Karanlık sırlar kitap kapağı

8. bölüm / 20

Cesur kız

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Cesur kız

Yazardan
Kapıya polis geldiğini duyduklarında
Herkes şaşırmıştı. Gece ise bu evden ve esir hayattan kurtulacağı için çok mutluydu. Ağzı kulaklarındaydı. Şahin ise sadece gece 'nin o sırıtan haline bakmakla yetiniyordu.

Ali, "Neden gelmiş ki polis?"diye Şahine sordu fakat, cevap alamadı. Gece tek elini havaya kaldırarak

Gece," ben çağırdım "dediğinde bütün gözler onu buldu, akıllardaki soru ise nasıl çağırldığıydı. Malikane kapısının zili çalmaya başladı. Gece, hemen ayaklandı... Alaycı bir ses tonuyla

Gece," Daha fazla bekletmeyelim değil mi?", biraz daha sırıtarak

" sizinle vakit geçirmek güzeldi, derdim ama..... Malesef" kapı, ısrarla çalmaya devam ediyordu. Şahin hariç herkes ayağa kalktı hala şokun etkisinde diye düşündü gece, daha fazla beklemeden kapıya doğru ilerledi. Şahin'in yanından geçerken hiç beklenediği bir şekilde, kolumdan tutup ayağa kalktı

"Sana bunun hesabını daha sonra sorucam" Fırata dönüp,

"Geceyi yukarı çıkar" şok olmuş bir şekilde suratına bakıyordum , kapıda polis beni almak için beklerken, adam beni yukarı gönderiyor

"Kime neyin hesabını, soruyorsun sen. Kapıda ki polis beni almak için burda" kolumu sert bir şekilde geriye doğru çekip kurtardım ve koşar adımlarla kapıya doğru gittim kapıyı açtığımda birkaç polis memuru vardı. İçimde tarif edemediğim bir mutluluk, özgür olmama az kalmanın heycanı vardı.

"Geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Lütfen götürün beni burdan" dediğim sırada giydiği ayakabının çıkardığı ses ile bütün ev yankılandı.

Arkamdan belimi sardığında, bu ani hareket ile sanki vucudumdaki bütün kan çekilmiş gibiydi, anlam veremediğim bir şekilde kalp atış ritmim hızlanmaya başladı.

heycanlanmış mıydım ben? Kendimi geri çekmeye çalıştım ama her çırpınışımda eli belimi daha çok sarıyordu ve bu hiç iyi değildi.

Ardından soğuk ve otoriter bir ses tonuyla

"Kusura bakmayın, beklettik bir sorun mu vardı? Dedi polis memuruna. Bu durum karşısında adam biraz şaşırmış durumdaydı. Karşısında beni kurtarın diye yalvaran bir kadın, diğer tarafta ise soğukkanlı bir şekilde belimi saran sanki ortada hiçbir sorun yokmuş gibi duran adam vardı.

Polis. " Hanımefendi kendisinin burda zorla tutulduğunu idda ediyor, o yüzden burdayız" bu sözün ardından kendimi şahin'in sahiplenici tutuşundan kurtularak

Gece "Evet zorla tutuluyorum, bu adamadan da şikayetçiyim." yüzüne yalandan bir gülümseme ekleyerek

Şahin," Kusura bakamayın sizi de buraya kadar yorduk, kız arkadaşımla küçük bir tartışma yaşadıkta, o sinirle sizi aramış"

"Ortada zorla alıkoyma gibi bir durum yok"

"yalan, yalan söylüyor, memur bey kız arkadaşı falan değilim, zorla tutuyor beni burda inanmayın lütfen..."

"sevgilim yapma böyle, küçük bir tartışma yüzünden gerek varmıydı böyle bir şeye?" aramızdaki mesafeyi kapatıp iki eliyle yüzümü avuçlarının arasına alarak

"Sen bugün ilaçlarını içtin mi?" hemen kendimi geri çektim

"Ne??? Ne ilacı, ne sevgilisi piskopat herif"

"Ama sevgilim doktor sürekli alamalı dedi ya neden böyle yapıyorsun, adamaları da boşuna çağırıp meşgul etmişsin" polis memuruna dönerek

"Gerçekten üzgünüm, ilaçlarını almayınca, bu tür şeylerle karşılaşıyoruz işte" başını ne yapalım şeklinde hafifçe yana eğdi.

Söyledikleri karşısında ne diyeceğimi bilemez durumdaydım.
Sonra devam etti

"kendisi biraz, hasta" adama iyice yaklaşarak, kısık bir sesle

"Hastaneden yeni çıktı" dedi.

Polis memuru bana birkaç saniye baktıktan sonra

"Anlıyorum, rahatsızlık için kusura bakmayın "

"Siz kusura bakmayın, işinizden alıkoyduk sizi" polisler gitmek için arkasını döndüklerinde gece adamın koluna yapışarak

"Hayır... hayır gidemezsiniz yalan söylüyor, evet hastane de yattım ama deli değilim ben, zorla burda tutuluyorum bırakmayın beni burda"

Adam geceye inanmayan gözlerle,
"İlaçlarınızı, içmeyi aksatmayın lütfen, bir daha da polis karakolunu bu tür durumlar için rahatsız etmeyin" kolunu kuratrdıktan sonra arabalarına binip bahçeden çıktılar.

Adamın, bakışları ve söylediklerinden sonra daha fazla bir şey yapamayacağını anlayınca, arkalarından sadece bakmakla yetinebildi, burdan kurtulup özgürlüğüne kavuşmanın heyecanı, bir çocuğun elinden göklere doğru uçup giden balonu gibi uçup gitmişti.

İşin en kötüsü ise bundan sonra yaşayacaklarım olucaktı, bu yaptığımın bedelini ödetmek için arkamda burnundan soluyan, her an kafama sıkacak kadar sinirli olan bir adam duruyordu. Arkamı döndüğümde yemek masasında oturmuş olanları izleyen ve karşımda bana nefret dolu gözlerle bakan şahin vardı.

Daha fazla burda durmanın bir anlamı yok diyerek odaya çıkmak için merdivenlere doğru yol alırken yüzünü bana dönmeden

"Nereye, Doktor Hanım." sesi öfkeli değil tam aksine sakindi ama o sakinlik fırtına öncesi sesizliğin sakinliğiydi ve bu sakinlik beni daha da korkutuyordu. Olduğum yerde ona doğru dönmeden cevap verdim. O bana çoktan yüzünü dönmüştü

"Odaya" diye kısa bir cevap vererek hareket etmiştim ki
"Odaya!!!! öyle mi? Cezanı merak etmiyor musun?" dediğinde artık kaçamayacağımı anlayıp ona döndüm. Ellerini önünde birleştirmiş ona dönmemle tam gözlerimin içine baktı. Battı balık yan gider diyerekten üzerine doğru yürüdüm ama bu verdiğim en yalnış karardı.

"Ceza? Ne yapmamı bekliyordun, senin gibi bir katille aynı çatı altında kalırım mı sandın?" bu sözümle delici bakışları kara delik gibi beni içine çekicek derecede daha da karardı. Ama geri adım atmadım.
"Tehtitlerine göz yumacağımı mı sandı? Sana asla boyun eğmeyeceğim ASLA!!" ortam gerginliği benim sözlerimden sonra daha da artmış olmalı ki masadakiler hiç orda olmamışlar gibi her biri ayrı yere dağıldı. işte o zaman boku yediğimi üstünü de sıvadığımı anladım .O ise daha fazla içime girdi, dişlerini sıkarak

"Sana gereğinden fazla yumuşak davrandım sanırım, aksi taktirde benimle böyle konuşmaya cesaret edemezdin" beni arkamdaki duvara yapıştırarak

"Sınırlarımı çok zorluyorsun doktor, seni daha önce uyardım ya benim dediğimi yaparsın ya da sonuçlarına katlanırsın diye" çene kaslarının daha da kasıldığını fark ettim, konuşmama fırsat vermeden

"Ve sen uyarımı hiç dikkate almadın, peki sonuçlarına katlanabilecek misin?" geri adım atmadım, her ne kadar vücudumun verdiği tepki farklı olsa da, atmaya niyetim yoktu.

"Ne yapabilirsin ki, bana zorla sahip olamaya mı çalışırsın mesela ya da hani aklımın hiç alamayacağı şeyleri mi yaparsın? Senden korkmuyorum ." son söylediğime kendim bile inanmamıştım ama o

Bir an afalladı, bunu gözlerinden anladım sonra hafif sırıtarak

"korkmanı sağlarım o zaman cesur kız," dedi ve beni hiç beklemediğim bir anda omzuna attı ve bahçeye çıktı. Sırtını yumruklayarak
"Ne yapıyorsun indir beni!!!" savurduğum yumrukları hiç hissetmemiş gibi devam etti yanımıza bir kaç koruma gelerek "abi sorun mu var? "diye sorudu ama şahin cevap vermedi. Malikanenin arkasında bodrum katına inen merdivene doğru ilerliyordu hayır hayır bodrum kat olmazdı .
İçeri girdiğimizde beni yere indirdi,
Etraf çok karanlıktı ve ben karanlıktan çok korkardım.
"Aklın başına gelene kadar, sana neler yapabileceğimi anlayana kadar buradasın."

"Neee, şaçmalama burda bir dakika daha durmuyorum ben " çıkmak için
merdivene ilerlerken bileğimden yakaladığı gibi beni yere attı, benimle göz teması kurmak için yanıma eğilerek.

"Ne o cesur kız, bana karanlıktan korktuğunu söyleme sakın" sırıtmaya başladı. Biliyor, karanlıktan korktuğumu biliyor. Korkmuş ve boşalmaya yakın gözlerle

"biliyorsun?" diyebildim sadece

"O zaman küçük bir sır veriyim sana, cesur görünmek istiyorsan zaaflarını saklamayı öğrenmen gerekiyor." çıkmak için ayağa kalktığı sırada koluna yapıştım, tutmaya çalıştığım göz yaşlarım akmaya başladı

"Yapma, yap- ma burda bırakma beni kalamam burda, lütfennnn" çok çabuk teslim olmuştum. Soğuk ve duygusuz bir şekilde bana bakıyordu

"Lütfen? Bu kadar çabuk mu teslim olucaksın. Yaptığının bir cezası olamlı değil mi?"

"Anlamıyorsun, burda kalamam" dedim ama beni dinlemeden çıkıp gitti kapıyı arkasından kilitleyince içeriyi aydınkatan tek şey de gitmiş oldu. Ben de hemen arkasından koşup kapıyı yumrukaldım.

"Bırakma beni burda, aç kapıyı lütfen aç, kalamam burda, ne istersen yaparım yeter ki çıkar beni yalvarırım" çoktan uzaklaşmıştı kapıdan bu soğuk ve karanlık yerde korkum tüm vücudumu ele geçirmek üzereydi. Sadece ben ve yıllar önce susturduğum kafamın içindeki ses ile kalmıştım ortada.

Şahin
Çalışma odama geçtim ama
kapıdan ayrılmadan önceki, yalvarışı hala kulaklarımdaydı. Beni buna mecbur eden kişi oydu. Karanlıktan korktuğunu çok daha önceden anlamıştım ama bu kadarını beklemiyordum. Kafamı sandalyeye yasladığım sırada odaya mete girdi

"Şahin, sorunumuz var, çıkmamız lazım"

"Noldu? Lan!!"

"Karan demirsoy, bizim bölgede mal satıyormuş"

"Tek tek gelin amk"

Şahin ve Mete bahçeye çıktıklarında, diyerleri çoktan çıkmış onları bekliyorlardı. Herkes arabasına binip yola koyuldu. Bahçeden çıkalı çok olmuştu ama şahinin kafasındaki tek şey geride bıraktığı geceydi.

(Evettt, yeni bölüm nasıldı, dün atamadım bölüm. Bu sefer farklılık yapıp resim de ekledim.)

(Yeni bölüm çok daha heycanlı olucak, şahinin, gecenin yardımına ihtiyacı olacak diyebilirim... Ayrıca yeni karakterimiz karan da dahil olucak )

(Beğenip, yorum yaparak bana destek olursanız çok sevinirim, ❤️)

"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

246okunma 25beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…