kelime
- 4 Doktor Hanım719 kelime
- 5 Kedi Yavrusu568 kelime
- 6 Sen Benimsin1.073 kelime
- 7 Kapıdaki polis1.249 kelime
- 8 Cesur kız1.280 kelime
- 9 Benim kadınım1.205 kelime
- 10 Aşık mısın?1.112 kelime
- 11 Ortak nokta1.660 kelime
- 12 Bırakmam peşini1.279 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Benden kaçamazsın1.520 kelime
- 14 Özleştik Doktor Hanım2.064 kelime
- 15 İtiraf(seviyorum)1.850 kelime
- 16 Teselliyi başkasında arama2.449 kelime
- 17 Gece'ye deli olmak ❤️2.547 kelime
- 18 Melek🤍🤍2.947 kelime
- 19 Tatlı sarhoşluk2.848 kelime
- 20 Zorlu Seçim2.110 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazardan
Hava soğuk , etrafta kan ve barut kokusu, deniz hışırtısı... etraf çok sessizleşmişti, şahin vurulduktan sonra geri çekilmişlerdi, Şahin Metenin kucağına düşmüş, nefes alışverişleri yavaşlamıştı. Gözleri yavaş yavaş kapanmaya başlıyordu.
Mete, "Şahin!!!, şahin bende kal.. Yalvarırım bende kal.
Mete çaresizce, kucağında yaralı helde olan şahinin başında ağlıyordu. Fırat ve Ali de şahinin vurulduğunu görür görmez yanlarına koştu.
Ali," Abi, şahin abi... Dayan, dayan yetiştiricez seni abi.
Fırat," Şahinim, dayan olum bişi olmayacak sana.
Ali ve Fırat birlikte şahini arabaya taşıdılar arka koltuğa yatırdıklarında Ali hemen sürücü koltuğuna geçti, Fıratta binecekken, hala yerde duran ve ağlayan Metenin yanına gitti her iki eliyle omzunu tutp onu kendine getirmek için hafifçe sallamaya başladı.
Fırat," mete, gendine gel hadi, sırası değil olum hadi..."
Mete," Benim yüzümden oldu, benim önüme atladı... Benim yüzümden. "
Metenin kafasını iki elinin arasına alarak, ona bakmasını sağladı
Fırat," Senin yüzünden değil tamam mı, Şahin güçlüdür hiç bişi olmayacak, gitmemeiz lazım.
Mete," Ta- tamam, şahin güçlüdür.
İkisi de kalkıp arabaya doğru ilerlediler, Mete sağa bindi Fırat ise arkaya şahinin yanına geçti, gözleri açıktı ama nefes alışverişleri gittikçe yavaşlıyordu. Fırat ceketini çıkararak yarasına tampon yapmaya başladı. Herkes bindikten sonra Ali arabayı en yakın hastaneye sürdürmek için yola koyuldu.
Ali, "Doktor telefonu açmadı, hastaneye mi süreyim?"
Mete", Ne demek açmadı.... "
Fırat, "sür hasataneye sür o zaman vakit kaybedemeyiz."
Kısık sesle cevap verdi
Şahin," Hastane olmaz, eve sür..gece ye götür beni "
Fırat," Hay ben senin Aşkının körükleneceği zamana.... Olum doktor yok diyor "
Mete," Gerizekalı kız doktor ya hani.."
Fırat, "Ne bileyim amk, akıl mı kaldı."
Ali, "Eve sürüyorum o zaman"
Mete başıyla onayladıktan sonra doğruca malikaneye sürmeye başladılar, arabayı hiç olamadığı kadar hızlı sürüyordu Ali. Arkada ise şahinle ilgilenen, yarasına tampon yapan fırat vardı, Mete ise bu olanlardan kendini sorumlu tutuyordu. Eğer önün atlamasaydı, şuan bu durmada olamazdı diye sürekli içinden geçirip duruyordu. Malilane kapısına geldiklerinde kapı hızla açıldı Fırat şahini sırtına alarak evin en alt katında bulunan bu tür durumlar için hazırlanan , odaya indiriken Mete doğruca gecenin bulunduğu odaya doğru koşar adım merdivenlerden çıkarak ulaşmıştı..
kapıyı açıp içeri daldığında gecenin yatağa uzanmış uyuduğunu gördü hemen yanına gidip direkt koluna yapıştı, gece bu hareketle uykusundan sıçrayarak uyandı.
"Napıyosun, kafayı mı yedin sen"
Metenin kanlı ellerini,ve ağlamaktan kızarmış gözlerini gördüğünde bir şeylerin ters gittiğini anladı . Mete hiçbir şey demeden onu kolundan tutup aşşağıya doğru inmesi için çekiştiriyordu.
"Nereye götürüyorsun beni, noluyor, bişi desene.."
Gece cevap alamamıştı. daha önce hiç görmediği evin en alt katında buluna odanın kapısına geldiklerinde, yerde oturmuş ağlayan Ali yi görünce, bir anda sebebini anlamadığı bir korku kapaldı içini, kalbi bir anlığına sıkışmıştı. İçeri girdiklerinde amelyathaneye benzeyen bu odada, ortada bulunan sedyede yaralı bir şekilde uzanan Şahini gördü,, başında ise Fırat vardı.
Kanlar içinde yatan, zar zor gözlerini açan şahinle göz göze geldi gece.
Mete, "Kurşun hala içerde, çok kan kaybetti, bir şeyler yap"
Gece meteye dönerek
"Nasıl oldu bu, niye burda hastaneye neden götürmediniz"
"Nasılını boş ver, işini yap kurtar Şahini."
"Yapamam "
Fırat, "ne demek yapamam, doktor değil misin sen?"
Gece, "Yapamam işte, hastaneye götürün."
Diyip kapıdan çıkacakken mete bileğinden tutup kendisine çekti, dişlerini sıkarak
"Bana bak doktor, ya işini yapıp onu kurtarırısın ya da bir daha burdan çıkamamanı sağlarım, duydun mu beni?"
Gece korkmuştu ama belli etmemeye çalıştı.
Şahin, "bırak gitsin"
Demesiyle gece şahine döndü, durumu hiç iyi durmuyordu. Çok fazla kan kaybetmişti.
Fırat, "Ne demek gitsin, kurşun kafana da mı geldi senin"
Bileğini daha sert sıkarak gecenin ona bakmasını sağladı.
Mete, " hiç bir yere gidemez, yap şu ameliyatı...lütfen"
Onları ilk defa bu kadar çaresiz görmüştüm, tek umutları bendim ama üç yıldır hiç amelyata girmemiştim, sadece ufak tefek yaralara bakmıştım klinikte.
"Bir şarta yaparım, ameliyatı"
Fıratla, mete aynı anda geceye baktılar.
Mete, "Ne ne istiyorsun?"
Gece, "Ameliyatı yapıcam ama sonrasında gitmeme izin vericeksiniz"
Şahin, "Asla olamaz, ölmeyi tercih ederim"
Mete, "kabul... kabul ediyorum, iyi olduğunu gördüğüm an gitmene izin vericem."
"sana nasıl güvenicem peki"
"Yenim ederim, ölen kızım üstüne yemin ederim... Gitmene izin vericem."
Ne, ne demişti o ölen kızım mı, o an içimden bişi koptu, karşımda arkadaşını kurtarmam için kızı üzerine yemin eden bir adam vardı.
" neyi bekliyorsun hadi yapsana artık şu işi, kurtar onu."
"Tamam, yapıcam.. Kan gurubu ne?"
Fırat, "Benim ki uyuyor"
"tamam önce senden kan alalım, geç otur şöyle. Geri kalan herkes çıksın"
Mete son kez Şahine baktıktan sonra odadan ayrıldı. İçerde sadece gece ve Fırat kalmıştı. Gece kan torbasının dolmasını beklerken şahinin yanına gitti yarasına baktı, gömleğini çıkarmaya başladı. Şahin kapanmaya yakın kısık gözleriyle sadece onu izliyordu. Fırat kan verdikten sonra o da odadan çılmıştı. Sadece gece ve sedyede yatan şahin vardı.
Gece elini dezenfekte ettikten sonra beyaz eldiven geçirdi eline, gözleri kapanmış olan şahine bakarak
"duyuyor musun beni? "
"duyuyorum."
"güzel, şimdi sana iğne yapıcam sen uyuduğunda başlıyacam. Korkuyor musun?"
"ölmekten mi?
" Hayır, benim ameliyat etmemden. Üç yıldır hiç yapamdım "
Şahin yüzünde acı bir gülümseme belirdi. Kendini zorlayarak
" Desene, hayatım üzerine kumar oynuyorsun doktor hanım "
Defne elindeki şırıngayı koluna yaptıktan sonra
" şanslısın o zaman, henüz aşkta hiç kazanmadım."
Şahin, zor da olsa gözlerini açarak, geceye baktı.
" kendimi... Hiç bu kadar güvende hissetmemiştim." diye devam etti.
"gitmene izin veriyecem gece"
"Muhtemelen sen uyandığında çoktan gitmiş olucam. "
Gözleri ilacın etkisiyle yavaş yavaş kapamaya başladı.
"bulurum seni... Bırakmam peşini"
Dedikten sonra tamamen narkozun etkisiyle uykuya daldı. Gözlerinden bir damla yaş süzüldü gecenin.
"söylediklerimde ciddi değildim. Şu an hiç keyif almıyorum Şahin."
Derin bir nefes alıp başladım. tam üç saat sonra kurşunu çıkarmış, dikişlerilerini bitirdikten sonra ameliyat sorunsuz bir şeklide bitmişti. Çok yorulmuştum ama başarmıştım yıllar sonra girdiğim ilk ameliyatı başarıyla tamamlamıştım.
Dişarı çıktığımda herkes ayaklandı. kapıda benden güzel haberler bekliyorlardı . Gülümseyerek
"İyi geçti, kurtuldu herhangi bir hayati tehlikesi yok."
Mete, "Allahım sana şükürler olsun"
Ali ve Fırat ", şükürler olsun."
Hepsi birbirine sarılmaya başladılar.
Fırat, "Ben demedim mi lan bişi olmaz diye, bizim öküz bir kurşunla mı devrilecek."
Hepimiz aynı anda gülmeye başladık, hiç beklemediğim anda Ali boynuma atlayarak bana sarılamaya başladı. Başta bi noluyor diye şaşırdım ama sonrasında ben de aynı şekilde karşılık verdim.
" Sağol gece, senin sayende Abim yaşıyor"
Kafamı rica ederim der gibi salladım. O ayrıldıktan sonra aynı şekilde Fıratta hemen sarıldı bana ona da karşılık verdim.
"Teşekkür ederim gece, sen olamsan belki de şu an çok daha farklı şeyler konuşuyor olurduk"
Bişi demedim ona da aynı şekilde başımı salladım. O da benden ayrıldıktan sonra Meteyle göz göze geldik. Gözlerinde bana karşı bir öfke ama aynı zamanda minnet vardı.
"Benden teşekkür bekleme, Şahin ölüm döşeğindeyken benimle pazarlık yapan birine teşekkür etmem"
"Senden teşekkür, beklemiyorum ama başka şansım yoktu. Benim sizin gibi yanımda duran kimsem yok, mecburdum yani."
Herkes sustu, kimse bir şey söylemiyor sadece bekliyordu. Sesizliği, Ali bozdu.
"Yanına girebilir miyiz, peki"
"şimdi değil, birkaç saat sonra görebilirsiniz" diyip çıkmak için merdivenlere yöneldiğimde
Mete, "söz verdiğim gibi, istediğin zaman gidebilirsin."
Hiç bir şey söylemeden odaya çıktım. İnsanın sevdiklerinin olması böyle bir şey galiba ve bunun ne demek olduğunu sanırım hiç bir zaman anlayamayacam. Bavulumdan, kıyafetlerimi çıkartıp duşa girdim. Hemen hazırlanıp çıkmak için bavullarımı topladım ve aşağı indim. Bahçeye çıktığımda kapıda Fıratın beni beklediğini, gördüm bana doğru gelerek .
"Gidiyorsun demek, peşini bırakmayacak biliyorsun değil mi?"
"o uyandığında çoktan, gitmiş olucam. Polise gitmicem merak etme"
"Gitsen de bişi yapamazlar, zaten"
"Nasıl?"
"kanıtın yok çünkü, doktor hanım."
"Ne diye o zaman gitmeme izin vermediniz. "
Yüzüme bakıp sırıtarak
"çoktan anlamışsındır sanıyordum."
"Neyi, anlamam gerekiyor"
"Boş ver, bizim çocuklar bırakacaklar seni istediğin yere. iyi yolculuklar Doktor Hanım seni tanımak güzeldi."
"Tahmin edersin ki aynı şeyleri söyleyemicem."
"Hahahah... Tekrar karşılaşıcağımıza eminim"
"tekrar karşılaşmamak üzere o zaman."
Diyip ileride beni bekleyen arabaya bindim. İçimde özgürlüğüme kavuşmanın mutluluğu, sebebini anlamadığım bir burukluk vardı.
"Nereye gidiyoruz efendim."
"EVİME."
(güzel bir bölüm oldu, bakalım
sonrasında neler olucak, beğenmeyi ve yorumları unutmayalım ❤️)
Bölüm etkileşimi
