Bölümler 20Şu an: Gece'ye deli olmak ❤️
- 1 Karşılama315 kelime
- 2 İstenmeyen misafir351 kelime
- 3 Kafes520 kelime
- 4 Doktor Hanım719 kelime
- 5 Kedi Yavrusu568 kelime
- 6 Sen Benimsin1.073 kelime
- 7 Kapıdaki polis1.249 kelime
- 8 Cesur kız1.280 kelime
- 9 Benim kadınım1.205 kelime
- 10 Aşık mısın?1.112 kelime
- 11 Ortak nokta1.660 kelime
- 12 Bırakmam peşini1.279 kelime
- 13 Benden kaçamazsın1.520 kelime
- 14 Özleştik Doktor Hanım2.064 kelime
- 15 İtiraf(seviyorum)1.850 kelime
- 16 Teselliyi başkasında arama2.449 kelime
- 17 Gece'ye deli olmak ❤️2.547 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Melek🤍🤍2.947 kelime
- 19 Tatlı sarhoşluk2.848 kelime
- 20 Zorlu Seçim2.110 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şahin
Duştan çıktığımda saat epey bi geç olmuştu. Saçlarımı havluyla kuruttuktan sonra su içmek için mutfağa indim. etrafta kimse yoktu herkes uyumuştu. Gece de aşağıdaki odada kardeşinin yanındaydı. Şu içip biraz hava almak için bahçeye geçtim biraz bahçedeki kamelyada oturdum. sonra birden Kurt'un havlamalarını duydum sesin geldiği tarafa doğru gittiğimde bahçeye kedi girdiğini onun da bu yüzden havladığı görünce rahatladım içeri biri girdi sanmıştım çünkü. Biraz daha Kurtla ilgilendikten sonra tam gidecektim ki kafama aldığım darbeyle kendimi kaybettim ve olduğum yere yığıldım o sırada duyduğum son şey Gece'nin Şahin diye bağırmasıydı.
Gece
"ŞAHİN"
"Allah kahretsin, sen miydin o ?"
Yere onun yanına oturdum ve kafasını kaldırıp kucağıma yerleştirdim . Elimle kendine gelmesi için hafifçe yüzüne vurdum ama yok . bir işe yaramadı
"Şahin !!! Beni duyuyor musun? Şahin..."
Benim sesimi duyan çocuklar da hemen aşağı indiler , yanımıza geldiklerinde hepsi yerde yatan Şahin'e ve başında ağlayan bana bakıyordu . Ağlıyorum ne ara ağlamaya başladım ki?
(F: Fırat, M: Mete , A: Ali , G: Gece)
G:" Şahin kalk lütfen, ben özür dilerim... Sen olduğunu bilmiyordum."
Gözleri uykulu ve endişeli bir şekilde
M:" Noldu burda Gece ,Şahin niye yerde?"
F:" öldü mü yoksa ?"
G:" Ağğğğğğ.. öldü mü? , benim yüzümden "
Mete Fırat'ın ensesine bir tane şaplak yapıştırdı.
M:" Allah korusun o nasıl laf eşşek herif"
Ali hemen eğilip nabzına baktı
A:" Korkmayın, bayılmış sadece .... Yardım edin de kaldıralım yerden ."
Mete , ağlayan Geceyi yerden kaldırdı diğer ikisi ise Şahini kaldırarak salondaki koltuğa geçirdiler . Gece hala ağlıyordu. Şahin koltuğa yatırılınca gece de hemen yanına yere oturdu .
A:" ben bir kolonya falan getireyim"
diyip salondan ayrılınca , Mete Geceye bakarak
M:" Gece sen de ağlamadan anlat nasıl oldu bu ?"
Burnunu çeke çeke anlatmaya başladı.
G:" B _ ben su içmeye mutfağa gelmiştim sonra Kurt dışarda havlamaya başlayınca ben de biri girdi sandım " dedim ve duraksadım
F:" Eeee.... Sonra ne oldu"
G:" sonra ben de elime su dolu sürahiyi alıp bahçeye çıktım sonra da kafasına vurdum. "
F:" su dolu mu? , kızım bari suyu boşaltsaydın"
G:" Ben daha ağır olur diye ..."
Fırata bakarak,
M:" Tek sorun bu mu şu anda"
G:" Bir şey olmaz değil mi ? , ya bişi olursa hastaneye götürelim "
F:" Biz nerden bilelim . Doktor olan sensin ya Gece "
G:" Doğru .. ben doktordum değil mi? İyi de şu an bir şey düşünemiyorum ki " diyip tekrardan şiddetli bir şekilde ağlamaya başladım . Bu sefer Fırat ta bana eşlik etti
F:" Kardeşim çok gençti , yazık oldu. Kim derdi ki Gecenin elinden olacaktı bu."
G:" Ağğğğgg.. Şahin"
M:" Bir sakin mi olsanız artık , " Fırat'ın ensesinden yakalayıp yerden kaldırdı
M:" Saçmalama sana olum , kızı da korkutuyorsun "
O sırada Ali elinde kolonya ile salona geldi .
M:" Çok şükür gelebildin."
A:" Anca alabildim "
Kolonyayı eline döküp Şahin'e koklattı ama Şahin uyanmadı . Tekrar eline kolonyayı döküp koklattı ama yine bir şey olmadı . Endişeli bir şekilde
G:" Niye uyanmadı Hıh ... ? "
F:" Alın dedim ben size ... Ya beyin kanaması geçiriyorsa "
A:" NEEE????"
G:" Ağğğğgg .... çok sert vurdum. İçinde su da vardı "
M:" HasbinAllah, Ali. Al götür şunu elimde kalacak yoksa "
diyerek Fırat'ı gösterdi . Ali denileni yapıp Fırat'ı da alıp bahçeye çıktılar . Mete de Şahini sırtına aldı.
G:" Nereyeee götürüyorsun?? Yoksa..."
M:" Sen yapma bari Gece , yukarı odaya çıkarıyorum . Sen de pamuk yara bandı ne gerekiyorsa al yukarı gel "
G:" T -- Tamam "
diyip ben aşağıdan gerekenleri alamaya giderken o ise asansöre doğru gidip yukarı odaya çıkarttı Şahin'i . Ben de hemen ilk yardım çantasını alıp yukarı onların yanına çıktım . Mete, Şahini yatağa yatırmış beni bekliyordu. Yatağın yanına gidip oturdum çantayı da yanıma koyup içinden gerekli olan her şeyi çıkardım . Mete nin de yardımıyla vurduğun yeri pansuman yaptık . Saat sabah beş olmuştu. Mete, Elini omzuma koydu. Şaşırmıştım çünkü ondan böyle bir hareket beklemiyordum .
M:" sen git uyu bütün gece ayaktaydın, uyanınca haber veririm sana "
Kafamı sağa sola sallayarak
G:" Hayır ben burda kalıcam bir şey olursa diye , sen git ben uyanınca haber veririm"
M:" Tamam o zaman , aşağdayım ben "
G:" Şey... Altayı kontrol edebilir misin?"
Tamam şeklinde kafasini salladiktan sonra Mete dışarı çıktı . Oda da yalnızca ben ve Şahin kalmıştık. İlk yardım çantasını toplayıp odada bulunan masanın üzerine bıraktıktan sonra yanına geçtim , yatağa oturdum ve onun uyanmasını bekledim. Bir saat sonra yavaştan gözlerini hareket ettirmeye başladı . Hemen yataktan kalkıp kapıya koştum merdivenlerin oraya varıp aşağıdakilere seslendim mutlu ve heyecanlı bir şekilde
G:" Uyandı !!!! Şahin uyandı "
Aşağıdakiler de yukarı çıkınca hep birlikte odaya girdik ben biraz geride bekledim. Fırat ise hemen yatağa atlayıp Şahin'e sarıldı bunu hiç birimiz beklemiyorduk .
F:" Şahinim iyi misin? Çok korkuttun bizi"
Ne olduğunu anlamaya çalışan Şahin , kafasını tutup , boğuk ve acı bir şekilde
(Ş: Şahin)
Ş:" Ne oldu bana , kafam çok ağrıyor"
F:" Ölümden döndüb kardeşim, az daha Allah'ına kavuşuyordun"
Ş: " Biraz daha sarılısan kavuşacam zaten Allah'ıma" diyip Fırat'ı kendisinden uzaklaştırdı . Mete Fırata bakarak
M:" Abartma lan !!!, kafana darbe aldın biraz Şahin "
Ş:" Ne darbesi ?"
Ayakta, önümü kapatan Mete ve Ali her biri bir tarafa dağıldı. Artık görünür bir haldeydim hepsi bana bakıyordu. Dişlerimi ısırarak ve Şahinle göz göze gelmekten kaçınarak , fısıltılı bir şekilde
G:" Şey.... Ben kafana vurmuş olabilirim"
Ş:" NEEE!!! duyamadım" bu sefer daha gür bir sesle
G :" Ben kafana Sürahiyle vurdum "
Şahin kaşlarını kaldırarak ,şaşkın bir şekilde ve olayı anlamaya calışırmışcasına
Ş: " Sürahiyle"
F:" su dolu hem de"
Ş:" Su dolu bide !!!"
Ellerini önüme ,kafamı da aşağı indirip ayaklarıma baktım . Yaramazlık yapmış sonra da yakalanmış çocuklar gibi bekliyordum .
M:" Biz çıkalım,sen de dinlen biraz Şahin "
Dediğinde hep birlikte kapıya doğru ilerledik . Fırat bana bakarak
F:" sen nereye ?"
G:" Ben de aşağı inecem "
Ş:" sen inme Gece"
Dediği an öylece yerimde kaldım herkes çıktıktan sonra ben de yavaşça ona doğru döndüm ve göz göze geldik . Duş aldığı için yüzündeki yara ve morluklar daha da belirgin olmuşlardı. Hiçbir şey demeden tekrar masadan ilk yardım çantasını alarak yanına gidip yatağın ucuna oturdum. O ise sadece beni izliyordu. Pamuğa ilacı döktükten sonra kaşındaki yarayı temizlemek için biraz daha yaklaştım. Pamuk yardımıyla yavaş ve nazik hareketlerle yarasını temizledim . Biraz geri çekilerek
" Nasıl oldu bu ? Kim yaptı ? Karnındaki morlukları da gördüm . Belli ki kavga etmişsin kimle kavga ettin?"
Kısık bir sesle
" İş yaptığım adamlardan birinin oğlu, "
Ben yarasını temizlemeye devam ederken aynı zamanda sorular sormaya da devam ettim
"Niye kavga ettiniz o zaman"
" Boş ver Gece ... Konuşmayalım bu konu hakkında, hem kafam çok ağrıyor benim, uyuyacağım biraz"
Uzanmak için harekete geçtiğinde , yatmasına engel oldum. Şaşkın bir surat ifadesiyle bana bakıyordu.
"Olmaz uyuyamazsın , kafana darbe aldın yirmi dört saat bilincinin açık olması lazım"
" Senin yüzünden uyuyamıyorum bide "
Dediği an daha önce hiç yapmadığım bir şey yaptım ve boynuna atladım sıkı sıkı sarıldım. Bu hareketime o da şaşırmıştı . Ağlamaklı bir sesle
"Özür dilerim. Ben senin olduğunu bilmiyordum Kurt öyle havlayınca eve biri girdi sandım. Sana zarar vermek istememiştim. Çok korktum sana Bir şey olucak diye "
Yavaşça o da aynı şekilde sıkı sıkıya sardı beni, elinin sıcaklığı tüm vücudumu alevlendirmeye yetmişti.
"İyiyim ben Gece, kızım buna ağlanılır mı? Vurulduğumda ağlamadın "
Saçlarını okşamaya başlamıştı.
"Ağlamadığımı nerden biliyorsun?"
Dediğimde saçlarımı okşayan elleri durdu. Onun durmasıyla ben de kendime gelerek geriye çekildim ve ondan ayrıldım. Merakla
"Vurulduğumda ağladın mı?"
Ben akan gözyaşlarımı silerek yataktan kalkıp ondan uzaklaştım. Konuyu geçiştirerek
"Konumuz bu mu şimdi"
O da hemen ayağa kalkarak yanıma geldi tam karşımda durarak bana baktı onunla göz teması kurmam için çenemin altından tutarak kafamı, ona bakmam için kaldırdı gözlerimin içine baktı. Öyle derin bakıyordu ki onu tanımıyor olsam bana aşık sanıcaktım. Bakışlarında ki istek ve arzuyu görmemek mümkün değildi. Sesinde ise insanı günaha çağıran bir ton vardı. Bana daha da yaklaşarak nefesini hissetmemi sağladı. Kısık bir ses ile
" Konumuz tam da bu, Gece. Tanıdığım hiç kimseye benzemiyorsun , çözemiyorum seni . Ne düşündüğünü ne hissettiğini anlayamıyorum"
" Kurşun yediğimde benim için ağlaman, beni otel odasında tek şansının olmasına rağmen bırakıp gitmemen, bütün gece başımda uyanmamı beklemen ...."
Kalp atışlarım hızlanmış bacaklarım karıncalanmaya , avuç içlerim terlemeye başlamıştı. Bana bu kadar yakın olması, gözlerimin içine böylesine derin bakması bütün devrelerini bozuyordu. Zar zor konuşarak
" Bi___ bir şey hissettiğim yok , ben sadece benim yüzümden zarar görmeni istemiyorum o kadar"
Burdan ayrılmak uzaklaşmak istiyorum ama ayaklarım yere çivilenmiş gibi hareket etmeme engel oluyordu. Bakışlarını bir an olsun benden ayırmadan, işaret parmağıyla kalbimi göstererek
"O kadar???? Bu yüzden mi sana her yaklaştığımda deli gibi atmaya başlıyor."
Parmağıyla yanaklarıma dokunarak
" yanaklarından tut kulaklarına kadar kızarman peki?"
Hafifçe sırıtarak
"Şu an bile benden uzaklaşmak istememen"
Her iki elimle onu ittirerek ,
" Tabi ki uzaklaşmanı istiyorum, çok sert vurdum herhalde kafana Saçmalamaya başladın iyice "
Onu arkamda bırakıp koşar adım çıktım odadan. Kendi odama vardığımda kapıyı kapatıp doğruca banyoya koştum. aynanın karşısına geçtiğimde gerçekten de kulaklarıma kadar kızardığımı gördüm. Kalbim çok hızlı atıyor nefes almayı unutmuş gibiydim.
"Sakin ol Gece ,sakin ol. Kendine gel .... Ne oluyor kızım sana"
Elimi yüzümü yıkadım ama yok , kendime gelemedim.
" En iyisi duş almak "
Diyip duşa girdim.
Şahin
Koşarak çıkıp gitti.
" Kaç bakalım Gece , kaç nereye kadar kaçacaksın "
Başım çok ağrıyordu. Gerçekten sert vurmuştu. Duş alamadığım için üstümü değiştirdim. Telefonuma gelen mesaja baktım.
" Bu akşamki buluşma iptal, yarın sana haber veririm."
"Tamam" diye mesaj attıktan sonra aşağı indim. Bizimkiler bahçede oturuyorlardı, ben de yanlarına gittim .
F:" Ooo Şahinim ayaklanmışsın hemen"
A:" iyi misin? Abi. Nasıl oldun "
Ş:" iyiyim olum iyiyim.. yok bir şey. biraz başım ağrıyor sadece "
M:" Kurt havlayınca korkmuş bahçeye çıkmış, o da çok korktu zaten sana bişi oldu diye. "
Ş:" Kedi görmüş ben de sesine gittim zaten."
Meraklı bir şekilde
Ş:"Çok mu korktu?"
F:" kız doktor olduğunu bile unuttu 😂 "
M:" Olum kızı öyle bir korkuttun ki , ne yapacağını şaşırdı."
Şahin sinirli bir şekilde
Ş:" Ne yaptın lan yine .."
F:" bişi yapmadım ya... Allah Allah"
Ş:" Neyse boş verin onu da buldunuz mu? Bizim planı Sinyora yetiştireni"
A:" Ben peşindeyim abi ama henüz bir şey bulamadım. Sevkiyatı bir biz, bir de Ateş.... Ateş Demirsoy biliyordu. O yapmış olabilir mi?"
M:" niye yapsın ki, böyle bir şeyi ?"
F:" Niye olucak . Şahin, oğlunun mekanını basıp , burnunu kırdı ya , yetmezmiş gibi bide hastanelik etti adamı!!!. Evi basmadığına dua edelim"
Fırat'ın bu sözünden sonra silahların patlama sesleri yankılanmaya başladı malikanenin ön bahçesinde .
A:" Ne oluyor, Evi mi tarıyorlar ?"
M: " Hay ben senin şom ağzına "
Hep birlikte ön bahçeye çıkmak için salona geçince merdivenlerden Gece , korkumuş ve endişeli bir sekilde koşar adım aşağı iniyordu. Korku dolu ve titreyen sesiyle
G:" Şahin!!! silah sesleri duydum. Evi mi tarıyorlar ? Kimse yaralandi mı ? Altay... Altay iyi mi? "
Yanına giderek yüzünü ellerimin arasına aldım
Ş:" Şşş....Sakin ol, korkma evi falan tarayan yok . Ben halledicem tamam mı? Sen şimdi Altay'ın yanına git ve ne olursa olsun bahçeye çıkma. ben sorunu ne olduğuna bakıp yanına gelicem tamam mı?"
Kafasını aşağı yukarı salladıktan sonra aşağı odaya Altay'ın yanına indi . ben de ne olduğuna bakmak için bahçeye çıktım. Karşımda bütün adamalarını toplayıp benim evimi basmaya gelen Ateş Demirsoy vardı . Ben bahçeye çıktığım anda bütün adamları silahlarını bana doğrulttular . Bu hareketlerine karşılık bizim adamlarda aynı şekilde onlara silah çektiler . Ateş Demirsoy ile bütün bu silah çemberinin ortasında buluştuk.
Aradaki mesafeyi aza indirdikten sonra konuya girdi .
(AD: Ateş Demirsoy)
AD:" Oğlumu hastanelik etmişsin Şahin. Seninle iş yapıyoruz tek bir anlaşmamız vardı... oğluma dokunmayacaktın ."
Ş:" Önce oğlunu zapt etmeyi bileceksin o zaman. Benim bölgemde mal satmamaz , benim olana ise asla el uzatamaz. Ben o eli kırarım ki yaptım da "
İşaret parmağımı ona doğru sallayarak
" Sana gelincee... Seninle iş yapıyorum diye benim evimi silahla basamazsın. Unutma ki patron benim. Ben olmasam şu an karşımdaki adam olmayı geç , kapımdaki "İT" bile olamazdın."
Ateşin gözleri ateş yuvasına dönmüş benim bu sözümle çene kasları gerildi. dişlerini sıkarak
AD:" Dikkat et de kapındaki it seni ısırmasın. Beni karşına alman yaptığın en büyük hata olacak. Bu saatten sonra ayağına taş deyse benden bil ."
Tam arkasını dönüp gidecekken malikanenin kapısına bakarak
" Zaaflarını daha iyi saklamayı öğrenmelisin. Kimin için neleri göze aldığını da."
Diyip adamlarıyla birlikte uzaklaştılar. Baktığı yere döndüğümde kapı eşiğinde tüm bu olanları izleyen Gece vardı. Ateş Demirsoy ve adamları bahçeden çıkış yaptıktan sonra doğruca kapıda bekleyen Gece'nin üzerine doğru yürümeye başladım.
Ş:" Dışarı çıkma sözünün neresini anlamadın"
Kolundan tutarak onu içeri götürdüm. Kolunu kurtarmaya çalışsa bile gücü yetmedi. Salona vardığımızda kolunu bıraktım .
G:" Ne demek istedi o adam ? "
Ş :" Odana çık Gece "
G:" BEN !!!! hiçbir yere çıkmıyorum. Ne demek istedi o adam. Zaaf derken neyi kast etti"
Salonda bulunan Mete , talimatımla dışarı çıktı sadece o ve ben vardım salonda . Üzerime doğru gelerek
G:" Cevap ver bana !!!"
Ben de onun üzerine doğru giderek aradaki mesafeyi kapattım. Sinirlendiğinden dolayı ikimizin de sesi oldukça yüksekti
Ş:" Zaaf derken seni kastediyordu. Çünkü tüm bu olanların sebebi sensin. Adamın oğlunu hastanelik etmeme sebep olan sensin."
G:" Bu durumun benimle ne ilgisi var. Mafya olup önüne geleni hastanelik etmenin benimle ne ilgisi var"
Ş:" Eğer sen o adamla buluşmasaydın, San....... Sana dokunmasına izin vermeseydin . Bunların hiçbiri olmayacaktı belki de "
G:" Ne saçmalıyorsun sen ? Ben kimseyle buluşmadım "
Ş:" Buluşmadın ..... Buluşmadın öyle mi ? "
G:" Kimden bahsettiğini bile bilmiyorum!!!"
Ş:"Ben yardımcı olayım. Karan Demirsoy
Hani şu teselliyi kollarında aradığın , göz yaşlarını silen, kahve içme sözü verdiğin , kardeşinle benim mahalleme uyu**cu sokan Karan.
Düşünmeye , Saçlarını karıştırarak etrafında dönmeye başladı. Sonra bana dönerek
G:" Mezarlıktaki adam mı ? İyi de onun soyadı Demirsoy değildi. "
Ben de kendi etrafımda volta atmaya başlamıştım.
Ş:" Daha adamın kim olduğunu bile bilmiyorsun . Hemen kendini kollarına atmışsın ama. her tanıştığın adama karşı böyle mi____ ."
Sözümü bitirmeden suratıma tokadı yedim. Bana işaret parmağını uzatarak dolmuş gözleriyle
G:" Sakın..... Doğru konuş benimle.
Ona döndüm. Ses tonunumu biraz düşürerek
Ş:" Sana her yaklaştığımda , sana her dokunduğumda onun da sana dokunduğunu bilmek beni deli ediyor. Ben ..... Ben kafayı yiyecek gibi oluyorum. Bana tüm bunları anlatırken ki suratı geliyor aklıma, işte o an kafama sıkmak istiyorum"
Gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
G:" Sen de tüm bunlara inandın öyle mi ? Gelip bana sormak yerine onun söylediklerine inandın. Peki, sen sormadın ama ben söylüyorum onun anlattığı hiçbir şey doğru değil. Ayrıca doğru olsa bile bu seni niye ilgilendirsin ki."
Ş:" Hala anlamadın mı ? Çünkü BEN SANA DELİ GİBİ AŞIĞIM GECE . "
G:" Ne ???!!! "
Ş:" Sana deli oluyorum kızım. Ben sana çok fena tutuldum. Her an yanımda benimle ol , Sen de beni sev istiyorum. Sen benimsin Gece ve benim dışımda kimse sana dokunmayı geç, seni düşünemez bile"
Yanına gittim elini tutacakken geri çekildi .
G:" yaklaşma bana , uzak dur benden . "
Diyip doğruca merdivenlere , odasına çıkmak için yöneldi . Ben ise salonun ortasında sevdiğim kadının benden kaçışını izledim.
(Yorum ve beğenileri unutmayalım. )
( Aşırı keyif alarak yazdığım bir bölüm oldu. Umarım sizde keyifle okursunuz. Sizce erken gelen bir itiraf mi oldu?)
Bölüm etkileşimi
